ABD Elçiliği’ndeki Türkiye manzaraları

1dk okuma

Sevgili okurlar... Bu hafta sizlere, doğa ve manzara fotoğraflarıyla geçen haftanın gündeminde yer bulan Cuma Çevik’i anlatmak istiyorum.

Haberin Devamı



İki ay önce Türkiye’ye gelen ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeffry Flake ve eşi Cheryl Flake, yaşadıkları rezidansın duvarlarına Türk fotoğrafçı Cuma Çevik’in fotoğraflarını astı. ABD’nin Ankara Büyükelçiliği konutunu süsleyen o fotoğraflar için ayrıca, yabancı misyon temsilcileri ve Türkiye’den önemli isimlerin katıldığı bir resepsiyon da düzenlendi.
Türkiye’ye gelmelerinin ardından ABD rezidansına yerleşen Flake çifti, duvarları için Cuma Çevik’in fotoğraflarını seçti.



ABD Dışişleri Bakanlığı’nda ‘Büyükelçiliklerde Sanat’ adı programları kapsamında büyükelçiliklerde sanat eserlerini sergilendiğini ancak bunun zaman aldığını belirten ABD elçisi Jeffry Flake’in eşi Cheryl Flake, bu dönemde boş kalan duvarlar için yaptığı seçimi anlattı. İnternette karşılaştığı Cuma Çevik’in Kayseri’deki ‘Yılkı Atları’ karelerinden etkilenip, onun çektiği Türkiye’dan manzara fotoğraflarını rezidansa taşıdıklarını açıklayan Flake, fotoğrafların sunulduğu resepsiyon sırasında, “Bu etkinlikle onun etkileyici yeteneğini paylaşmak istedik” dedi. Bu resepsiyon sırasında Cuma Çevik’le fotoğraf ve hikâyesi üzerine sohbet etme fırsatım oldu. İşte, Cuma Çevik’le sohbetimden notlar:



FOTOĞRAF MAKİNESİ KAZANDI

“Çocukluğumdan beri resim yapmaya ilgi duymuş, bu ilgisini orta okulda geliştirmiş ve lisede 30 eserden oluşan bir yağlı boya sergisi açmış biriyim. Lisede, Türkiye genelinde düzenlenen bir resim yarışmasında birincilik kazandım. Bu yarışmanın ödülü olarak bir fotoğraf makinesi hediye edilmişti. Üniversite için ise güzel sanatlar okumayı istesem de maddi imkânlarım elvermediği için yetenek sınavlarına girememiştim. İstediğim bölüm yerine Sosyal Bilgiler Öğretmenliği okudum. Bolu’da üniversite yıllarında resim yapmaya fırsat bulamıyordum. Bir fotoğrafçı arkadaşımın da vesilesi ile fotoğrafçılığa merak sardım. Fotoğraf konusunda kendimi geliştirmek için çoğu yabancı fotoğraf sanatçıların atölyelerine, online derslerine katıldım. Bu isimler arasında çok değerli isimler var. Resim yaparken de manzara seviyordum, fotoğraflarımda da manzara seçtim.



BOLU, DOĞASIYLA ŞANS OLDU

2011 yılında iyiden iyiye fotoğraf çekmeye başlamıştım. 2013 yılından mezun olduğumda artık hayattaki yaşam tercihimde oluşmuştu. Fotoğraf, hayatımın ana başlığıydı. Fotoğraflarımı geliştirirken Bolu manzarasıyla, doğasıyla gölleriyle benim için bir şans oldu. 500px, Flickr, Instagram gibi fotoğraf siteleri ile tanışmamla profesyonel anlamda çekimler yapmaya başladım. 2015 yılına kadar Türkiye’nin birçok şehrine seyahat edip bu şehirlerin doğasını fotoğrafladım. 2015 yılında ilk yurt dışı seyahatimi Endonezya’nın Bali adasına yaptım. Bu cennet adayı fotoğrafladıktan sonra yurt dışı seyahatlerime devam ettim ve 40’tan fazla ülkede fotoğraflar çektim. 2019 yılında İngiltere’nin Cotswolds bölgesinde yaşamaya başladım. Kendi medya şirketimi yönetirken diğer yandan dünyanın farklı ülkelerine seyahat edip fotoğraf çekmeye devam ediyorum. Benim gibi gezip fotoğraf çekmek isteyen insanlara yurt dışından Türkiye’ye, Türkiye’den yurt dışına fotoğraf turları düzenliyorum.



DERİN TUTKUNUN BİR YANSIMASI

Çektiğim fotoğraflar, doğaya duyduğum derin tutkunun bir yansıması. Dünyamızın sonsuz evrendeki eşsiz varlığı beni kendisine hayran bırakıyor. Bu nedenle kendimi bildim bileli doğaya tükenmez bir sevgi besledim. Bu sevgiyi çektiğim fotoğraflarla ifade edebileceğimi düşündüm. Fotoğraf, karşılaştığım doğa harikalarını ve yaşadığım deneyimleri aktarmanın en güzel yolu. İnsanlara üzerinde yaşadığımız dünyanın şaşırtıcı güzelliğini göstermek istediğim için manzara ve doğa fotoğrafları çekiyorum. Tüm sanat dallarında olduğu gibi fotoğrafında en önemli özelliğinin izleyicide duygusal bir tepki oluşturmak olduğuna inanıyorum. Bu duygusal tepkiyi uyandırmak için fotoğrafı oluşturma aşamasındaki süreçlerim, kontrastı, renkleri, tonları, parlaklığı düzenlemek, optimize etmek ve ayarlamak için günümüzün dijital karanlık odasında çalışmak. Yanı sıra alandayken kullandığım teknikleri özenle uygulamak. Bu benim için heyecan verici bir süreç. Fotoğrafları çekmeden önce günler hatta haftalar süren hazırlıklar yapıyorum. Alan araştırması yapmak, doğru açıyı bulmak, hava şartları için uygun mevsimi, ayı, günü ve saati belirlemek bu hazırlıkların bir parçası. Rastlantı olarak karşılaşılan bir anı hızlıca çekmek benim fotoğraflarım için pek geçerli değil. Her fotoğrafım uzunca bir araştırma ve planlamanın sonucu ortaya çıkan bir eser.”



BENİM İÇİN SÜRPRİZ OLDU

Fotoğraflarının ABD Büyükelçiliği rezidansı için seçilmesinin hikâyesini ise Cuma Çevik şöyle anlattı:
“ABD rezidansı için fotoğraflarım istenmesi ile ilgili mail aldığımda gerçek olma ihtimali vermedim, ama yine de yanıtladım. Sonrasında Sayın Büyükelçi ve eşi ile telefonla konuştuğumda gerçekliğinin farkına vardım. Google’da ‘Türk manzara fotoğrafçısı’ yazmışlar ve beni bulmuşlar. Instagram’da da 4 yüz bin takipçim var, fotoğraflarımı görünce etkilenmişler. 21 fotoğrafı seçip rezidansın duvarlarına astılar. Burada Türkiye’den manzaralar, ABD elçiliğinin rezidansında asılı kaldıkları sürece birçok insan bu güzelliklere tanık olacak. Burada ağırlanan konukların büyük bölümü yabancı ve Türkiye’de fotoğraflara yansıyan birçok yerden bölgeden haberleri yok, bilmiyorlar. Bu fotoğrafları görüp beğenmelerinin yanı sıra bu fotoğraflardaki bir bölgeyi merak edip oralara gitmeleri değerli.”

Haberin Devamı


Jeffry Flake ve eşi Cheryl Flake, fotoğrafçı Cuma Çevik ve eşi Merve Çevik ile birlikte.