Ailem sevdiğim genci esrarkeş diye istemiyor

Sevgili Güzin Ablacığım, ben 21 yaşında bir genç kızım.

Geçen hafta köşenizde esrardan kurtulma mücadelesi veren bir gencin yazısı yer aldı. Benim şu anda çıktığım ve çok sevdiğim erkek arkadaşım da esrar kullanıyordu. Ailem bunu biliyor ve kesinlikle karşı çıkıyor. Onun esrara alışma nedeni ise, daha çocuk yaştayken anne ve babasının ayrılması. Sevgisiz bir ortamda, hemen hemen yalnız büyümüş. Bu tabii ki kişiliğine yansımış. Bu yüzden benim dışımdaki tüm insanlara karşı nefret dolu. İşte bu başıboş yaşamı içinde birkaç yıl öncesine kadar, başta esrar olmak üzere pek çok kötü alışkanlığı olmuş. Şu anda bırakmış. Hatasını anlamış. Ama, hálá alkol kullanıyor. Beni üzmemek için onu da bırakacağını söylüyor. Ama ablacığım, beni asıl korkutan geçmişte yaşadıkları ya da yaptıkları değil, ilerde neler yapabileceği? Şu anda bana karşı çok iyi, ama değişmesinden korkuyorum. Şimdi geçmişte yaşadıklarından çok pişman olduğunu, çok büyük bir hata olduğunun bilincine vardığını açıklıyor. Sizce ona güvenip, bu ilişkiye devam etmeli miyim? Yoksa ilerde acı çekmemek için, en kısa zamanda bu beraberliği bitirmeli miyim? Zaten ailem onun adını bile duymak istemiyor.

RUMUZ: SEVGİSİZ

Güzel kızım, birçok genç, ilk delikanlılık çağında senin sevgilin gibi çılgınlıklar yapmış, bazı kötü alışkanlıklar edinmiş olabilir. Ancak önemli olan bu hatalarını zamanında görüp, bunlardan vazgeçebilmektir. Sevdiğin gencin anne-baba sevgisinden uzak büyüdüğünü, bu yüzden sorunlu olduğunu söylüyorsun. Elbette, bir çocuğun anne sevgisinden mahrum kalması, onun bütün dünyaya karşı katı ve sevgisiz olmasına yol açabilir. Çünkü çocuk sevgiyi annesinden, güven duygusunu ise babasından alır. Yalnız büyümüş olmak onu elbette ki psikolojik açıdan yıpratmıştır. Ama bu genç seni gerçekten seviyorsa, senin yanında sevgiyi tanımışsa, sana değer verdiği için tüm kötü alışkanlıklarından vazgeçmişse, ona bir şans tanıyabilirsin.

İhtiyacı olan sevgiyi sen ona verebilirsin. Eğer sen de ona güvenmediğini, ondan uzaklaşmaya hazır olduğunu hissettirirsen, tümüyle içine kapanır. Kötü çevrelere kayabilir. Bu nedenle sana çok şey düşüyor kızım. Önemli olan; sen bu sorumluluğu taşıyabilecek misin? Ona destek olacak kadar onu sevebilecek misin? İşin belki zor ama imkansız değil. Ona büyük sevgi ve şefkat gösterirsen, senin uğruna değişebilir. Zaten hatalarını görmüş olması bile değişme isteğinin kesin bir belirtisi. Eğer onu yeteri kadar seviyorsan, sevginle bir insanı kurtarmış olacaksın. Ama tabii ailenin tepkisine de hak vermemek elde değil. İnsan evladı için elbette her şeyin en iyisini ister. Onu yanlışlardan korumaya çalışır. Onları sevdiğin genci tanımaları konusunda razı edebilecek misin?

Mastürbasyon yapmak gözlerimi bozabilir mi

Biz gençlerin her türlü sorunlarına çare bulmaya çalıştığınız için size çok teşekkür ediyorum. Ben 24 yaşında bir gencim. Ve ilk kendimi bilmeye başladığım, buluğa erdiğim dönemden beri mastürbasyon yapıyorum. Ama önceleri bunun için kendimi suçluyordum. Daha sonra cinsel konularda bazı dergilerdeki yazıları okumaya başladım. Ve kendimi suçlamaktan vazgeçtim. Bunun doğal olduğunu öğrendim. Aslında bu yaşıma kadar hiçbir kadın ve kızla ilişkiye girmedim. Girmeye de çekiniyorum. Mastürbasyon bana yeterli gibi geliyor. Ancak son zamanlarda sol gözümde bir görme bozukluğu başladı. Gözümün miyop astigmat olduğunu öğrendim. Acaba mastürbasyon yapmamın gözümdeki bu görme bozukluğuyla ilgisi olabilir mi? İlerde bana sorun yaratabilir mi? Bu konuda bir köşe yazarının yazısını okumuştum. Mastürbasyonun görme bozukluğu yaptığından söz ediliyordu. Ama ayrıntıya yer verilmemişti. Acaba bu doğru mu? Bana bu konuda bilgi verirseniz size minnettar olacağım.

RUMUZ: ENDİŞELERİM

Sevgili oğlum, mastürbasyonun gençlik yıllarında, doğal bir davranış olduğunu bütün cinsel eğitimciler ve pedagoglar belirtiyorlar. Bunda utanılacak ve suçluluk duyacak hiçbir şey yok. Sen de zaten bunu kabul etmişsin. Ancak bana kalırsa 24 yaşında olduğun halde, hálá kadınlara yaklaşmaktan çekinmen, mastürbasyonu yeterli görmen pek de doğal değil. Bu da mastürbasyona çok fazla alışmanın sonucu olsa gerek.

Cinsel yaşam uzmanları işte bu konuda gençleri uyarıyorlar. Aşırı mastürbasyon tabii ki gençleri doğal olarak karşı cinsle ilişkiye girmekten alıkoyuyorsa sakıncalı olabiliyor. Bu alışkanlık yaratmamalı. Gözündeki bozukluk tamamen doğumdan itibaren sende bulunan bir rahatsızlık. Astigmat doğuştan gelen bir göz rahatsızlığıdır. Mastürbasyonla ilgisi yok elbette. Köşe yazarları zaman zaman yazılarında espri olsun diye, bazı konuları alaya alarak eleştirirler. Bu konudaki yazının ciddi olduğunu hiç sanmıyorum. Yalnız sana bir uyarıda bulunmam gerekiyor; dediğim gibi aşırı mastürbasyon alışkanlığı sonuçta senin doğal ilişkiden kaçınmana yol açabilir ki, bu ilerde evliliğinde sorun yaratabilir. İkincisi de bünyenin zayıf düşmesine, kilo kaybetmene neden olabilir. Bu açıdan bu alışkanlığına ara verip, karşı cinsle normal beraberlikler kurmaya bakmalısın.

Şu an sanki iki yabancı gibiyiz

Ben 20 yaşında bir genç kızım; 1 yıllık bir ilişkim var. Başında her şey çok güzeldi, herkes ilişkimize hayran kalıyordu. Zaman içinde ona verdiğim sözleri tutmadığım ve yalan söylediğim için ilişkimiz yıprandı. O da bundan dolayı eski kız arkadaşıyla muhabbete başladı. Ve tabii bizim beraberliğimiz giderek kötüleşti. Şu an, sanki iki yabancı gibiyiz. Size soruyorum, ne yapsam, nasıl davransam da eski günlere dönebilsek? Son 1 aydır çok kötüyüm; hiçbir şeyden zevk alamıyorum. Yardımınıza ihtiyacım var.

RUMUZ: ÇOK SEVEN KIZ

Sevgili kızım, ilişkilerde en kötü şey, karşılıklı güven duygusunun yitirilmesidir. Bu duygu tükendi mi, geri gelmesi çok zordur. Hem sevgi bittiyse, biter... Eğer bu gencin, senin davranışların nedeniyle, duyguları değişmişse, onu yeniden kazanman zor olacaktır. Neden sanki bunları ona yalan söylemeden, onu kandırmadan önce düşünmedin? Şimdi ona pişmanlığını hissettirmek, tekrar güvenini kazanmak için zamana bırakmaktan başka yapabileceğin bir şey yok.
X

Eşim internette başka kadınlarla konuşuyor

Eşimi internetten başka kadınlarla konuşurken yakaladım. Tüm bunlara rağmen de beni sevdiğini söylüyor. Ayrılmayı düşünüyorum ama çocuklara ayrılıktan bahsedince ağlamaya başlıyor...

30 yaşındayım, 12 yıldır evliyim ve 3 çocuk annesiyim. Eşim de 37 yaşında... Eşimle aramızda ailevi, cinsellik, her anlamda sorunlar ve soğukluk oldu. Bir süre sonra da birbirimizden koptuk...

Tartışmalar büyüdü ayrılığın eşiğine geldik. Ama çocuklarımızı düşünerek yeniden bir araya geldik.

Daha sonra kendimizi toparladık, düzelmeye başladık. Tam da o sırada eşimin internet üzerinden, beni aldattığını öğrendim.

Çok üzüldüm, ağladım...

Ona öğrendiğimi söyleyince özür diledi ve “Seninle kötü olduğumuz günlerde bir anlık boşluğa kapıldım. Kesinlikle kimseyle cinsel ilişkim olmadı. Sadece yazışmalardan ibaret” dedi. Ben de yine çocuklarım için affettim.

Aradan bir süre geçti... Yine eşimin internet üzerinden bir kadınla mesajlaşmalarını gördüm. Bu defa kendisine söylemedim. Şifresini bulup takip altına aldım ve şimdi de yeni yazışmalarını görüyorum.

Ne yapacağımı bilmiyorum. Kendisine belli etmemeye de çalışıyorum çünkü şu anda bana karşı çok ilgili, çok sevecen...

Geçenlerde eskileri hatırlatıp “Artık yazışma yok değil mi?” diye sordum. O da “Kesinlikle yok, ben seni seviyorum” dedi.

Yazının Devamını Oku

Eşim kanser tedavisi görürken onu aldattım

Eşimi, kanser tedavisi gördüğü dönem benden 5 yaş küçük biriyle aldattım. 3 yıl önce eşimi kaybettim, fakat sevgilimle beraberliğimi devam ettirdim...

40 yaşındayım ve 2 çocuk annesiyim. 3 yıl önce eşimi kanserden kaybettim.

Eşimin hastalığı sürecinde özel bir şirkette personel müdürü olarak çalıştım. Gerek konum olarak, gerekse fizik olarak çok fazla özgüvenim vardı. Bu sırada benden 5 yaş küçük birini sevdim; o da beni çok sevdi...

Beraberlik de yaşadık ama vicdanım hiç rahat olmadı. Hasta adama ihanet ettim.

Eşim vefat ettikten sonra da beraberliğimiz sürdü.

Ailesi de beni istedi ama çocuklarım onu istemedi. Çocuklarım onunla evlenmeme karşı çıktı. Aslında maddi olarak da eğitim olarak da benden çok gerideydi. Daha sonra ben de şunu fark ettim; benim mal varlığıma gözünü dikmiş...

Ondan ayrılalı 6 ay oldu. Hatta yaşadığım şehri bile değiştirdim ama beni bir türlü bırakmadı.

Hâlâ beni sevdiğini söylüyor. Ama artık ona inanmıyorum.

Şimdi Güzin Abla, yeni birisiyle tanıştım.

Yazının Devamını Oku

Babam sürekli “Benim evlendirecek kızım yok” diyor

Size daha önce de yazmış, babamın beni evlendirmek istemediğini söylemiştim. Babamın fikri değişmedi ve hâlâ “evlilikte mutlu olan var mı” diyor...

Merhaba Güzin Abla, daha önceki mektubuma cevap verdin. Çok teşekkür ediyorum. 6 ay geçti ama hâlâ bir çözüm bulamadım. Babam hâlâ konu evlilikten açıldığında “Mutlu bir evlilik mi var? Benim evlendirecek kızım da oğlum da yok!” diyor.
Babamla barıştım, şimdi aramız iyi... Fakat ona çok kırgınım.
Babama iki kez emrivaki bir olay yaşattım.
İlk önce erkek arkadaşım geldi ve babamın karşısına çıkıp benimle görüştüğünü söyledi. Babam onu kovdu. İkincisi ise karşı tarafın şehir dışından gelmesini istedim.
Ailece onları, babamın işyerine gönderdim.
Babam aynı katı tutumu sergiledi, “10 kere de gelseniz benim verecek kızım yok. Artık idrak edin” diyerek onları gönderdi. Araya büyüklerim de girdi. Babam onların da kalbini kırdı. Kendi anne ve babasını ağlattı.
Ya bu diyardan vazgeçeceğim, bir ömür içimde besleyeceğim kinle, babamın yanı başında bekar bir hayat yaşamayı kabulleneceğim ya da kendi hayatımı kendim inşa edip, evlenip yuvamı kuracağım.

Yazının Devamını Oku

Erkeklerin önceliği cinsellik olmuş

Ben 35 yaşında bir kadınım. Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında erkek arkadaşlarım oldu. Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

Sevgili Güzin Abla, ben 35 yaşında, iyi eğitim almış, aile terbiyesi olan, modern ve eğitimli bir çevrede büyümüş bir kadınım.

Bu yaşa kadar annem dahil hiç kimseden ne bir cinsel eğitim, ne de buna yönelik benzeri bilgiler aldım.

Bunun nedeni de toplum tarafından hâlâ ayıp ya da utanılacak konular kategorisine giren cinsellikle ilgili konuşmanın ailemizde yasak olmasıydı.

Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında tabii ki erkek arkadaşlarım oldu.

Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

En azından benim muhatap olduğum kişiler böyleydi.

Bu isteklerine cevap “Hayır” olduğunda da ya kendileri gidiyor ya da ben onlardan uzaklaşıyordum.

35 yaşında olmama rağmen hâlâ bakireyim.

Yazının Devamını Oku

Eşimi çok seviyorum ama bana dokunmasını istemiyorum

Eşimle evleneli 3 ay oldu fakat bir türlü ilişkiye giremedik. Neden bilmiyorum, bana dokunduğu anda çok korkuyorum...

Merhaba Güzin Abla, ben Gaziantep’te yaşayan, 19 yaşında ve 3 aylık evli bir genç kadınım.
Eşimle 2 yıllık bir beraberlik sonunda hayatımızı birleştirdik.
Birbirimizi çok seviyoruz.
Bu yüzden birçok ailevi engeli birlikte aştık.
Ancak benim çok ilginç bir sorunum var.
Ben eşimi çok sevdiğim halde, onun bana dokunmasına bir türlü alışamıyorum.
3 aydır evli olmamıza rağmen hâlâ ilişkiye giremedik.

Yazının Devamını Oku

Doğan Cüceloğlu benim de hayatıma dokunmuştu

Yıllar önce bir televizyon programında bir araya geldiğim Doğan Cüceloğlu, gerek kitapları gerekse bakış açısıyla benim de hayatıma dokunmuştu...

“Gerçek özgürlük”, “Evlenmeden Önce”, “İçimizdeki Çocuk”, “Mış Gibi Yaşamlar”, “İnsan ve Davranışı”, “Bir Kadın Bir Ses”... İşte beni ben yapan kitaplarıydı onun.

Eğer bugün kendimi ve insanları daha iyi tanıyabiliyorsam, eğer çevreme faydalı olabiliyorsam, onun öğretileri sayesindedir.

Gençliğimden beri psikolojiye meraklıydım ve bu alanda da okul yıllarımdan itibaren çok kitap okudum...

Ama bana en çok yön veren, hayatıma dokunan sevgili Doğan Cüceloğlu’ nun kitaplarıdır.

“Kişisel başarılarımdan en önemlilerinden biri, içimdeki çocuğun farkına vararak onunla zaman zaman konuşup oynaşabilmek oldu” diyor örneğin “İçimizdeki Çocuk” kitabında.

Onun için bir çocuğun eğitimi, her şeyden önce gelir.

Bu nedenle ailelere çok büyük görevler düştüğünü sürekli hatırlatır. “Çocuğunuzu dinleyin” der hep.

Ve belki de hayatımın en unutulmaz anlarından biri ise yıllar önce, gazeteci, yazar Haluk Şahin’in tartışma programı “İşte Biz Böyleyiz”de Doğan Cüceloğlu ve Selçuk Erez’le birlikte benim de yer almam...

Yazının Devamını Oku

İşitme engelliyim önyargılardan kurtulamıyorum

İşitme engelli bir gencim, önyargılar yüzünden mutlu olma hakkım elimden alınıyor. Tek başıma çabalamaktan artık yoruldum. Ben artık sevip, sevilmek istiyorum...

Ben 24 yaşında, işitme engelli bir bireyim. Fakat hayatı boyunca standartlarının hep üzerini zorlayan ve çabalayan bir insan oldum.
Çok iyi bir işe sahibim.
Yaşıtlarım iş bulamazken ben şimdiden aramızdaki farkı en azından bu şekilde açtım.
Ama artık yoruldum.
Küçüklükten gelen dışlanmışlıklar, insanlar tarafından yanlış anlaşılmalar, küçük görmeler, önyargılarla mücadele ediyorum.
Daha önce sevgilisi olup aldatılan ancak bu konuda yüzü hiç gülmeyen biriyim.
Aşırı şanssızım ve açıkçası beceriksizliğimi de kabullendim. Ben artık çok yoruldum.

Yazının Devamını Oku

Sevgilim evlenmeden birlikte yaşamak istiyor

Sevgilim, onunla yaşamamı istiyor. Ben ise evlenmeden bunun mümkün olmayacağını söylüyorum. Ama bir yandan da artık cinselliği yaşamak istiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 27 yaşında çalışan genç bir kızım. Kendimi henüz evliliğe hazır hissetmiyorum.

Ama bir yandan da artık cinsellik yaşamak istiyorum.

Ailemle küçük bir yerde yaşıyoruz. Çevremin ve ailemin namus kavramına katı bir bakış açısı var.

Buna rağmen ben sürekli birileriyle telefonda görüşüyorum.

Arada seks yazışmaları yapıyoruz.

Bu kişilerin bazıları evli, bazıları şehir dışında oluyor...

Ama işler buluşmaya gelince ben bir yolunu bulup ayrılıyorum. Şimdi ise yeni bir erkek arkadaşım var.

Benimle birlikte tatile gitmek istiyor, hatta bana evlenmeden birlikte yaşamayı da teklif etti...

Yazının Devamını Oku

Zamanda sürükleniyor gibiyim

Yaşadığımız şu kötü günler çok hızlı akıyor. Kendimi sürükleniyor gibi hissediyorum. Bir genç olarak hayatın tadını çıkaramıyorum.

Güzin Abla merhaba, ben 22 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Ama pandemi nedeniyle gidemiyorum. Benim sorunum aslında pek çok yaşıtımda ve hemcinsimde var.
Hayat çok kısa. Belki önümde daha upuzun bir hayat var. Ama özellikle yaşadığımız şu kötü günler o denli hızlı geçiyor ki; şaşırıyorum, durup etrafıma bakmak istiyorum, “Ben hayatın neresindeyim” diye. Ama zaman öylesine hızlı akıyor ki, kendimi sürükleniyor gibi hissediyorum.
Bu hissettiklerimin normal olup olmadığını bile bilemiyorum. Ama dediğim gibi, hayat da çok kısa ve bir genç olarak tadına varmak için sadece tek bir şansımız var.
Bu iki denklem arasında sıkışıp kalmış gibi hissediyorum kendimi.
Ergenliğin getirdiği o duygusal dalgalanmaları atlattım belki ama bendeki izleri hâlâ devam ediyormuş gibi hissediyorum. Bu yüzden de belki bir kız arkadaşım dahi yok.
Konuyu bağlamak istediğim nokta burası değil aslında. Bu çok lüksmüş gibi hissetmeye başladım yıllar geçtikçe. Veya herkese nasip olmayan bir durum gibi... Adını koymak bile benim için o kadar zor ki.
Hayatımın bir noktasında durup çevreme bakabilsem, hem kendime hem de etrafıma, o zaman beni bekleyen aşkı da bulacakmışım gibi hissediyorum.

Yazının Devamını Oku

14 Şubat Sevgililer Günü araştırması

NG bilgi ve araştırma şirketi, Sevgililer Günü ile ilgili çok dikkat çekici bir araştırma yapmış. Pek fazla Sevgililer Günü meraklısı olduğum söylenemez. Ancak karşı da değilim. Türk toplumunda Sevgililer Günü’nün nasıl kabullenildiğini, nasıl karşılandığını ve benimsendiğini göstermek amacıyla sizlerle paylaşmak istedim...

Sevgililer Günü ne kadar popüler?
14 Şubat bazılarımız için çok anlamsız gelse de, bazılarımız için ise hediyeleşmek ve hatırlanmak için büyük bir fırsat. Ülkemizde ise 14 Şubat’ı kutlayanların sayısı bir hayli fazla.

Kutlama nedenlerimiz neler?
Araştırmaya katılanların yüzde 39’u bu günü sevgisini hissettirmek için bir fırsat olarak görüyor. Yüzde 19’u ise hediye alıp vermeye güzel bir sebep oluşturduğu için bu günü kutluyor.

Kutlar mısınız?

Yazının Devamını Oku

Ailesi sahip çıkmayan ve öldürülen kadınları anlıyorum

Ailem, kız çocuğu olduğum için bana sahip çıkmıyor. Eşimin psikolojik problemleri var ve çok şiddetli tartışmalarımız oluyor. Şimdi ailesi sahip çıkmayıp da öldürülen kadınları çok iyi anlıyorum.

30 yaşında, iki çocuk annesi bir kadınım. İki abim, bir de kız kardeşim var. Annem ve babam, kız kardeşimle bana karşı hep soğuktu. Sürekli aşağılayarak, “Alt tarafı kız çocuğusunuz” diyerek büyüttüler bizi. 

9 yıldır evliyim. Maddi durumumuz ne iyi ne kötü. Geçen sene zar zor bir ev aldık. Babamdan borç istedim, 70 bin lira kadar.

Hayatımda ilk defa babamdan bir şey istedim. “Ben o kadar veremem” diyerek eşimin yanında beni tersledi.

Daha sonra 50 bin lira verdi.

O gün anladım ki onun nezdinde hiçbir kıymetim yokmuş.

Babam zengindir ama biz varlık içinde yokluk çekerek büyüdük.

Harçlığımızı bile zorla verirdi. Sonrasında aldığı malları abilerimin üzerine yapmaya başladı. Para istediğim günden 6 ay sonra da yüksek fiyata bir yer aldı ve büyük abimin üzerine yaptı. Öğrendiğimde anneme “Hiç söylemiyorsun, orayı abime almışsınız” dedim.

“Neyini söyleyeyim? Bizimle alakası yok, abinin orası. Çalıştı aldı” diyerek beni yine susturdu.

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin beni bırakmasından korkuyorum

Sevgilim mesajını geciktirince hemen beni bırakacağından bahsediyorum. O kızacak diye hiçbir istediğimi yapamıyorum ve hemen telefonlarına dönüyorum. Sürekli “bir gün beni bırakacak” diye korkuyorum...

Ben, 19 yaşında üniversite sınavına hazırlanan bir kızım. 1 senedir devam eden bir ilişkim var. O, 26 yaşında ve hukuk fakültesini bitirdi. Biz internet üzerinden tanıştık. Uzak mesafe ilişkisi yaşıyoruz. Sadece yüz yüze sadece 2 kere görüştük.

Birbirimizi çok seviyoruz. 2 sene sonra ve ben okula devam ederken evlenmeyi düşünüyoruz. Ama birkaç kere ona mesaj atmadığım için “Ayrılacağım. Senin yaşındaki kızlar bunaltır. Sen yazmıyorsun, beni sevmiyorsun” dedi. Ben durumu anlatınca da “Şaka yaptım, sana kıyabilir miyim” dedi.

Hatta bir kere ona kırıldım ve mesaj atmadım. Sonrasında “Biri var hayatımda” sözlerinden sonra şaka yaptığını söyledi. 

Birkaç kere de kavga esnasında “Artık yazma bana, seni istemiyorum” dedi. Sonra mesaj atınca özür diledi.

Cidden bir gün gitmesinden korkar oldum. Kavga etmekten uzak duruyorum. Sürekli meşgul olduğum zamanlarda bile mesaj atıyorum. O kızacak diye istediklerimi yapamıyorum. Hatta bana uygunsuz filmler izlediğini söylediğinde bile, gider diye bir şey diyemedim.

Ellerimi yıkarken bile mesaj atınca onu bekletmeden cevap veriyorum kızmasın diye.

Aslında sorunun bende olduğunu düşünüyorum. Ama bu hastalıklı durumdan nasıl kurtulurum bilmiyorum. Ne yapabilirim?  Rumuz: Nasıl davranmalıyım

YANIT

Yazının Devamını Oku

Eşim gizlice komşumuzun fotoğraflarını biriktiriyor

Eşimin pornografik filmler izlediğini öğrendim. Bir daha izleyemeyeceğini söyledi fakat şimdi de komşumuzun fotoğraflarını biriktirdiği ortaya çıktı. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Eşimle 4 yıl önce görücü usulü evlendik ve onu sevdim. Onun da beni sevdiğini sandım. Ta ki açık saçık filmler izlediğini öğrenene kadar.
O zaman kendimi eksik hissettim... Hep “Ben de olmayıp onlarda olan ne var” diye sorguladım.
Eşime sorduğumda “Senin bir şeyin yok, sorun bende” açıklamasını yaptı.
Ardından sözler verdi, yeminler etti ve tekrar yapmayacağını söyledi. Ama gizli saklı hep devam etmiş izlemeye.
Bana da yalan söylemiş.
İşin en acı tarafı eşim aynı apartmanda oturduğumuz komşumuzdan hoşlanmış ve onun fotoğraflarını biriktirmiş.
Benim bulmamam için de telefonuna gizli bir ekran açmış ve şifre koymuş. Allah büyük ya, ben de tesadüfen fotoğrafları buldum. Elim telefonunun ekranına çarptı ve yeni bir ekran açıldı. Şifre istedi.

Yazının Devamını Oku

Ablam çok güzel ben ise çirkinim

Burnum çirkin ve yüzümde benler var. Ablam ise benim tam tersim. Ablam çok güzel ben ise çok çirkin...

Güzin Abla, evet ben biraz küçüğüm sana diğer yazanlara göre; 11 yaşındayım. Bu sene ergenliğe girdim. Sorunum 3-4 aydır evden hatta odamdan bile çıkmamam. Nedeni yüzümde 9 tane ben olması, hepsi minik minik ama o kadar sinirim bozuluyor ki...
Bütün günüm onlara bakmakla geçiyor, uzun zamandır içimde tutuyorum.
Anneme dedim ki, “Anne ben araştırdım, yüzümde bir sürü ben var. Dermatoloğa başvurup, benlerimi aldırabilir miyiz?” Etrafımdaki herkes “Sen çok güzelsin” diyor ama asla inanmıyorum.
Benim burnum büyük ablamınki küçük, ablamın yüzünde bir tane ben var, benim 9...
Bu arada ablam 16 yaşında. Ablam kendini beğenmiş, ben ise o kadar özgüvensiz, içine kapanık bir çocuğum ki...
Dermatologlar her yaşa göre alabiliyorlar bu benleri. Ama annem o kadar inatçıdır ki... Bir kere “hayır” dedi mi...
Çevremdeki kızların da erkeklerin yüzü bile pürüzsüz ve lekesiz... Neden ben böyleyim?

Yazının Devamını Oku

Aralarına giriyormuşum gibi bana kapıyı gösterdi

Eşimin eskiden sevdiği kızla konuştuğunu öğrendim. Kıza mesaj atarak, bunu sonlandırmasını söyledim. Bunu öğrenen eşim bana kapıyı gösterdi... Sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.

Eşimle 5 yıldır evliyim. Görücü usulü evlendik, benimle evlendiğinde başkasını seviyormuş. Kız yurtdışında yaşayan biri, eşimin ailesi onu istememiş. Eşim hep “Bizim hikaye olamazdı” diyordu.
Biz evlendikten 1 yıl sonra onunla halen konuştuğunu öğrendim.
Kıza, eşimi rahat bırakması için mesaj attım. Ayrıca eşimin ailesine de söyledim.
Eşim akşam işten eve geldiğinde çok öfkeliydi. Kız ona tüm olanları söylemiş. Eşim, bana çok kızdı ve “Sen nasıl böyle bir şey yaparsın” dedi. Tartıştık. Bana kapıyı gösterdi, sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.
Bir müddet ayrı kaldık, sonra mecburen devam ettik. Bir çocuğum vardı ve onun için dönmek zorundaydım.
Ancak bu olaydan sonra hep aramız gergindi. Bir türlü de düzgün bir şekilde devam edemedik.
Eşim çok değişti, sürekli oyunlarla vakit geçiriyor...

Yazının Devamını Oku

Kaygı bozukluğumu ciddiye almıyorlar

Ailem kaygı bozukluğumu ciddiye almayarak beni başkalarıyla kıyaslıyor. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek. Kaygım, insanlık...

Ben, 17 yaşındayım. Aslında sorunum basit algılanabilir hatta yetişkinler, bunu ergen problemi olarak görebilir...
Panik atak hastasıyım. Babama ve anneme kaygılarımın olduğunu, kendimi kötü hissettiğimi anlattım. Anlamadılar, dinlemediler bile...
Annemle babam 6 seneyi aşkın süredir ayrı. Her zaman yaşadıklarımı daha dinlemeden başkalarıyla kıyaslıyorlar. Babam bana sürekli insanların kaygıyla büyüdüğünü anlatıyor.
Kaygımın sevdiğim insanların ölecekleriyle alakalı olduğunu bile düşündü. Ki ona hissettiklerimi anlatmamıştım bile... Sadece anksiyete bozukluğu yaşadığımı söylemiştim. Bana bunun saçmalık olduğunu söyledi ve inanmadı...
Aslında ben ölmek istiyorum... Beni kimse dinlemiyor.
Çevremdeki herkes o kadar koşuşturup duruyor ki dönüp dünyayı yok ettiklerini göremiyorlar.
Paraya tapıp paraya âşık oluyorlar. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek.

Yazının Devamını Oku

Eşimle ev arkadaşı gibiyiz

Eşimle 14 aydır evli olmamıza rağmen karı koca gibi değiliz. İşinden ayrıldı ve bütün gün internette oyun oynuyor. Adeta ev arkadaşı gibi yaşıyoruz...

Eşimle 5 yıllık bir sevgililik döneminden sonra evlendik. 14 aydır da evliyiz. Eşimin ailesinden dolayı psikolojik sorunları var. Şu anda bir işi yok. Sevgililik döneminde beni çok üzdüğü ve aldattığı oldu. Asla kabul etmem dediğim şeyleri kabullendim ve evlendik.
Evlendikten ve ilk birlikteliğimizden sonra hiç düzenli bir cinsel hayatımız olmadı. Bazen 3- 4 ay birbirimize dokunmadık.
Giyinip kuşandım, makyaj yaptım, “Bu ne hal” diye dalga geçti. Bu durum gururumu kırdı. Bu arada internetten oyun oynamaya başladı.
İşten gelip gece yarısına kadar oyun oynuyordu. 1 ay önce evden ayrıldım. Sonra bir şans vermek için döndüm. 3 gün her şey normale dönmüş gibiydi. Ama giderek yine eski halimize döndük.
Terapi alması, bu durumun normal olmadığı konusunda çok dil döktüm ama reddetti. Bunun normal olduğunu, evliliğin ise sadece cinsellik olmadığını söyledi.
Ancak evliliğimizin 6’ncı ayında beni hayat kadınlarıyla aldatmaya kalktığı mesajları gördüm. Bunun için de “Düzelmeye çalışıyorum” dedi.
Sürekli beni sevdiğini, bensiz yaşayamayacağını söylüyor ama bu kadar olaydan sonra ondan çok soğudum ve güvenemiyorum. Hem zaten her açıdan sorunumuz var. Birlikte vakit geçirmek için “Parkta yürüyelim” dediğimde, onu bile reddediyor. Birlikte sarılıp film bile izleyemiyoruz.

Yazının Devamını Oku

Hakaretlerimden bıkmış boşanmak istiyor

Eşimle tartışırken ona sürekli hakaret ederdim. Sesini çıkarmazdı. Meğer hepsini içinde biriktirmiş, şimdi de benden boşanmak istiyor.

Merhaba Güzin Abla, eşimle 5 senedir evliyiz. 2 de çocuğumuz var. O 36 yaşında, ben ise 31 yaşındayım.
Tanıştığımızdan itibaren 4 sene boyunca kendisi bana mesajlar, e-postalar ile ulaşmaya çalıştı. Çok uğraştı ve neticede 2 sene flört ettikten sonra evlendik.
Eşim konuşmayı, hislerini, duygularını ifade etmeyi pek beceremeyen birisidir.
Bu 5 senelik evlilik boyunca eşimle yaşadığım tüm tartışmalar onda çığ etkisi yaratmış. Hepsini biriktirmiş, hiç unutmamış.
Bu durum ortalama bir yıl önce ikinci bebeğimize planlı olarak, konuşup anlaşarak karar verip, ben hamile kaldığımda patlak verdi. Eteğinde ne var ne yok döktü...
Aramızda tartışma olunca ben ona hakaret ederdim, bazen artık susmasın, cevap versin diye canını yakmak için, küfür ederdim. İnanın umursamazdı bile. Meğer hepsini içinde saklamış.
Bunaldığını, yorulduğunu, yapamadığını, depresyonda olduğunu söylüyor.

Yazının Devamını Oku

Benden 10 yaş küçük, ileride pişman olur diye korkuyorum

Eşim bana çok eziyet etti, üç çocuğa rağmen ondan ayrıldım. Şimdi bir başkası var ve beni çok seviyor. Ancak benden 10 yaş küçük.

Sevgili Güzin Abla, ben eşimle severek evlendim. Evlendiğimde 16 yaşındaydım. Üç çocuğumuz oldu. Ama eşim bana çok fazla psikolojik eziyet uyguladı. Bana hiç sahip çıkmadı, beni ailemden ayırdı.
Annesi acımasızdı ama eşim beni onun kucağına attı, kendi ise hayatına devam etti. Ailem bana çok uzak, aramızda 14 saatlik yol var. Kimseye derdimi söyleyemedim.
Eşim beni defalarca aldattı. Hatta bu yüzden bir sürü sağlık sorunu yaşadım. 7 defa vücudumun farklı yerlerinden ameliyat geçirdim, yaşadığım üzüntülerden dolayı.
Doktorların dediğine göre, bunların bir kısmı vücudumun tepkisiymiş. En son ameliyat olduğumda eşim beni kaderimle baş başa bıraktı. Ben de ondan ayrıldım. Boşanma davası açtım. 2 yıl oldu.
Şimdi yeni biri çıktı karşıma ve beni deli gibi seviyor.
Çocuklarımı da bağrına basmaya hazır. Benimle çok ilgileniyor. Tabii bekar ve bana “Senden vazgeçmeyeceğim, iyi anlaşıyoruz” diyor. Bir sorun var; o benden 10 yaş küçük ve ben ya ileride pişman olursa diye korkuyorum. İşte bu yüzden, defalarca ondan ayrılmaya çalıştım. Sırf benden küçük ve hiç evlenmemiş biri diye. Ama o benden vazgeçmiyor.
Hayatımda görmediğim her türlü güzelliği yaşatıyor bana.

Yazının Devamını Oku