Öz babam fanatik tarikatçı

Güncelleme Tarihi:

Öz babam fanatik tarikatçı
Oluşturulma Tarihi: Eylül 28, 1998 00:00

Haberin Devamı

Sinemanın genç, güzel ve asi yıldızı Hande Ataizi, olay yaratacak bütün sırlarını ilk kez Hürriyet'e açıkladı. Lüks yaşamayı seven, ama çalışmaktan ev almaya fırsat bulamayan Hande Ataizi, Swissotel Residence'ın 7. katındaki özel dairesinde yaşıyor. Otomobiliyse 1998 model, metalik mavi renkli ve sekiz silindirli Jaguar-Daimler. Hande öz babasıyla hiç görüşmüyor. Çünkü öz babası fanatik bir tarikatçı. Annesi ise Uludağ Üniversitesi'nde profesör...

Ayşe Hande Ataizi, Bursa'lı ama, bildiğiniz ‘‘ufak tefek’’ taşlarından değil. ‘‘Mum Kokulu Kadınlar’’ filmiyle sinemaya ilk adımını atan ve ilk ödülünü kazanan genç sanatçı, her sözüyle gündeme ‘‘bomba’’ gibi düşüyor. Silikon göğüsleri, sanatçılığından fazla konuşuluyor.

2 Eylül l973 doğumlu olan Hande, ilk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamladıktan sonra İstanbul'a gelip, İTÜ Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nü bitirmiş. Üç yıl Kenter Tiyatrosu'nda sahneye çıkmış. Bu arada Yeşilçam'la tanışmış. Ardından özel TV kanallarından gelen dizi teklifleri. Kanal D'nin ilgiyle izlenen dizisi ‘‘Ruhsar’’ın yanı sıra şimdi de ‘‘Yüzleşme’’de başrolde.

1.69 m. boyunda, 51 kg. ağırlığındaki Hande Ataizi, yaşından büyük yaşıyor. Filmleri, dizileri, konuşmaları hep olay. Fikirlerini açık açık söylemekten hiç çekinmiyor. Kendi kendisiyle dalga geçmeye bayılıyor.

Dünyaca ünlü Swissotel Residence'ın 7. katındaki özel dairesinde yaşıyor. Otomobiliyse, 1998 model, metalik mavi renkli ve sekiz silindirli Jaguar-Daimler. Fiyatı 45 milyar TL. Özel şoförü Savaş Bey, 24 saat hizmetinde. Son derece şık ve lüks giyiniyor. En iyi yerlerde eğleniyor, yiyor, içiyor. Peki, bu değirmenin suyu nereden geliyor? Hande Ataizi'yle; Swissotel'deki özel suitinde günlerce konuştuk. Bakireliğinden aşklarına, estetik ameliyatlarına kadar.

Hande Ataizi özbeöz Bursalı. Bursa'dan söz ederken sevinçten gözleri parlıyor:

- İyi ki, ilk ve orta öğrenim çağımı Bursa'da yaşamışım. Küçük yerlerin farklı değerleri oluyor. Gelenekleri, bayramları, dostlukları samimi olur. Ama İstanbul öyle değil, ilişkiler hep fast-food, yüzeysel...

Hande üç yaşındayken annesiyle babası ayrılır, babası evi terk eder. Hem annesi, hem de babası Orta Doğu Teknik Üniversitesi mezunu. Anne psikoloji, babaysa mimarlık bölümünden. Anne Nermin Çelen halen Uludağ Üniversitesi'nde Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde profesör. Baba Mehmet Ali Ataizi ise Ankara'da serbest çalışıyor.

- Annemle birbirimize çok benzeriz. O da çok hırslı, işinde çok başarılı. Kitap çevirileri yapıyor, NATO tarafından yurtdışına seminerlere gönderiliyor. Büyük araştırmacıdır, sürekli bilgisayarın başında çalışır.

Hande'nin üvey babası Hadi Çelen, Bursa'da inşaat mühendisi.

- Üç yaşından beri onunla birlikteyim, gerçek babam gibi seviyorum. Ailesi parçalanmış bir çocuk gibi yetişmedim. Üvey babamdan olan kardeşim Sinan'ı oğlum gibi seviyorum.

ÖZ BABAMI GÖRMÜYORUM

Söz ‘‘öz baba’’ dan açılınca güzel yıldız mutlu olmuyor, gülen gözlerinde şimşekler çakıyor:

- Onunla yaşam görüşlerimiz çok farklı. Oturup şöyle iki çift laf edemiyoruz. O bütünüyle manevi dünyayı seçti. Beş vakit namazında. Ben de Müslümanım, ben de oruç tutuyorum, dualarımı ederim. Ama bunu tarikata, yaşam tarzına yöneltmem.

Peki bu ‘‘öz baba’’ nasıl bir manevi dünyada dersiniz?

- Tarikatın içinde, fanatik bir İslamcı. Kendi babasıyla annesi de onu bu yüzden reddettiler. Annem de bu nedenle ayrılmış. Halbuki o da, annem de yenilikçi bir sülaleden geliyorlar. Dedemin annesi, Dışişlerinde çalışan ilk kadın. Babamın babası Robert Kolej'in ilk mezunlarından. Aynı zamanda okulun kürek takımından. Annemin tarafıysa Kırım'dan geliyor, Emir Madenoğulları'ndan. Anneannemin babası Mehmet Zağnos. Osmanlı'daki ünlü Zağnos Paşa sülalesi yani. Biliyorsunuz Fatih döneminin ünlü başveziri. Bununu kanıtlayan soy ağacımız da var.

İyi güzel de, Hande de babasını reddetmiş miydi?

- Hayır, herkesin kendi seçimine saygım var. Kim, nasıl mutlu oluyorsa öyle yaşar. Kendi hesabını da kendisi verir.

Sözün kısası, o şen şakrak Hande'nin yüreğinde bir yara var geçmişten gelen.

- İnsan ister mi, annesinin babasının ayrı olmasını? Ben de çok isterdim ki, normal şartlarda, anne baba öz bir ailede yetişeyim. Ama olmadı maalesef. Bu da bir kader.

Babasının ‘‘öz’’ olanıyla beş yıl önce beraber olmuş.

- Nüfus cüzdanım kaybolmuştu, onun için buluşmuştuk. Sürekli maneviyattan, öbür dünyadan bahseden bir insana bir yere kadar dayanabiliyorsunuz. İkili sohbetlerde bu konuyu ben de konuşurum ama yaşam tarzı olunca bana uymuyor.

Yüksek Mimar Hacı Ali Bey, kızının artist olmasına, hele de soyunmalarına ne diyor acaba?

- Öyle bir karışma hakkı yok ki. Çocukluğumda bile benimle ilişkisi yokmuş. Evden gitmiş, kendine başka bir yaşam kurmuş. Şu anda onun da çocukları var. Benim hayatımda artık onun çok önemi yok.

Bir de şu ‘‘Ataizi’’ soyadı var. Eğer bundan murat ‘‘Atatürk’’ ise...

- Babaannemin babası Mehmet Ali Okar, Selanik kökenli. Mustafa Kemal'le aynı dönemde Harbiye'ye gitmiş, ayrıca TBMM'nin ilk dönem milletvekili. Daha sonra Selanik'ten İzmir'e gelmişler. İzmir o tarihlerde büyük bir deprem yaşıyor, herkes çadırlara çıkıyor. Mustafa Kemal bir gün onları ziyarete geliyor. İclal Anneanne kendisine kahve ikram ediyor. O kahve fincanı hâlâ en özel hatıra olarak özenle saklanıyor. Soyadı Kanunu'nun çıkmasından sonra, Atatürk'ün izinde olunduğunu belirtmek üzere ‘Ataizi’ soyadını almışlar.

HAFTADA 10 MİLYAR

Swissotel Residence'da lüks bir dairede yaşıyorsun. Altında son model Jaguar'ın, özel şoförün var. Giyimin kuşamın da son derece lüks. Allah versin gözümüz yok ama, bu değirmenin suyu nereden geliyor Hande?

- Televizyonlardan aldığım paralar bilinmiyor. Çok çirkin olacak ama ilk kez şimdi size açıklayacağım. Haftada 10 milyar lira kazanıyorum, iki dizi filmimden. Ayrıca kendi adımı taşıyan bir prodüksiyon şirketi kurdum, menajerim Gürkan Acka'yla birlikte. ATV'yle 69 bölümlük ‘‘Sıcak Nokta’’ adlı bir yarışma programı için anlaşma yaptık. Çok yakında ünlü yapımları da burada gerçekleştireceğiz. Vergimi de kuruşuna kadar veriyorum. Eh, ayda 40 milyar lira kazanan bir insan, her şeyini kendisi alır. Ben çalışıyorum, ben harcıyorum, kim ne diyebilir Yener Bey?

Otele ödediğin ücret ne kadar?

- Ayda 7 bin dolar ödüyorum.

Kusura bakma ama, bu kadar para vereceğine kendine neden bir ev almazsın ki?

- O kadar yoğun bir dönemimdi ki, ne ev aramak, ne eve taşınmak mümkündü. Şimdi Tarabya'da aylığı 3 bin dolara bir ev kiraladım.

Demek otel paranı ödeyecek biri yok hayatında?

- Yener bey, böyle şanslı bir insan olamadım ben.

Yarın: Şımarık değil, megalomanım






Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!