• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

    Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

    Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

    *

    Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

    “Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

    Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

    Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

    Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

    Evet Upper Cihangir’in dizi mahallesinin bugünkü en önemli tartışmasının başlığı şöyle:

    “Botoks mimikleri öldürür mü?”

    Tabii ben de mahalleye daldım.

    İşte Bodrum’un “Seviyeli magazin muhabiri” Ertuğrul Özkök’ün “botoks”, “neşter”, “kolajen” raporu.

    KOÇYİĞİT
    1) PHOTOSHOP’LA BOTOKSU BİRBİRİNE KARIŞTIRMAYIN

    GERİYE doğru gittiğimde şunu gördüm.

    Botoks ve mimik tartışmasını Türkiye’de 2007 yılında Hülya Koçyiğit başlatmış.

    Antalya Film Festivali’nden sonra verdiği bir mülakatta şunu söylüyor:

    “Yüzleriyle oynayan, estetik yaptıran oyunculara şaşırıyorum. Çünkü estetik operasyonlar oyunculuğu çok etkiliyor. Mimiklerinizi kullanmanızı etkiliyor. Botoks da yaptırmaya gerek yok, estetik lifting ya da burnumu çektirmeye de. Ben şekil insanı değil duygu, fikir insanıyım. Bir oyuncu olarak beni görüyorsunuz, şu anda yüzümde o kadar çok çizgi var ki... Ne varsa, yaşamışlık, yaşanmışlıkları yüzümde görebilirsiniz. Bunlar olmalı, olmazsa yadırgarım.”

    Peki ya o hiç çizgisiz fotoğraflar?

    “Bazen Hülya Hanım botoks yaptırmış çok değişmiş diyenler oluyor. Bunlar beni görmüyor herhalde diyorum. Belki de photoshop’lu bir resmimi gördüler ondan böyle diyorlar.”

    2) DÜNYANIN EN GÜZEL KADINI: OYUNCU KAŞ ÇATABİLMELİDİR

    ESTETİK, botoks, mimik tartışmasına 2011 yılında Fransız sinema oyuncusu Catherine Deneuve de girmiş.

    O da estetik furyasının iyi oyunculuğun önünü tıkadığı görüşünde. Asla estetik ameliyat yaptırmamış olan Deneuve, bu tartışmaya tek cümleyle ve gayet net bir ifadeyle noktayı koyuyor:

    “Bu konuda tek bir şey söyleyeceğim. Bir oyuncu kaşlarını çatabilmelidir!”


    İLK SAVAŞÇI
    3) BOTOKSA KARŞI MÜCADELEYİ TİTANİC’TE BAŞLATAN OYUNCU

    BOTOKS savaşı, Upper Cihangir’den yıllarca önce Londra’nın Cihangir’inde başladı. Başlatan da Titanic filminin kadın oyuncusu Kate Winslet oldu.

    Winslet estetik ve botoks konusunda şunları söyledi:

    “Estetik ameliyat, oyuncuları birer hayali kahramana dönüştürüyor. Oysa ki oyunculuk tamamen gerçekle, gerçek insanlarla ve dürüst olabilmekle ilgilidir. Estetik ameliyat yaptırmam! Ahlaki anlayışıma karşı. Doğal güzellik yanlısı biriyim. Oyuncunun estetik nedeniyle yüzünü istediği gibi kullanamaması kabul edilemez bir şey.” 

    4) ESTETİKÇİ GÖZÜYLE: FATMA’NIN ALNI PAVAROTTİ KADAR RAHAT

    DÜN bu konuyu Türkiye’nin en ünlü estetik cerrahlarından Serdar Eren’le konuştum ve çok ilginç ve farklı bir cevap aldım: Şu cümleyle başladı:

    “Diziyi büyük keyifle seyrettim. Çok güzel bir film ve Biricik mükemmel oynuyor.”

    Peki estetikçi gözüyle ne diyor: “Yüzünü çok büyük rahatlıkla kullanabiliyor. Alnına dikkat edin, Pavarotti’nin alnı gibi her ifadeye giriyor. Gözkapakları yumru. Kaşların kalkışı ve hareketi doğal. Dolayısıyla gözkapakları ve kaşları ile de oynayabiliyor. Mükemmel bir oyunculuğu var.”

    Yüzünde estetik var mı?

    “Fazla bir müdahale
    olduğunu sanmıyorum. Bence de gerek yok. Bu yüzle çok güzel yaşlanabilir. Yüzünde dikkat ettiğim bir başka şey daha var. İki gözü farklı. O nedenle iki gözüyle birlikte de oynayabiliyor. Aslında insanların yüzde 90’nda iki göz farklıdır. Ama artık algımız bozuldu. Bizlere hep bir simetri duygusu veriliyor. O nedenle bu simetrisizlik de değişiyor. Yani yüzümüzün yaratılışındaki doğallığı bozuyoruz. Çünkü güzellik bir algı ve bizim algılamamız bozuldu.”

    5) BOTOKS KAS FELCİDİR, AYAK FELCİNDE NE OLURSA YÜZDE DE O OLUR DEMEKTİR

    OSMAN Müftüoğlu’na da sordum.

    “Hocam botoks mimikleri öldürür mü?”

    Cevabı şu: “Kesin öldürür. Unutmayalım botoks bir tür zehirdir. Boiusmus zehri. Ayarlı dozda kullanılınca tehlikesi yok ama doz aşılınca ölümcüldür. Botoksun etkisi de şu: Kas felci yapıyor. Yani girdiği yerdeki kasları çalışmaz hale getiriyor. Şimdi sizin ayağınız felç olsa ne oluyor? Ayağınızı oynatamıyorsunuz. Aynı şey yüzünüzde oluyor.”

    MAHALLE OMERTASI

    6) UPPER CİHANGİR’DE BİR AKTÖRÜN YÜZÜ SABİT KALDI

    BU arada küçük bir istihbarat.

    Upper Cihangir sakini bir tanıdığım semtte yaşayan bir erkek aktörün estetik ve botoks nedeniyle yüzünün sabit kaldığını ve mimiklerin tamamen öldüğünü söyledi.

    Ancak bütün ısrarıma rağmen adını vermedi.

    Kim olduğu konusunu Upper Cihangir sakini Tuğrul Eryılmaz’ın araştırmacı gazeteciliğine bırakıyorum.

    Belki önümüzdeki cuma köşesinden öğrenebiliriz.

    Veya orada da “Omerta kanunu” varsa hiç öğrenemeyiz.

    23 MART’TA 54’ÜNCÜ TOPLANTIYA ÖYLE İLGİNÇ BİR RAPOR SUNULDU Kİ

    GEÇEN pazar günü YouTube’a bir video kondu.

    Bu, yurtdışında bulunan Sedat Peker’in yüklediği bir konuşmaydı.

    İlk gün 400 bine yakın izlendi. O konuşma “âlemde” büyük bir kapışmanın başlayacağı şeklinde yorumlandı.

    Ertesi gün bir ilginç başka gelişme daha yaşandı.

    İstanbul’da Sarallar adlı suç örgütüne karşı operasyon başlatıldığı haberleri geldi.

    Bu iki haberden sonra gözler tekrar, geçen mart ayında Antalya’da yapılan bir toplantıya döndü.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 23 Mart günü Antalya’da yapılan toplantının adını kendi Twitter hesabından şöyle duyurdu:

    “Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Stratejik Araştırmalar Kurulu (SAK) Toplantısı...”

    *

    Toplantının özel bir gündemi vardı.

    Ülkedeki organize suç...

    İşte bu toplantıda Polis Teşkilatı bünyesindeki Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi (KOM Dairesi) brifing verdi.

    Dinleyicilerin en ön sırasında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu oturuyordu.

    KOM, bakana yaptığı çok özel bir çalışmanın sonunda hazırlanan raporu sunuyordu.

    *

    Daha önce hem Nedim Şener’in hem Tolga

    Şardan’ın gündeme getirdiği raporda çok ilginç bir istihbarat bilgisi vardı.

    Türkiye’de hangi “babanın” kaç adamı var.

    İstihbarat tek tek belirlemiş.

    *

    Pazartesi günü Sarallar’a karşı başlatılan operasyon KOM’un o gün bu fotoğrafta gördüğünüz toplantıya sunduğu rapordaki bu rakamları yine gündeme getirdi.

    ÂLEMDE HANGİ ‘BABA’NIN KAÇ ADAMI VAR: İLK ALTI VE SONRASI

    BAKANA sunulan KOM raporuna göre ilk 6 şöyle:

    Alâaddin Çakıcı: 428

    Sedat Şahin: 257

    Sedat Peker: 253

    Burhanettin Saral: 247

    Ahmet Turgut (Kürt Ahmet): 239

    Serkan Kurtuluş: 207

    *

    Ülke genelinde 30 ayrı mafya grubuyla ilgili rakamlara yer verilen listedeki öteki isimler ve adamlarının sayısı şöyle:

    Galip Öztürk’ün 158, Ahmet Tekin Baykal’ın 124, Ümit Saral’ın 102, Fırat Delibaş’ın 102, Mehmet Sena Söylemez’in 98, Ayvaz Korkmaz’ın 93, Menderes Kutlu’nun 93, Nuri Ergin’in 85, Cemal Sincar’ın 82, Mehmet Hadi Özcan’ın 68, Şeniz Dervişoğlu’nun 61, Kürşat Yılmaz’ın 58, Hüseyin Kol’un 56, Savaş Kibar’ın 53, Yaşar Öz’ün 47, Kasım Gençyılmaz’ın 44, Ramazan Özarslan’ın 44, Mehmet Şirin Aksoy’un 43, Selahattin Yılmaz’ın 40, Oğuz Korukır’ın 39, Mehmet Köymen’in 33, Mehmet Fatih Bucak’ın 28, Ali Yasak’ın 20 ve Nihat Özbir’in 9...

    *

    Tahmin ediyorum dün sabah itibarıyla medyaya yansıyan suç örgütlerine karşı operasyonun düğmesine bu rakamlar ve öteki istihbarat ortaya çıktıktan sonra basıldı.

    MEDYANIN EN DİSİPLİNLİ PANDEMİ GAZETECİSİ KİM?

    BABIÂLİ “İkitelli” oldu...

    Basın “medya” haline geldi...

    Sarı basın kartı ise pembe mi purple mı tam çıkaramadığım bir renge dönüştü.

    Cebinde bu kartı taşıyanlar pandemide sokağa çıkabiliyor.

    Ancak tanıdığım bütün gazeteciler içinde biri var ki, epey bir süredir bu kartı kullanmıyor.

    Üstelik bu gazeteci, bir zamanlar medyanın geceleri en çok dolaşan ismiydi...

    Ancak bir yıldır Bodrum’da evinde ve inanılmaz bir disiplinle pandeminin sosyal ve hijyen kurallarına o kadar uyuyor ki, Instagram paylaşımları bile azaldı.

    O da bu sektörün en büyük senyörü Güneri Cıvaoğlu...

    Oysa Instagram’da onun Vespa üzerindeki harika pozlarını izlerdik.

    Diğer Yeni Yazılar

    BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

    Konforlu bir uyku için yatak seçiminde dikkat edilmesi gerekenler
    Çengelköy’de mahalle kültürünü yaşatan yepyeni bir proje
    Ve o an geldi! Dünyayı kasıp kavuran lezzet İstanbul’da!
    Kitaplığınız her an yanınızda: 4 adımda sesli kitap dünyasını keşfedin!
    Bebekleriyle keyifli zaman geçirmek isteyen babalar için oyun önerileri

    Yazarın Diğer Yazıları

    1. Trafik sigortasında yeni dönem başladı
    2. Bağ-Kur’luya erken emeklilik hakkı
    3. Geriye dönük yetim aylığı ödenmez
    4. Tekne sahiplerine kötü haber
    5. Borcunu yapılandıran sağlık hizmeti alacak
    6. Kısa çalışmada kıdem hesaba katılmıyor
    7. İşte 18 yaş altının BES’e giriş şartları
    8. Sigorta prim borçlarına yapılandırma geliyor
    9. İşten çıkarma yasağı 30 Haziran’da bitiyor
    10. Trafik sigortası yasadan çıkartıldı şimdi ne olacak?