GeriAhmet HAKAN Alevilere sorular
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Alevilere sorular

NEDİR Alevilik?<br><br>Muaviye’nin Ali’yi ekarte etmek için yaptığı hile ve desise dolu siyasal ayak oyunlarına itiraz etmek midir? Ali’ye yapılan zulmü unutmamak mıdır?

Kerbela’da Hüseyin’e yapılanların yasını tutmak mıdır?

Yezit’e lanet, "Hüseyin’e bin selam" mıdır?

Nedir Alevilik?

Bir itiraz geleneği midir?

Yüzyıllardır diri tutulan bir başkaldırı hareketi midir?

Ulu kişiler için tutulan bir yas mıdır?

Hep muhalif olmak mıdır?

Bir meseleye inat ve sabırla sahip çıkmak mıdır?

Egemen din anlayışına sahip olanların zalime "zalim" deme cesaretini göstermemelerine yönelik bir isyan mıdır?

Nedir Alevilik?

Saltanat karşısında "Ey özgürlük" diye haykırmak mıdır?

Eğer böyleyse Osmanlı saltanatına karşı bir başka saltanatın, mesela "Şah İsmail saltanatı"nın türkülerinin söylenmesi nedendir?

Nedir Alevilik?

Ali’siz
de olur mu?

İslam’ın içinde midir, dışında mıdır?

Bir mezhep midir, ayrı bir din midir?

Kökeni Şamanizm’e kadar giden, "kavimler kapısı" Anadolu’nun gelmiş geçmiş bütün kavimlerinin inançlarından etkilenmiş bir hoşgörü ve tolerans öğretisi midir?

Nedir Alevilik?

Temel kaynakları nedir? "Söz"e mi dayanır, "yazı"ya mı?

Bütün Alevilerin üzerinde ittifak ettiği bir "öğreti"den söz edebilir miyiz?

Yoksa herkesin Alevilik anlayışı kendine özgü müdür?

Pir Sultan Abdal Derneği mi Alevilik anlayışını temsil eder, Cem Vakfı mı?

O zaman Fermani Altun ne yana düşer?

Sünniliğin camisine karşı Aleviliğin cemevi mi vardır?

Cemevlerinin tarihi nedir?

Ne zamandan beri caminin alternatif olmuştur?

Nedir Alevilik?

Teorinin gizli bilgisi "Dedeler" denilen ayrıcalıklı zümrenin tekelinde midir?

"Dede" kime derler? Nasıl "dede" olunur?

"Dedeler" ile bir Batılılaşma projesi olan "Cumhuriyet" arasında büyülü bir ilişki kurmak nasıl mümkün olabiliyor?

Ayasofya’ya dair küçük bir yazı

ARKADAŞLAR, lütfen heyecanlanmayın!

"Ayasofya cami olsun" diyenler, otomatik olarak cenneti garantilemezler.

Tıpkı bu konuda "aykırı" fikir ileri sürenlerin dinden çıkmayacağı gibi!

Bu nedenle...

İmanın altı şartına "Ayasofya’nın cami olmasını istemek" gibi bir şart eklemeye yeltenmeyin, komik oluyor.

Ayrıca...

"Orası Fatih tarafından camiye çevrildi. Dolayısıyla eski haline döndürülmelidir" şeklinde bir tez de ileri sürmeyin.

Çünkü...

Birileri de çıkıp size, "Orası kilise olarak kurulmuştu. İlk haline döndürülmeli ve kilise yapılmalıdır" der, söyleyecek bir söz bulamazsınız.

Hem belki de İslam’ın ruhuna uygun olan talep, Ayasofya’nın kilise olmasıdır.

Değil mi ki İslam, başka dinlerin mabetlerine dokunulmasına izin vermez.

O halde belki de İslam’a uygun yaklaşım, Ayasofya’nın ilk haline döndürülmesidir.

Ne yani? Fatih Sultan Mehmed yanılmış olamaz mı?

Kısacası arkadaşlar!

"Zincirler kırılsın / Ayasofya açılsın" diye 70’li yıllarda attığımız slogan, "Allah kelamı" ya da değişmez ve eskimez ilke falan değildir.

Biraz geniş düşünün.

Unutmayın: Atalar ne yaptıysa doğru yapmış sayılmaz.

Hani İslam, en başta "atalar dini"ne itiraz ederdi? Ne çabuk unuttunuz!

Ne olur dava aç Kerinçsiz

BAZI yazarların "uluslararası" boyuta geçebilmek için "Ah hakkımda keşke bir dava açılsa" diye yanıp tutuştuğu bir ortamda...

Kemal Kerinçsiz adlı "ulusalcı avukat" hemen hizmete giriyor.

Açıyor davayı ve yazara bir hayat öpücüğü bahşediyor.

Böylece henüz herhangi bir zulme maruz kalmadan bile "Zulüm gören yazarlar" listesine girmeye hak kazanan yazarlarımız, hak edilmiş bir mazlum pozisyonu kazanıyorlar.

Kısacası: Uluslararası boyuta geçmek isteyen yazarlarımız, Kemal Kerinçsiz ile gurur duyuyorlar!
X

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

İşte Ayasofya’ya imam olacak imam

Bugün size bir imamımızın öyküsünü anlatacağım.

Balat’ta imamlık yapan Emin Kır Hocamızın öyküsünü...

*

Emin Kır Hoca’nın serüveni, tayini Eyüpsultan’ın Balat semtindeki Hazreti Kaab Camisi’ne çıkınca başlamış.

Yıl: 2006.



Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

Ali Edizer diye bir doktor var.

Daha önce yaptığı çeşitli densizlikler ve izansızlıklar yüzünden “olay adam” haline gelmiş, hatta GATA’daki görevine son verilmişti.

*

Fakat adam rahat durmuyor abi!

Densizliğe, izansızlığa, abuk sabukluğa devam ediyor.

*

Ne dediğini yazmaya bile tenezzül etmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Ne yaptınız İlhan Bey

CHP, ne güzel bir şey tutturmuştu!

“128 milyar dolar nerede” diye...

*

128 milyar doların hortumlandığı algısı yaratılıyordu.

Ve bu algı, zihinlere kazınıyordu.

*

İşgüzar kamu görevlileri, asılan pankartları polis ve zabıta marifetiyle anında engelleyerek...

Yazının Devamını Oku