• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Göz migreni: Kimlerde görülür, atakları ne tetikler?

    Göz migreni, gözün ağ (retina) tabakasındaki veya gözün gerisindeki damarlarda spazm (büzüşme) veya azalmış kan akımından kaynaklanır.

    Göz migreni tanısı konmadan önce, görme kaybına yol açacak başka nedenlerin olup olmadığı araştırılır. Başka hiçbir neden bulunamazsa göz migreni tanısı kesinleşir. Göz migreni olan bir kişinin rutin göz muayenesi ve tetkiklerinde herhangi bir anormallik görülmez.

    Migrenin pek çok farklı türü bulunur

    Migrenin farklı türleri vardır. Migren türlerinden bazıları geçici görme bozuklukları ve görme kayıplarına yol açar.

    Migren türlerinden biri olan “klasik migren” veya diğer adıyla “auralı migren”de, başağrısından önce “görsel aura” dediğimiz ve 20 dakika kadar süren görme bozuklukları olur. Bu görme bozuklukları kendisini parlak veya siyah lekeler, zikzaklar, görmede buğulanma, parlamalar, tünelin içinden bakıyor gibi görme veya yarı alanın görülememesi şeklinde gösterebilir. İki gözü birden etkileyen ve otuz dakika içinde düzelen bu görsel auradan sonra başağrısı, bulantı ve ışık hassasiyeti başlar. Başağrısı şiddeti kişiden kişiye ve ataktan atağa çok değişkendir.

    “Göz migreni” ise ağrısız olabildiği gibi, başağrısı ile birlikte veya başağrısını takiben izlenir. Tek gözde geçici görme kaybına yol açan göz migreninde görme kaybı 1 saat içinde düzelir.

    Migren ataklarını ne tetikler?

    Peynir, kafein, kırmızı şarap, füme et ve çikolata gibi yiyeceklerin yanısıra gıda katkı maddeleri ve suni tatlandırıcılar da migren ataklarını tetikleyebilir. Kimilerinde sigara dumanı, parfüm, güçlü kokular, parıltılı ışıklar, uykusuzluk ve stres de migren atağını başlatabilir.

    Kadınlarda daha sık görülür

    Migren, kadınlarda daha sık görülür. Migreni olan kadınlarda baş ağrısı adet döneminden hemen önce ya da sonra izlenebilir. Ayrıca gebelik döneminde atak sıklığı değişebilir. Migren genellikle menapozdan sonra azalır. Tüm bunlar migrenin hormonal değişikliklerle ilişkisi olduğunu göstermektedir.

    Göz migreninden veya auralı migrenden korunmak için neler yapılmalı?

    Net görme gerektiren işlerde çalışanların göz migreni veya görsel aura başladığında yaptıkları işlere ara verip dinlenmesi gerekir.

    Eğer araba kullanırken migren atağınız başlarsa, arabanızı sağa çekin ve görmenizin tamamen düzelmesini bekleyin.

    Göz migreni veya görsel aura ataklarından önce neler yemiş olduğunuza dikat edin ve atağınızı tetikleyen bu yiyecekleri tüketmekten kaçının.

    Eğer migreniniz stres kaynaklı olarak tetikleniyorsa, yeterli ve düzenli uyuyun, yoga ve masaj gibi stres atıcı yöntemleri deneyin.

    Migren tedavisi nasıl gerçekleştirilir?

    Göz migrenini veya görsel aurayı tamamen sonlandıracak bir tedavi yöntemi yok; hastanın durumuna yönelik olarak çeşitli ağrı kesiciler veya diğer ilaçlar kullanılabiliyor. Tedavi ile hem atağın geçirilmesi, hem de gelecek atakların önlenmesi sağlanmaya çalışılıyor. Atak tedavisi, genişlemiş damarların daralmasını ve ağrıların dindirilmesini içeriyor.

     

    Yazının devamı...

    Bayramda şekeri fazla kaçırırsak gözlerimize ne olur?

    1. Bulanık görme

    Kan şekeri çok yükselince, gözümüzün içindeki lens şişer. Bunun sonucunda görme bulanıklaşır. Görmenin eski haline dönebilmesi için, kan şekerinin normal sınırlara gelmesi gerekir. Bu süreç, 3 ay sürebilir. Böyle bir durumda, mutlaka göz doktorunuza başvurmalısınız. Göz doktorunuz gözlüğünüzü geçici olarak değiştirebilir ya da gözlüğünüzü değiştirmeden beklemenizi önerebilir.

    2. Diyabetik retinopati (şeker hastalığının göze vurması)

    Amerikan Diyabet Birliği, fazla şeker yemenin diyabete (şeker hastalığı) yol açmayacağını bildirmiştir. Ancak şeker ile tip 2 diyabet arasında ilişki olduğunu gösteren bilimsel çalışmalar da mevcuttur.

    Diyabeti olanlarda, retinopati gelişmesi 5-10 yıl alır. O nedenle yıllık göz muayenesi ile erken tanı ve tedavi sağlanması önemlidir.

    Diyabet, vücudumuzun insülin hormonunu üretmesini ya da kullanmasını zorlaştırır. Bunun sonucunda kan şekeri yükselir ve gözün retina (ağ) tabakasındaki küçük damarlara hasar vererek görme kaybına yol açar. Bu duruma “diyabetik retinopati” adı verilir. Diyabetik retinopati tedavisinde gözün ağ tabakasına lazer uygulanması veya göz içine iğne yapılması gibi tedaviler uygulanır. Hastalığın çok ilerlemesi halinde, ameliyat da gerekebilir.

    3. Katarakt

    Yüksek şeker seviyesi gözümüzün içindeki lenste şişme ve değişimlere yol açar. Şeker hastalığı olanlarda “katarakt” yani lensin şeffalığını yitirmesi riski 2 kez artar. Kataraktın günümüzdeki tek tedavisi ameliyattır.

    4. Glokom (Göz tansiyonu)

    Yüksek kan şekeri ve insülin, göz içindeki kanallarda daralmaya yol açar. Bunun sonucunda, göz içindeki sıvı göz dışına atılamaz ve göz içinde birikerek basınç artışına yol açar. Şeker hastalığı olanlarda glokom gelişme riski, şeker hastalığı olmayanlara kıyasla 2 kat fazladır. Glokom görmeyi tehdit eden, sinsi bir hastalıktır. Glokom ilk zamanlarda belirti vermez. O nedenle yılda bir göz muayenesi yaptırmak ve göz tansiyonunu ölçtürmek, erken tanı ve tedavi açısından önemlidir.

    5. Yaşa bağlı sarı nokta hastalığı

    Yüksek kan şekeri seviyeleri, yaşa bağlı sarı nokta hastalığına yatkınlığı artırır. “Sarı nokta” veya “makula”, gözün ağ tabakasındaki görme merkezine verilen addır. Yaşa bağlı sarı nokta hastalığı; görmenin azalmasına yol açan, ilerleyici bir hastalıktır. Tedavisinde göze özel vitaminler ve göz içine iğne tedavisi uygulanır.

    6. Göz kaslarında felç ve çift görme

    Diyabet, kan dolaşımını bozarak göz kaslarında felce yol açabilir. Kas felcine bağlı olarak, 2 göz paralel hareket etmediğinde ise çift görme şikayeti oluşur. Çift görme, birkaç gün ile birkaç hafta arasında sürebilir. Kan şekerini kontrol altına almak, bu problemi ortadan kaldırır.

    7. Konjonktivit (gözün mikrop kapması)

    Diyabet kontrol altında olmadığında, bağışıklık sistemi etkilenir ve infeksiyonlar artar. Şeker hastalarında “mikrobik konjonktivit” ve diğer göz enfeksiyonları sık görülür.

     

    Yazının devamı...

    Göz sağlığı için çocuklarımıza kazandırmamız gereken 6 alışkanlık

    1. Gözlere iyi gelen besinler tüketmek

    Çocuklarımızın göz sağlığı için aşağıdaki sebze ve meyvelerle beslenmesini sağlayabiliriz:

    Ayrıca aşağıdaki protein kaynakları da gözler için faydalıdır:

    2. Gözleri ovalamamak

    Çoğu çocuk uykusu geldiğinde gözlerini ovalar. Kimi çocuklar ise alerjiye bağlı “kaşıntı” veya göz kuruluğuna bağlı “gözüne bir şey kaçma hissi” nedeni ile gözlerini ovalar.

    Ancak gözleri ovalamak 2 nedenle zararlı bir alışkanlıktır:

    Kirli elllerle gözleri ellemek, gözün mikrop kapmasına yol açar. Çocuklarda “konjonkitivit” denen bu durum yaygındır.

    Gözleri sert ovalamak, gözün “kornea” denen şeffaf tabakasında şekil bozukluğuna yol açabilir.
    Göz ovalama alışkanlığından çocuklarımızı vazgeçirmek için, göz doktorunun önerdiği antialerjik ve suni gözyaşı damlalarını kullanabiliriz. Ayrıca çocuklarımıza ellerini uygun şekilde ve sık yıkama alışkanlığı kazandırmalıyız.

    3. Dijital ekran zamanını kısıtlamak

    Fazla ekran süresi; çocuklarda göz kuruluğu, miyopi artışı, mavi ışığa bağlı göz problemleri ve uyku ritminin bozulması gibi sorunlara yol açabilir.

    Bu nedenle çocuklarımızın yatak odalarında ve yemek sırasında ekrana bakmalarını önlemeli, diğer zamanlarda ise ekran süresini kısıtlamalıyız.

    Ayrıca çocuklarımıza 20/20 kuralını mutlaka öğretelim: “20 dakikada bir ekrana ara ver ve 20 saniye boyunca uzağa bak.”

    20/20 kuralının uygulanmasını kolaylaştırmak için zamanlayıcı kurabiliriz. Alarm çalınca çocuğumuz ekranın başından kalkabilir ve pencereden dışarı bakabilir.

    4. Dışarda oyun oynamak

    Dışarda oyun oynamak, çocukların dijital ekranlardan uzaklaşmasını ve gözlerini rahatlatmasını sağlar.

    Dışarda vakit geçirmek, çocuklarda miyopi riskini azaltmaktadır.

    Dışardayken, güneşli günlerde çocuğununuzun UV filtreli güneş gözlüğü takmasını sağlayın. Güneşin UV ışınları gözlere zararlı olduğundan, güneş gözlüğü takma alışkanlığını şimdiden çocuklarınıza kazandırın.

    5. Spor sırasında koruyucu gözlük takmak

    Çocuklarda körlüğün 1. sıradaki nedeni göz yaralanmalarıdır. Göz yaralanması riski yaratan oyun ve sporlarda, çocukların kırılmaya dayanıklı polikarbonat koruyucu gözlük takmaları gerekir. Bu oyun ve sporların başlıcaları arasında okçuluk, beyzbol, basketbol, hokey, paintball, snowboard, kayak ve yüzme yer alır.

    6. Düzenli göz muayenesi yaptırmak

    Bebeklerin göz kontrolü, 4-6 haftalıkken göz bebeği damla ile genişletilerek yapılmalıdır. Çocuklarımıza ise 1 yaş, 3 yaş ve 6 yaştan itibaren her yıl düzenli göz muayenesi yaptırmalıyız. Ayrıca çocuklarımızda aşağıdaki belirtiler varsa, mutlaka göz doktoruna götürmeliyiz:

    Ömür boyu göz sağlığı için çocuklarımıza düzenli göz muayenesi yaptırma alışkanlığını kazandıralım.

    Yazının devamı...

    Göz alerjisi mevsimi başladı

    Alerji; kaşıntının yan ısıra, gözlerde kızarma, yaşarma, ip gibi uzayan salgı ve göz kapaklarında şişmeye yol açabilir.

    Göz alerjisi nedir? Neler göz alerjisine yol açar?

    Polenler, evcil hayvan tüyü, toz, küf, duman ve parfüm göz alerjilerine yol açabilir. Alerjiye yol açan bu maddelerle karşılaşıldığında, göz akımızın üstündeki zar “histamin” denen bir madde salgılar ve bu madde gözlerimizin kızarmasına, şişmesine ve kaşınmasına neden olur. Göz alerjisi olanlarda sıklıkla burunda da alerji olur ve buna bağlı olarak hapşırık, burunda kaşınma ve tıkanıklık izlenebilir.

    Alerji mevsimi ne zaman başlar?

    Alerji mevsimi nerede oturduğunuza ve neye alerjik olduğuna bağlı olarak değişkenlik gösterir. Ağaç polenleri genellikle kış sonu ve baharda belirtilere yol açar. Kimi polenler ise yazın ve sonbaharda salınır. O nedenle alerji mevsimi genellikle baharda başlayıp, Kasım’a dek uzar.

    Göz alerjisinden korunmak için neler yapabiliriz?

    Eğer polen alerjiniz varsa; bahar/yaz aylarında özellikle polenlerin havada çok bulunduğu sabah ve akşamüstü saatlerinde dışarı çıkmamaya dikkat etmelisiniz. Gözlük veya güneş gözlüğü takmak polenlerle gözünüzün temasını tam kesmese de bir miktar azaltır. Evinizde ve arabanızda camları açmak yerine klima kullanmalısınız. Ama klima ünitelerini düzenli temizlettiğinizden ve filtrelerini sık sık değiştirdiğinizden de emin olmalısınız ki alerjenler içeri üflenmesin.

    Eğer küfe alerjiniz varsa; evinizde nem oranını %30-50 arasında tutmaya çalışın çünkü küf nemli ortamda artar. Bodrum katı, banyo ve mutfak gibi nem oranı yüksek alanları daha sık temizleyin. Eğer çok rutubet varsa bir nem alma cihazı kullanmanız faydalı olacaktır.

    Eğer toza alerjiniz varsa; özellikle yatak odanıza dikkat etmeli ve toz akarlarını cildinizden uzak tutmaya çalışmalısınız. Bunun için nevresim takımlarınızı sık değiştirin ve en az 55 derece sıcaklıkta yıkayın. Yastıklarınızın antialerjik özellikte olmasına dikkat edin.

    Odanızın yerlerini nemli paspas veya bez ile silin, kuru paspas veya süpürge ile temizlikten kaçının. Nemli paspas veya bez, alerjenleri içine hapsedecektir.

    Eğer evcil hayvan tüyüne alerjiniz varsa; evcil hayvanları ev içinde beslemeyin, özellikle de yatak odanıza sokmayın. Halı tercih etmeyin çünkü halılar hayvan tüyünü tutar. Evcil hayvan ile temas ettikten sonra elinizi yıkayın. Evcil hayvanların yanında giydiğiniz giysilerinizi de tekrar giymeden önce mutlaka yıkayın.

    Gözlerinizi kaşımayın

    Gözleri kaşımak göz yüzeyinde mekanik hasar yaratarak daha çok histamin salınmasına ve alerjinin daha da artmasına yol açar. Ayrıca gözleri sert kaşımak, gözün şeffaf (kornea) tabakasında çizilmelere ve hatta şekil bozukluğuna bile yol açabilir. Kaşırken ellerinizden gözlerinize mikrop bulaştırabileceğinizi de unutmayın.

    Göz alerjisi tedavisi nasıl yapılır?

    • Alerji tedavisinde suni gözyaşları, göz yüzeyini yıkamak ve alerjeni gözden uzaklaştırmak amacıyla kullanılır.

    • Antialerjik göz damlaları ise histamin salınımı azaltarak alerjik belirtileri azaltır. Bu damlaların etkisi hemen çıkmadığından, alerjiniz baş göstermeden 2 hafta önce kullanmaya başlamanız önerilir.

    • Kortizonlu damlalar da alerji tedavisinde kullanılır.

    • Eğer tüm bu tedavilere rağmen alerjiniz şiddetini koruyorsa, immünoterapi yani alerji iğneleri uygulanabilir.

     

     

    Yazının devamı...

    Bebeklerde sık rastlanan 7 göz sorunu

    Aşağıdaki göz problemlerinde de bebeğinizi beklemeden göz doktoruna götürmeyi ihmal etmeyin:

    Gözlerde çapaklanma, kızarma

    Bebeklerde yaygın bir problem olan çapaklanma ve kızarma çoğu kez gözlerin mikrop kapması (bakteriyel konjonktivit) nedeniyle olur. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonu ile birlikte sık görülür. Tedaviyle 1 hafta 10 günde geçer. Tedavide antibiyotikli damla, jel ve pomadlar kullanılır.

    Gözde devamlı bir yaşarma

    Bebeğinizin gözünde devamlı yaşarma olması, gözyaşı kanal tıkanıklığını gösterir. Bebeklerde sık görülen bir durumdur. Tedavisi için burun kökü bölgesine günde 4 sefer masaj uygulanması gerekir. Masajla ilk 1 yılda tıkanıklık kendiliğinden açılmazsa, “sondalama (probing)” denen teknikle anestezi altında kanal ağzı açılır.

    Gözde içe veya dışa kayma

    Bu durum gerçek bir kayma (şaşılık) olabileceği gibi, yalancı bir kayma da olabilir. Bebeklerde burun kökü basık olup, göz kapaklarının iç kısımlarında bir cilt katlantısı olabilir; bu görünümün doğurduğu göz kayması izlenimine “yalancı kayma” denir. Eğer bebeğinizde gerçek bir göz kayması varsa; tedavisi gözlükler ve/veya ameliyatla gerçekleştirilir. Yalancı kayma görünümü ise yaş büyüdükçe burun kökü yükseleceğinden kendiliğinden azalır.

    Gözlerde kaşıntı, akıntı

    Gözlerde kaşıntı ve uzayan salgının nedeni alerjik konjonktivit olabilir. Alerjik konjonktivitin tedavisinde antialerjik göz damlaları kulanılır.

    Göz bebeğinde beyaz renkli görünüm

    Göz bebeğinin siyah değil de, beyaz renkte olmasına “lökokori” adı verilir. Lökokorinin en sık nedenleri arasında doğumsal katarakt (lensin şeffaflığını yitirmesi) ve retina (gözün ağ tabakası) problemleri yer alır. Eğer bebeğinizin göz bebeğinin beyaz renkte olduğunu fark ederseniz, vakit kaybetmeden göz doktoruna başvurmalısınız.

    Göz kapağında düşüklük

    Göz kapağının düşüklüğüne “pitozis” adını veriyoruz. Pitozisin tek tedavisi ameliyattır. Eğer göz kapağı, göz bebeğini örtecek kadar düşükse; ameliyat hemen gerçekleştirilir. Eğer göz kapağı düşüklüğü göz bebeğini örtecek seviyede değilse, ameliyatın aciliyeti yoktur.

    Göz kapaklarında şişkinlik

    Bebeklerin göz kapaklarında çeşitli kistler ve kapak kitlelerine rastlanabilir. Kitlenin tipine göre bazen sadece takip, bazen kitle içine çeşitli maddelerin injeksiyonu, bazen de kitlenin operasyonla alınması gerekebilir.

    Yazının devamı...

    Kimlere göz lazer tedavisi yapılmamalı?

    Göz Lazer Tedavisi (FemtoLASIK) Nasıl Yapılıyor?

    FemtoLASIK tedavisinde gözün şeffaf (kornea) tabakasına 2 farklı lazer uygulanıyor. İlki femtosaniye lazer, yani dalga boyu 1053 nm olan bir kızılötesi lazer... Femtosaniye lazer ile korneada flep adı verilen kapakçık hazırlanıyor.

    Diğeri ise excimer lazer, 193 nm dalga boyunda ışın üreten bir cihaz... Excimer lazer ile flep altında kalan kornea yatağına yeni bir şekil veriliyor. Yeniden şekillenen korneanın, göze gelen ışınları kırma gücü değişiyor. Bu sayede gözlük veya kontakt lens kullanma ihtiyacı ortadan kalkıyor.

    Kimler FemtoLASIK Olabilir?

    Kimler FemtoLASIK Olamaz?

    Lazer Öncesi Detaylı Göz Muayenesi ve Tetkikler Çok Önemli

    Lazer tedavisi sadece 15 dakika sürse de, öncesinde yapılan göz muayenesi ve tetkikleri 1-1.5 saat sürüyor. Lazer öncesi yapılan ölçümler şunlar:

    Muayene ve tetkiklerin titizlikle değerlendirilmesi ve uygun olmayan gözlerin saptanması büyük önem taşıyor. Kornea kalınlığı yeterli olmayan veya kornea şekli düzgün olmayanlara lazer yapılmaması gerekiyor. Aksi takdirde “ektazi” denen ve görme kaybına yol açan kornea hastalığı ortaya çıkabiliyor. Ektazi gelişirse kornea iyice inceliyor ve şekli sivrileşiyor. Ektazi çapraz-bağlama (cross-linking) denen tedavi ile durdurulabiliyor. Ama sağlıkla ilgili her konuda olduğu gibi tedavi etmektense, önlemek çok daha değerli!

    Yazının devamı...

    Trifokal göz içi lensler ile yakın gözlüğünden kurtulabilirsiniz

    Yakın görüş bozukluğu neden olur?

    Kırk yaşından sonra gözümüzün içindeki lens esnekliğini kaybediyor. Bu nedenle yakını görememe sorunu başlıyor. Kırk yaş sonrası yakın görüş bozukluğuna “presbiyopi” adını veriyoruz. Yakın görüş bozukluğu, 60 yaşa dek gitgide artıyor.

    Yakın görüş bozukluğu nasıl tedavi edilir?

    Yakın görüş bozukluğu için gözlük ya da kontakt lens kullanmak mümkün. Ama bunları kullanmak istemiyorsanız, trifokal lens ameliyatını düşünebilirsiniz…

    Trifokal lens nedir?

    Bu lensler adlarından da anlaşılabileceği gibi üç mesafede yani yakın, orta ve uzak mesafede gözlüksüz net görüş sağlıyor.

    1980’lerin başında bu merceklerin ataları ilk kez üretildiklerinde, sadece uzak ve yakın mesafede görüş sağlayabilmekte, o nedenle “bifokal” veya “multifokal” mercek olarak isimlendirilmekteydiler.

    Günümüzde ise teknolojik ilerlemeler ve tasarımlardaki gelişmeler sayesinde, trifokal lenslerle sadece yakın ve uzak mesafe değil; orta mesafe de gözlüksüz görülebiliyor.

    Kimler trifokal lens ameliyatı olabilir? Kimler olamaz?

    Trifokal lens ameliyatı; kataraktı olanlara ya da 40 yaş sonrası yakın gözlüğü takmak istemeyenlere uygulanıyor.

    Ancak trifokal lens ameliyatı her göze uygun değil… Bu ameliyat için gözün Kappa ve Alfa açısı denen açılarının uygun olması ve ayrıca gözün kontrast duyarlılığının da yeterli seviyede olması gerekiyor. Gözün görme merkezinde (sarı nokta) problemi olanlara trifokal lens konamıyor.

    Detaylı göz muayenesi ve tetkikler sonucunda, gözün trifokal lens uygunluğu belirleniyor. Uygun olmayan gözlere trifokal lens konması hem iyi bir görüş elde edilmesini engelliyor, hem de kalıcı ışık yansımalarına yol açabiliyor.

    Ancak uygun kriterlere sahip gözlerde ameliyat sonuçları çok başarılı oluyor.

    Trifokal lens ameliyatı nasıl gerçekleştiriliyor?

    Trifokal lens ameliyatı uyuşturucu damla ve koldan sakinleştirici ilaç (sedasyon) yardımıyla gerçekleştiriliyor. Ameliyattan korkanlarda genel anestezi de mümkün... Ameliyat göz başına 15-20 dakika sürüyor. Ameliyat sırasında ağrı ve acı hissedilmiyor.

    Trifokal lens ameliyatı sonrası hemen günlük hayata geri dönülür mü?

    Ameliyat sonrası ilk gece gözde şeffaf plastik bir koruyucu ile uyunuyor. Ertesi gün göz kontrolünde bu koruyucu çıkarılıyor. Ertesi günkü kontrol sonrası günlük hayata geri dönmek mümkün… İlk birkaç gün göz bebeğinin ameliyat sırasında damla ile genişletilmesine bağlı olarak geçici bir bulanık görme oluyor. Birkaç gün içerisinde görme netleşiyor. Bir ay boyunca göz damlası kullanımı gerekiyor.

    Ameliyatı sonrası yakın gözlüğü ihtiyacı tamamen ortadan kalkar mı?

    Trifokal lens ameliyatı olan 100 kişiden 90’ı uzak ve yakını gözlüksüz görebilirken, 10 kişide ince bir gözlük ihtiyacı devam edebiliyor. Kalan göz derecesi, trifokal lens ameliyatından 3 ay sonra uygulanan lazer tedavisi ile ortadan kaldırılabiliyor.

     

    Yazının devamı...