Umut Ali diplomatik diyalogsuzluk kurbanı

AKYAKA, Türkiye-Ermenistan sınırında küçük bir ilçedir. Bazı köylerinde Ermenistan ile sınır çok belirsizdir. Sınır taşlarını fark etmezsiniz bile...

Haberin Devamı

Biz küçükken bazı çocuklar kaçan toplarını almak için sınır ihlali yapar, Sovyet askerleri tarafından bazen bir paket sigara karşılığında Türkiye’ye iade edilirdi.

16 yaşındaki Umut Ali Özmen de iki ay önce Küçükdurduran köyünden biraz uzakta Ermenistan topraklarına geçmiş ve Ermenistan askerleri tarafından gözaltına alınmış. Olayı İstanbul Esenyurt’taki yakını Beşir Özmen’den duydum. İşin içinde bir çocuk olunca ve olay Kars’ta geçince, yardım etme duygum gazetecilik duygumun önüne geçti ve kurtarmak için bazı görüşmeler yapmaya başladım. Ancak önceki gün gazetemizin acar muhabiri İsmail Saymaz’ın konuyu öğrenip haber yaptığını anladım. Hürriyet’in düzenli okurları İsmail’in Kars Valisi Rahmi Doğan’la ve Umut Ali’nin ailesiyle görüşüp hazırladığı detaylı haberi dün okumuştur. Okumayanlar için kısaca hatırlatmam gerekirse, Erivan’a götürülen Umut Ali, iki aydır cezaevinde tutuluyor. Türkiye İnterpolü ile Ermenistan İnterpolü arasındaki yazışmalarda Ermenistan yargısının eksik belge gerekçesi ile Umut Ali’yi iki aydır serbest bırakmadığı anlaşılıyor.

Haberin Devamı

Peki, eksik belge nedir? Bunu öğrenmek o kadar kolay değil, çünkü Ermenistan sınır makamlarının aradan çekilmesini, olayın dışişleri bakanlıkları arasında halledilmesini istiyor. Ancak iki ülke birbirini resmen tanısa da diplomatik ilişki kurmuyor. Yani ne Türkiye’nin Erivan’da, ne Ermenistan’ın Türkiye’de büyükelçiliği yok. Haliyle işi ancak Tiflis’teki Türkiye Büyükelçiliği, Tiflis’teki Ermenistan Büyükelçiliği üzerinden takip etmek zorunda kalıyor. O da kolu başın arkasından kulağa götürmek gibi bir şey.

Umut Ali’nin iki aydır cezaevinde zor koşullarda olması biraz da bu ilişkisizliğin eseri gibi görünüyor.

Uzatmayayım, biraz çaba ile eksik belgeyi öğrendim. 2002 doğumlu Umut Ali yakalandığında üzerinde 1998 doğumlu abisinin kimliği de varmış. Dolayısıyla Ermenistan mahkemesi, yakaladıkları kişinin hangi kimliğin sahibi olduğunu resmi yollardan bilmek istiyormuş. Yani Umut Ali’nin 2002 doğumlu çocuk olduğunu kanıtlayan fotoğraflı, biyometrik veriler olan bir belgenin Ermenistan’daki mahkemeye ulaştırılması gerekiyor.

Haberin Devamı

Diğer taraftan yakaladıkları kişinin FETÖ veya PKK ile ilişkisi olup olmadığı, Türkiye’de herhangi bir suçtan aranıp aranmadığı gibi detayları da talep ediyorlar. 

Tiflis’teki büyükelçiliğimizde tuttuğunu koparan bir ekip var ve önceki günden itibaren devreye girmiş vaziyetteler. Kars Valiliği’nin de samimi desteği ile o ekibin yakın zamanda Umut Ali’yi sağ salim köyüne getireceğini umut ediyorum.

NUSRET DURURKEN NOBU’YA GİDER Mİ ZARRAB?

REZA Zarrab’ın son fotoğrafı ilginç bir tartışma başlattı. Hepimiz itirafçı olduğu için savcı ile anlaştığını ve 15 yıl yerine 2-3 yıl cezaevinde kalacağını düşünüyorduk. Hatta cezaevi gardiyanına rüşvet verdiği için biraz uzayabilirdi de...

Haberin Devamı

Peki, o halde 10 gün önce New York’un ünlü restoranı Nobu’da çekildiği söylenen fotoğraf nereden çıktı? Hürriyet’in New York Temsilcisi Razi Canikligil, dünkü haberinde böyle bir durumun ancak FBI ajanlarının göz yumması ile gerçekleşmiş olabileceğine dikkat çekti.

Sırf Zarrab’a 50 bin dolar karşılığı sigara, C vitamini getirdi diye gardiyana 36 ay hapis cezası istenen bir ülkede, FBI ajanlarının böyle bir riski alacağını sanmıyorum.

Benim aklıma iki seçenek geliyor:

1) Zarrab serbest.

2) Fotoğraf 10 gün önce değil, daha eskiden çekilmişti.

Amerikalı bir meslektaşımız da üçüncü bir ihtimali şu sözlerle dile getiriyor: “Cezaevinde olmayabilir ama FBI’ın güvenlik sağlama amaçlı gözetiminde olabilir. Sanık hükümet tanığı olmayı garanti etmişse bu tür ayrıcalıklar tanınabilir.

Haberin Devamı

Bu ihtimal doğruysa o gece NOBU’nun kapısında güvenlik için FBI ajanları bekliyordur. Yakında Zarrab’ı özlem gidermek için gittiği Manhattan’daki Nusret lokantasında görürsek şaşırmam.

Yazarın Tüm Yazıları