Evlenince de böyle mi olacağız?

1dk okuma

Nişanlım sorularıma yanıt vermiyor ve beni umursamıyor. Yazın düğünümüz var ama kendisiyle konuşamıyorum bile. Aynı evin içinde de mi böyle yabancı gibi olacağız?

Haberin Devamı

6 aydır nişanlıyım. Nişan
öncesi 4 ay görüştük. Biraz aceleciymişiz gibi görünüyoruz ama yıllar öncesinden de tanışıyorduk. Sadece ciddi düşünmemiştik.
Her ilişki gibi bizimki de ilk başlarda çok güzeldi.
Fakat kendisi sorumsuz biri ve son zamanlarda da çok ilgisiz oldu.
Rahat, umursamaz ve çalışmıyor.
Yazın düğünümüz olacak ama aklımda o kadar soru var ki... Üstelik kendisiyle konuşamıyorum.
İşini soruyorum, hemen kızıyor.
Cevap bile vermiyor.
Gün içinde “Neler yaptın, nasıl geçti?” diyorum, sadece “Aynı” diyor.
Buluşunca da hiç konuşacak konumuz yok.
Bütün arkadaşlarını benden saklıyor. Sosyal medyaya girmediğini söylüyor, oysa açıkken onu görebiliyorum. Gündüz uyuyor, gece ben uyuduğum zaman o uyanıyor.
İlişkimiz giderek saçma sapan bir hâl aldı.
Geçenlerde onunla bu konuyu konuştum, “Dikkat edeceğim” dedi ama değişen bir şey olmadı.
Bana sürekli “Kıskançsın” diyor.
Kıskanç değilim, sadece hakkındaki her şeyi sakladığı için merak edip soruyorum.
Aklımda hep “Aynı evin içinde de mi böyle olacak?” sorusu var.
Gerçekten kendimi mutsuz hissediyorum.
Ben yazmasam, aramasam hiçbir şey yapmayacak gibi.
Evlilik konusunda çıkmaza girdim.
Sanki bu evlilik için ben uğraşıyor gibiyim. Ne yapmalıyım sizce?
◊ Rumuz: Evliliğim çıkmazda

YANIT

Haberin Devamı

Sevgili kızım, anlayamadığım bir şey var. Sanki bu evliliğe zorundaymış gibisin. Sanki istemediğin halde evleniyormuş gibisin.
Kızım, evlilik bu. Flörte benzemez. Nişanlılığa bile benzemez. Evlilik çok ciddi bir kurumdur.
Bir aile kurmak üzeresiniz. Hayatlarınızı birleştireceksiniz.
Ekmeğinizi, aşınızı, yuvanızı, yatağınızı paylaşacaksınız.
İkiniz bir bütün olacaksınız, hatta bir de evladınız olacak. Ki bence en önemlisi de bu. Bir cana hayat vereceksiniz, onun tüm sorumluluğu size ait olacak.
Şimdi diyorsun ki; “Benimle hiçbir şeyini paylaşmıyor. Henüz doğru düzgün bir işi bile yok. Sorduğumda bana ters cevaplar veriyor.”
Daha şimdiden sana ufak ufak yalanlar söylüyormuş.
Anlaşılan o ki, hiçbir şeyi paylaşamıyorsunuz.
Ve bir de seni kıskançlıkla suçluyor. Senden uzak durmaya çalışıyor gibi...
Ve sen hâlâ bu gençle evlenmeyi düşünebiliyorsun.
Evlilik öncesinde insanlar en mutlu, en huzurlu, en sevgi dolu, en ilgili anlarını yaşar. Sizde böyle bir durum yok anlaşılan.
Her şey bir yana, onun düzgün bir işi yoksa, nasıl yürüyecek bu evlilik? Sen mi çalışıyorsun, yoksa maddi durumun mu iyi?
Belli ki bu genç adam sana güveniyor.
Ama sen mektubunun başında onun sorumsuz biri olduğunu yazmışsın.
Güzel kızım, hayatını bu evlilikle mahvetmek zorunda mısın? Seni buna zorlayan ailen mi yoksa?
Her ne ise açık açık söylemeliyim; hiçbir şey senin böyle mutsuz olmana değmez.
Sen sevilmeyi, şefkatle sarılıp sarmalanmayı hak eden bir kızsın.
Kendini küçültecek hiçbir şey yapma. Unutma, sen değerlisin. Kimsenin seni ezmesine fırsat verme...