• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Canımı sıkan 5 şey

    Zor günlerden geçiyoruz. Her alanda pek çok sorunumuz var. Ve tabii ki “sağlık” da sorunlu alanlarımızdan biri. İsterseniz gelin “sağlıkta sorunlar gündemi”nin “can sıkıcı” ilk beşini yeniden gündeme getirelim. Hazırsanız buyurun...

    SORUN 1
    AŞILAMA HIZINDA YAVAŞIZ

    BİRBİRİ ardına gelen yeni mutasyonlar dikkate alındığında salgını kontrol altına almamız için ulaşmamız gereken toplumsal bağışıklık oranı yüzde 60’lardan yüzde 80’lere çıkmış durumda. Ve bizim bu rakama ulaşabilmemiz için her gün en az 750 bin ila 1 milyon civarında vatandaşımızı aşılamamız gerekiyor. Oysa biz 300-400 binli rakamlara takılmış durumdayız. Bilelim ki bu rakamlar yetersiz ve endişe vericidir.

    SORUN 2
    ÜÇÜNCÜ DOZDA DA GEÇ KALIYORUZ

    BİLİYORSUNUZ, Sinovac için de BioNTech için de etkili bir bağışıklık kazanabilmemiz için 2 doz aşılama yaptırmak zorundayız. Ve her 2 aşıda da 2. dozdan sonraki 6-12 ay içerisinde yeni bir hatırlatma dozu daha (3.doz) yaptırmamız zorunlu. Bu 3. doz aşılama özellikle 2 doz Sinovac aşısı olanlar için çok ama çok önemli bir ayrıntı. Zira Sinovac’ın etkinliği BioNTech’e oranla daha az, “bağışıklıkta güvenlik çizgisi” 6. aydan sonra ciddi ölçüde azalıyor. Bu nedenle ilk 2 doz Sinovac aşısı yapılan ve ikinci dozdan sonra 6-8 ayı tamamlayanların bir an önce 3. bir “hatırlatma dozu” daha yaptırmaları gerekiyor. Ne var ki biz bu konuda da yeteri kadar duyarlı ve dikkatli değiliz, geç kalıyoruz.




    SORUN 3
    ÇOCUKLARI AŞILAMADA GECİKTİK

    OKULLARI açtık, çok da iyi yaptık. Ama çocuklarımızı da bir an önce aşı güvencesi şemsiyesi altına almakta geciktik. Ne var ki 12 yaş üzeri için güvenli olduğu birçok araştırmayla kanıtlanan BioNTech aşısının çocuklara da uygulanması konusunda ailelerde hâlâ ciddi bir endişe veya tereddüt hali var. “Çocuğuma COVID-19 aşısı yaptırmam, güvenli bulmuyorum” diyen aileler yanında “Çocuklar zaten daha az hastalanıyor, hastalığı daha kolay atlatıyor, bulaştırıcılıkları da zaten oldukça düşük” diye düşünüp aşılama konusunda tereddüdü ya da inadını sürdüren ailelere meslektaşım Prof. Dr. Osman Erk’in şu cümlelerini hatırlatmak istiyorum: “ÇOCUKLARINIZ İÇİN AŞI DEĞİL, HAMBURGER VE KOLA DAHA RİSKLİ!

    SORUN 4
    AŞI KARŞITLIĞI MÜCADELESİNDE YETERSİZİZ

    COVID-19 aşıları zorunlu aşılar değil. İsteyen yaptırır, isteyen yaptırmaz! Ne var ki salgın belasından bir an önce kurtulabilmemiz için önümüzde yaygın bir aşılama ve yüksek bir aşı bağışıklığına ulaşabilme dışında çözüm de yok. Dolayısıyla hepimizin aşılanması sadece kişisel değil, toplumsal bir görev. Dolayısıyla aşı karşıtlığı meselesini toplumsal bir direnme kampanyasına çevirmek isteyenlere karşı daha akılcı, ikna edici ve etkili kampanyalar, projeler geliştirmemiz ve aşı kararsızlarını kazanmamız gerekiyor.




    SORUN 5
    SAĞLIKÇILAR SAHAYI TERK EDİYOR

    ÇOĞUMUZ farkında değiliz ama yurtdışında çalışma fırsatı arayan sağlıkçılarımızın özellikle de doktorlarımızın sayısında ciddi bir artış var. Oysa bizim özellikle sağlığın bu kadar ön plana çıktığı böylesine hassas bir dönemde sağlık ordumuzdan tek bir değerimizin bile eksilmesine müsaade etmememiz gerekiyor. Ne var ki biz onları üzmek, tedirgin etmek ve başka ülkelerde çalışmaya yönlendirmek için her türlü yanlışı ısrarla yapmaya devam ediyoruz: “Acil servisler, yoğun bakımlar, ameliyathaneler hasta yakınları tarafından basılıyor, doktorlar, hemşireler, güvenlik mensupları darp ediliyor, sağlık çalışanları aşırı mesai yükü altında yıpratılıyor, sağlıkçılara hakları olan ekonomik ve sosyal kazanımları bir türlü makul düzeye çıkarılamıyor.

    HANGİSİ
    KARACİĞERİNİZ Mİ BELİNİZİ, BELİNİZ Mİ KARACİĞERİNİZİ YAĞLANDIRIYOR

    * Beliniz kalınlaştıkça karaciğeriniz yağ depolamaya başlıyor.

    * Karaciğerinizde aşırı miktarda yağ birikince de karaciğer hücreleri kan şekerini ayarlamayla ilgili metabolik süreçleri yerine getirmekte zorlanmaya başlıyor.

    * Neticede karaciğerinizde “insüline karşı direnç” gelişiyor.

    * Karaciğerde gelişen bu insülin duyarsızlığı/körlüğü/direnci ise belinizi daha da kalınlaştırıyor.

    * Kısacası bu ikili arasında bir çeşit “yumurta-civciv hikâyesi” var, ikisi birbirini besliyor.

    OKUR SORUSU
    B12 VİTAMİNİ NEDEN ÖNEMLİ

    B12 vitamini kimyasal adıyla “metil siyanokobalamin” B grubu vitaminlerin en önemlilerinden biri. Hücre olgunlaşmasından sinir siteminin bütünlüğüne, bellek gücünden kalp ve damar sağlığına kadar pek çok alanda önemli görevleri var. İdeal olanı kan seviyesini 500’ün üzerinde tutmak, 350-400’ün altına inmesine müsaade etmemek. B12 azalınca bakın neler oluyor:

    - Unutkanlık/Odaklanamama

    - Yorgunluk/Halsizlik

    - Uykusuzluk/Kulak çınlaması

    - Denge bozukluğu/Baş dönmesi

    - Kas yorgunluğu ve krampları

    - Dilde yanma

    - Hızlı kilo alma, zor kilo verme.

    Diğer Yeni Yazılar

    BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

    Ekonomik verilerde baz etkisi ne anlama gelir?
    Kadınların vazgeçilmez mücevherlerinden olan pırlantayı keşfediyoruz.
    Emekliliğinizde “keşke” yerine “iyi ki” demek için neler yapmalısınız?
    Cumartesi günleri yemeği dışarıda yemeniz için geçerli 5 neden
    Temizlikte öne çıkan teknoloji: Akıllı robot süpürgeleri yakından tanıyalım!

    Yazarın Diğer Yazıları

    1. Yakında nişanlanıyorum ama başkasından hoşlanıyorum
    2. Eski sevgilimden şiddet görüyorum
    3. Babam beni sürekli aşağılıyor
    4. Eşim 3 kızdan sonra erkek çocuk istemiyor
    5. Eşime duygusal olarak yetmiyorum
    6. Sevgilimin eski kız arkadaşıyla konuşmasını engelleyebilir miyim?
    7. Darmadağınık bir hayatım var
    8. Çok sevdim ama sürekli aldatıldım
    9. Sevgilim askerdeyken annesi vefat etti
    10. Çocuklarım üvey babayla büyüsün istemiyorum