Vesime Itır Demir

Vesime Itır Demir

demiritir@gmail.com

Doğanın hafızası ve akışı üzerine: Dağın Ruhu Bir Patikadır

Antalya Geyikbayırı, tırmanışçıların ve doğa sporları ile ilgilenenlerin en önemli buluşma noktalarından biri. Oksijeni bol, dağların dereler ile buluştuğu büyülü bir yer. 7 Mart’ta Geyikbayırı’nda Greenhouse Art Days oluşumunun üçüncü sergisi olarak açılan ve küratörlüğünü Melike Bayık’ın yaptığı Dağın Ruhu Bir Patikadır, sanatçılar Eser Epözdemir ve Handan Akyürek’in iki haftalık misafir sanatçı programı sürecinde hazırladığı çalışmaları bir araya getirdi.

Haberin Devamı

24 saatlik Dağın Ruhu Bir Patikadır sergisi, dağın durağan hafızası ile suyun akışkanlığının arasında insanın patikadaki yolculuğuna değiniyor. Melike Bayık’ın küratörlüğünü yaptığı serginin sanatçıları Eser Epözdemir ve Handan Akyürek, The Greenhouse’da geçirdikleri iki haftalık misafir sanatçı programı süresince bölgenin canlılarını, havasını, suyunu, bitki örtüsünü, dokusunu deneyimleyerek çalışmalarına dahil edip, doğayı insan yaşamına hizmet eden bir araç olarak değil, kendi yaşam hakkını savunan bir form olarak serginin merkezine yerleştirdi. Misafir sanatçı programının devam ettiği iki haftalık süreçte, Helene Olympe’nin Derin Zaman Yürüyüşü adlı psikocoğrafya etkinliği ve Alican Abacı’nın Geyikbayırı’nı anlatan Uçurumun Kıyısında belgeseli de gösterildi.

Haberin Devamı

Doğanın hafızası ve akışı üzerine: Dağın Ruhu Bir Patikadır

Sanatçı Eser Epözdemir’in sergide yer alan Suya Bir Saygı Duruşu isimli sanatçı kitabı, doğa varlıklarının tüzel kişilik kazanması meselesine odaklanıyor. 2017 yılında Maori Topluluğu’nun uzun uğraşları sonucunda Whanganui Nehri’ne bir insanla aynı yasal haklara sahip olan ilk nehir ünvanının verilmesinin hikayesini konu ediniyor. Sergilendiği sera alanında mekana özgü bir yerleştirmeye dönüşen çalışma, Whanganui Nehri’nden Geyikbayırı’ndaki dereye uzanan bir dere gibi suyla çevrelenmiş olma hissi yaratıyor.

Doğanın hafızası ve akışı üzerine: Dağın Ruhu Bir Patikadır

Handan Akyürek, çalışmalarında dijital çizim ve haritalama yöntemlerini nakış gibi el emeğine dayalı işlemlerle bir araya getiren bir görsel sanatçı ve mimar. Geyikbayırı’nda geçirdiği misafir sanatçı programı süresince, büyük boyutlu bez üzerine nakış tekniği kullanarak oluşturduğu işinde bölgeye dair bir siluet oluşturdu. Dağlar, dereler, bulutlar, bitkiler ve hayvanların yer aldığı çalışma, bir yandan bölgenin kolektif hafızasıyla ilişki kurarken bir yandan da doğanın birlikte varolunan canlı bir ekosistem olduğunu hatırlatıyordu.

Haberin Devamı

Küratör Melike Bayık’ın sergi metninde vurguladığı “Kadim Yörük kültüründe, tabiata saygı ve hürmet büyük bir bilgeliktir. Eskiler ağaca saygı, kuşa övgü, ormana sevgi, doğa ve suya yaşamın sihri olarak bakarlardı.” cümleleri, bugünkü güncel ekolojik düşüncelerin öncül ifadelerini oluşturuyor. Bu bakış açısı, modern dünyadaki “insan merkezli” doğa anlayışına karşı çıkıyor. Dağın Ruhu Bir Patikadır başlıklı sergi bu anlamda ziyaretçilere doğayla kurduğumuz ilişkiye daha derin bir bakış atma önerisi sundu.

Doğanın hafızası ve akışı üzerine: Dağın Ruhu Bir Patikadır

2021 yılında The Greenhouse’u kuran Züleyha Geels, 2001 yılında Geyikbayırı’na yerleşmiş ve buradaki ilk yılları boyunca tırmanış rotaları açmış bir tırmanışçı. The Greenhouse, açıldığı günden beri Geyikbayırı’nda eğitim, deneyim ve sanatı doğa ile buluşturmaya devam ediyor. Sergide iş birliği yapan Oksitosin Tıp ve sanat Platformu ise Prof. Dr. Eli Vatanoğlu-Lutz’un tarafından kurulan bir tıp ve sanat platformu. Bu iş birliği insanın doğayla, sanatın ise bilimle kurduğu ilişki üzerine düşünmeye yönlendiriyor. Bu anlamda The Greenhouse, farklı disiplinlerin bir araya gelerek doğanın yaşam hakkına dair yeni bir perspektif açmaya devam ediyor.

 

Yazarın Tüm Yazıları