GeriYasemin CANDEMİR Çocuğunuz zorbalık yaşıyorsa!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çocuğunuz zorbalık yaşıyorsa!

Çocuğunuz zorbalık yaşıyorsa!
Abone Olgoogle-news

11 yaşındaki oğlum birkaç gün önce arkadaşları tarafından zorbalığa uğradığında...

11 yaşındaki oğlum birkaç gün önce arkadaşları tarafından zorbalığa uğradığında, okuluyla birlikte şaşırtıcı derecede etkili bir anti-zorbalık stratejisi denedik. Sonuç, oğlumun mutluluğu ve kendi deyimiyle “Uzun süredir ilk defa huzurluyum” sözleriyle noktalandı.

Zorbalığın nedenlerini araştırırken Izzy Kalman’ın “Düşmanlarını Arkadaşlara Nasıl Döndürürsün?” kitabına denk geldim. Altın kural, çocukların tek başına bu zorbalığa katlanmak zorunda kalmaması ve ailelerine yaşadıkları konusunda daha çok bilgi vermesini sağlamak.

Çocuğunuz zorbalık yaşıyorsa

ÇOCUĞUNUZLA HER GÜN KONUŞUN

Ben şanslı ebeveynlerden biriydim çünkü durumdan haberdar olabildim. Bunu oğlumla her gün gerekli, gereksiz yaptığımız sohbetlere borçluyum. Durumdan haberdar olunca (o gece iyi uyumadığımı itiraf etmeliyim) ertesi sabah soluğu oğlanın okulunda aldım. Müdür Yardımcısı ve rehberlik öğretmeni konuyu geçiştirmeden, not alarak dinlediler. O kadar üzgündüm ki bunu nasıl çözebileceklerini sorup, duruyordum.

Zorbalık yapan, isim takan, spor aktivitelerine almayan, restoranda nereye oturacağına kadar zorbalığı ilerletmiş dört çocuğun hakkından gerçekten de okul geldi. Hemen o gün tüm sınıflara genel seminer vererek başladılar işe. Sonrasında küçük gruplara bölerek konuşmalarını sürdürdüler. İsim takma ve okulda kameraların olmadığı bölümlerde yapılan sıkıştırmalara dair ellerindeki delillerle “uyarı” cezasına geçeceklerini bildirdiler. Dört çocuğun ailesini de işin içine kattılar. Sadece korkutarak yapmadılar bu bilgilendirmeleri. Zorbalığın ilerde nasıl travmalara neden olabileceğini de anlattılar. Diyorum ya ben şanslıydım.

İSPİYONCU YA DA PISIRIK OLARAK YAFTALANMA RİSKİ!

Peki arkadaşlarını ispiyonlamaktan korkan çocuk bu durumda ne halde kalır? Nasıl travmaları içinde yaşar ve bunun geleceğe yönelik sonuçları olur mu?

Özellikle 4-8. sınıflar arasında gözlemlenen ve Norveç’te uğradıkları sistematik şiddet sonucu intihar eden 14 yaşındaki üç çocuğun intiharıyla birlikte “Bullying(Zorbalık)” olarak literatüre giren akran şiddeti, müdahale edilmediğinde geri döndürülemez etkiler bırakabiliyor.

DURUMU ÖĞRENEN AİLELERİN BAKIŞ AÇISI DA HER ZAMAN OLAYI ÖNLEMEK, ÇÖZMEK YERİNE

‘Madem orada toplandıklarını biliyorsun niye başka yerden geçmedin?’ ‘Sen de vursaydın!’ gibi gerçekçi olmayan ve dolaylı olarak mağduru suçlayan söylemler yapmaya yatkın. Bu yaklaşım olayı düzeltmek yerine çocukta geri döndürülemeyen hasarların kapısını açıyor. Dayak sadece kemikleri kırabilir ama kelimeler öldürebilir. Bu yüzden kelimeleri seçerken en büyük dikkati, aileler ve okulun göstermesi gerekiyor. 

False