Paylaş
Kendi içinde otonom bir dengeye sahip olan doğa, olasılığı, belirsizliği ve öngörülemezliği bir arada bulundurur. Sabit değildir, sürekli değişen bir “süreç”tir. Saniyeler içinde şimşek karanlığı aydınlatır, gök gürültüsü sessizliği bozar. Gecenin karanlığı anlık, kesintili ve dönüştürücü doğa olaylarına tanıklık eder. Gündelik yaşamın askıya alındığı bir eşik hali olarak gece, bilinçdışının, belirsizliğin ve temsil edilemeyenin alanıdır.

Gözde Mulla, “Bir Peyzaj Olasılığı” başlıklı sergisinde doğanın ehlileştirilmiş bir parçası olarak peyzajı boşluk, ışık, ses, eşik ve gece kavramları ekseninde ele alıyor. Gökyüzü, dağlar ve ağaçlar insan eliyle oluşturulan peyzajın güzel ve sevimli görünüşünün aksine tedirgin edici, tahmin edilemez ve gerçekçi varlığıyla yer alıyor. İnsan yaşamına dair bir belirtinin olmadığı bu doğal yaşam alanları kimi zaman bulutların, kimi zaman alevlerin ve dumanın aydınlattığı bir karanlığa dönüşüyor. Siyah, beyaz ve grinin hakim olduğu sakin ve dondurucu gece sahneleri, uzakta beliren ve rüzgarın etkisiyle hızla ilerleme tehlikesine sahip alevlerin sıcaklığına dönüşüyor. Antroposentrik yaklaşımın aksine, insanın doğa karşısında ne kadar çaresiz ve yetersiz kalabildiği, resimlerdeki ekosentrik karanlık ve boşluklardan okunabiliyor.

Gözde Mulla’nın geceyi bir olasılık olarak merkeze aldığı “Gece Serisi” peyzajın alışıldık temsilini bozuyor ve onun yerine boşluğu koyuyor. Sanatçı sıklıkla kullandığı malzemeler olan kurşun kalem, pastel ve akrilik boyayı bu serideki resimlerinde de kullanmış. Kağıt üzerine karakalem tekniği ile yapılan “Gece Serisi XIV” gökyüzünün hafifliği ve bulutların uçuculuğunu karanlık dağların sabitliği ve sertliği ile karşı karşıya getiriyor. “Karanlık Orman” sanatçının 2020 yılında asitsiz kağıt üzerine kurşun kalem tekniğiyle yaptığı bir resim. Her canlının, içine girdiğinde derin bir aidiyet duygusu hissettiği orman, bu resimde uçsuz bucaksız, karanlıkla aydınlığın iç içe geçtiği bir yer olarak karşımıza çıkıyor. Burada ormanın tekinsiz fakat süzülen ışık ile yaşam ve umut belirtisi veren bir hali var. “Gece Serisi VIII” ise kökleri sağlam bir şekilde karanlık toprağa saplanan fakat buna karşılık dalları bulutların arasından aydınlanan gökyüzüne uzanan ağaç siluetleri ile izleyiciyi içeride olmayı bırakıp dışarıya çıkmaya davet ediyor.

Gözde Mulla’nın karanlık, yer yer huzursuz eden fakat kusursuz peyzaj görüntülerinin arkasındaki gerçekliği gösteren resimleri, sakin ve aydınlık sergi mekanında güçlü bir şekilde yer alıyor. Sanatçı, kent yaşamının bir parçası olarak keyif veren, güzel ve ehlileştirilmiş bir doğa parçası olarak tasarlanan peyzajın aksine ışık ve ses dinamikleri üzerinden karanlığın temsilleri araştırıyor. Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde korunma ve dayanıklılık için bir metafor olarak kullanılan gece karanlık, çözülme ve yeniden inşa etme süreci olarak ele alınıyor.
Ankara’da yaşayanlar ya da bugünlerde yolu Ankara’ya düşenler 10 Ocak 2026 tarihine kadar sanatçının Galeri Siyah Beyaz’ın proje alanı Özel Şeyler’deki “Bir Peyzaj Olasılığı” başlıklı solo sergisini görebilir.
Paylaş