Paylaş
Öğrenme çağındaki çocuklar ve gençler için en önemli gerekliliklerden biri, güncel olanaklara ve yaşayarak öğrenme pratiklerine entegre olmaktır. Alışılagelmiş eğitim anlayışına dair tüm ezberlerin bozulduğu günümüz koşullarında ise bu entegre olma hali, birbirine temas eden farklı disiplinlerin birlikteliği üzerinden şekillenmeye devam ediyor. Yakın geçmişe kadar ilk ve ortaöğretim kurumlarında genellikle özel günlerin görsel sunumu olarak pratik edilme zeminine oturan sanat dersleri, günümüzde bilim, tarih, edebiyat ve daha birçok alanla ilişkilenerek, bireyin bilgiyi transfer edebildiği kalıcı öğrenme becerisini de geliştiriyor.

Köklü bir geçmişe ve vakıf bünyesindeki zengin bir sanat koleksiyonuna sahip olan Terakki Vakfı Okulları, gelecek kuşakların sanatı yaşamına dahil ettiği bir kültür mirası bırakmak istiyor. Bu amaç doğrultusunda 2000 yılında çalışmalarına başlayan Terakki Vakfı Sanat Galerisi, pandemi kısıtlamaları sonrası bu yıl yeniden açılarak sanatçılar ile öğrencilerin buluşacağı, sadece öğrencilerin değil herkesin ziyaret edebileceği sergileri ve projeleri oluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda açılan ilk sergi ise teknoloji ve sanatın birlikteliğini tarihsel referanslarla ve formlarla ele alan Selçuk Artut’un, Nazlı Pektaş küratörlüğünde açılan sergisi Otonomi: Akışkan Geometri oldu.

Sanat, teknoloji ve toplum arasındaki ilişkileri yeniden tanımlamaya yönelik sürekli bir çaba halinde olan Artut bu sergisinde, uzun zamandır odaklandığı geometri sanatı ile bugünün medya sanatı arasındaki bağı dinamik bir dille izleyiciye sunuyor. Sanatçının geometrik desenler ile olan serüveni, O’nu farklı ülkelere seyahat etmeye yönlendirmiş. Anadolu’dan Orta Asya’ya uzanan gezilerinde Artut’un objektifinde yer bulan geometrik desenler, uzak fakat birbiriyle bağ kuran farklı coğrafyaların ortak bir görsel dili olarak sergide yer alıyor. Sanatçının seyahatlerinin çıktıları izleyiciye sadece bir yer değiştirme eyleminin sonuçlarını göstermiyor, doğrusal olmayan iç içe geçmiş bir zaman deneyimini de yaşatıyor. Taş ve çini gibi sert yüzeylerde sabitlenen geometrik desenler, bu sergide yaratıcı kodlama teknikleriyle değişen ve akan bir oluş haline geliyor. Geometrinin keskin ve tartışmasız tarafı artık bir sonuç olmaktan çıkıp sürekli yeniden üretilen bir sürece dönüşüyor. Geçmiş ile bugünün, zanaat ile algoritmanın, insan ile makinenin birbirine temas ettiği yaşayan bir forma evriliyor.

Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı programında profesör olarak yaratıcı kodlama, hesaplamalı sanat ve medya sanatları uygulamaları üzerine dersler veren Artut, aynı zamanda çok sayıda albümü bulunan post-rock grubu Replikas’ın üyesi. 2016 yılında Alp Tuğan ile Artut’un kurduğu RAW ikilisi yaratıcı kodlama ve canlı kodlama tekniklerini kullanarak ses ve görüntünün sınırlarını zorlayan performanslar yaratıyor.
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde dersler veren sanat tarihçisi ve eleştirmen Nazlı Pektaş küratörlüğünde gerçekleşen Otonomi: Akışkan Geometri isimli sergiyi 24 Nisan’a kadar Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilirsiniz.
Paylaş