GeriSağlık Yemeğe tuz atmadan önce 1 kez daha düşünün
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yemeğe tuz atmadan önce 1 kez daha düşünün

Yemeğe tuz atmadan önce 1 kez daha düşünün
Abone Olgoogle-news

Hipertansiyon riski her geçen gün artıyor.

Tuzlu yemeği sevenleri hatta yemeğin tadına bakmadan tuz atanları hipertansiyon tehlikesi bekliyor. Kardiyoloji Bölümü Uzmanı Doç. Dr. Yılmaz Güneş, hipertansiyon hastalığına karşı nasıl tedbir alınacağını anlattı.

Hipertansiyon beyin kanaması, göz içi kanama vb. ani olaylarla ilişkili olabilir. Ancak genel olarak sinsi bir hastalık olup diğer kalp-damar risk faktörleri ile beraber vücutta sinsi bir düşman gibi yavaş fakat ilerleyici tahribat oluşturur. Kalp, böbrek, beyin, göz ve diğer damarsal yapılar içeren organlar tahribatın oluştuğu başlıca hedeflerdir.

Yüksek kan basıncının düşürülmesinin yararları, yapılan çok merkezli büyük klinik çalışmalar tarafından ortaya konmuştur. Küçük tansiyon kan basıncının 5-6 mmHg düşürülmesi, 5 yıl içinde inme riskinde %38, koroner kalp hastalığı riskinde %16 azalma sağlamıştır.

Dikkat edilmesi gerekenler

Hipertansiyon tedavisinde ilaç tedavisinin yanı sıra kişinin kendisinin alacağı önlemlerin de önemli bir yeri vardır. Bu önlemler birçok defa ilaç tedavisi gerekliliğini ortadan kaldırabilir veya kullanılan ilaç dozunu azaltmaya yardımcı olabilir. Bu önlemlerin başında:

• Sigarayı bırakma,
Zayıflama,
• Tuz kısıtlaması,
• Besinlerle yeterli potasyum, kalsiyum ve magnezyum alınması (yeşil sebze, meyve tüketiminin arttırılması),
• Doymuş yağlardan kaçınılması,
Alkol kısıtlaması,
• Fizik aktivitenin artırılması ve streslerin azaltılması gelir.

İlaç niyetine hafif tempolu yürüyüş

Hipertansiyon ve kalp hastalıklarının gelişimi için zemin oluşturan obezite (beden kitle indeksi (BMİ) > 30) sıklığı giderek artan bir risk faktörüdür. Toplumumuzda ortalama BMİ 2003’te 25 iken 2008’de 28’e çıkmıştır. Atalarımız “Can boğazdan gelir” demişler ama günümüz koşullarında can boğazdan gider diyeceğiz gibi geliyor. Yine atalar işleyen demir ışıldar derler. Kalp ve hipertansiyon açısından da bu çok yerinde bir sözdür. Düzenli egzersiz, kan basıncının, kan şekerinin kontrolünü, iyi kolesterolün yükselmesini; ayrıca kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlar. Bu nedenle ilaç niyetine mümkünse her gün; hiç değilse haftanın çoğu günü 30-60 dakika hafif tempolu yürümek sağlıklı yaşam tavsiye edilmektedir.

Tuz tüketimi kısıtlanmalı

Diyetine ve yürüyüşüne dikkat eden evre bir hipertansiyonu olan birçok bireyde kan basıncı yaşam tarzı ile kontrol altına alınabilir. Birkaç aylık bir takip sonrası kontrol altına alınamayan yüksek kan basıncı olması durumunda ilaç tedavisine başlanır. Ancak günümüz koşullarında birçok bireyin bu önerilere uyması ne yazık ki söz konusu olmadığı için hekimler doğrudan ilaç tedavisine başlayabilmektedir. Eşlik eden hastalıkların varlığına göre ise yaşam tarzı önerileriyle beraber derhal gerekli ilaçlar reçete edilir.

Yakın dönemde tamamlanmış olan bir çalışmanın verileri ülkemiz için oldukça çarpıcıdır; toplumumuzda ortalama tuz tüketimi 18 gram olup önerilen 6 gram sınır değerinin çok çok üstündedir. Ayrıca erişkinlerimizin üçte biri hipertansiftir. Hipertansif olanların üçte biri durumun farkında değil, hipertansif olup tedavi alanlarda ise hedef kan basıncı değerleri ancak üçte bir oranındadır. Yemeğin tadına bakmadan tuz dökmeye devam edersek geleceğimiz pek iç açıcı olmayacak gibi. Tuz dışında tuz oranı yüksek hazır gıdalardan, zeytin, turşu gibi tuzlu yiyeceklerden de uzak durulması gerekir. 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle