• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Emzirmeyi sonlandırma konusundaki emzirme efsaneleri

    Fotoğraf: Alamy

    İnsan yavrusu önce doğarken anne karnının huzurundan, sıcaklığından, yumuşaklığından, sonra da yaşamda ilk memeden sıyrılır. Bu sıyrılış kimi zaman halk arasında doğru bilinen yanlışlardan yani emzirme efsanelerinden dolayı zamanından önce olabilir. Bu yazıda, emzirme efsanelerinin her birini bilim ışığında tartışarak, emzirmeyi şefkatle en uygun zamanda sonlandırmaya yardımcı olmak amaçlanmıştır.

    Memeyi emzik gibi kullanıyor

    Bebekler yalnızca karnını doyurmak için değil, duygusal zorlanmalarla başa çıkabilmek ve sinir sistemlerini düzenleyebilmek, yaşama güven duyabilmek için de emerler. Dokunulmaya, fiziksel temasa, kucaklanmaya bir yetişkinden çok daha fazla ihtiyaç duyarlar. Hatta fiziksel temas onlar için hayatidir. Hatta savaş zamanı dokunulmayan esirgeme yurtlarındaki çocukların öldüğü görülmüştür. İsmine Marasmus Sendromu denir. Dolayısıyla eğer ki bebeğiniz memeye sıkça gelmek istiyorsa, ihtiyacı var demektir. İhtiyaçlara "anında" karşılık bulmak insan yavrusunu güvende hissettirir. İleride kim olacağını belirler. Sakinleşmeye, kucaklanmaya, sevgi almaya ihtiyacını karşılama isteği, memeyi emzik gibi kullandığı anlamına gelmez ve emzirmeyi sonlandırmayı gerektirmez.

    Çok uzun emen bebekler, ileride bağımlı kişilik yapısı geliştirir

    Emzirme süresi için otorite kurumlar iki yıl ve üzeri notunu düşerek, ucunu açık bırakırlar ki, anne-bebek ne zaman hazır hissederse o zaman sonlandırsın diye.

    Bir kişiliğin şekillenmesinde tek parametre "emzirilme süresi" değildir. Kişilik oluşumu, mutifaktöriyel olarak şekillenir. Eğer ki bebek hem uzun süreli emzirilip, hem de bağımsızlığını kazanması gereken dönemlerde engellenirse, o zaman normallik dışı durumlar gelişebilir. Bir anne hatırlıyorum; bebeğini babasına dahi kucaklatmaktan kaçınıyor, sürekli kendinde olmasını istiyor ve bunu yapmak için "emzirmeyi" bir araç olarak kullanıyordu. Bu durumda annedeki bir bozukluğun, bebeğe yansıması olasıdır. Ancak uzun süreli emzirmek, tek başına bir etken değildir. Emzirme, çocuğun bağımsızlığının desteklenmesiyle kol kola yürüyebilir. Emzirmeyi erken sonlandırmayı gerektirmez. Uzun süreli emziren annelerin hikayelerinin yer aldığı pek çok kaynağa internetten ulaşabilirsiniz.

    Uzun süreli emzirmek, memelerde sarkma yapar

    Maalesef bu konuda kanıt temelli bir araştırma sonucu olmamakla birlikte, literatür bize memedeki asıl değişikliklerin hamilelikte oluştuğunu söylüyor. Yani uzun emzirmek değil, hamilelik olayı baş başına değişikliklerden sorumludur. Pek çok anne, memelerde sarkma sebebi olarak, ani memeden kesme ve kısa süreli emzirmenin buna yol açtığını deneyimledi. Destek olduğum pek çok anne de bu şikayeti yaşamadan uzun süreli emzirdi. Ancak egzersiz yapmak önemli. Tüm beden olduğu kadar, pektoral (göğüs) kaslar için de yararlıdır (Klinisyen sezgilerim, arkaya yaslanarak emzirme pozisyonunda emzirmenin bu sorunu önlemede yararlı olabileceğini de fısıldıyor bana).

    Gece emzirmeleri diş çürüğü yapar

    Diş hekimlerinin açıklamasına göre çürük yapan gece emzirmek değil, "biberon çürüğü" dür. Biberona doldurulmuş anne sütüyle, biberon ağzında uyutulan bebeklerde bu duruma daha sık rastlanır. Tavsiye edilen, bebek beslendikten sonra tıpkı yetişkinlerin  diş fırçalaması gibi, bebeklerinde ağzının ve dişlerinin temiz bir gazlı bez ve su yardımıyla temizlenmesidir.

    Bebeğim büyüdükçe süt ihtiyacı artacak

    Bu mit, anne sütü alan bebekleri için değil, formula alan bebekler için geçerlidir. Anne sütü alan bebeklerin bir aylık ihtiyacı neyse, 6. ayda da odur. Anne sütü ihtiyacı; 1-6 aylık bebeklerde 900-1200 mlt'dir. Ek gıdaların başlaması ile bebeklerin anne sütüne ihtiyaçları kendiliğinden azalmaya başlar ve sizin de bedeniniz bu yeni duruma uyum sağlayarak, ihtiyaç kadar üretir. Emzirmenin kendi kendine doğal yollarla sonlandırılmasına katkı verir. İlerideki süt gereksinimini karşılayamama endişesi, gerçekçi olmamakla birlikte, emzirmeyi sonlandırmayı da gerektirmez.

    İşe başladım, emzirmeyi sonlandırmam gerekir

    Bir bebeğin yeni bir duruma uyumunda, rutinindeki değişkenlerden ne kadar fazlası değişirse, uyum kapasitesi o kadar zorlanır. Hem annesinden, hem de onun için koşulsuz sevgi ve şefkat kaynağı olan memeden aynı anda ayrılmak her iki tarafı da zorlayabilir. İşe başlıyor olmak emzirmeyi sonlandırmayı gerektirmez ancak anne bu yönde karar verirse elbette saygı duyulup, desteklenmesi gerekir. İş ortamında küçük ama fark yaratan değişiklikler, pandemi döneminde uzaktan çalışma seçenekleri, emzirme dostu iş çevresi yaratma ve çalışan anneleri emzirme konusunda destekleme üzerine yıllardır çalışıyorum. Gördüm ki; yumuşak geçişler tüm taraflar için faydalı.

    Geceleri uykusuz kaldığım için, ertesi gün iş verimliliğim düşüyor

     Bünyeden bünyeye değişmekle birlikte uyku gereksiniminizi karşılamak için iyi bir zaman yönetimi yapmak, emzirmeyi erken sonlandırmanın önüne geçebilir. Bazı insanlar gece uyku kesintilerinden çabucak yeniden uykuya geçebilir ya da bazı anneler bebekleriyle güvenli yatak paylaşımı yaparak, yarı uykulu iken emzirmeye ve uyumaya devam edebilir. Uyku laboratuvarlarında yapılan çalışmalarda güvenli yatak paylaşımı yapan anne-bebek çiftinin uzun süreli emzirdiği görülmüştür. Zamanı iyi yöneterek, hafta sonları geceki uyku açıkları kapatılabilir, eşler sizin uyumanız için bebekle ilgilenerek fırsat yaratabilirler. Anne sütündeki endorfinler sayesinde uyku kesilse bile yeniden uykuya dalmak anne için kolaylaştırıcı bir faktördür.

    Geceleri emmek için çok sık uyanmaya başladı

    Bebekler dönem dönem büyüme sıçramaları yaparlar. Bu dönemde her zamanki uyku gereksinimleri, beslenme alışkanlıkları, keyifleri farklılaşır. İhtiyaçları da… Bu dönemde memeye düşen çocukları tam da ihtiyaçları varken, memeden ayırmaya çalışmak, geri tepebilir, bir çeşit inatlaşma doğurabilir. Bir bebekle inatlaşılmaz, çünkü o kazanır. Emzirmeyi sonlandırmak için en azından bu dönemin geçmesini beklemek, iyi bir seçenektir.

    Sütün besleyiciliği kalmaz, sütün, sudan farkı yok artık

    Anne sütündeki bağışıklık sistemi güçlendirici ve bakterilerle savaşan immüngloblinler, ilerleyen yıllarda da salgılanmaya devam eder ve tam da bu yüzden bebekler daha az enfeksiyona yakalanır. Sağlık açısından baktığımızda; ne kadar uzun süre o kadar hem anneyi, hem bebeği hastalıklardan korunma anlamı taşır. Emzirme süresi uzadıkça meme ve yumurtalık kanseri, romotoid artrit, kalp damar hastalıkları ve diyabete annenin yakalanma oranı azalırken; bebeğin de astım, alerjiler, diyabet, çölyak hastalığı, çocukluk çağı kanserleri, lösemi, inflamatuar bağırsak hastalığı ve obezite riski azalır. Üstelik, anne sütündeki canlı antikor hücreler, emzirme süresinden bağımsız olarak hala sentezlenmeye ve her ikinizi hastalıklardan korumaya yardım eder.

    Diğer Yeni Yazılar

    BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

    Neden gelecek kripto paralarda? Bitcoin dünyasına adım atmak için hala geç değil…
    Esnek ve hibrit çalışma düzeninde, ideal bir çalışma ortamı nasıl olmalıdır?
    2021 Black Friday indirimlerinde bu detayları kaçırma!
    Yılbaşı hediyelerine birlikte karar verelim mi?
    Erken rezervasyon nedir? Avantajlı tatil yapmak için erken rezervasyon ne zaman ve nasıl yapılır?

    Yazarın Diğer Yazıları

    1. Kayak ekipmanı ‘tam’ size göre olmalı
    2. Doğadaki mantarın güzelliğine aldanmayın
    3. Yarıyıl tatili zehir olmasın
    4. Enfeksiyona karşı önlem alın
    5. Ebola bitmiyor
    6. Güneş gözleri de yaşlandırıyor
    7. Terliyken klimanın karşısına oturmayın
    8. Fazla yemekle bayramın tadını kaçırmayın
    9. Uzun güneş banyosundan sonra denize, havuza atlamayın!
    10. Tatil güzel ama sıcak çarpmasına dikkat