Hayvan hakları yasasında yeni dönem ve yeni kararlar

1dk okuma

Hayvanları Koruma Kanunu, geçtiğimiz yıl değiştiğinde hayvana şiddetin adı suç oldu ama pek işe yaramadı. İsteklerimiz yerine getirilmiş gibi görünüyordu ama aslında hayatımızda hiçbir şey değişmedi...

Haberin Devamı

Sesimizi duyurmak için yine size yazıyoruz Güzin Abla... “Hayvanları Koruma Kanunu” 2004 yılından beri hayatımızda. Kanunun iyiye yakın diyebileceğimiz tek bir maddesi var, o da her zaman vurguladığımız 6. madde. Yani “kedilerin ve köpeklerin yaşam alanı sokaklardır, belediyeler onları sadece, onların iyiliği için kısırlaştırma, tedavi amacıyla alıp, geçici hayvan bakımevine götürebilir ve işlemler tamamlandıktan sonra aldığı yere geri bırakmak zorundadır” diyen madde.
2010 yılından 2021 yılına kadar bu kanunun değiştirilmesini tartıştık. Kanun koyucu bu 6. maddeyi kaldırmak istediysek de eksik olarak gördüğümüz hususlarını tamamlamak içindi. Özellikle kabahat niteliğinde kabul edilen hayvana şiddet fiillerinin suç olarak nitelendirilmesini, hayvana şiddet uygulayan faillerin cezaevine girmesini ve hiçbir hayvanın tehlikeli, yasaklı şeklinde ayrıştırılmamasını istedik.
Nihayetinde kanunda yapılan değişiklikler 2021 Temmuz ayında yürürlüğe girdi. Hayvana şiddetin adı suç oldu ama pek işe yaramadı, faillerin cezaevine girmesinin mümkün olmadığı cezalar belirlendi. Kanunda sanki isteklerimiz yerine getirilmiş gibi görünüyordu ama aslında hayatımızda hiçbir şey değişmedi. Hayvan katliamları, bunları yapan cani ruhlu kişiler, adliyeden ellerini kollarını sallayarak sırıtarak çıkan, aramızda yaşamayı sürdüren failler aynen devam...
“Tehlikeli”, “yasaklı” tanımları da aynen korundu, üstüne bir de Tarım ve Orman Bakanlığı’na istediği köpeği tehlikeli ilan etme yetkisi verildi. Bu da yetmedi, 6 ay içinde tehlikeli olduğu belirlenen köpekleri kısırlaştırıp kaydettirmezsen, elinden alır barınağa kapatırım, uyarısı insanların önüne kondu. Bu işin sonunda, kanun hiç değişmese daha iyiydi noktasına kadar geldik. Neyse ki 6. madde de aynen korundu. Eskiden olduğu gibi kanunun tek iyi maddesi 6. madde noktasındayız.
Son dönem gelişmeleri ise 6. maddeye de pek bel bağlamamamız gerektiğini hatırlattı. Kanunun uygulayıcısı belediyelerin, Bakanlığın bir genelgesiyle kanunu uygulamaktan kolayca vazgeçebildiklerini gördük. Bu sakıncalı diye belirlenen köpekleri yok etme fırsatı ellerine geçti. Belediyeler, şu an Türkiye’nin her yerinde sakıncalı olsun olmasın, köpekleri toplayıp bilinmeze gönderiyor. 2021 Temmuz ayında mecliste yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki değişiklikler köpekleri korumamız anlamında işimize yaramıyor. Biz tabii ki kanunun elimize verdiği kısıtlı imkânlarla suç duyurusunda bulunuyoruz. Sonuç alamasak bile onları evrak yoğunluğunda bunaltıyoruz. Ki anlasınlar ne kadar çok ihlal, ne kadar çok dava konusu var. Türkiye barolarındaki tüm avukatlara çağrımızı yineleyip, hayvan hakları için hukuk örgütlenmesi hareketini biraz hızlandırmak gerekiyor.
Ki çoğu baro artık bunu canla başla yapmaya hazır. Hukuk çözümlerinden, adaletten vazgeçmeden, hak savaşlarımızı kararlılık ve cesaretle sürdüreceğiz. Ve tabii “dayanışmayla”...
İçinde bulunduğumuz nokta köpeklerimizin son düzlüğü, yeşil yolu. Ya şimdi sonuna kadar köpeklerimiz için direniriz ya da ömrümüzün sonuna kadar köpeklerimizin arkasından ağlarız.
Avukat Barış Karlı -Hayvanlara Adalet Derneği Bşk.Yrd. (HAD)


YANIT

Haberin Devamı

Son günlerde ne yazık ki, insanlar hayvanlarından vazgeçme noktasına geldi. Sokaklarda pitbull ya da benzeri köpeklerin evlerden atılması sonucu olaylar çıktığı haberleri yayılmaya başladı bile.
Bunun sonu elbette ki iyi görünmüyor. Çünkü bu köpeklerin, evde, sahipli yaşamaya alışık olmaları nedeniyle, sokağa uyum sağlamaları mümkün değil. Ve bu arada aç kaldıkça çevreye, hatta diğer mazlum hayvanlara da saldırmaları mümkün. Kimse bunu düşünmüyor. Çok üzgün ve çaresiz hissediyorum kendimi.