Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

AKP’nin Kürt politikası

2002 yılı sonunda yapılan genel seçimle AKP iktidara geldi.

Her ne kadar kısa süre sonra yapılan bir ara seçimle milletvekilliğini kazandıysa da AKP’yi iktidara taşıyan siyasi önderin Recep Tayyip Erdoğan olduğu kesindi. Genel seçimden hemen sonra gazeteniz Hürriyet’te AKP’nin en az 10 yıl iktidarda kalacağını yazmıştım. 10 yıl doldu. Acaba AKP daha doğrusu Sayın Erdoğan daha kaç yıl iktidarda kalabilir?

ÇÖZÜLEMEZ AMA YÖNETİLEBİLİR

Erdoğan’ın daha uzun süre iktidarda kalabilmesi, yol üstündeki biri iktisadi, diğeri siyasi iki mayına basmamasına bağlıdır. İktisadi mayının adı “cari açık”tır. Siyasi mayın ise Kürt meselesidir. Bu mayınlara basmadan işleri idare edebilirse, Erdoğan daha uzun süre başta kalabilir. Sayın Erdoğan ve arkadaşları bunun bilincindedir. Siyaset ve iktisatta bazı meseleler “çözülemez ama yönetilebilir”. Siyaset bilimcisi Dr. Mehmet Gök, yıllar önce Kürt meselesi için bana İngilizce olarak, “it cannot be solved, but it can be managed” demişti. Ben aradaki farkı o zaman kavramakta zorlanmıştım. Sonra anladım. Şimdi hem cari açık, hem de Kürt sorununda “çözme-yönet” yönteminin uyguladığını görüyorum.

KÜRT GERÇEĞİ TAMAM, SIRA TÜRK GERÇEĞİNDE

Türk milleti, uzun süre Kürt gerçeğini kabul etmedi. Başta ben olmak üzere, “Kürt-Türk ayırımına ne ihtiyaç var? T.C. sınırları içinde yaşayan kişiler olarak hepimiz Türk’üz; bu kelimenin etnik kökenle ilgisi yok” dedik. Kürtlerin de çoğu böyle düşünüyordu. Ancak Kürtler arasındaki “Ne Mutlu Türküm Diyene” görüşü giderek taraftar kaybetti. Özellikle PKK’nın askeri alanda gösterdiği başarı, Kürtlük gururunun serpilmesine yardım etti. Türkler bu tablo karşısında “Kürt” gerçeğini kabul etmek zorunda kaldı.  Ancak bu sefer de Kürtler, Türk gerçeğini küçümser hale geldiler.

YA VER, YA VUR DEĞİL; HEM VER, HEM VUR

AKP, Kürtlere istediklerini vermeyi ta başından aklına koymuştu. Bunu da adım, adım yaptı. Nitekim Öcalan’la görüşme dâhil, Kürtlerin talepleri birer, birer kabul edildi. Erdoğan Kürtlere, “bunları size ben verdim; silahlı bırakarak elimi rahatlatırsanız daha da fazlasını vereceğim” diyor. Ancak Kürtler “silahı bırakmayız, çünkü biz bunları söke, söke aldık; almaya da devam edeceğiz” iddiasındalar. Erdoğan, son günlerde, bir yandan askeri ve inzibati önlemleri arttırırken, diğer yandan Kürt taleplerini karşılamaya devam ediyor. Bu bakımdan durum 1994’ten çok farklı demekte haklıdır. Erdoğan, AKP’lilere  “... yoksa bu millet bizi affetmez, yani iktidarı kaybedebiliriz.” diyor. O zaman “çözülemez” Kürt sorunu “yönetilemez” hale de gelir diye de Kürtleri uyarıyor. (Haftaya cari açık nasıl yönetiliyor)
Son Söz: Etnik temizlik, çok pis bir iştir.  

X