• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Uygulamada okumaya devam et.

    Zamanı kendinize uyduramazsınız, siz zamana uyun!

    Hürriyet Haber
    Abone Ol

    Günaydın hepinize değerli dostlarım,

     

    Uzun oldu ayrı kaldık değil mi?

    İnsanları eleştirmekten hiç hoşlanmıyorum ama sosyoloji öğrencisi olarak toplumun zayıflıkları ya da gelişimi konusunda kendi içimde araştırmalar yapıyorum. Bu toplum ne alanlara ilgi duyuyor veya ne noktada daha fazla beynini aklını oraya aktarıyor diye…

     

    Dün gece Acun Ilıcalı instagram da 3 milyonu aşmış. Bir Türk olarak gerçekten gurur duydum. Ama neden aştığı konusunda pek anlam bulamadım. Açıklamak isterim ki Survivor bana hiç ilgi çekici gelmiyor. Yanlış anlamayın lütfen, izleyenleri eleştirme vs. gibi bir durum değil. Dün mesela bunu twit attım. Bir takipçim şöyle yazmış: “Aygül Hanım keşke biraz izlemeye çalışsanız ne sinir kaldı ne stres, sanki terapi diye yazmış.”

     

    Sonra haklı olabilir diye düşündüm. Birkaç eski programa bakmaya çalıştım. Herkes birbirine bağırıyor. Ağlayanlar ve zor durumda olanlar vs.…

    Yani bir insanın kendini zor koşullara bilerek kapatması ve orada nasıl daha iyi yaşayacağını göstermek isterken psikolojisinin bozulması anına pek tahammül edemedim.

    Bu tahammülliyetsizliğim muhtemelen kendi hayatımın içinde kaçmadan savaş veriyor olmamdı. Buradan şu noktaya gelmek istiyorum. Biz toplum olarak ağlayan veya acınması gereken konuları olan insanların reytingleriyiz. Bunu şöyle değerlendiriyorum.

    Aslında bizler kendi hayatımızın survivor’ını görmek istemediğimiz için başkasını hayatı ile mücadele vermeyi seçiyoruz. Başkasının hayatıyla kendi mücadelemizi unutuyoruz.

    Sonra bunu daha derin unutmak için herkesle başkalarının hayatını konuşuyoruz. Bu durumun kültürle, eğitimle bir alakası yok. İnsanların izledikleri film ya da izlemedikleri filmlere göre ne kadar kültürlü ya da ne kadar entel vs. diyemezsiniz. Bu bir kriter değildir. Mesela benim hayatım yeteri kadar survivor olduğu için ve birçok insanın zor hayatlarına şahitlik ettiğim için belki de oradaki yükü taşıyamıyorum. Ya da gerçek gelmiyor. Bir kurgu olduğunu biliyorum. Gerçek bir mücadele hikayesi olsa bu belki daha fazla ilgimi çekecekti. Neyse sonuçta izlemeye de izlememeye de çok anlam yüklememek lazım. Ama yine de toplumun ilgisini çeken şeyleri değerlendirmek her zaman önemlidir. Bu ne önemi var gibi görünen detaylarda çok büyük şeyler gizlidir.

     

    Mesela çok eskiden BBG evi vardı. Onları izlerdim. Hatta gece bazen kalkardım ve televizyona bakardım. Bakim BBG Melih ya da BBG Tarık uyanık mı, belki gitar çalıyorlardır diye takip ederdim. Felsefeci BBG Eray acaba kime ayar verecekti?

    15 yaşındaydım.

    Hayatımın en sorunlarımı unutmak istediğim zamanlardı.

    15 Yaşındasınız hanımefendi neyi unutacaksınız?

    Amannn, işte kendi çapımızda bizimde vardı sorunlarımız :)

    Sonra pazartesi günleri Asmalı Konak vardı. Seymen ağa ile Bahar’ın aşkına öyle baka baka büyük :)

     

    Bir konu daha var!

    İnstagramda iki tane oyuncu canlı yayında ünlüleri alıyor yayına ve sonra birden yayından atıyor. Binlerce insan izliyor. Sonra yayında ülkenin insanları, kültürleri veya değerleri ile dalga geçiyor. Yayını izleyenler daha da fazlalaşıyor. Sonra herkes izlemeye doğru yola çıkıyor. Yorumlar olarak da böyle eğlenmedik diye paylaşıyorlar. O gün bakıyorum bir siyasi lider bir yere bağlanıyor izleyen en fazla iki bin kişi. Ya da bir yazar bağlanıyor izleyen 100 kişi…

     

    Küfür ederek ya da alay ederek toplumun ilgisi kolay çekiliyor. Ömrümün sonuna kadar burada yazı yazsam, milyon tane kitap çıkartsam sadece beni o kadar kişi fark etmez.

    Yani aslında sanal dünyaya göre bir kıyaslama içine gitmek doğru değil ama buradan toplumsal değerlerimizi yok sayan şeylere ilgi gösterme kısmında bir kere daha düşünmeliyiz. Daha kararınca, beynimizi bazı şeylerin uyuşturmasına izin vermeden ilerlemeyi seçmeliyiz.

    İkizler yeniayında o kadar fazla bu platformları inceledim ki gerçekten çok eksiklik gördüm diyebilirim. Bunlarda lazım aslında ama daha ölçülü olmalı. Lütfen daha fazla okuyun. İnanın ben bu son durumları görünce bugün kendime bir sınır daha koydum. Sosyal medya girişlerimi azaltma kararı aldım. Daha fazla yazacağım ve daha fazla kitap okuyacağım. Kendimi bu kör karanlık boşluktan acil kurtarmam lazım. Sizde kurtarın…

     

    Gökyüzü savaşçılarına sesleniyorum!

    Önümüzdeki günlere hazır mıyız?

    Hazırız diye bir ses duyuyor gibi davranarak yazıyorum:)

     

    5 Haziran’da Yay burcunda Ay Tutulması,

    21 Haziran’da Yengeç burcunda Güneş Tutulması,

    5 Temmuz’da Oğlak burcunda Ay Tutulması,

    İki ay tutulması arası bir güneş tutulması yaşanacak.

     

    Bu süreç oldukça önemli ve farklı başlangıçlara bizleri sürükleyecek gibi görünüyor. 21 Haziran’daki süreçten sonra Aşı bulunması veya Covid 19 ile ilgili tedavi süreçlerinde olumlu bazı açıklamalar duyabileceğimizi düşünüyorum. Belki test imkanlarımız artacak ya da önden bunun tespit edilmesi adına bazı hızlı çözümler bulunabilir.

     

    Yarın yeni bir hayata başlıyoruz.

    Astroloji sizin zamanı anlamanıza yardımcı olur. Zamanı iyi anlarsanız kendinize uydurmaktan vazgeçersiniz. Bunun yerine zamana siz uyarsınız. Hiçbir şeyin önüne geçemeyiz ama aklımızı korumak ve daha iyi bir insan olmak için öngörülü ve zamanı anlayan insanlar olmalıyız. Önemli bir süreç başlıyor. Ama bu sefer sorunumuzun Covid 19 olacağını düşünmüyorum. Ülkenin güvenlik durumu, liderlerin değişimi, askeriye ile ilgili konular gündemimizde yer alacağa benziyor. Digital para ve ekonomik bazı yeni yöntemler şaşırtıcı olabilir. Özellikle 1973 ve 1988 yılı benzerlikleri söz konusu gibi görünüyor. 1973 Yılında sınav soruları çalındığı için sınav iptal olmuş. Bu durum dikkat çekici. Sınavlarla ilgili güvenlik önlemlerinin arttırılması gerekebilir. Bu konuları ayrı bir makalede birlikte değerlendireceğiz.

     

    Dememiz o ki; yaşam inişli çıkışlı bir yolculuk. Zaman içinde önümüze ne gelirse ona uyumlanmaya çalışıyoruz. Bazen zamanı kendimizi uydurmak için çok fazla kendimizi hırpalıyoruz bazen de zamana uymaya çalışıyoruz. Akış içinde kalmak ve gelen olayları idrak ederek ruhsal huzurumuzu korumak en büyük görevimiz olmalıdır. Psikolojik olarak ruhumuzdan daha önemli hiçbir servetimiz yoktur. Bu servetimizi en güçlü şekilde korumalıyız. Bunu korumak ise izlediklerimiz, okuduklarımız ve hayatın şifrelerini bulma noktasında değerlidir.

     

    Sizlerin doğum haritanızı okumanız ve kendi yolculuğunuzu keşfetmeniz adına youtube kanalımda bir video çektim. Bunu bir dizi serisi şeklinde hazırlıyorum. Kendi haritanızı nasıl okursunuz bundan bahsedeceğim. İlk aşama doğum haritanızı hangi sayfadan çıkartabilirsiniz. Sonraki aşama doğum haritanızı nasıl okuyabilirsiniz olacak.

     

    Video link: https://www.youtube.com/watch?v=e66SiZfmY8k

    Abone olup, bildirimleri açarsanız sizler de haritalarınızı yavaş yavaş okumaya başlayacaksınız. Bunu birlikte başaracağız. Videonun sesi biraz az olmuş. Acemiliğime verin. Mikrofon aldım kendime. Bir sonraki daha güzel olacak.

     

    Güzel bir bayram diliyorum.

     

     

     

    Diğer Yeni Yazılar

    BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

    Klima alırken dikkat etmeniz gereken 7 önemli nokta
    Yeni bir hayat için bazen pedal çevirmek gerek! Neden bir bisiklet almalısınız?
    Korona salgını ile birlikte değiştirmemiz gerektiğini fark ettiğimiz beş kişisel bakım alışkanlığı
    Bankacılık sisteminde son zamanlarda öne çıkan dijital yenilikler
    A’dan Z’ye güllaç hakkında bilinmesi gereken her şey

    Yazarın Diğer Yazıları

    1. Hatice Cengiz Suudi Arabistan’a gitmeye cesaret edebilir mi?
    2. Çağla Şikel ve Arda Turan’la ilgili önerim…
    3. İrem Derici yalnız değil…
    4. Engellilikte cinsel eğitim ve mahremiyet
    5. Gündeş & Zarrab
    6. Türbanlı fenomenler günah keçisi mi? Tesettürün modası var mı?
    7. Karadenizli tüm yetkililerin dikkatine…
    8. Nagehan Hanımcığım baltayı vuran ben değilim
    9. Taciz…
    10. Mucitler Atölyesi