GeriZeynep Şimşek Pandemide okula dönüş ve kaygıyla baş etme
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Pandemide okula dönüş ve kaygıyla baş etme

Pandemide okula dönüş ve kaygıyla baş etme

Bir yıllık uzaktan eğitim, duygusal, sosyal ve gelişimsel olarak çocuklara ve ailelere bazı bedeller ödetti. Ancak artık yüz yüze eğitim başladı ve bu bedellerin telafileri biraz zaman alabilir. Sabır göstererek ve toplum olarak herkes kendine düşeni yaparsa bu süreç atlatılabilir.

Okul sürecine geçmeden önce çocukların nasıl bir ortamdan, hangi ortama geçtiklerini hatırlayalım. Bir durumun içindeyken durumu ele almak zor olabilir. Dışarıdan bakarsak okul sürecinde yaşanılacak problemleri anlamak daha kolay olacaktır.

Bazı çocuklar ve gençler için, çok uzun bir süre sonra ilk kez gruplara dahil olacaklar ve bu da sosyal etkileşimlerle ilgili endişeleri beraberinde getirecektir. Ortaokul ve lise çağındaki çocuklar için sosyal dinamikler özellikle önemlidir. Ancak sosyal yaşamlarını sanal dünyada gezinmekle geçen bir buçuk yıllarını geride bırakacaklar. Yüz yüze eğitimle birlikte sosyal yaşamlarını nasıl yöneteceklerini yeniden gözden geçirmek zaman alacaktır. Ergenlik döneminde olan bu yaş grubu için bir gruba dahil olma, talep edilme, ön plana çıkma önemli olduğu için bu dönem onları biraz daha zorlayabilir.

Uzaktan eğitime bakacak olursak her çocuk aynı değildir. Sanal öğrenme ile, bazı çocuklar uzaktan eğitimde motive kalmak, materyali kavramak ve arkadaşları ve öğretmenleriyle bağlantıda kalmak için mücadele etti. Bir grup çocuk ise, genellikle daha utangaç olan veya büyük grup ortamlarda kendini rahatsız hisseden daha içe dönük çocuklar için, evde rahat bir bölgedeyseler, büyük gruplara geri dönmek daha zor bir geçiş olabilir.

Okul öncesi dönemde ise, yeme sorunları, aileden ayrılamama, tuvalet eğitiminde gerileme gibi durumlar yaşanabilir.

Okul çağındaki çocuklar için, okul reddi, içine kapanma, ders çalışmama, agresif davranışlar, karın ağrısı, baş ağrısı şikayetleri gibi bahanelerle ebeveynlerini zorlayabilirler.

Tüm bunlar okul konusunda endişeli olduklarını başka türlü duygusal olarak mücadele ettiklerinin göstergesidir.

EBEVEYNLER HANGİ PROAKTİF ADIMLAR ATABİLİR?

En temel hamle çok iyi izleyici olmak, bu demek değil ki, sürekli sorular sormak, alanlarını daraltmak, hemen çözmelerini beklemek. Ebeveynler çocuklarına ışık tutmak ve en yakın destekçi olduklarını göstermelidir. Bu da çocukların şikayetlerini görmezden gelerek, bekleyerek ya da korkacak bir şey yok, ağlayacak bir şey yok diyerek yaşadıkları hisleri küçümseyerek olmayacaktır.

NELER YAPILABİLİR?

Okula dönüş sohbetleri yapılabilir. Okul alışverişlerine çocuk dahil edilmelidir. Evden ayrılma alıştırmaları yapılabilir. Bunlar oyunla gerçekleştirilebilir. Bunun dışında sorumluluklar okul öncesinde arttırılmalı, yalnız oyun oynamaya teşvik edilmelidir. Çocuk ebeveyni olmadan oyun kurabiliyorsa ebeveynden ayrılması kolaylaşacaktır.

Okul başladığında ise, çocuğun yaşadığı problem ne ise hemen çözüme atlamak doğru olmayacaktır.

Ebeveynler neler olup bittiğine dair daha iyi bir anlama isteğine sahip olduklarında, bir plan yapmak ve çocukla işbirliğine girmek çok faydalı olacaktır. Çocuklara şu sorular sorabilir:

Kendin için ne yapabilirsin? Annen veya baban yardım etmek için ne yapabilir? Başka kim yardım edebilir? Bir arkadaş, kardeş, başka bir aile üyesi? Örneğin bir çocuk okula gitmeyi reddederse, ebeveynler “Nasıl daha kolay çözeriz?” diyebilir. Aynı zamanda çocuğa, nihayetinde okula gitmenin onların işi olduğunu iletilmelidir.

Zor durumların üstesinden gelmek ve endişeleriyle başa çıkmak için küçük fırsatlar yaratarak, çocuklar daha fazla kontrol sahibi olmak ve daha az korkmak için ihtiyaç duydukları güveni ve bağımsızlık verilmelidir. Çocukların esnek ve adapte olabildiklerini ve birçoğu için bir geçiş döneminden sonra kendi yollarını bulacaklarını hatırlamak önemlidir.

Ebeveynler ayrıca okul ve öğretmenin yardımını da alabilirler. Öğretmenler de bu durumun çocuklar için büyük bir geçiş olduğunu biliyorlar ve yardım edeceklerdir.

Ebeveynler de bu geçişle ilgili kaygı duyabilirler. Kendi streslerini, çocuklarının sıkıntısını artırabilecek şekillerde ifade etmek yerine yönettiklerinden emin olmak için kendilerini izleyebilirler.

Ebeveynler çocuklarımız için en büyük modellerdir. Çocuklarımız bir şey hakkında gerçekten endişeli olduğumuzu görürlerse, bundan beslenecekler. Ebeveynlerin, kendi kendilerini düzenleyebilmeleri ve çocukları için hazır olabilmeleri için kendi duygularının farkında olmaları gerekir.

Ebeveyn çocukları için sürekli bir destek kaynağı olmak isterler. Bu her zaman mümkün değildir. Endişeli hissettiğimizi veya cevabı bilmediğimizi soruları sorduklarında “bilmiyorum” diyebilirsiniz. Eğer ebeveyn böyle söylerse belli bir noktaya kadar endişeli olmanın normal olduğunu göstereceklerdir.

Eğer bu süreçte kaygılar kontrol edilemeyecek boyutta ise ve yaşamı etkileyecek noktaya geldiyse ve bu ortalama iki haftayı bulduysa mutlaka uzman desteği alınmalıdır.

False