• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • İlhan Başgöz’ü sonsuza uğurlarken

    Salı günü akşamüstü Metin Turan aradı, “İlhan Hoca’yı bir saat önce kaybettik” diye.

    Metin Turan’ın İlhan Başgöz’ün Türkiye’ye getirilmesindeki yerini tekrarlamak gerekir. Başgöz’ün Amerika’daki durumundan beni haberdar eden ve Türkiye’ye gelmek istediğini söyleyen oydu.

    Sonrasını biliyorsunuz, ben de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı arayarak Hoca’nın isteğini iletmiştim. Başgöz böylece çok sevdiği vatanına kavuşmuş oldu ve son nefesini doğup büyüdüğü, türkülerini derlediği topraklarda verdi.

    Bugün onu kitaplarıyla son yolculuğuna uğurlamak istiyorum. Bize bıraktığı gerçek mirası hatırlatarak:

    ‘Yunus Emre’

    Kitabın girişinde Yunus Emre hakkında bildiklerimizin üç kaynaktan geldiği yazıyor.

    Bir yargısı, Yunus Emre’nin dili üzerine önemli bir tespit:

    “Yunus Emre, bir halk şairi değildir. Yunus’un konuştuğu dilin halk dili olduğu yolundaki kanı yanlıştır. Yunus’un dili çağının aydın sanatçısının dilidir.”

    ‘Yunus Şiirlerinden Bir Güldeste’ bölümünün ilk sayfası ‘Seçme Dizeler’ başlığını taşıyor.

    Ünlü bir dörtlüğü okuyalım:

    “Bir kez gönül yıktınısa

    Bu kıldığın namaz değil

    Yetmiş iki millet dahi

    Elin yüzün yumaz değil”

    ‘Türkü’

    Önsöz’de Ahmet İnam ve Cengiz Güleç’in ‘Türkü İnsan Olmayı Duymaktır’ yazısından yola çıkarak bu kitabı hazırladığını belirtiyor Başgöz.

    Kitaptaki yazı başlıkları içerik hakkında fikir veriyor:

    ‘Halk Türküsü: Gerçekle Hayali Birleştiren Şiir’.

    ‘Umum Âşıklar Müdürü’ İlhan Başgöz’den ‘Türküler Müfettişi’ Yaşar Kemal’e.’

    ‘Biz bu türkülerin milletiyiz - Ahmet Hamdi Tanpınar.’

    ‘Türküz türkü çağırırız - Âşık Veysel Şatıroğlu.’

    Türkü nedir? Başgöz bunun yanıtını veriyor:

    “Türkü, gerçekle hayali, sağ düşünce ile rüyayı, sözün ve ona koşulan sazın dili ile birleştiren şiirdir. Bu şiir ve müzik kucaklaşması, bir yanı ile size kanat takar, gökyüzünün mavi yüceliklerine ağar.”

    Türkü sıralaması:

    Hapishane Türküleri

    Asker Türküleri

    Ninniler

    Ağıtlar

    İş Türküleri

    Mâniler

    Türkü seviyorsanız, dinliyorsanız, kitaplığınızda bulunması gereken bir eser.

    ‘Türkülü Aşk Hikâyeleri’

    Halk hikâyelerini Başgöz’e anlatanların adları veriliyor kitapta önce. Sonra da âşığın etraflı bir hayat hikâyesi.

    Kerem ile Aslı tipik bir örnek. Onu aktaralım:

    “Kerem ile Aslı hikâyesini dinleyen bir sipahi Kerem’in öleceği son bölüm yaklaşırken tabancısını çekiyor ve hikâyeciye, ‘Eğer Kerem’i öldürürsen ben de seni öldürürüm’ diyor. Hikâyeci, Kerem ve Aslı yandıktan sonra, bir yolunu bulup Hızır’ı getiriyor; yanan Kerem’i diriltiyor ve Aslı ile evlendiriyor.”

    Bu kitabı okuduğumuzda, romansın tarihinde Batı ile Doğu’nun çakıştığı yeri anlıyoruz. Halk hikâyelerinin de evrensel yanını fark ediyoruz.

    İzahlı Türk Halk Şiiri Antolojisi’

    ‘Türk Şiirine Genel Bir Bakış’ta, şiir geleneğimiz üstüne bazı saptamalarda bulunuyor:

    “Çağdaş akımları saymazsak, Türk şiiri, ‘Divan Şiiri’ (Osmanlı Saray Şiiri), ‘Tekke–Derviş Şiiri’, ‘Âşıklar Şiiri’ ve ‘Anonim Halk Şiiri’ adı verilen dört akım tarafından teslim edilir. Bunlar birbirinden tümden kopuk değildir; aralarında karşılıklı ve sürekli bir alver ilişkisi vardır.”

    Kütüphanemin temel kitaplarından biri, sık sık ondan bir parça okurum.

    ‘Geçmişten Günümüze Nasreddin Hoca’

    Sanırım Nasreddin Hoca’yı anlatmaya gerek yok. Ama birçok fıkrayı doğru metinden, doğru kaynaktan, derlemeden okursanız, bence daha fazla zevk alırsınız ve daha çok kullanabilirsiniz.

    Nat Schumlowitz, Hoca’yı bakın nasıl tanımlıyor:

    “Günümüzde, gülme mikrobunun yayılmasını Nasreddin Hoca denen bir adam gerçekleştiriyor. Aşağı yukarı 700 yıldır Nasreddin şakaları Türkiye’de, Akşehir’in Hortu köyünden, yedi kol bir ışık gibi dünyanın her yanına parıltılar saçarak yayılıyor.”

    Karac’oğlan’

    Tanıtım cümlesini aldım:

    “İlhan Başgöz bu kitapta, Türk halk edebiyatında bir gelenek olarak sayılan Karac’oğlan’ın en güzel şiirlerini bir araya getirmiş, Karac’oğlan’ın şiirlerinden yola çıkarak onun hayatına dair kesitler de sunmuş.”

    *

    RAHMETLE anıyorum, kitaplarında yaşayacak. Umarım bu kitaplarla yeniden İlhan Başgöz okumaları başlar.

    *

    Kitapların tümü Pan Yayınevi tarafından yayınlanmıştır.

    Diğer Yeni Yazılar

    BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

    5 adımda bağışıklık sistemini güçlendirmenin yolu
    6 soruda bankacılıkta uzaktan müşteri edinimiyle ilgili merak edilen her şey!
    Ramazan’da umudu paylaş: İhtiyaç sahiplerine nasıl yardım edebilirsiniz?
    Masallar Değişirse Dünya Değişir!
    Ekolojik eve ilk adım: Isı pompaları neden hem sizin hem de çevreniz için en iyi çözüm?

    Yazarın Diğer Yazıları

    1. Yoksa sorun damarlarda mı
    2. Güneşin de aşının da patenti olmaz
    3. Eleştiride kıskanç çözümde cömert olmak
    4. Rus aşısına güvenelim mi
    5. Virüste de bizde de mutasyon çoktan oldu
    6. Doğru yaptık
    7. Uykusuz neden olmaz
    8. Antikora takılmayın
    9. Dünya sınıfta kaldı
    10. Daha çok kapanalım