Sahildeki o rezalet için bakanlıktan belediyeye... Yıkım talimatı

4 Ocak günü Çevre Bakanlığı’ndan Antalya Aksu Belediyesi’ne bir yazı gidiyor.

Haberin Devamı

Yazının son paragrafı şöyle: “Bu çerçevede Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’nce Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na 22/09/2021 tarih ve 1783368 sayılı yazı ile suç duyurusunda bulunulmuş, bununla birlikte Komisyon kararı Aksu Belediye Başkanlığı’na 04/01/2022 tarih ve 2617304 sayılı yazıları iletilerek izinsiz uygulamaların Aksu Belediyesi’nce kaldırılması talep edilmiştir.”

İşte böyle çevreci dostlar...

Sahildeki o rezalet için bakanlıktan belediyeye... Yıkım talimatı

O harika sahilde...

O muhteşem kıyıda...

O rezaleti görünce isyan etmiştik...

Caretta carettaların üreme sahilindeki o feci görüntü...

Derme çatma barakalar... Ve çöpler...

Nihayet kaldırılıyor...

Oysa zaten her şey belliydi.

Haberin Devamı

Geçen yıl mart ayında Resmi Gazete’de bir duyuru yayınlanmıştı:

“Antalya Aksu ilçesinde; batıda Aksu Nehri, doğuda Beşgöz Deresi arasındaki 1.2 kilometrelik Kumköy sahili, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ‘deniz kaplumbağaları üreme alanı’ ilan edilmiştir.”

Dünyada eşi olmayan bir sahildir bu...

Çünkü üreme alanıdır.

Bu gezegende sırf insan zevkleri yüzünden nesli tükenen canlıları düşünürsek...

Cumhurbaşkanlığı’nın aldığı bu karar çok değerliydi.

Ama buna rağmen oraya o iğrenç barakalar yapıldı. Çöpler atıldı...

Peki sonra...

Bir de kapısındaki şu tabelaya bakar mısınız:

“Çardak yapmak yasaktır...”

Sahildeki o rezalet için bakanlıktan belediyeye... Yıkım talimatı

Bu derme çatma çardaklar da işte tam bu tabeladan sonra başlıyor.

Ve bir başka uyarı:

“Çöp dökmek yasaktır...”

Ve çöpler de bu tabeladan sonra başlıyor...

Şaka mı desek. Hakaret mi desek.

Cehalet mi desek...

Ne dersek diyelim...

Yıkım kararını alkışlıyoruz.

Şimdi bir şey daha öneriyorum:

Lütfen, o çardakları yapıp çöpleri atanlara, yine orada yüz yüze bir eğitim verilsin.

Doğaya ve insana saygı eğitimi...

HAYATIN KIYISINDAKİ SEVGİLİ ÖĞRETMENİM

Sınıf biraz rahatlayınca Simge öğretmenin de yüzü gülüyordu...

Haberin Devamı

Çünkü öğrencileri çoğu zaman ya kusuyor ya acıdan uyuyor ya da zorla birkaç satır okuyabiliyordu...

Böyle başladı Simge öğretmen o sınıfa...

Sahildeki o rezalet için bakanlıktan belediyeye... Yıkım talimatı

Nasıl bir sınıf mı?

Hamidiye Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Onkoloji Bölümü sınıfı...

Lösemi tedavisi gören çocuklar, günlerce, aylarca o hastanede kalmak zorundalar.

Peki nasıl eğitim alacaklar...

İşte onun için hastane yönetimiyle Milli Eğitim bir anlaşma yapmış. Bir hastane okulu açılmış.

Bir de öğretmen tayin edilmiş...

Şimdi kollarında serumlarla, kimi zaman kusarak, kimi zaman ağır ilaçlarla yorgun...

Ama öğretmenleriyle birlikte başlamışlar derslere ve resim yapmaya...

Ve işte bu sergi, hayata tutunmanın sergisidir...

O yüzden çok değerlidir.

Haberin Devamı

Çocuklarımıza sarılmanın sergisidir...

Ve arkadaşlar, ben bu haberi okuduğumda ister istemez sordum:

“Kim yaptı bu mucizeyi?”

Nasıl olduysa kahramanlar bir araya gelmiş...

Müsaadenizle hepsinin tek tek isimlerini sayacağım...

- Başhekim Prof. Dr. Özgür Yiğit...

- Sarıyer Kaymakamı Mehmet Özer...

- Çocuk Hematoloji Onkoloji Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Zeynep Yıldız Yıldırmak...

- Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı... Ve Sarıyer İlçe Müdürü Hüseyin Özcanlar...

Veeeee...

Sevgili öğretmenimiz Simge Tüzün...

Son söz onun:

“Ben resim öğretmeni değilim. Sınıf öğretmeni olarak buradayım. Ama çocuklarımıza bu resimleri yaptırabilmek için özel olarak videolar izledim ve öğrendim, daha sonra onlara da öğrettim. Çocukların tabii ki tedavi süreçlerinden dolayı bulantıları, ağrıları oluyordu. Ama bu resimleri yaparken hepsini unuttular ve çok keyif aldılar. Biz aslında onlar için hayatla bir bağ oluşturuyoruz.”

Sevgili öğretmenim...

Haberin Devamı

İnsanlığın en güzel bağını kuruyorsunuz...

Hayat...

Yazarın Tüm Yazıları