• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Rakamların farkında mısınız

    Salgınla ilgili rakamların tamamı ürkütücü ama isterseniz gelin biz rakamlardan önce, yazımıza durumu özetleyen çok daha net, çok daha açık, çok daha acı ve çok daha ürkütücü bir cümleyle başlayalım: TÜRKİYE -maalesef- SALGININ EN AĞIR DÖNEMLERİNDEN BİRİNİ YAŞIYOR.

    Evet, “fotoğrafı saklamanın, görmezden gelmenin ya da bazı bahanelerle önemsizleştirmenin mümkün olmadığı” çok özel günlerden geçiyoruz. Geçtiğimiz yıla göre, ölüm sayıları neredeyse 4 kat artmış gibi görünüyor. “Aylara göre vefat ortalamaları” dikkate alındığında ise en yüksek rakamın görüldüğü Nisan 2021’e kıyasla Eylül 2021 sonunda çok daha yüksek bir “günlük kayıp ortalaması” ile karşılaşacağımız anlaşılıyor. Kısacası hassas bir noktada, tehlikeli ve riskli bir dönemeçteyiz. Durum acilen ve hemen masaya yatırılmalı, yeni kısıtlamalar hatta kapanmalara ve de okul kapatmalarına asla fırsat verilmeyecek şekilde ciddi ve etkili önlemler alınıp süratle uygulamaya konulmalıdır. TEKRARLIYORUM: Yeni kapatmalar/kapanmalar, eğitime yeniden kısa süreli de olsa toptan ara vermeler asla olmamalıdır.

    Bu arada altını bir defa daha çiziyorum: Rakamlar ürkütücüdür, bu yazının hazırlandığı saatler itibariyle Eylül 2021’de kaybettiğimiz canlarımızın ortalama sayısı 265’in üzerindedir. Ve ne üzücüdür ki rakamlar 300’lere doğru hızla tırmanmaktadır.

    HATIRLATMA
    SALGINLA YENİDEN SAVAŞ İÇİN 10 ‘BİLDİK’ ÖNERİ

    AŞAĞIDAKİ 10 öneriyi hepimizin zaten çok iyi bildiği kesindir. Ama yine de tekrarda fayda vardır: Eğer günlük vaka sayılarını düşürmek, daha az canımızı kaybederek ve daha az hasar görerek bu sıkıntılı dönemi atlatmak istiyorsak öncelikle yapmamız gerekenler hâlâ aynıdır.

    İLK 5
    HIZLANMALIYIZ

    1)Aşılama hızı, süratle arttırmalı. En geç 1 ay içerisinde yüzde 85-90’lara ulaşmalıyız.

    2)3. doz aşı uygulamasına ihtiyaç duyanları hızla belirlemeli ve 3. doz uygulaması yapmalıyız.

    3)12 yaş üstü çocuklarımız için de aşılamayı hemen ve acilen hızlandırmalıyız.

    4)“Salgın bitti” gibi davranmaktan vazgeçip o vazgeçilmez 3’lü prensibi -maske, mesafe, hijyen- ısrarla gündemde tutmalıyız.

    5)Okullar ve işyerlerinde aşılama süreçlerini daha da yoğunlaştırmalı, aşılanmayanlar için PCR testlerini “gerekli” değil “zorunlu” hale getirmeliyiz.

    İKİNCİ 5
    OKULLARA DİKKAT!

    1) Okulların stratejik açıdan en önemli noktalardan biri olduğunu unutmamalı, özellikle öğretmenlerin hâlâ yüzde 80’leri bile bulmadığı belirtilen aşılanma oranlarını acilen ve hemen yüzde 100’lere ulaştırmalıyız. (NOT: Servis şoförleri ve servis araçlarında çalışanlar için aşı oranını yüzde 90’ların üzerine çıkaran İstanbul’u tebrik ediyorum.)

    2) Kalabalık ortamlarda önlemlere uyum ile ilgili tedbirlerin kontrollerini yoğunlaştırmalı, uyarıları sıklaştırmalıyız.

    3) Daha fazla insanımızı gönülden ikna edip aşılamaya yönlendirebilmek için sadece “klasik medya” değil “sosyal medya” da yoğun bir şekilde kullanılmalı, özellikle takipçi sayısı yüksek ve sevilen-sayılan, rehber kabul edilen, inanılan sosyal medya kullanıcılarından -Şahan Gökbakar, Haluk Levent, Cem Yılmaz...- faydalanma yollarına gidilmelidir.

    4) Baştan beri gündemde tutmaya gayret ettiğimiz tarama testleri yoluyla “sessiz vakaları” yakalama çalışmalarını yoğunlaştırmalı, işyerleri, okullar, AVM’ler gibi kapalı ve kalabalık alanlarda, toplu taşıma araçlarında belirtisiz/semptomsuz kişilerde de “hızlı PCR testleriyle” tarama çalışmaları yapmalıyız.

    5) Bir ölçüde gevşediği, eski hız ve dikkatini kaybettiği anlaşılan “temaslılar”a ilişkin “filyasyon” çalışmalarına da yeniden hız ve ağırlık verilmelidir.

    AKLINIZDA OLSUN 1
    YORGUNLUK NEDENLERİNDE İLK 5

    BİR: Uyku sorunları/uykusuzluk

    İKİ: Kansızlık

    ÜÇ: Depresyon

    DÖRT: Kan şekeri düşüklüğü

    BEŞ: Tiroid tembelliği/hipotiroidi

    AKLINIZDA OLSUN 2
    DAHA GÜÇLÜ SAÇLAR İÇİN NELER LAZIM

    DEMİR, saça güç veriyor. (Kırmızı et, mercimek, yumurta, yeşil sebzeler)

    ÇİNKO, saçın ömrünü uzatıyor. (Kabak çekirdeği, bakliyat, deniz ürünleri, kırmızı et, tam tahıllar)

    FOLİK ASİT, saçın gübresi sayılıyor. (Ispanak ve diğer yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, bakliyat)

    BİOTİNE (B6 vitamini,) saçın temeli deniyor. (Tahıllar, deniz mahsulleri, badem, sebzeler)

    D VİTAMİNİ, saçı parlatıyor. (Ayçekirdeği, buğday ruşeymi, avokado)

    İYOT da ihmale gelmiyor. İyotlu tuzu tercih etmeniz sorunu çözüyor.

    KISA BİLGİ 1
    SÜREKLİ ÜŞÜYORSANIZ ŞU SORUNLARI ARAŞTIRIN

    Dolaşım bozukluğu

    Kansızlık

    Hızlı ve aşırı kilo kaybı

    Uç sinir hastalıkları (polinöropatiler)

    Tiroid tembelliği/hipotiroidi

    KISA BİLGİ 2
    SÜREKLİ TERLİYORSANIZ ŞUNLARA DİKKAT EDİN

    Tiroid zehirlenmesi/hipertiroidi

    Kronik iltihaplar

    Kanserler

    Menopoz dönemi

    Obezite

     

    Diğer Yeni Yazılar

    BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

    Ekonomik verilerde baz etkisi ne anlama gelir?
    Bir kadına alınabilecek en güzel hediye… Baget pırlantalar hakkında bilinmesi gerekenler
    Kadınların vazgeçilmez mücevherlerinden olan pırlantayı keşfediyoruz.
    Emekliliğinizde “keşke” yerine “iyi ki” demek için neler yapmalısınız?
    Cumartesi günleri yemeği dışarıda yemeniz için geçerli 5 neden

    Yazarın Diğer Yazıları

    1. Kanser ‘Geliyorum’ der
    2. Pandemi baş ağrıtıyor
    3. ‘Şekerleme’ iyi ‘şekerlenme’ kötü
    4. Pandemide son durum
    5. Dikkat! Beyinler sisleniyor
    6. Sayılar neden hep aynı
    7. Bilim, bizi kandırıyor mu
    8. Grip aşısı bu yıl da şart mı
    9. Uhulet suhulet ve zarafetle yaşlanın
    10. COVID-19’un ilacı bulundu mu