Eşim kendine zarar veriyor

1dk okuma

Eşimle evlendiğimiz günden itibaren hep kavga ediyoruz. Tartıştığımız zaman bana “sus artık, konuşup durma” diye bağırıyor. Ardından kendine zarar veriyor, kafasını duvarlara vuruyor.

Haberin Devamı

Merhaba Güzin Abla, ben 9 aylık evli bir genç kadınım.
Eşimle evlendiğimiz günden itibaren hep kavga ediyoruz. Aslında eşim beni çok seviyor, biliyorum ama bana sevgisini göstermiyor, sürekli de yalan söylüyor.
Ben de çok kızıyorum, bu yüzden tartışıyoruz.
Tartıştığımız zaman bana “sus artık, konuşup durma” diye bağırıyor.
Ardından kendine zarar veriyor, kafasını duvarlara vuruyor.
Siniri geçince özür dileyip “bir daha yapmayacağım” diye sözler veriyor.
Ama aradan uzun bir süre geçmeden yine aynısını yapıyor...
Son olarak işyerindeki genç bir kıza evdeki tartışmalarımızı anlatmış. O kız gelip bana “eşinizle hep kavga ediyormuşsunuz, yapmayın yazık” dedi.
Ben de eşime çok kızdım, başka bir erkeğe anlatsan hadi neyse ama neden yabancı bir kadına anlatıyorsun, diye.
O da kızıp bana bağırmaya başladı. “Bu kadar kıskançlık olmaz” diye...
O sırada yine kendini kaybetti.
Kendine vurmaya başladı.
Sonra üstüme çıkıp boğazımı sıktı, “Sus, konuşma. Sen çok konuşuyorsun, hiç susmuyorsun, ben özür dileyince sen de ‘tamam’ de, sus artık” diye bağırmaya başladı...
Ben de susamıyorum işte. Sonunda “boşayacağım seni artık dayanamıyorum” dedi ve boşanma davası açtı.
Anlaşmalı boşanmaya karar verdik. 14 Nisan’da boşanma davamız var.
Ne yapmam lazım, hata bende mi, susmam mı gerekiyor, bilemedim.
◊ Rumuz: Haksız mıyım

YANIT

Haberin Devamı

Sevgili kızım, belli ki eşin oldukça sinirli bir genç adam ya da sen sürekli dır dır ederek adamı asabi biri haline getirmişsin...
Çünkü bazı kadınların hiç durmadan konuşması, sürekli karşılarındaki erkeği suçlaması, yerli yersiz kavga çıkarması gerçekten o yuvada huzur bırakmaz.
Eşinin sevgisini göstermediğinden şikayet ediyorsun. Ama bir yandan da eşinin gerçekte seni sevdiğinden emin olduğunu söylüyorsun.
Kavgalarınız sırasında anlaşılan o kadar çok üzerine gidiyorsun ki, eşin sonunda kafasını duvarlara vurmaya başlıyor.
Demek ki gerçekten adamı çıldırtıyorsun...
Seni ‘sus artık’ diye uyardığında, kendin söylüyorsun işte, susmuyormuşsun... Sen devam etmesen, bütün bunlar olmayacak aslında. İşte o da zıvanadan çıkıyor...
Burada önemli olan, sana vurmamak için, kendine zarar vermesi.
Ama bu şiddetin dozu giderek artıyor anlaşılan.
Çünkü senin de boğazını sıkmaya başlamış. Bu genç adamın eskiden de psikolojik sorunları var mıydı? Ama şu bir gerçek ki, eşin gerçekten sorunlu biri haline gelmiş ve psikolojik destek almak durumunda. Bu durumda iki şık var, güzel kızım. İkiniz de bir aile terapistine başvurup, birlikte evliliğinizi kurtarma yoluna girebilirsiniz.
Ya da gerçekten bu evliliğin yürümeyeceğini görerek, boşanır, kendi yolunuza gidersiniz.
Gerçekten birbirinizi seviyor olabilirsiniz ama bu gidişle birbirinize zarar vereceğiniz ortada. Böyle bir evlilik ancak her ikiniz de radikal bir değişim geçirdiğiniz takdirde devam edebilir. Bu da büyük fedakarlık gerektirir.
Belki farkında değilsin, sevgili kızım ama Allah korusun bu genç adam o öfkeyle boğazına sarıldığında, senin canını yakabilir, ölümüne bile neden olabilir.