• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Mavilerce

    Acısız Olmaz’, ‘Mavi’ ve ‘Sek’ Onurr’un ‘Mavilerce’ hikayesinin birbiri ardında sıralanan incileri diyebiliriz. Yeni Onurr şarkılarını dinlediğim ilk an 2 sene öncesine ışınlandım. Onurr’un All Access Youtube kanalımdaki söyleşisindeki söyledikleri kulaklarımda tekrar çınladı. Bağımsız olarak şarkı üretmenin, kendisini ne kadar özgür kıldığını söyleşinin birçok anında dile getirmişti. ‘Mavilerce’nin detaylarını kim bilir ne kadar öncesinde tasarladı ve kaydetti bilmiyorum ama önemli olan kendi istediği akışta bu şarkıları yayımlayabiliyor olmasının onu çok daha özgür ve üretken bir sanatçı yaptığına net olarak eminim.

    ‘Acısız Olmaz’ın ritmik yürüyüşü içinizdeki dans adımlarını uyandırırken, ‘Mavi’nin ilk notalarında bizi esir alan flemenko dokunuşu az önce başladığınız dansa biraz daha baharat katıyor.  Onurr esas dokunuşunu son şarkısı ‘Sek’ ile tam hedeften vurarak yapıyor. ‘Sek’in etkisinin sözlerinde gizli olduğunu düşünüyorum. Şarkının esas büyüsü orada yatıyor. Onurr’un hikaye anlatışına neden bu kadar hayran olduğumun cevabı bu şarkıda hayat bulmuş diyebilirim.

    Aslında Onurr’un hediyesi bu 3 şarkılık mini albümle de bitmiyor. Geçtiğimiz yıl yayımladığı ‘Ağlak Disko’nun incilerinden ‘Deniz Tuzu’nun remikslerinden oluşan bir mini albüm de yeni yılın ilk günlerinde yayımlanan bir diğer sürprizdi. Deniz Tuzu’nun remiks albümü Umur Doma, Murat Acar, Emre Ergun, Çağatay Karadirek versiyonlarından oluşuyor. Hepsi ayrı güzel ama durmadan tekrara aldığım Umur Doma ve Murat Acar remikslerinin üzerine birer yıldız daha koymadan geçemeyeceğim.

    Yeni Çıkış

    mor ve ötesi’den Sürprizler

    mor ve ötesi cephesinde bir şeyler oluyor. Aralık ayının ortasında yayımladıkları tekli ‘Forsa’ grubu ne kadar özlediğimi bana hatırlattı.

    2012 senesinde yayımladıkları son albümleri ‘Güneşi Beklerken’den sonraki senelerde ‘Anlatamıyorum’, ‘Melekler Ölmez’ ve ‘Sultan-ı Yegah’ teklileri o zamanlar eminim benim gibi birçok takipçisine ilaç gibi gelmiştir. 2018’deki Aya İrini konserinin canlı senfonik kaydı ve 2019’daki Harbiye Açıkhava canlı senfonik albümü bence gruptan yeni bir albüm beklentisini daha da arttırdı. ‘Forsa’ bu beklentinin en güzel yerinde çıkıp geldiği için senelerdir onların müzikleriyle hayat bulanlardan biri olarak beni ziyadesiyle mutlu ettiğini belirtmeliyim. ‘Forsa’ ile özlediğim mor ve ötesi dokunuşuna ek olarak hayran olduğum ve defalarca izlediğim klibini de belirtmem gerek. Aslı Çelikel yönetmenliğindeki kırmızılar içinde yanan klip mor ve ötesi’nin şimdiye kadar yaptığı en özel video çalışmalarından biri olmuş. Şarkının tanıtım döneminde sosyal medyada kullandıkları viral dokunuş da çok hoşuma gitti. Bu sebeple hem de bunca seneden sonra yeni ve farklı bir dil ile mor ve ötesi’nin yaptığı şarkıyı dinleyicisiyle paylaşmasını çok kıymetli buluyorum.

    ‘Forsa’nın üzerimizdeki etkisi henüz daha tazeyken 2 hafta sonra ‘Dünyaya Bedel’ teklisi yayımlandı. Özellikle bu şarkı beni bir şekilde ‘Dünya Yalan Söylüyor’ albümündeki döneme götürdüğünü belirtmeliyim. Belki de o yüzden ‘Dünyaya Bedel’i tekrar tekrar dinledim, resmen doyamadım. ‘Forsa’daki video klip etkisi bu sefer bir adım daha öne çıkarak ‘Dünyaya Bedel’de adeta kısa bir film izlediğimi düşündürttü. ‘Forsa’da olduğu gibi ‘Dünyaya Bedel’in yönetmenliğini de Aslı Çelikel üstlenmiş. Hem ‘Forsa’ hem de ‘Dünyaya Bedel’de grubun kullanmaya başladığı yeni logo ve kliplerdeki görsel dünya bizi bir şeylerin beklediğinin habercisi olduğunu düşünüyorum, bekleyip göreceğiz.

    Can Oflaz – Yanamam

    2021’in son haftalarında çıkan işlerden bazılarına daha yakından eğilemediğim için çalışma masamda her yeri notlarla doldurmuştum. Bunlardan biri de Can Oflaz’dı. Sony Music Türkiye etiketiyle yayımladığı yeni şarkısı ‘Yanamam’ sanatçının ilk kez sözü, müziği ve düzenlemesiyle tamamı kendisine ait olan bir şarkı olduğu için de ayrıca önemli. ‘Yanamam’ın müzik süpervizörlüğünde Gürsel Çelik ismini görmek de beni heyecanlandırdı. Yeni şarkısında Can Oflaz aşk acısına odaklanmış, kendiyle kalmayı ve bunun verdiği korkuyu anlattığı ‘Yanamam’ bir anlamda yüzleşmeyi anlatıyor.

    ‘Yanamam’ Can Oflaz’ın 2022’de yayımlamayı planladığı yeni albümünden ilk şarkı olması, bizi müzikal olarak hangi sularda gezindiğini ve tarz olarak nasıl bir albüme hazırlandığımızın da sinyallerini veriyor. Şarkının bende uyandırdığı heyecan esas klibiyle birleşince daha da yükseldi. Merve Deniz yönetmenliğindeki klipte Can Oflaz’ın dans performansı koreograf Gizem Aksu ile aylarca süren dans eğitimlerinin meyvesi olarak karşımızda. Klipte Can Oflaz’a Ezgi Yaren Karademir de dansıyla eşlik ederken sanatçının stil danışmanlığını Bali Kerem Güney üstlenmiş.

    Yazının devamı...

    2021’in Yerli Albümleri

    Her şeye rağmen yeni yıla dair umutlarla doluyum. 2021’in yerli albümlerini yazmak için listeyi oluştururken epey zorlandım. Dönüp dönüp dinlediğim 20 albümü derlediğim yazı ile 2021’i noktalamak istedim. Yeni yıl pozitif enerjilerle dolu, tüm dileklerinizin gerçek olduğu, en çok beklediğiniz albümlerin birbiri ardına yayımlandığı bir sene olsun dilerim.

    Melike Şahin – Merhem

    Bence bu senenin önemli anlarından biri Melike Şahin’in ilk albümünün yayımlandığı sene olmasıydı. Senelerin beklenen albümü ‘Merhem’ Diva Bebe Records ve Gülbaba Records’un ortaklaşa yapımı olarak bizlere ulaştı. Kendisinin prodüktörlüğünü ve sanat yönetmenliğini üstlendiği bu harikalar diyarı olan 10 şarkılık albümünde Melike Şahin Mabel Matiz, Sabi Saltiel, Uri Brauner Kinrot, Can Güngör, Emre Malikler, Elif Dikeç, Dijf Sanders gibi önemli isimlerle çalıştı. All Access Youtube söyleşisi Melike Şahin’in ‘Merhem’e dair detaylı açıklamalarından ötürü bu sene yaptığım ve en keyif aldığım röportajlardan da olduğu için benim için ayrıca kıymeti büyük, eğer izlemediyseniz tavsiyemdir.

    Kilit Şarkılar: Serim, Uykumun Boynunu Bükme, Nasır, Bedelini Ödedim, Hepsi Geçti

    Gökhan Türkmen-7

    Gökhan Türkmen’in yedinci albümü ‘7’ baştan sona enerji dolu bir albüm. Pandemi döneminde dinleyicisine böylesine pozitif anılarla dolu bir albüm sunmasının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Söz ve müziklerde Gökhan Türkmen ile Mert Carim’in imzası olan ‘7’nin düzenlemeleri ise Genco Arı harikası olarak bizlere ulaşıyor. Disko, funk, rocknroll arasında özgürce gezen ‘7’ albümü bu sene içimizi ısıtan nefis bir dans albümüydü.

    Kilit Şarkılar: Şerefine, İmza, Heyecan, Çürük, Deli, Nanay

    Onurr- Ağlak Disko

    İleride pandemi günleri hakkında konuşurken bu albümün çıktığı dönem hissettiğim heyecanı da anımsayacağım. Onurr’un kayıtlarını dinledikçe danslarına gözyaşları da eşlik ettiği için ismini ‘Ağlak Disko’ verdiği albümü dinleyicisini dansa kaldıran harika bir çalışma. Onurr’un yaratıcılığını ve en çok da müziğinin özgür halini bu albümü baştan sona dinlerken hissedip mutlu oluyorum.

    Kilit Şarkılar: Yorgun Sevda, Deniz Tuzu, Çok Mu Zor, Deli Aşk, Güz Dönümü, İmkansızın Kenarı

    Evde

    2021’nin en yaratıcı işlerinden biri ‘Evde’ albümüydü. Universal Music Türkiye etiketiyle yayımlanan bu nefis albümün mimarları Birkan Nasuhoğlu, Nova Norda, Canozan ve Sedef Sebüktekin Sapanca’da 21 günlüğüne bir eve kapanıp 8 şarkı yapıyorlar. Tüm müzikal vizyonlarını ve fikirlerini birleştirerek harika bir işe imza attılar. Pandeminin karamsar ve bilinmez hislerini bir kenara atan Nova Norda, Birkan Nasuhoğlu, Canozan ve Sedef Sebüktekin dinleyicisini iyi hissettirecek enerjide bir albüm ortaya çıkartmışlar. Albümün mimarı dörtlüyle All Access Youtube kanalım için yaptığım söyleşiye eğer izlemediyseniz bir göz atmanızı ve bu nefis albümün perde arkası detayların kaçırmamanızı öneririm.

    Kilit Şarkılar: Keyfim Yerinde, Bize Göre Değil, Olacak Elbet, Şehrin Işıkları, Vazgeçtim 

    Batu Akdeniz – Bir Kalbin Çöküşü

    Batu Akdeniz’i ne zaman dinlesem resmen üniversite yıllarıma ışınlanıyorum ve bu beni çok mutlu ediyor. Sanatçı 3 senedir yayımladığı tekliler ve EP’lerden sonra bu sene nihayet beklenen ilk albümünü yayımladı. Hazırlıkları 2 seneyi bulan ve Garaj Müzik etiketiyle yayımlanan ‘Bir Kalbin Çöküşü’ albümü gerçek bir rock albümü. İsmini Stefan Zweig’in kitabından alan albümün tüm söz ve müziklerinde Batu Akdeniz imzası var.

    Kilit Şarkılar: Bir Kalbin Çöküşüne, Ona gitme, Seninleyken Süpermenim, Bir İnsana Geç Kaldım

    Glasxs – Prenses Anksiyete / Princess Anxiety

    Pandemi de albüm yapmak bir olayken Glasxs iki albümü birden aynı anda yayımladı. ‘Prenses Anksiyete’ Glasxs’in dünyada kalan yarısına odaklanıyor. Pandeminin kişiler üzerindeki her şeyden uzak olma hissi Glasxs’in yeni albümünde yeni şarkılarında ortaya çıkıyor. Üstelik tüm şarkıların İngilizce versiyonlarının yer aldığı ‘Princess Anxiety’ ile şarkılar yeni kimlikleriyle yepyeni bir albümde daha hayat buluyor.

    Kilit Şarkılar: Hayalet Gemi, Yoo İyiyim, Ay Projesi, Karanlıkta Park, Sim Okyanusu, Kır Kalbimi

    Dilan Balkay – Kuyu

    Dilan Balkay’ın çıkış albümü ‘Kuyu’ mutlaka dinlemeniz gereken çalışmalardan. 2016 senesinden bu yana birçok müzisyene trompetiyle eşlik eden sanatçı yayımladığı tekliler ve müzikal iş birliklerinden sonra 2021 yılında ilk albümü ‘Kuyu’yu paylaştı. Şarkılarının derinliğini, Dilan’ın ‘Kuyu’ albümünü daha ilk dinlediğiniz anda fark ediyorsunuz. ‘Kuyu’nun janr sınırı olmadan akması, Dilan’ın hem müzikal hem de sözleriyle oluşturduğu keşfedilmesi gereken bir dünya.

    Kilit Şarkılar: Durmak İyi, Düş, Karanlığa Döndüğüm Gün, Sabaha Karşı, Nasılsa

    Ozan Tekin- Anarya 1

    Ozan Tekin’in ‘Anarya’ albümü bir geriye doğru göç hikayesini anlatıyor. Almanya’dan başlayan bu hikâye İstanbul’dan geçip sanatçının memleketi Adana’da son buluyor. Bu hikâye örgüsünün ilk parçası sanatçının yaşadığı Almanya’yı konu ediyor. Karşısına şans eseri çıkan hasarlı bir duvar piyanosunu onarıyor, uzun zamandır yazdığı kompozisyonu bu piyano ile kaydediyor. Neoklasik, caz ve ambient türlerinin nefis bir sentezi olan ‘Anarya 1’in devamı için resmen gün sayıyorum.

    Kilit Şarkılar: Flutter, Gravity of The Past, Sunsick

    Barış Demirel – Mutluluklar

    Bu sene tüm araba yolculuklarımda bana eşlik eden albümlerden biri de Barış Demirel’in ‘Mutluluklar’ albümü oldu. Sanatçının kendi hayatını müziğe döktüğü albüm kendisinde iz bırakan olayların en içten bir şekilde anlatımı bu albümde hayat bulmuş. Kendisine tecrübe kazandıran anılarına veda ederek ‘Mutluluklar’ dilerken bu olayın ana fikri de albüme isim olmuş.

    Kilit Şarkılar: Kakülünde ak oldum, Keyfim Senle Yerinde, Sal Beni, İpek

    Madrigal – Neogazino

    Bu senenin en önemli albümlerinden biri de Madrigal’in merakla beklenen Neogazino albümüydü. Grubun önceki yıl yayımladığı ‘Seni Dert Etmeler’ hala en çok dinlenenler listesinde ilk 10’da yer alsa da uzun zamandır beklenen grubun ilk albümü bu sene yayınlanarak yüreklere su serpti.  Neogazino’nın çıktığı dönem grupla All Access Youtube kanalımda nefis bir söyleşi yapmıştık. Benim için de bu senenin en özel söyleşilerinden biridir, gruba dair ve albümün perde arkadaşı bilgilerini merak edenlere duyurum olsun.

    Kilit Şarkılar: Ne Zamandır Sendeyim, Dip, Bambaşka, Bizim Olsalar Yeter

    Lil Zey – Kara Tiyatro

    Bu senenin en önemli rap albümlerinden biri Lil Zey’in ilk albümü ‘Kara Tiyatro’ydu. 10 şarkılık albümden yayımlanan ‘Zor’u ilk dinlediğimde ne kadar etkilendiğimi hatırlıyorum. Universal Music Türkiye etiketiyle yayımlanan, kendine özgü tarzı ve merak uyandıran lirik yapısı olan ‘Kara Tiyatro’da Lil Zey’in Khontkar ve GOKO! ile yaptığı düetler de yer alıyor.

    Kilit Şarkılar: Zor, Olamam İflah, Peygamber Sabrı, 1 gr eksik, Vuslat

    Fikri Karayel – Uzaktan

    Fikri Karayel’in ikinci albümü ‘Uzaktan’ı ilk albümünden 7 sene sonra yayımladı. Yeni albümünde 9 şarkı yer alan sanatçı, pandemi döneminde hazırlıklarını tamamladığı ‘Uzaktan’ı 2021’in Temmuz ayında yayımladı. ‘Ne Güzel OIdu’ benim için bu albümün incisi olarak her dinlediğimde bana tarif edemediğim bir pozitif enerji yüklüyor. Fikri ile hem yeni albümünü hem de müzik kariyerini detaylı konuştuğumuz All Access Youtube söyleşimizi de izlemediyseniz bir göz atın derim.

    Kilit Şarkılar: Bitmezse Kış, Ne Güzel Oldu, Karanlıkta, Uzaktan, Kahkahalar

    Perdenin Ardındakiler – Sanrılar

    2021’de merakla beklenen bir diğer albüm de ‘Perdenin Ardındakiler’in albümü ‘Sanrılar’dı. Tam bir pandemi albümü olan ‘Sanrılar’ grubun tek bir türde takılmaksızın özgürce birçok farklı alanda kendilerini gösterdikleri ve ispatladıkları nefis bir albüm olarak karşımızda. 10 şarkının sözleri Doruk Erester’e, 9 şarkının besteleri ve düzenlemeleri Direnç Kaçmaz’a ait. Mark Eliyahu ile birlikte çalıştıkları ‘Uzaklara Savrulalım’ şarkısının müziği Direnç Kaçmaz ve Mark Eliyahu imzası taşıyor.

    Kilit Şarkılar: Uzaklara Savrulalım, Kalbinde Birileri Var, Bu Şehir Bugün Sensiz, Yarınlar Var, Zaman Bir Muamma, Dudaklarıma

    KÖFN – ROCKSTAR

    Önce şunu söylemek istiyorum KÖFN’e bayılıyorum! Geçen yıl yayınladıklar ‘Dans’ EP’si hala sistemimde sıklıkla gezinirken ‘Rockstar’ albümünü bu sene yayımladılar. Günümüz müziğinin sözleriyle ve bestesiyle en güzel örneklerinden birini KÖFN bize getiriyor. Salman Tin ve Bilge Kağan Etil ayrıca KÖFN haricinde solo olarak da nefis şarkılar yayımlıyorlar. Üretkenlikleri durmadan yeni yılda da devam etmesini diliyorum.  Kilit Şarkılar: Olan Olmuş, Kalbimde, ROCKSTAR, Fren

    Geeva Flava – Hadal Zone

    Bu sene yayımlanan ama zamansız kalitede nefis bir albüm var karşımızda: Hadal Zone. Geeva Flava’nın albümü Hadal Zone 10 şarkılık, bir bütün halinde baştan sona dinlediğinizde sizi alıp götüren, deyim yerindeyse bir iç yolculuğa eşlik eden harika bir albüm. Geeva Flava gitarda Arda Semercioğlu, davulda Atakan Türkan, bas gitarda Aybars Gülümser ve klavyede Burak Erensoy'dan oluşuyor. Yaptıklarının müziğin kalitesine her şeyden daha çok değer veren İstanbullu yetenekli müzisyen gençlerden kurulu bu özel grup pandemi dönemini çok iyi değerlendirerek nefis bir albüm hazırlamışlar. 2021’de yayımlanan albümlerden hangisini dinleyeyim diye üç albüm seçecek olsam biri mutlaka ‘Hadal Zone’ olurdu.  Kilit Şarkılar: The Current, Hadal, Guardian II, Lagoon, Kelek

    Da Poet- Kendini Bul

    Da Poet’in 10 sene sonra ilk solo albümü olan ‘Kendini Bul’ bu sene yayımlanan hip hop sahnesinin en önemli albümlerinden biri olarak hafızalarda yer etti. Çok katmanlı bir albüm olan ‘Kendini Bul’da Da Poet’e zengin bir konuk sanatçı listesi de eşlik etmiş. Allame, Barış Demirel, Baneva, Karacalı, İdil Meşe, Levvera, Şam, Kayra, Savai’nin de konuk olduğu ‘Kendini Bul’ 2021’in en zengin rap albümlerinden biri olarak dinleyicisine ulaştı.

    Kilit Şarkılar: Kendini Bul, Dipsomani, Yine, Son Kez Gibi, Tam Olarak Bu, İyi Ki Yoksun

    Armageddon Turk - Anadolu Lo-fi

    Armageddon Turk, Orkun Tunç ve Zag Erlat’ın yarattığı bir müzikal birliktelik. Anadolu Lo-fi’ albümü hayatın her anında dinleyicisine eşlik etmek üzere hazırlanmış. Armageddon Turk ‘Anadolu Lo-fi’ projesini yaparlarken, bizleri bir arada tutan melodilerin bir anlamda miras olduğu inancıyla, bunun gelecek jenerasyonlara bir armağan olmasını isteyerek albüme daha da büyük bir önem vermişler.

    Kilit Şarkılar: Hey On beşli, Havada Bulut Yok, O Yar Gelir, Çökertme, Gamzedeyim Deva Bulmam

    Lara Di Lara & Kamufle – Denge

    5 şarkılık bu albüm sesine hayran olduğum Lara Di Lara’nın Kamufle ile birlikte yayınladığı ortak bir çalışmaydı. Lara Di Lara’nın geçen yıl yayımladığı harika albümü ‘Sudaki Çığlık’tan sonra bu sene de kısa aralıklarla yayımladığı teklilerine ek olarak Kamufle ile ‘Denge’yi yapması bir dinleyicisi olarak beni mest ettiğini belirtmeliyim. Kamufle’nin Lara Di Lara ile bir düet yapma isteği ikiliyi bir EP’ye tamamlanan nefis bir iş birliğine dönüşmüş. Albümün kapanışındaki ‘Yapma Be Arkadaşım’da Kamufle ve Lara Di Lara’ya konuk sanatçı olarak trompetiyle Barış Demirel de katılıyor.

    Kilit Şarkılar: Hissizleşmiş, Gidesim Var, Yapma Be Arkadaşım

    Brek – Mutsuzlar

    Yıl bitmeden bir harika albüme daha eriştik: Brek – Mutsuzlar. 2019’da yayımlanan ‘Ölüpop’un ardından gelen Brek’in yeni albümünde 10 şarkı yer alıyor. Bir dinlemede bile sizi içine alacak nefis bir kurgusu olan ‘Mutsuzlar’ keşke 37 dakikadan çok olsun diyorum her dinlediğimde. Duygulara tercüman bu harika albüm kapak tasarımını Hakan Öktem ve Tolga Atalay yapmış.

    Kilit Şarkılar: gittim gördüm, işte senin için bir şarkı, dayan bana biraz, yorgunum, sarmaşık

    Dolu Kadehi Ters Tut – DKTT

    ‘Islansın’ı dinleyip de Dolu Kadehi Ters Tut’un DKTT albümüne balıklama atlamamak imkânsız. 10 şarkıdan oluşan albümde vokalde Uğurhan Özay, gitarda Mürsel Oğulcan Ava, geri vokalde Billur Battal ve Dilan Balkay var. Hayata dokunan, temelinde ilişkileri konu eden nefis bir albüm DKTT. Eski günlerdeki gibi baştan sona bir albüm dinleme zevkini sonuna kadar hissettiren ‘DKTT’, yıllar içinde dinleyici kitlesini sağlamlaştıran grubun diskografisinde önemli bir yere sahip olacak bir çalışma.

    Kilit Şarkılar: Sevdirmeden Gidemezsin, Islansın, Yangın, Yoksun, Sevdin Diye Mi, Korku

    Yazının devamı...

    2021’in Yabancı Albümleri

    İlk yazı 2021’in yabancı albümleri üzerine olacak, haftaya da yerli çıkışları yazacağım. Ben bu dönemde bulabildiğim kadar her mecrada yıl sonu listelerini takip ediyorum. Bazen gerçekten gözden kaçırdığım bir albüm ya da yeni bir isime denk geliyorum o sebeple çok faydası oluyor. Dilerim bu yazı da sizler için aynı kıymette olur.

    Billie Eilish - Happier Than Ever

    20. yaşını geçtiğimiz günlerde kutlayan Billie Eilish ilk albümüyle kendi koyduğu rekorlarını yeni albümüyle kırmaya devam ediyor. Pandemi sebebiyle yayımlanması bir sene ertelenen ‘Happier Than Ever’ yine ağabeyi Finneas ile birlikte yaptığı nefis bir albüm olarak karşımızda. Genç yaşta ünlü olmak ve bunun stresi üzerine satır aralarında çok net mesajlar verdiği yeni şarkılarında kendi tarzından ödün vermeyen kardeşler Billie Eilish’in ikinci albümünde de dinleyenlerini mest ediyor. Albümün turnesi satışa çıktığı gün birçok ülkedeki biletleri tükenirken Billie yeni albümünde klipleriyle yine kendinden söz ettirecek videolar çekmeyi de ihmal etmiyor. Billie’yi canlı SXSW’da seneler önce izlemiştim ama o akustik hali başkaydı. O yüzden 2022 bana bir Billie Eilish konseri versin diye şimdiden diliyorum.

    Kilit Şarkılar: My Future, Your Power, Male Fantasy, Happier Than Ever, Therefore I Am

    Adele – 30

    Adele seneler sonra yüzleri güldürdü. Önceki albümlerinden çok da farklı olmayan, hatta bu sefer belki de biraz daha sansürsüz bir şekilde kendi hayatını anlattığı şarkılarla dolu bir albüm yayımladı. 30’un yapımcı koltuğunda Greg Kurstin, Max Martin, Shellback, Tobias Jesso Jr, Inflo ve Ludwig Göransson gibi isimleri görüyoruz. Soul, pop, caz türlerinde sevenlerini ziyadesiyle memnun edecek özel bir albüm.

    Kilit Şarkılar: Easy On Me, Oh My God, My Little Love, Can I Get It, Hold On, I Drink Wine

    Turnstile - Glow On 

    ‘Glow On’ bir pandemi güzellemesi. Baltimore’un medarıiftiharı grup nefis bir albüm yapmış. 35 dakikalık bir enerji bombasından bahsediyorum. 15 şarkıyla güne başlayıp kendinize gelmemeniz bence imkânsız. Alien Love Call’da gruba Blood Orange da eşlik etmiş. Bu durum bile bu albüme bir şans vermek için yeterli. Şarkıları dinledikten sonra grubu canlı canlı konserde dinlemek ve izlemek isterim diyeceğinize eminim.

    Kilit Şarkılar: Blackout, Mystery, Holiday, Underwater Boi, Don’t Play

    Lana Del Rey – Chemtrails Over the Country Club

    Bu sene iki albüm yayımlayan Lana Del Rey pandeminin çalışkanlarından. Söz konusu albümleri için 7/24 çalıştığını bir söyleşisinde belirten sanatçı 2019’da yayımladığı olay yaratan ‘Norman Fucking Rockwell’ albümünden sonra beklentileri karşılamışa benziyor. ‘Chemtrails Over The Country Club’ı bu sene Mart ayında, ‘Blue Banisters’ı ise Ekim ayında yayımlayan sanatçı söz yazarlığı konusunda kariyerinin zirvesinde yorumlarını gururla karşılıyor. Bana göre önceki albümleriyle büyük yakınlıkta işler olsa da Lana Del Rey’in artık kalıplaşan ve dinledikçe dinleten bir yanı var. Yeni albümleri de bu bakımdan değerlendirildiğinde bu seneye damgasını vuruyor.

    Kilit Şarkılar: Chemtrails Over The Country Club, Let Me Love You Like a Woman, White Dress, Tulsa Jesus Freak, Wild At Heart, For Free

    Lil Nas X – Montero

    ‘Old Town Road’ gibi dillere pelesenk olan dev bir şarkıyla adını altın harflerle yazdırmış Lil Nas X nihayet beklenen albümünü bu sene dinleyicisiyle paylaştı. İlk albümünden neler yapabileceğini herkese gösteren Lil Nas X;  Elton John, Miley Cyrus, Doja Cat, Jack Harlow ve Megan Thee Stallion gibi dev isimlerle yaptığı şarkılarda bir araya gelmiş. Tek şarkılık başarıdan çok daha fazlasını vadettiğini ilk albümüyle tüm müzik piyasasına ispatlayan sanatçı çektiği video klipleriyle de tüm sene kendisinden söz ettirdi.

    Kilit Şarkılar: Montero (Call Me By your Name), Industry Baby, Scoop, One Of Me, Sun Goes Down

    Sam Fender – Seventeen Going Under 

    Önceki senelerde SXSW’a gittikçe Lattitude 30’daki performanslarda yeni isimleri izlemek en büyük heyecanımdı. Sam Fender’i ilk orada dinlemiştim ve büyülenmiştim. Sesinin ve enerjisinin yüksekliği ilk notalardan sizi kendisine hapsediyor. İlk albümü ‘Hypersonic Missiles’ sonrası nasıl bir dönüş yapacak diye merakla bekliyordum. Pandemiye rağmen Sam Fender nefis bir ikinci albümle yüzleri güldürdü. ‘Seventeen Going Under’ Sam Fender’in gençliğine ayna tutan, dolu dolu rock temalı nefis bir albüm olmuş.

    Kilit Şarkılar: Seventeen Going Under, Aye, Get You Down, Spit Of You, Pretending That You’re Dead, Getting Started, Angel In Lothian

    Olivia Rodrigo – Sour

    Bu sene Olivia Rodrigo hayatımıza güneş gibi doğdu. Amerikan basını kendisi hakkında ‘Britney Spears’tan bu yana gelmiş geçmiş en büyük çıkış’ gibi manşetlerle övgülere doyamıyor. Sanatçının ‘Drivers Licence’ şarkısı yayımlandığı gün dijital platformlarda dinleme rekorlarını altüst etmesiyle seneye imzasını attı. ‘Sour’daki şarkıların sene boyunca özellikle sosyal medya paylaşım mecralarında sıklıkla kullanılması Olivia’yı hayatımıza net ve kesin bir giriş yaptığının kanıtı. Dilerim kariyeri benzetildiği gibi Britney Spears ile eş olmaz ve daha uzun soluklu bir yolda ilerler. Albümün genel havasına bakınca bence genç bir Avril Lavigne daha doğuyor diyebiliriz.

    Kilit Şarkılar: Drivers Licence, Traitor, Deja vu, Good 4 u, brutal, happier

    Arlo Parks – Collapsed in Sunbeams

    Bu sene canlı izlemek için sabırsızlandığım bir isimdi Arlo Parks. Maalesef pandemi ve İngiltere’den uçuşların yapılamadığı bir döneme denk gelmesi İstanbul konserinin iptal olmasına sebep olmuştu. Arlo Parks nefis albümü ‘Collapsed İn Sunbeams’i 2021’in ilk ayında yayımlamıştı. Albümü özel kılan Arlo Parks’ın her insanın hayatında yer alan günlük sıkıntıları savunmasız ve filtresiz bir şekilde aktarabilmesi olduğunu düşünüyorum. Duygusallığın folk ve caz türleriyle harika sentezini bu albümde yakalayabilirsiniz. 

    Kilit Şarkılar: Eugene, Too Good, Hope, Caroline, Black Dog, Green Eyes

    Willow- Lately I Feel Everything

    Willow Smith’in 4. stüdyo albümü bu sene en çok dinlediğim albümlerden biri oldu. Temelinde pop punk, emo etkileri baskın olan yeni şarkıları bir yana, kendisinin de hayranlık beslediği Travis Baker, Avril Lavigne’in da iki şarkıda kendisine katılımıyla ‘Lately I Feel Everything’ etkisini daha üst bir seviyeye taşımış. 11 sene önce yayımladığı ilk şarkısı ‘Whip My Hair’dan bu yana geçirdiği değişim ama değişmeyen kendi istediği müziği yapma aşkı Willow’u son albümünde muhteşem bir kombinasyonla dinleyicisiyle buluşturuyor.

    Kilit Şarkılar: transparentsoul, lipstick, Gaslight, G R O W, Come Home, naive, Gaslight

    Hayley Williams – Flowers For Vases / Descansos

    Son iki senedir Hayley Williams resmen çiçek açtı. Paramore’un yeni albümü gelir mi diye gözümüz yollardayken Hayley Williams hem geçen sene, hem de bu sene solo albümleriyle dinleyicisini sevindirdi. Paramore’dan bilindiği üzere şarkı sözlerinde duygusal dünyasını daha doğrusu kendisine aynayı çeviren Hayley iki senedir aynayı da kaldırıp direkt kendisini yazmış. Akustik gitarlar ve piyano altyapılı yeni şarkıları Paramore albümü henüz ufukta belirsizken bir süre daha bize ziyadesiyle yetecektir.

    Kilit Şarkılar: First Thing To Go, My Limb, Over Those Hills, Trigger, Inordinary, Wait On, Good Grief

    Maneskin - Teatro D’ira vol.1

    2015 senesinde sokak müzisyenliğiyle müziğe adım atan İtalyan rock grubu Maneskin bu senenin bir diğer kazananıydı. Eurovision’da rock’n roll’un yeniden doğuşu olarak adlandırılan birinciliği tüm dünyada ses getirdi. Bu sene yayımladıkları alev alev yanan albümleri ‘Teatro D’ira Vol 1’in açılışını yapan ve kendilerine Eurovision birinciliği getiren ‘Zitti E Buoni’ 8 şarkılık albümün devamında sizi neler beklediğinin teminatı diyebiliriz. Yaptıkları müziği özgürlükleriyle denk gören grup sadece bir Eurovision başarısı olmayacağını eminim bundan sonraki yayımlayacakları albümlerle de bizlere gösterecekler.

    Kilit Şarkıları: Zitti E Buoni, Coraline, I Wanna Be Your Slave, For Your Love, Vent’anni

    Finneas – Optimist

    Billie Eilish’in biricik ağabeyi Finneas’ın ikinci albümü bu sene yayımlanan çalışmalardan biriydi. Hem kardeşinin muhteşem şarkılarını birlikte yap, hem de sonra dön kendine böylesine detaylı ve zengin bir albüm daha hazırla. Billie, ağabeyi Finneas için ‘hayatımdaki en değerli insan’ diye boşuna demiyor.  Müzikal zekâsı, şarkılara dokunuşu hem çok orijinal, hem de detaylarda size yepyeni kapılar açan cinsten. Özellikle Billie Eilish’in şarkılarını dinledikten sonra üzerine Finneas’ın şarkılarını dinlediğinizde düzenlemelerin geçirdiği değişimi çok net fark ediyorsunuz. ‘Optimist’ bütün bu güzellemelere ek olarak zaten adıyla o kadar olumlu ve güzel bir yerden geliyor ki, bu albümü sevmemek neredeyse imkânsız. Finneas ilk albümü ‘Bloody Harmony’den sonra çıtayı ‘Optimist’ ile daha da yükseltmiş.

    Kilit Şarkılar: A Concert Six Months From Now, The 90s, Love is Pain, Happy Now?, What They’ll Say About Us

    Kings of Convenience - Peace or Love

    Hiçbir zaman vazgeçemeyeceklerimden biri de Kings Of Convenience’ın şarkıları diyebilirim. Hayatımın fonunda her zaman yer almasını istediğim, içimi umutla ve neşeyle dolduran gruplardan kendileri. 12 sene sonra grup yeni albümleri ‘Peace of Love’ı bu sene yayımladılar. Erlend Oye ve Eirik Glambek Boe’nin 5 sene üzerinde çalıştığı, her şarkıyı damıtarak tamamladıkları ‘Peace or Love’ albümü sizin de anlayacağınız üzere kesinlikle aceleye gelmemiş bir çalışma. Grubun sadelik teması bu albümde de tüm şarkılarda kendisini hissettiriyor. Zaten onları özel ve farklı kılan da bu sadeliği şarkılarına bu kadar güzel yansıtmalarında gizli. Grubun 4. albümü dinleyicisine mutluluğu net bir şekilde vadediyor.

    Kilit Şarkılar: Rocky Trail, Fever, Catholic County, Love Is a Lonely Thing, Angel, Comb My Hair 

    CHVRCHES-Screen Violence

    İskoçyalı üçlünün dördüncü albümleri muhteşem bir geri dönüş albümüydü. Senelerin eskitemediği ‘The Mother We Share’ şarkılarından sonra Chvrches belki de ‘Screen Violence’ ile en özel albümlerini bize sunuyor. Müzikal olarak 80’ler gotik pop ve dans müziğini esin kaynağı olarak alan grup bu türleri kendilerine has bir şekilde yoğurarak yeni şarkılarını oluşturmuşlar. Cure’un efsane vokali Robert Smith’in de albümde ‘How Not To Drown’ şarkısında düet yapması ‘Screen Violence’ı başlı başına unutulmaz bir albüm kategorisine yerleştiriyor.

    Kilit Şarkılar: He Said She Said, How Not To Drown, Good Girls, California, Asking For a Friend

    London Grammar - Californian Soil

    Indie pop üçlüsü London Grammar’ın yeni albümü ‘Californian Soil’ grubun 4 senelik bir aradan sonra yayımladıkları ilk çalışma. Hannah Reid, Dominic Major ve Dan Rothman’dan oluşan grup bir önceki albümleri ‘Truth Is a Beautiful Thing’ de ciddi bir yol ayrımına geldikten sonra Reid’in liderliğiyle yepyeni bir yönde ilerlediler. Reid’in öncülüğüyle şarkı sözlerinde ve grubun ana duruşundaki değişiklik bu albümde de kendisini hissettiriyor. Duyguları her zamankinden daha da ön plana anlan grup yeni albümde ilişkiler, ayrılıklar, Amerika rüyasının ölümü, romantikliğin dürüstlüğü üzerine kimi zaman dans ettiriyor, kimi zaman da uzun uzun düşündürüyor.

    Kilit Şarkılar: Californian Soil, Lose your Head, How Does It Feel, Baby It’s You, Missing, Call Your Friends

    Agnes - Magic Still Exists

    İsveçli Agnes’in beşinci stüdyo albümü ‘Magic Still Exists’ bence bu senenin gerçek kazançlarındandı. Günümüzde pop adına net ve temiz bir örnek vermek gerekirse Agnes’in yeni albümünü tereddütsüz söylerdim. 24 saat disko arayanlara adeta ilaç olacak, pozitif ve mutluluk deposu ‘Magic Still Exists’ adı gibi büyülü bir güzellik.

    Kilit Şarkılar: Fingers Crossed, 24 Hours, Love And Appreciation, Here Comes The Night, XX, Freedom

    Yazının devamı...

    Günlerden Woodkid!

    Yoann Lemonie nam-ı diğer Woodkid’e ilk olarak son 1.5 senenin durum değerlendirmesini sordum. O bu dönemi nasıl geçirdi, neler değişti hayatında, bir de ondan bu deneyimi duymak istedim. Pandeminin başlarında genel olarak süreci biraz garip bulduğunu söyledi. O sırada tam yeni albümünü yayımlamak üzere olduğunu ve pandemi sebebiyle planları durdurmaya karar verdiklerini belirtti. İlk kapanma döneminde takımıyla bir arada çalışmak yerine evinde tek başına her şeyle ilgilenmesinin kendisine de farklı bir konsantrasyon sağladığını itiraf etti. Konu turnesinin iptal ve ertelemelerine gelince işlerin çok zorlayıcı olduğundan bahsetti. Aşının yaygınlaşmasından sonra konserler kontrollü bir şekilde başlayınca, turneye çıkmanın ekip olarak onlara çok iyi geldiğinin altını çizdi. Her ne kadar konserlere devam etseler de şartların her zamanki rutinlerine kıyasla iş yapma şekillerini çok zorladığını da sözlerine ekledi. Tüm dünya için zorlayıcı bir dönem olduğunu, bu dönemi hiç yaşamamış olmayı tercih ettiğini sözlerine ekleyen Woodkid, konserlerde dinleyicisinin mutluluğunu görmesinin kendisine çok iyi geldiğini ve İstanbul’a gelmelerinin kendisi için de büyük bir heyecan olduğunu aktardı. 

    Pandeminin Etkisi Nasıl Oldu?

    Bu açıdan bakınca pandeminin Woodkid’e neler kattığını öğrenmek istedim. Yeni albümünün bu dönemde yayımlanmasıyla birlikte bambaşka bir yol ile yeni albümü ‘S16’yı tanıtabildiğini söyledi. Bir anlamda albümünü adeta bir ders niteliğinde dinleyicisiyle paylaştığını, bu durumun da aslında ‘S16’yı bir başka açıdan görmesine yardımcı olduğunu belirtti. Müziğin her zaman farklı bir şekilde okunup anlaşılmasının hayalini kurduğunu, özellikle de pandemi döneminde yeni albümünün çıkmasıyla kendisi de daha önce hiç yaşamadığı bir deneyim yaşadığını, bu durumun da kendisi için unutulmaz olduğunu söyledi.

    Woodkid demek elbette ‘The Golden Age’ albümü demek. Bir araya gelip de bu efsane albüm hakkında konuşmasak eksik kalırdım. Bu muhteşem kayıttan 8 sene sonra yepyeni bir albüm yapmanın kaygıları hakkında düşüncelerini sorduğumda, Woodkid her şeyden önce unutulmaktan korktuğunu söyledi. Öte yandan da unutulmak için ilk albümünün kendisine zaman verdiğini ve hatta bu albümün hak ettiği boyutta sevilmeye ve benimsenmeye ulaşmasını istediğini, yeni bir albüm yapacak zamanı da kendisine tanımak istediğinin altını çizdi. Bu kadar uzun zaman ara vermenin kendisine hem fikirleri açısından tazelenmeye imkân verdiğini, hem de ilk albümde seçtiği yoldan daha farklı bir yol deneme cesareti bulabildiğini söyledi. 

    Yeni albümü S16’nin Bilinmeyen Yönleri

    S16’ya geldiğimizde hazırlık dönemi ve albümün temellerinin nasıl atıldığını öğrenmek istedim. Woodkid 2016 senesinin Ocak ayında Paris’teki stüdyosunda Son Lux ile çalışmaya başladığını, albümün temasını ve beat temellerini o zaman oturttuklarını söyledi. En baştan beri endüstriyel bir albüm yapmak istediğini, fikirlerinin temelinde bir nevi bilimkurgu temasının hâkim olduğunu aktaran sanatçı, bundan sonraki aşamada birkaç sene boyunca Los Angeles, New York, İzlanda’da çalışarak kayıtlar için Japonya’ya gittiğini söyledi. Bu kadar çok ülke ve şehirde bulunarak albümü tamamladığı için S16’nın harika bir seyahat albümü olduğunu, içinde hareket ve enerji içerdiğini belirtti.

    Sanatçı yeni albümünün kulağa hoş gelmesini ve endüstriyel görünmesini ancak bir şekilde de çok çağdaş yansımasını istediğini aktardı. Bu sebeple petrokimyasallar hakkında bahsettiğini, görünmeyeni anlatarak endüstriyel dünyanın yarattığı cömertlik ve hayranlıktan yana detaylar vermek istediğini, diğer yandan bu alandaki düşmanca güçlerden hiç bahsetmek istemediğinin de altını çizdi.

    Böylesine karmaşık ama içine girince detaylarıyla sizi kendisine hapseden S16 albümünde kendisinin favorilerini sormadan bu söyleşiyi bitiremezdim. Woodkid bu soruma ‘Shift’ şarkısını seçerek cevap vermek istediğini belirtti. Söz konusu şarkıda 2015’teki Paris saldırılarından bahsettiğini, değişen dünyadan, bir saniyede çöken ve bambaşka bir şeye dönüşen bir evreni anlattığı için bu şarkının kendisi için çok önemli olduğunu söyledi. Pandeminin de buna benzer bir durum yarattığını vurgulayan sanatçı, şarkının kendisi için oldukça zorlayıcı olduğunu belirtti. Diğer yandan, çok yüksek perdeli, armoni kurgusu olarak kendisini çok mutlu hissettiği bir şarkı olduğu için bunu seçtiğini ek olarak aktarmak istedi. 

    Çocukluğundan günümüze Woodkid

    Woodkid müzisyen kimliği öncesinde bir illüstratör ve film yönetmeni olarak birçok başarıya imza atmış bir isim. Bu kadar çok şapkayı bir arada taşımanın nasıl bir duygu olduğunu ve çocukken kendisiyle ilgili nasıl bir gelecek hayal ettiğini sordum. Woodkid spesifik olarak aslında bunların herhangi birisi olmak istemediğini ancak çocukken ileride mutlaka sanat ile içli dışlı bir hayatının olacağını tahmin ettiğini aktardı. 

    Zamanla sanatçı olmanın ne kadar özel bir durum olduğunu, kimilerinin olabildiğini kimilerinin de istese de olamadığını anladığını belirtti. Kendisinin sanat harici hiçbir alanda bundan daha iyi olamadığını anladığını ve bu alanda kendisini mutlu hissettiğini bildiği için hayatına böyle devam etmeye karar verdiğini sözlerine ekledi. Sanat alanında birçok farklı aracı keşfetmeye çalıştığını çünkü bunun onu bir sanatçı olarak daha keskin ve eksiksiz olmasına fayda sağladığını belirten Woodkid, bu yolda attığı her adımın ona her zaman yardımcı olduğunu, bu yüzden de sanatın farklı dallarında aynı anda yer almaya çalıştığını söyledi. 

    İstanbul Konserinde Bizleri Neler Bekliyor? 

    Woodkid ile sohbet gerçekten de hem zihin açıcı hem de dinledikçe daha çok konuşmamı tetikleyen dolu dolu bir söyleşiydi. Söyleşinin sonunu 17 Aralık’ta İstanbul’da Zorlu PSM’deki konseriyle ilgili güzel bir yerde noktalamak istedim. Bu konser için inanılmaz heyecanlı olduğunun altını her sefer çizen sanatçı, konserin müzikal olduğu kadar görsel bir şölen olacağını belirtti. Konsere gelenlerin çok özel bir geceye tanık olacağını söyleyen Woodkid, konserlerinde birçok duygunun yer aldığını, izleyenlerin kimi zaman ağlayıp, kimi zaman dans ettiğini gördüğünü aktardı. İnsanların konserlerinde yaşadığı bu zengin duygu yelpazesinin onu çok mutlu ettiğini, günümüz dünyasının bizleri birçok anlamda uyuşturduğunu ama duyguların bizlerin hareketsizliğine son veren yegâne anahtar olduğunu söyledi. Bana sorarsanız sadece bu sorunun cevabı bile Woodkid’in bizleri bu konserde ne kadar farklı ve özel bir dünyanın içinde gezdireceğinin kanıtı.

    Yazının devamı...

    Sakin Tribute Konserleri Başladı!

    Pandemi başlamadan önce kendime bir Youtube kanalı açıp söyleşileri bu kanalda da yapmaya karar vermiştim. İlk söyleşim kimle olsa diye düşündüğümde aklıma ilk gelen isim Onur Özdemir olmuştu. İlk söyleşi, benim heyecanım, Onur’un bir de gitarıyla çıkıp gelmesi işleri bambaşka bir noktaya taşımıştı. All Access Youtube kanalımın ilk söyleşisinde Onur bıkmadan usanmadan Sakin konusunu anlattı ama bu sefer bir farkla açıklamalarını güncellemişti. Söyleşimizde yakın zamanda bir tribute band kurarak vereceği konserlerle bunca zamandır Sakin dinlemek isteyenleri mutlu edeceğini söylemişti. Bu söyleşi kanaldaki en çok izlenen söyleşi olarak hala birçok yorum alıyor, izleyenler Sakin özlemlerini video altında tartışıyor. Bu çekimi yaptık, 2020 senesinin Şubat ayında video yayımlandı ve hemen ardından pandemi başladı. O günden beri ben de herkes gibi hayatın normale dönmesini ve Sakin Tribute konserlerinin başlamasını bekliyordum.

    Bundan kısa bir süre önce beklenen oldu, Onur Özdemir Sakin Tribute konserlerinin başlayacağını duyurdu. İlk konser 7 Aralık’ta Beşiktaş’taki İstanbul IF Performance Hall’daydı. Dün o tarihi gecede ben de bu konseri kaçırmamak için izlemeye gittim. IF Beşiktaş’ın önündeki yokuş tepeye kadar mekâna girmek için sıraya girenlerle doluydu. Tek tek Hes kodu kontrolü sonrası mekâna giren herkes gerçekten de büyük bir heyecanla konserin başlamasını bekliyordu. Birçok kişi gibi benim için de bu konser bir anlamda mezunlar günü buluşması gibi duygu dolu geceydi. Bu konserle birlikte 13 sene önceye, Sakin’in o efsane albümü ‘Hayat’ın çıktığı günlere gittim. O dönemde de Sakin ne zaman nerede konser verse önceden biletlerini alır konser gününü beklerdik merakla. Bu bakımdan değişen bir şey olmadığını önceki gece IF Beşiktaş’ı dolduran izleyicilerle birlikte bir kere daha yaşamış oldum.

    Biletleri tükenen ilk Sakin tribute konserinde Onur ve grubu sahneye çıktığı an kalabalık deyim yerindeyse çıldırdı. İlk şarkıda nefis bir intro ile ‘Kor Bir Ay’ söyleyen Onur hepimizi mest etti. Konserin genel akışını gidecek olanlar da yaşasın diye çok anlatmak istemiyorum, bu sürprizi ve mutluluğu konserde yaşamanın değerini çok iyi biliyorum. Ama şunu diyebilirim 2.5 saate yakın sahnede kalan Onur Özdemir ve grubu Sakin’in nerdeyse tüm şarkılarını seslendirdiler. Hatta Onur bazı şarkıları iki kere söyleyerek izleyicilerin ricalarını hiç kırmadı. Kendi adıma bu konserde hiç beklemediğim bir şekilde ‘Küçük Prens’i bile canlı canlı izlediğim için mutluluğum tarifsiz.

    Konserlerin devamının geleceği kesin bilgi, şimdilik netleşmiş tarihleri vermek bu muhteşem performansı bekleyenler için faydalı olur diye düşünüyorum. Sakin Tribute band 14 Aralık’ta Ankara’da, 21 Aralık’ta ise Eskişehir’de sevenlerinin anıları tazelemeye geliyor. Tavsiyem son ana kadar beklemeyin programınızı şimdiden yapıp tükenmeden önce biletlerinizi alın derim.

    Egemen Akkol ile Kısa Kısa

    Egemen Akkol ile geçtiğimiz hafta kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. Son yayımladığı şarkısı ‘Ölmek İstedim’in enerjisi, yenilikçi tarzını ve detaylarını konuşmak için bir araya geldik. Geriye dönüp baktığında müzik kariyerindeki ilk adımlarının ne zaman başladığını sorduğumda Egemen aslında çocukluğundan beri şarkı söylediğini belirtti.  Sahne deneyimini ilk olarak okul korolarında tecrübe ettiğini belirten genç sanatçı daha sonra lisedeyken rock gruplarında şarkı söylediğini ve festivallere, yarışmalara katıldığını aktardı.

    Üniversitedeyken de müzikle bağını hiç kopartmayan Egemen Akkol aktif bir şekilde hem yarışmalara katılmış hem de performanslarını çeşitli grup ve korolarda sürdürmüş. Edis ile 4 senedir çalıştığını belirten Egemen Akkol bu deneyimin kattığı tecrübeye ek olarak Türkiye’nin en büyük sahnelerinde verdiği performansların kariyerine büyük katkı sağladığının altını çizdi. Bu sene yayımladığı ilk teklisi ‘Kıyamet’in üzerine konuştuğumuzda Üniversite yıllarından beri şarkılar ürettiğini söyleyen Egemen, özellikle Üniversite’den sonra hayatının merkezine müziği koyduğundan beri bu anlamda daha üretken olduğunu belirtti.  Şarkı üretmesinin kendi hayatındaki inişli çıkışlı duygu durumlarından ortaya çıktığını belirtirken tüm janrlardan beslemeye gayret ettiğini aktardı. Kendisini en iyi rock müziğiyle ifade ettiğini belirten Egemen Akkol bu tarzda da yeni bir şeyler üretmeye gayret gösterdiğini belirtti.

    İkinci teklisi ‘Boş Bir Gemi’den sonra yakın zaman önce yayımladığı ‘Ölmek İstedim’ üzerine konuştuğumuzda şarkının temellerinin pandemi dönemine dayandığını belirtti. Bu dönemde yaşadığı bir olay sonrasında, kendi içine kapandığı ve sonrasında da şarkının ortaya çıktığını aktardı. Bu tekliyi yazarken kendisini iyileştirdiğini belirten Egemen, benzer şekilde yayımlayacağı şarkılarla yoluna devam edeceğini de eklemeden geçmedi. En çok kendini bulduğunu hissettiğini yerin sahne ve performans zamanları olduğunu söyleyen genç sanatçı müzik üretirken bu işin dinamiklerindeki stüdyo ve prodüksiyon aşamalarından ziyade kendisini en çok konserlerin motive ettiğini, bu sebeple de gözünün ve aklının her daim yapacağı performanslarda olduğunun altını çizdi.

    Sıla – Rüyanda Görsen İnanma

    Geçen haftanın en büyük olaylarından biri Sıla’nın yeni teklisiydi. Sony Müzik etiketiyle yayımlanan ‘Rüyanda Görsen İnanma’ şarkısı sözü ve bestesi Kaan Tangöze’ye düzenlemesi ise İlker Kaleli’ye ait. Şarkının bir diğer önemli özelliği ise Sıla kariyerinde ilk defa sözü ve bestesi başka bir sanatçıya ait bir eser ile dinleyicisinin karşısına çıkmasıydı.

    Duman’ın 2005 senesinde yayımlanan ‘Seni Kendime Sakladım’ albümünde yer alan ‘Rüyanda Görsen İnanma’ şarkısının Sıla yorumu gerçekten de beni çok etkiledi. Kendine has yorumuyla şarkıya yepyeni bir kimlik kazandıran Sıla en son bu senenin başında Yalın ile birlikte seslendirdikleri ‘Ver O Zaman Gömleklerimi’yi yayımlanmıştı.

    Yazının devamı...

    Arctic Monkeys ve Placebo heyecanı!

    Söz konusu konserin duyurusundan kısa bir süre sonra geçtiğimiz hafta biletler satışa çıktı ve bitti. Göz açıp kapayıncaya kadar iki günlük konserin tüm biletleri satıldı. Biletlerini erken alanlar şanslılar, daha sonra alırım diyerek erken davranmayanlar bu seferlik Arctic Monkeys’i canlı izleme şansını kaçırdı.

    Arctic Monkeys’i en son 2013 senesinde son Rock’n Coke’ta izlemiştim. The Prodigy, La Roux, Everything Everything, Ellie Goulding ve Editors’un da sahne aldığı unutamadığım o son efsane festivalde Arctic Monkeys’in sahneye çıktığı anı ve kalabalığın çıldırdığı sahneyi hala hatırlıyorum. İngiliz grubun yeniden İstanbul’da sahne alacak olması gerçekten son zamanlarda duyduğum en iyi haber.

    Güzel haberler Arctic Monkeys ile bitmiyor.  PSM Loves Summer kapsamında 18 Temmuz 2022’de Zorlu PSM’de Placebo da sahne alacak. Arctic Monkeys gibi biletler ışık hızıyla biter mi bilmiyorum ama grubun çok uzun zamandır hem turnede olmaması hem de yeni yıla yepyeni bir albümle girecek olmaları bence bu konseri çok daha iştahlı bir hale getiriyor.  

    25 Mart’ta yayımlanacak olan grubun 8. albümü olan ‘Never Let Me Go’ hakkında çıkan her haber şimdilik en önemli gündemim. Yayımladıkları yeni teklileri ‘Beautiful James’ ve ‘Surrounded by Spies’ ile sevenlerini ısındıran grubu seneler sonra yeniden canlı izleyecek olmak beni şimdiden heyecanlandırıyor.

    Yeni Çıkış

    Ufuk Beydemir – Ellerin Uzansa

    Geçtiğimiz hafta Ufuk Beydemir’in yeni şarkısı yayımlandı. ‘Ellerin Uzansa’ insanların kalabalıktan gün geçtikçe soyutlaşma halini anlatıyor. Şarkı her ne kadar bu duyguyu aktarsa da, dinledikçe bir umut aşıladığını da belirtmeliyim.  ‘Ellerin Uzansa’ ilk notadan retro hissini veriyor.

    Kadıköy Jeremy Stüdyolarında kaydedilen ‘Ellerin Uzansa’nın söz ve bestesi Ufuk Beydemir’e, düzenlemesi Cihan Reşit Köse ve Ali Can Vatanperver’e ait. Şarkının prodüktörlüğünü Albülkadir Çığsar ve Ufuk Beydemir ortaklaşa üstlenmişler.

    Erkan Güleryüz – Of

    ‘Sezen Sokakta’ Belgesi’nin yıldızı Erkan Güleryüz geçtiğimiz hafta nefis bir şarkı yayımladı. Sezen Aksu’nun sözü ve bestesinde imzası olan ‘Of’ Erkan Güleryüz’ün 2022’de yayımlamayı planladığı ‘Minimal’ albümünde yer alan şarkılardan bir yenisi olarak karşımızda. Düzenlemesinde Erkan Güleryüz, Soner Kıvanç, Ömer Göktepeliler ve Can Güneş’in imzası yer alırken, yaylı tambur Ömer Göktepeliler, klasik gitar ise Can Güneş tarafından kaydedilmiş.

    Sanatçının 2022’de yayımlanacak olan ‘Minimal’ albümünden ilk olarak ‘Gün Ola Harman Ola’ daha sonra ‘Sorma’ ve ‘İki Simit’ yayımlanmıştı. Söz konusu projenin dinleyicisiyle buluşan son halkası ‘Of’un eski dönem filmleri andıran performans video klibinin yönetmenliğini ise Erkan Güleryüz kendisi üstlenmiş.

    In Hoodies – Planetarium / Set Sail Sinking

    In Hoodies de geçen hafta yeni teklisini yayımlayan isimlerdendi. ‘Planetarium / Set Sail Sinking’ teklisiyle ile yine bambaşka bir bakış yakalamış In Hoodies. Şarkı dinleyicisini biraz karanlık günlere ışınlıyor. Yeni tekli geleceğe dair belirsizlikler, iklim koşullarının zorlaşması ve özgür düşüncenin kısıtlanması gibi temalar odağa taşıyor. In Hoodies’in etkileyici vokali, şarkının hikayesine uygun altyapısı dinledikçe insanı etkisi altına alıyor.

    İki versiyonla yayımlanan şarkıda In Hoodies’e synthesizer ve drum machine’de Zeynep Oktar, çelloda Yasemin Özler eşlik etmiş. HOOD Base’de kayıtları tamamlanan ‘Planetarium / Set Sail Sinking’in prodüktörlüğünü Zeynep Oktar ve In Hoodies üstlenmiş, miks ve mastering’i ise yine Zeynep Oktar tamamlamış. Şarkının nefis kapak çalışmasında ise Bülent Gültek imzası var.

    In Hoodies yaptığı çalışmalarını hem işitsel hem de görsel disiplinlerin ortaklaşa kucaklaştığı bir noktada dinleyicisiyle buluşturuyor. Bu bakışla ‘Planetarium / Set Sail Sinking’i illüstratör Bülent Gültek’in solo sergisi ‘Planetaryum’ ile paralel olarak yazmış.

    Yazının devamı...

    Adele’in Muhteşem Dönüşü

    Adele 2019’un başları hatta 2018’in sonlarında yazmaya başladığı ‘30’ albümü için Greg Kurstin, Max Martin, Shellback, Tobias Jesso Jr, Inflo ve Ludwig Göransson gibi isimlerin yapımcılığıyla tamamlamış. Sözlerine her şeyden daha çok önem veren Adele, önceki albümlerinde olduğu gibi ‘30’da da yine kendisini dinleyicisine filtresiz bir şekilde açıyor. Söz konusu yeni albümde Adele yine onu bildiğimiz tonlarda ve türlerde geziniyor.

    Sanatçı evliliğini sonlandırdıktan sonra ‘30’u yaptığı için albümdeki şarkılarında hayatının bu dönemi daha çok paylaşmış. Hatta bu açıdan bakınca bence çok da cesaret dolu bir iş yapmış. Özel hayatını belki direkt olarak söyleşilerde konuşmaktan çok hoşlanmasa da yeni albümünde bu konulara dair merakı olanlar birçok detayı şarkılarda bulabiliyorlar. Hayatta her şeyin insanlar için olduğunu vurgulayan sanatçı, yeni şarkılarında hem kendi hayatına hem de aslında kendisi gibi benzer zor dönemlerden geçen birçok kişinin duygularına tercüman oluyor.

    ‘30’ sayesinde daha sabırlı olmayı öğrendiğini söyleyen sanatçı, albümün üretim sürecinin kendisine bir nevi terapi etkisi yarattığını, zor dönemlerini bu sayede atlattığını söylüyor. Müzik yapmanın kendisi için hobi olduğunu, bunun zaman içinde onun mesleği olmasını hala bazen yadırgadığını söyleyen sanatçı yeni şarkıları sayesinde daha sakin bir insana dönüştüğünü belirtiyor. Önceki albümleri de oldukça kişisel olsa da en çok bu albüm ‘Adele’i anlatıyor diyen sanatçı, ‘30’un umut dolu bir albüm olduğunun da altını çiziyor.

    Sanatçının 4. Stüdyo albümü ‘30’ aslında 1 senedir hazır bir şekilde bekliyormuş. Covid ve kısıtlamalar yeni albümün yayımlanmasını 1 sene ötelemiş. Şarkıları 1 senedir kendi kendine dinlediğini belirten sanatçı, bu sayede hem şarkı sıralamasını en istediği hale getirdiğini belirtiyor, hem de şarkılardaki istediği değişiklikleri yapmak için oldukça çok vaktinin olduğunu aktarıyor.

    ‘30’ albümüne başladığı zamanki haliyle bitirdiğindeki durumunu değerlendirdiğinde, şarkıların kendisini insanlarla daha kolay iletişim kurabilir bir hale getirdiğini söylüyor. Soul, pop, caz yelpazesinde dinleyicisine özlediği ve sevdiğini hakkıyla teslim eden ‘30’u Adele baştan sona dinlenmesini öneriyor. Albümün akışının bir hikâye örgüsüyle hazırlandığını vurgulayan İngiliz sanatçı şarkıların albümdeki sıralamayla dinlendiğinde etkisinin daha büyük olacağının altını çiziyor. Uyandığımız her günün bir müziği olduğunu düşünen Adele, ‘30’ ile dinleyicisine eskimeyecek nefis şarkılar ve anılar armağan ediyor.

    Yıldızlar: Easy On Me, Cry Your Heart Out, Can I Get It, I Drink Wine, Love Is a Game

    Oscar’ımı Verdim Gitti: My Little Love, Oh My God, To Be Loved

    Hedonutopia’dan Yeni Albüm: Nergist

    Hedonutopia her sene bir albüm mottosuna pandemiye rağmen ara vermeden devam ediyor, bu sebeple herkes gibi benim de gönlümü fethediyorlar. Grup 6. stüdyo albümleri ‘Nergist’i önceki hafta yayımladılar. Ekiple bir önceki albümleri ‘Beyaz Durak’ yayımlandığında All Access Youtube kanalımda nefis bir söyleşi yapmıştık. Daha o zamandan yeni bir albümleri yayımlamış olmalarına rağmen bir sonraki albümün hazırlıklarına dair çalışmalardan bahsetmişlerdi. Hedonutopia bu anlamda dinleyicisini gerçekten mutlu etmeyi bilen bir grup.

    ‘Nergist’e gelirsek, Hedonutopia’yı dinleyip hayallere giden, kendi akışına fon müziğini bulan tüm sevenleri ziyadesiyle mutlu olacakları bir albüm var karşımızda. Albümden ilk tekli ‘Bi Sen Değil’ Ekim ayında yayımlanmıştı. Kayıtları Buta Assos Zeytinyağı Fabrikası’nda yapılan ‘Nergist’te tıpkı diğer Hedonutopia albümlerinde olduğu gibi 7 şarkı yer alıyor. Albümde yer alan 7 şarkının söz ve besteleri Hedonutopia imzası taşırken, mix ve mastering Cansın Duğan tarafından yapılmış.

    ‘Nergist’in nefis kapak görseli ressam Enis Malik Duran tarafından çizilmiş. Albümün çıkışını müjdeleyen ‘Siyah Makbul’ şarkısının video klibinin yönetmenliğini Sevinj Yusifova ve Kutay Akyürek. Kırılganlığı sessiz ve sıkılgan bir ruh haliyle ‘Nergist’e yeni şarkılarla aktaran Hedonutopia yine nakış gibi işlediği nefis bir albüm hazırlamış.

    Yıldızlar: Bi Sen Değil, Siyah Makbul, Gitti Giden, Nergist

    Oscar’ımı Verdim Gitti: Baltayı Vurdum Taşa

    Yazının devamı...

    En çalışkan öğrenci Taylor Swift

    Kaseti biraz başa sardığımızda Taylor Swift 2019’da yayımladığı, ilk her şeyiyle kendi albümü olan ‘Lover’dan sonra eski albümlerini tekrardan düzenleyerek yayımlayacağını söylemişti. Eski yapımcısıyla yaşadıkları kriz sonrasında kendi eserleri üzerindeki hakkının oransal ve hakkediş olarak dengesizliğine savaş açan sanatçı geçmişte yayımladığı 6 albümünü yeniden yayımlayacağını açıklamıştı. Taylor hanım sözünde durdu eski albümlerini bir bir yapıyor. Eski albümlerin yeni kayıtlarının gün yüzüne çıkmasından önce ‘Folklore’ ve ‘Evermore’ adlı iki nefis, indie havalarına bulanmış albümünü yayımladı. Hızını alamadı ardından da 6 albümlük dev hazinesinden önce ‘Fearless’ı ardından da geçtiğimiz hafta ‘Red’ albümünü yayımladı. İşte tam da bu yüzden sınıfın en çalışkanı Taylor Swift.

    Elbette bu işler bir başına olmuyor, sizin de tahmin ettiğiniz gibi Taylor Swift’in dev bir ekibi var. Ama bu ekibi idare eden kişinin kendisi olduğunu düşünürsek, çalışkanlığına şapka çıkartmak lazım. Geçtiğimiz hafta yayımladığı ‘Red’ albümü sanatçının zamanında yayımlandığında satış rekorları kıran albümü olarak tarihte yerini almışken, aynı albümün yeniden kayıtları yapılmış Taylor’ın versiyonu haliyle yayımlandığı ilk gün dijital platformlarda ilk günde en çok dinlenen albüm rekorunu kazandı. Buradan bakınca Taylor Swift’in hayranları da en az kendisi kadar azimli ve sanatçılarını desteklemek açısından istikrarlı. Söz konusu ‘Red (Taylor’s Version) albümü sadece albümdeki şarkıların yeniden kaydedilmiş versiyonlarını içermiyor, ayrıca bu albüm kayıtları zamanı Taylor Swift’in yazdığı ama yayımlamadığı şarkıları da içeriyor. 30 şarkılık bu dev albüm sanatçının belki de eski albümleri arasında üzerinde en titiz çalıştığı iş olabilir. Albümün ilk halinde yer alan ‘All Too Well’ şarkısının orijinal 10 dakikalık versiyonu bu albümün en büyük hadisesi oldu. Şarkının 10 dakikalık ilk versiyonunun ‘Red (Taylor’s Version) albümünde yer alması bir yana, bir diğer olay da bu şarkının kısa film şeklinde çekilen klibi oldu. Klibin yönetmenliğini Taylor Swift üstlenirken oyuncular Sadiw Sink ve Dylon O’Brien’ın performansı gerçekten de klibi kısa bir film havasına sokuyor. Söz konusu şarkı sanatçının geçmişteki Jake Gyllenhaal ile yaşadığı ayrılığını konu ettiği magazin dünyasının en çok konuşulan konusu olduğu için bu kısa film video klip haliyle daha da büyük önem arz ediyor.

    Red’in yeni versiyonundan sonra bence Taylor Swift biraz dinlenir diye varsayıyorum. Çünkü bu albümün tanıtım dönemi muhtemelen biraz daha uzun sürecektir. Gelmesini dört gözle beklediğimiz ‘Speak Now’ ve esas Taylor Swift’in country türünden pop müziğine adım attığı ‘1989’ ve ardından gelen Reputation’ın yeni versiyonlarını düşündükçe beni dev bir heyecan alıyor.

    Soft Analog’a Dikkat!

    2019 senesinde hayatımıza adım atan ve yayımladığı teklilerle dijital platformlarda hatırı sayılır bir dinleyici kitlesi edinen Soft Analog ile geçtiğimiz hafta kısa bir söyleşi yaptık. Yola 5 kişi başlayan grup şimdilerde Ömer Çelik ve İdil Tavşanlı ile devam ediyor. Müzik yapan birçok isim gibi onlar da okul hayatlarının nerdeyse her evresinde müzikle hep ilgililermiş. Hatta o zamanlarda da şarkılar yazıp üretimlerine devam ediyorlarmış. Resmi olarak Soft Analog olmaları grubun üniversite eğitim dönemlerine denk geliyor.

    Ömer Soft Analog’un prodüksiyon dümenini yönetiyor, İdil de şarkıların iskeletini kurup, sözler üzerine üretimi yönlendiriyor. Düzenlemeyi her ikisinin de birlikte yaptığı şarkılar tek bir türe odaklı değil aslında grubun ortak sevdiği karakter üzerine kurulu. Ankara’nın rock ve underground müzik kültüründen Soft Analog etkilense de yaptıkları müziği her seferinde geliştirerek ilerlemek esas hedefleri. Grubun adının nerden geldiğini sorduğumda İdil, eski tarz her şeyden genel olarak hoşlandıkları için grubun adında ‘Analog’ kelimesinin geçmesini ilk baştan beri istediklerini söyledi. ‘Soft’ ise müziklerinin biraz da olsa tarzına dokunan bir his içerdiği için ‘analog’ kelimesiyle bir araya gelmesiyle oluşan ahenkten de mutlu oldukları için sonunda ‘Soft Analog’ olarak adlarına karar vermişler. 2019 senesinden bu yana grup sık aralıklarla yayımladıkları teklilerine ek olarak bu sene ‘Arasında Dünyanın’ Ep’sini çıkarttı. Söz konusu EP grubun hep yapmak istediği bir çalışma olarak kendi tarihçelerinde büyük önem taşıyor. 5 şarkılık EP’nin klipleri aslında bir bütün olarak izlendiğinde gerçekten de dikkat çekici bir hikâyeyi bize ulaştırıyor.

    Soft Analog pandeminin de getirdiği zor dönemlerden sonra yeni yeni başladığı konserlerden ötürü bundan sonraki süreçte üretimlerine devam edeceğini, ancak bir albüm prodüksiyonunun biraz daha ileride olabileceğini belirtti.  Yakın zaman önce yayımladıkları ‘Misket’ teklisi Soft Analog’un benim için en orijinal işlerinden birisi. İdil ve Ömer yaptıkları ‘Misket’ cover’ı konusunda hem çok iyi hissediyorlara, hem de aldıkları pozitif yorumlardan ötürü dinleyicilerinin kendilerini bu tarz yenilikler anlamında yüreklendirdiğinin altını çizdiler.

    Yeni Çıkış

    Birkan Nasuhoğlu – Yollar Bitmez

    Geçtiğimiz hafta Birkan Nasuhoğlu ‘Yollar Bitmez’ adlı yeni teklisini yayımladı. Sözü ve bestesi kendisine ait olan prodüktörlüğünü Can Güngör’ün üstlendiği şarkı daha ilk saniyesinden dinleyenin içinde yer ediyor. Geçtiğimiz sene vefatıyla müzik sektörünü yasa boğan Ergin Nasuhoğlu’na ithaf edilen şarkı sanatçının 2022 yılında yayımlayacağı albümünden çıkarttığı ilk çalışma. ‘Yollar Bitmez’de sanatçı insanın kendi çaresizliği ile girdiği savaştan mağlup ayrılması gerçeğiyle yüzleştiğini söylemiş.  

    Mavi – Umduğum Gibi

    Geçtiğimiz hafta Mavi’nin yeni şarkısı ‘Umduğum Gibi’ yayımlandı. Şarkının söz ve müziği Mavi’ye düzenlemesi ise TNK grubundan Caner Karamukoğlu imzasıyla bizlere ulaşıyor. Yeni şarkıyı Mavi amatör ruhunu kaybetmemiş bir yetkinliğin ilk meyvesi olarak tanımlamış. Şarkının alt yapısı indie-pop, R&B temalarını ustaca harmanlamış, gerçekten de yenilikçi bir bakışla hazırlanmış. Şarkının dinlerken verdiği hisler klibiyle birlikte izlendiğinde özel bir bütünlük sağlıyor. ‘Umduğum Gibi’nin görsel dünyasını yaptığı her işine hayran olduğum fotoğrafçı Begüm Koçum ve Çağla Çağlar birlikte tasarlamış. Şarkının rüya sembolizmi ile süslenen video klibi teklinin hissettirmek istediği duyguyu tam hedeften yakalamış.

    Güneş Özgeç – Düş

    Güneş Özgeç’in yeni teklisi ‘Düş’ geçtiğimiz hafta yayımlandı. Sözü ve müziği Güneş Özgeç’e ait şarkının vokalleri, enstrümanları ve düzenlemesinde yine kendi imzası yer alırken, mikslerini Alp Turaç, mastering’i ise Erdem Helvacıoğlu yapmış.

    Şarkının ortaya çıkış süreciyle ilgili olarak kişinin karmaşık düşler ve düşüncelerden kurtulmasının yine kendisine bağlı olduğunu, bu tarz zorluklardan kurtulmak için kişinin yardım dilerken aslında kendi kendisiyle konuştuğunun çelişkisini fark ettiğini, bu tezatlıkla eğlenip bunu kutlama halinden doğduğunu belirtmiş.

    Şarkının o kadar nefis bir videosu var ki, bunu anlatmadan geçmek imkânsız. Daha önceden Kalben’in ‘Robot Kozmonot’ klibinde harikalar yaratan Ahmet Rüstem Ekici ve Hakan Sorar yine birlikte müthiş bir 3D animasyon video klip çekmişler. ‘Düş’ü önce kulaklıkları takıp dinleyin, ardından da nefis video klibini izleyip o özel dünyaya dalış yapın derim.

    Yazının devamı...