Bozulmaya karşı MHP’den aday oldum

5dk okuma

NEDEN siyasete girmeye karar verdiniz?

Haberin Devamı

DURMUŞ YILMAZ: İçinden geldiğim kesimin, yani bugün iktidarı oluşturanların idealleri vardı. Bu ideallerde bozulma, sapma oldu. Artık bu değerler inşa edilmiyor, tüketiliyor. İçi boşaltılıyor. Hoyratça harcanıyor. Acaba siyaset alanına girerek bunun önüne geçebilir miyim diye düşündüm.


*


Ne tür sapmalar gördünüz? Ne tür değer erozyonları?

DURMUŞ YILMAZ: Biz ne diyorduk? Aldatmayacaktık, aldatılmayacaktık. Aleyhimize de olsa doğruları söyleyecektik. Dini referanslar veriyorduk. “Hırsızlık yapan kızım Fatıma da olsa...” diye başlayan cümleler kullanıyorduk. Ne oldu? Bu referansların pratikle örtüşmediği ortaya çıktı.


*


Sorun değerler ile pratiklerin örtüşmemesi mi?
DURMUŞ YILMAZ: Kendimize bir referans alıyoruz. “Bizim referans noktamız şu değerlerdir” diyoruz. Bu durumda yaptığımız işlerin doğruluğu ya da yanlışlığı ancak bu değerlerle ölçülebilir. Gelinen noktada ne oldu? Şu oldu: Değerlerimize ters işler yaptığımızda... Yaptığımızın yanlış olduğunu kabul etmek yerine... “Falanca da böyle yapmıştı” diyoruz.


*

Haberin Devamı


Siz hep “Bizim değerlerimiz vardı” diyorsunuz. “Biz” diyorsunuz. Yani siz kendinizi AK Parti hareketinin içinden gelen biri olarak mı görüyorsunuz?
DURMUŞ YILMAZ: Evet. Ben o hareketin içinden geldim.


*


Ne zamandan beri kendinizi bu hareketin içinde hissettiniz?
DURMUŞ YILMAZ: 18 yaşımdan beri.


*


Milli Görüş çizgisindendiniz yani?
DURMUŞ YILMAZ: 1969’da Bağımsızlar Hareketi sırasında ben Ankara’da hukuk fakültesinde öğrenciydim. O zamanlar, şu anda AK Parti içinde yönetici olarak bulunan arkadaşlarımızla Erbakan Hoca’ya desteğe giderdik.


*


Sözünü ettiğiniz sapmaları, aşınmaları dile getirmek için MHP uygun bir parti mi?
DURMUŞ YILMAZ: Bunun üzerinde uzun süre düşündüm. Başka teklifler de geldi. Ama ben MHP’de bunun yapılabileceğine karar verdim. Umarım hayal kırıklığına uğramam.

Merkez Bankası’ndaki arkadaşları kutlamalı

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın “vatana ihanet”lle suçladığı Merkez Bankası yöneticileri hakkında Yılmaz’ın saptamaları şöyle:


*

Haberin Devamı


- Merkez Bankası’ndaki arkadaşlarım ülke menfaatini düşünerek hareket ettiler. İstikrarın giderek zayıfladığı, güvenin giderek sarsıldığı şu dönemde bu arkadaşlar, son derece olgun davrandılar.
- Bu arkadaşlar, ülke çıkarları için olup bitenlere katlandılar. Vatanseverce davrandılar. Onları tebrik etmek lazım...

Parti bağrına bastı

UŞAK’tan aday gösterildiniz. Uşak İl Teşkilatı sizi kabullendi mi?
DURMUŞ YILMAZ: Tepeden inme bir adayım. Bundan üzüntü duyuyorum. Fakat şunu söylemeliyim ki Uşak’ta yıllarını partiye vermiş, emeklerini teşkilata vermiş arkadaşlar, beni bağırlarına bastılar ve bana sahip çıktılar. Kendilerine ne kadar teşekkür etsem az.

Kurala değil duruma dayalı olduk

Haberin Devamı

DURMUŞ Yılmaz’dan bugünkü ekonomik durumla ilgili saptamalar:


*


- Bugün Türkiye kurala dayalı bir toplum olmaktan çıktı, duruma dayalı bir toplum haline getirildi.
- Kurala dayalı toplum ne demek? Şu demek: Hukuk kuralları ortaya konulmuş, herkes tarafından bilinen ve yapılacak değişikliklerin kuralları önceden belli olan bir yapı...
- Bugün Türkiye’de bir durum var. Durumun içinden çıkmak için yasa yapılıyor ve o uygulanıyor. Bu belirsizliği arttırıyor. Yabancı sermaye kulaklarını dikmiş, “Türkiye ne yapıyor” diye bakıyor.

Haberin Devamı


Sebep, sonuç faiz, enflasyon meselesi


DURMUŞ Yılmaz’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iktisat teorisine cevap:


*


- Cumhurbaşkanımız ısrarla diyor ki “Faiz enflasyonun belirleyicisidir.”
- İktisat bilimi, iktisat kitapları, Batı’dan Japonya’ya kapitalist düzen faizin bir sonuç olduğunu söylüyor.
- Bu öneri aslında laboratuvarda fizik, kimya deneyi yapar gibi test edilebilir.
- Parlamentoda çoğunluğun var, Merkez Bankası Kanunu’nu değiştirirsin ve “Faiz oranları sıfırdır” dersin... Böylece görürsünüz enflasyon düşüyor mu, fırlıyor mu?
- Biz bunu denedik. 1994’te Tansu Çiller bunu denedi. Ne oldu? Kriz oldu.

Neye mal oldu?

Haberin Devamı


DURMUŞ Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankası yöneticilerine yönelik sözlerinin şunlara mal olduğunu söylüyor:


*


- Piyasadaki güven sarsıldı.
- Merkez Bankası politikalarının altı oyuldu.
- Kurun hareket etmesinin ana nedeni dış faktörlerdir ama bizdeki hareketlilik daha fazla oldu. Dolar kuru 2 lira 50 kuruştan 2 lira 73 kuruşa çıktı.
- Fakirin fukaranın sofrasındaki beş zeytinden ikisi kayboldu. Sabit gelirli bundan zarar gördü. 900 liralık asgari ücretin 70 lirası gitti.
- Bu tartışmalar niçin yapıldı? Faizler düşsün, daha çok yatırım, daha çok üretim yapılsın diye... Ama geldiğimiz noktada hem kur yükseldi hem de faizler yükseldi. Tartışmaların başında faizler yüzde 6.7 civarındaydı, bugün yüzde 10’u geçti.


Muhalefetin vaatleri


MUHALEFETİN ekonomik vaatleri bu seçime damgasını vurdu. Ne diyorsunuz?
DURMUŞ YILMAZ: Bu iyiye işaret.


*


Neden?
DURMUŞ YILMAZ: Artık aidiyet üzerinden siyaset yapmayı bir kenara bırakıyoruz. Gerçek sorunlara eğiliyoruz. Bu çok önemli... Bugün için ortaya konan çözümler ve vaatler, ayağı yere basmayan şeyler olsa da bunları tartışıyor olmamız sağlıklı.

Ayakkabı fotoğrafına hiç üzülmedim


MERKEZ Bankası Başkanı olduğunuzda çok yadırgandınız. Alışılageldik Merkez Bankası başkanlarına pek benzemiyordunuz. Oturduğunuz dairenin önünde dışarıda çıkarılmış ayakkabıların fotoğrafları çekildi. Bunlar üzerinden yorumlar yapıldı. Üzüldünüz mü?
DURMUŞ YILMAZ: Hayır.


*


Ne düşündünüz?
DURMUŞ YILMAZ: İlk tepkim şu oldu: “Türkiye’de ortalama Türk insanının yaşam tarzı budur.” Ama sonra daha iyiyi, daha güzelini bulabilmemiz gerektiğini düşündüm. Belki o ayakkabılar başka türlü kapının önüne konulabilirdi, mesela bir rafa konulabilirdi falan...


*


Yani özeleştiri yaptınız?
DURMUŞ YILMAZ:
Şunu da telkin ettim kendime: Sen artık kamusal alandasın. Sen özel kişi değilsin. Senin her türlü faaliyetin mercek altında... Toplumun bir hizmetini görmek için bu göreve getirildin, hizmet verdiğin insanların senin ne olduğunu bilmesi gerekir. Bunu da yadırgamaman lazım... Bunu onların bir hakkı olarak görmen gerekir.


*


Ama hiç mi üzülmediniz? Ayakkabılar üzerinden sizin yaşam tarzınızın küçümsendiğini falan düşünmediniz mi?
DURMUŞ YILMAZ: Üzülmedim. Bu bir imtihandır, bu bir testtir dedim. Sana düşen işini en doğru şekilde yaparak bu tür algıları yıkmaktır ve seni küçümseyen insanları kazanmaktır dedim.


*


Ve o insanları kazandınız da... Gerçekten en başta size burun kıvıranların tümü, sizin Merkez Bankası başkanlığındaki performansınıza övgüler yağdırdılar. Her kesimden övgü aldınız.
DURMUŞ YILMAZ: Bakın Ahmet Bey... 28 Şubat’ta herkesin sıkıntı çektiği gibi biz de sıkıntı çektik. İki kızım da başörtülü olduğu için öğrenimlerinde büyük sıkıntılar çektiler, okullarını bırakmak zorunda kaldılar. O zaman çok üzüldük. Bunun hakkaniyete uymadığını söyledik. Sonra ben Merkez Bankası Başkanı olunca şöyle dedim: Ben öyle bir davranış sergilemeliyim, öyle bir performans göstermeliyim ki, bize bu tür muameleyi yapan insanlara yaptıklarının yanlış olduğunu göstermeliyim. Bunu yapmaya çalıştım. Hepimizin birlikte yaşayabileceği bir ortak payda bulabiliriz. Herkes kendi dünyalarını yaşar, biz de kendi dünyamızı yaşarız. Elimize güç geçtiğinde intikam duygusuyla hareket etmek yerine birlikte yaşamanın yollarını aramayı tercih etmeliyiz. İşte ben bunun için siyasetteyim.

O sözler tetikledi


SİZ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirdiniz, o da sizin için “Kendi işine baksın” dedi. Siyasete girmenizde bunun bir etkisi oldu mu?
DURMUŞ YILMAZ:
Sayın Cumhurbaşkanımızın bana böyle
bir hitapta bulunduğu, beni azarladığı dönemde benim aklımda siyaset hiç yoktu. Belki de
bu azarlama tetiklemiştir beni.


Merkez Bankası’nda asla dışlanmadım


MERKEZ Bankası’nda alafrangalık hâkimdir diye bir algı var bende... 30 küsur yıl burada çalıştınız. Hiç dışlandığınız oldu mu?
DURMUŞ YILMAZ:
Hayır hiç dışlanmadım. Bütün arkadaşlarım sevip sayarlardı beni.


*


Yaşam tarzı farkı sorun olmadı mı?
DURMUŞ YILMAZ:
Ben işimi düzgün yaptım, iyi ilişkiler kurdum. Kimse de benim hayat tarzımı sorun olarak algılamadı. Ben de başkalarının hayat tarzını kendime sorun etmedim. Görevlerimizi düzgün yapma paydasında buluştuk.

DURMUŞ YILMAZ İZLENİMLERİ

- DURMUŞ Yılmaz, hayatta tanıdığım en mütevazı insanlar listemin ilk beşine, hayatta tanıdığım en kendisiyle barışık insanlar listemin ilk üçüne kesin girer.
- Onunki tam bir başarı hikâyesi: Uşak’ın Eşme ilçesine bağlı bir köyde dünyaya gelmiş. Küçük yaşta babasını kaybetmiş. Annesi büyütmüş onu... Parasız yatılı okumuş. Bursla üniversite okumuş. Devlet imkânlarıyla Londra’da ekonomi tahsili yapmış... Kısacası bu milletin okuttuğu çocuklardan Durmuş Yılmaz.
- Mahcup ama kendinden emin...
- Dindar ama dünyaya açık...
- Kendi hayat tarzı konusunda titiz ama başkalarının hayat tarzlarına saygılı...
- Kibirli değil ama yaptığı işte iddialı...
- Eşi için “yüksek ilkokul mezunu” diyor.
- Üç çocuğu var... İkisi kız, biri erkek.
- Kızların isimleri Ravza Hilal ve Emine Betül...
- Oğlunun ismini Sezai Karakoç’un “Taha’nın Kitabı”ndan esinlenerek Taha koymak istemiş ama olmamış. O da “Mahmut Murat” olsun demiş.
- Toprağına bağlı... Annesi vefat edene kadar her yaz bir aylığına köyüne gidermiş. Gitme nedenini “Anamın harmanını kaldırırdım” diye açıklıyor.
- Uşak’tan bir daire almış. Oraya yerleşecek.

Fotoğraflar: Rıza ÖZEL