• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Yıkılmadık ayaktayız

    Belçika’da bir üniversite 42 ülkede korona salgını sürecinde ailelerin “tükenmişlik sendromu” durumunu araştırmış.

    Araştırmaya göre, en tükenen ülke Belçika olmuş. Belçika’yı ABD (Amerika) izlemiş. Bize gelince... Biz en son sıradayız. Prof. Dr. Nuran Yıldız’dan, daha doğrusu Nuran Hoca’nın Instagram sayfasından aldığım bir bilgi bu. Önemli bulduğum için sizinle de paylaşmak istedim. Aslında sonuç bana göre hiç de şaşırtıcı değil. Çünkü biz Mahsun Kırmızıgül’ün “Yıkılmadım” şarkısında da ifade ettiği gibi “Yıkılmadım, ayaktayım” diye özetlenebilecek derin bir kültüre sahibiz. Bu kültürün orta direğini ise en değerlimiz “AİLE”miz oluşturuyor. Benim “ÇIPA”ya benzettiğim bu muazzam değer için Nuran Hoca bakın neler yazmış...




    İYİ BİLGİ
    AİLE BİZİM ‘HAVA YASTIĞI’MIZDIR

    NURAN Yıldız Hoca değerli bilim insanlarımızdan ve iletişim âleminin önemli ustalarından biridir. Onu her zaman dikkatle izlemişimdir. Hocaya göre, “Bizim ülkemizde, aile ‘hava yastığı’ gibidir. Her kazada, çarpmada anında açılır ve canımızı kurtarır. Koronanın yarattığı krizlere de güçlü ve sağlam aile yapımız sayesinde direndik, direniyoruz. Sıkıntı çekenler ailelerinden gelen şefkatle, unla, bulgurla ayakta kaldılar. Canları sıkılınca da başlarının altına yine ‘aile yastığı’nı koydular.”

    Nuran Hoca’nın deyimiyle korona mağdurları ailelerini “Rüzgârda ağaç kovuğu, yağmurda saçak altı, soğukta battaniye arası” gibi kullandılar. Hocanın yazısından çıkardığım ders özetle şudur: Mademki bu salgın en az 6 ay daha gündemimizde olacak, aile kavramını biraz daha büyütüp geliştirmemizde, aile aidiyeti meselesini biraz daha kıymetlendirip köpürtmemizde, aile bağlarımızı eskisinden birkaç tık daha güçlendirmemizde fayda var.

    BİR BİLGİ
    KADINDA PROSTAT OLUR MU

    BAŞLIĞIN benim gibi sizi de şaşırtacağını biliyorum. İtiraf edeyim, bu bilgiyi ben de sizin gibi yeni öğrendim. Kaynağım ise güvenilir bir hekim kardeşim, üroloji uzmanı Prof. Dr. Saadettin Eskiçorapçı. Saadettin Hoca deneyimli ve farklı bir üroloji uzmanı. İlk kitabı ‘KONUŞULMAYAN ERKEKLİK’ birkaç hafta önce yayımlandı. Tavsiyem -aslında bu tavsiye kadınlar için de geçerlidir- “erkeklik meseleleri”ni merak eden herkesin bu kitaptan yararlanmasıdır. “Kadınlarda prostat bezinin ne işi var?” sorusunun yanıtına gelince...


    KISA BİLGİ
    KADINLARIN PROSTATI NEREDE

    ‘KONUŞULMAYAN Erkeklik’ kitabından öğrendiğime göre: “Kadınlarda adı prostat olan bir organ yoktur. Ama biyolojik köken olarak benzer fonksiyon gören bir organ vardır. Bu organın adı ‘skene bezi’dir. Bu bezin fonksiyonlarını etraflı olarak açıklayan da patoloji uzmanı Milan Zaviacic’dir. Erkeklerdeki prostata benzeyen bu bez de tıpkı erkeklerde olduğu gibi prostat spesifik antijen (PSA), asit oslataz gibi maddeler salgılar.”


    BİR SORU
    ANDROPOZ ERKEK MENOPOZU MUDUR

    O kitaptan öğrendiğime göre, Dr. Saaddettin Eskiçorapçı da benimle aynı kanaatte. Yaşlanan erkeklerde testosteronun yavaş yavaş azalması, kadınların yaşadığı “menopoz” benzeri şikâyetlere erkeklerde de yol açabiliyor. Bu nedenle de 45 yaş sonrasında testosteronu azalan erkeklerde bir tür “erkek menopozu” şeklinde tanımlanabilecek sorunlar ortaya çıkabiliyor. “Peki, nedir
    o sorunlar hocam?” diyorsanız 1 numaralı kutuya göz atabilirsiniz.




    BİR SORU
    ANDROPOZDAN KAÇIŞ VAR MI

    BU sorunun cevabını da yine aynı kitapta buldum. Saadettin Hoca’ya göre andropozdan kaçış yok. 40 yaşından sonra testosteron azalması her 100 erkekten 4’ünü etkiliyor. Sonrasında da istisnasız tüm erkeklerde testosteron her yıl yüzde 1 azalıyor. 70 yaşından sonra azalma daha da hızlanıyor. Özetle, yaş ilerledikçe erkeklerde testosteron düşmeye başlıyor, iyi haber ise şu: Testosteron düşse de bu azalma cinsel fonksiyonları tamamıyla durdurmuyor, sadece cinsel istek ve fonksiyonlarda azalmaya yol açıyor. Peki, çaresi var mı? Dr. Eskiçorapçı’ya göre var! 40 yaşını geçen erkeklerin yılda 1 kez kandaki testosteron seviyelerine baktırmaları ve gerektiğinde tıbbi yardım almaları sorunu çözebiliyor.

    (* ‘Konuşulmayan Erkeklik’, Prof. Dr. Saadettin Eskiçorapçı, Epsilon Yayınevi,  İstanbul 2021)

    KUTU 1
    KESİP SAKLAYIN
    ERKEK MENOPOZUNUN (ANDROPOZ) İŞARETLERİ

    - Unutkanlık, konsantrasyon azalması

    - Ruhsal çökkünlük, depresyon

    - Kişilik değişiklikleri, öfke atakları

    - Uyku bozuklukları, yorgunluk

    - Sıcak basması, kas gücü ve kitlesinde azalma

    - Göbek bölgesinde yağlanma

    - Cinsel güç ve arzunun azalması

    KUTU 2
    DİKKAT
    ANDROPOZ KALP KRİZİNİ DE TETİKLEYEBİLİYOR

    ANDROPOZ erkeğin sadece cinsel ve ruhsal gücünü etkilemiyor. Yaşla azalan testosteron sebebiyle andropozdaki erkeklerde metabolik sendrom/insülin direnci/göbeklenme/ hipertansiyon/şeker hastalığı ve neticede de kalp damar hastalığı riski artıyor. Bu nedenle andropoz dönemine giren erkeklerin özellikle genetik yatkınlıkta söz konusuysa “kalplerine”, daha doğrusu “kalp-damar hastalığı risklerine” dikkat etmeleri gerekiyor.

    Diğer Yeni Yazılar

    BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

    5 adımda bağışıklık sistemini güçlendirmenin yolu
    6 soruda bankacılıkta uzaktan müşteri edinimiyle ilgili merak edilen her şey!
    Ramazan’da umudu paylaş: İhtiyaç sahiplerine nasıl yardım edebilirsiniz?
    Masallar Değişirse Dünya Değişir!
    Ekolojik eve ilk adım: Isı pompaları neden hem sizin hem de çevreniz için en iyi çözüm?

    Yazarın Diğer Yazıları

    1. Babam ‘Anneni ikna et’ diye yalvarıyor 
    2. Annem hep yanımda
    3. Annem “Keşke seni doğurmasaydım” dedi
    4. Benden yaşça büyük sevgilim çok kıskanç
    5. Ailem sevgilime kuşkuyla yaklaşıyor
    6. Eşimin bitmeyen istekleri var
    7. Eşimin eski sevgilisiyle mesajlaşmalarını yakaladım
    8. Nikâh sonrası 2. kadın olduğumu öğrendim
    9. Kariyer yapmama engel oluyorlar
    10. Attığı cinsel içerikli mesajlardan rahatsız oldum