Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Amerika casus Pollard'ı af edebilecek mi ?

Önde İsrail Başbakanı Benjamin ‘Bibi’ Netanyahu, arkasındaki podyumda ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Meclis Başkanı John Boehner.

Bibi özel kongre toplantısında İsrail politikasını dikte ediyor: ‘’Kudüs başkentimiz, asla böldürmeyiz. Filistinlilerle barış için 1967 sınırlarını kabul etmeyiz.’’

Çehresindeki ifade hırçın, bir gün önce görüştüğünde kendisini tersleyen Başkan Obama’dan  hıncını almaya azmini yansıtıyor. Oysa Bibi’nin destek istediği konular hem Birleşmiş Milletler kararlarına, hem de ABD politikasına aykırı. Gene de Kongre üyeleri her cümle sonunda Bibi’ye alkış tutuyorlar. Salona sızan bir kadın ‘’Filistin işgaline, savaş suçlarına son ver’’ yazılı pankartı havaya kaldırıp İsrail’i eleştirmeye yeltenince iki polis yakapaça dışarı atıyorlar. İçerde alkış tufanı devam ediyor.

O tarihten bu yana nerdeyse iki yıl geçti. Filistin-İsrail konusu ne zaman gündeme gelse,  Netanyahu’nun ABD başkanını halkına Kongre’de şikayeti belleğimde canlanıyor. İstanbul’un yarı nüfusunda bir ülkenin başbakanı, savunmadan ekonomiye göbek kordonuyla bağlı dünya lideri ülkeye kafa tutma cesaretini gösteriyor. Yahudi lobisine şapka çıkarmak lazım.

Şimdi yeni bir olay var önümüzde. Obama 20 Mart’ta İsrail, Mısır ve Ürdün’ü ziyaret edecek. İsrail Cumhurbaşkanı Shimon Peres bu ziyarette Barack Obama’ya İsrail’in en yüksek başkanlık nişanını verecek. Peres ‘’Obama İsrail’in en büyük dostu.’’diye gerekçe gösteriyor. Yahudi basını şimdiden ‘’Pollard’a Af’’ dosyasını raftan indirdi.

Pollard kim derseniz, özetleyeyim:

Yahudi kökenli Amerika’lı Jonathan Pollard 1954 doğumlu. Stanford Üniversitesi’nde lisans üstü siyasal bilgiler eğitimi yaptıktan sonra Donanma’da entelijans ajanı görevini aldı. İsrail’li savaş pilotu Aviem Sella ile okul arkadaşı oldu. İsrail casusu Ben-Kaddish’le dostluk kurdu. Pilot Sella’ya ‘’Amerika askeri sırlarını gizliyor İsrail’den.’’diyerek casusluk teklif etti. Sella TelAviv’deki komutanına telefon ederek onay aldı. Pollard 1984’de İsrail’e ‘Çok gizli’ damgalı dosyalar aktarmaya başladı, karşılığında 10 bin dolar ile pahalı bir pırlanta yüzük aldı. Yüzüğü kız arkadaşı Anne Henderson’a nikah alyansı olarak verdi. İsrail casus örgütü Mossad 1500 dolar aylık bağladı Pollard’a. Yeni evlendiği Anne kanalıyla Pakistan, Avustralya, Çin ve Güney Afrika’ya da Amerika’nın askeri sırlarını satmaya başladı.

Pollard’un casusluğu, bir mesai arkadaşının ihbarıyla 1985 de ortaya çıktı. FBİ’ın evine yaptığı baskında bavul içinde 35 kilo ağırlığında gizli dosyalar arasında Amerika’nın küresel elektronik gözetme şebekesi planları da bulunuyordu. Pollard ‘’Dosyaları tetkik amacıyla  eve götürdüm.’’diye savunmaya geçti. Tevkif edileceğini anlayınca İsrail büyükelçiliğine sığınmak istedi, korumalar geri çevirdi. Pilot Sella ilk uçakla İsrail’e kaçtı. Pollard tutuklandı. The Washington Post haberi ‘’İsrail’in Usta Casusu’’başlığıyla manşete çıkardı. Pollard 30 yıl hapse mahkum oldu.

ABD yönetimi ‘en yakın müttefik’ diye tanımladığı İsrail’in askeri sırlarını çalmak için casus tutmasına büyük öfke gösterdi. İsrail hükümeti ‘’Bizim haberimiz yok. Pollard’ı tanımıyoruz.’’diye yanıt verdi. Netanyahu daha sonra inkardan vazgeçip iki kez cezaevinde ziyaret ettiği  casus için ‘’Pollard haber kaynağımızdı.’’itirafında bulundu.

Yitzhak Rabin’den bu yana tüm İsrail liderleri Amerika’dan Pollard’ın af çıkarılmasını istediler. Wye River  Konferansı’nda Netanyahu barış anlaşmasını imzalamak için yahudi kökenli casusa affı şart koştu. CİA Başkanı George Tenet tavize ılımlı bakmaya başlayan Clinton’a‘’Polard’ı afederseniz istifa ederim.’’diye rest çekti. Altı eski savunma bakanı, yahudi kökenli dışişleri bakanı Madeline Albright’da Polard affına karşı çıktılar. Bibi, 4 Ocak 2011’de kamuoyu önünde Obama’yı resmen Amerika’nın sırlarını satan Pollard’ı affa davet etti.

ABD İsrail’e yılda 7 milyar dolar hibe yardımı yapıyor. Füze saldırılarına korunma amacıyla ‘’Çelik Kalkan’’ projesi de Amerikan uzmanlarıyla, Beyaz Saray’ın mali desteğiyle gerçekleşti. B.M.’de İsrail’e karşı kararlar her seferinde ABD vetolarıyla engelleniyor. İsrail karşılığında ne yapıyor? Sözde can dostunun sırlarını ele geçirmek için casus tutuyor. Pollard casusluğu İsrail’in ekmek yediği eli bir kez daha ısırmasının kanıtı. Tabii, anlayana.

X