GeriUmutsuz İş Kadını İşinizi seviyor musunuz?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İşinizi seviyor musunuz?

Sanırım insanın kendine yapabileceği en büyük kötülüklerden biri, belki de en kötüsü 'sevmediği işi yapmak'. Yaşamımızın önemli bir bölümünü iş yerinde geçirdiğimizi bile bile bu hataya düşmek…

Sanırım insanın kendine yapabileceği en büyük kötülüklerden biri, belki de en kötüsü “sevmediği işi yapmak”.

Yaşamımızın önemli bir bölümünü iş yerinde geçirdiğimizi bile bile bu hataya düşmek…

Hayatımızı birlikte geçireceğimiz/beraber yaşlanacağımız insanı seçerken bunca ince eleyip sık dokuyan bizler, işimizi seçerken neden bu kadar özensiz davranıyoruz? Beraber yaşlanacağımızı sandığımız hayat arkadaşlarımızın yerini iş arkadaşlarımız almıyor mu çoğu zaman?

Haftada en az kırk saat, sevmediğimiz insanlarla, birkaç metrekarelik masalara sıkışmış halde, profesyonellik başlığı altında çoğu zaman amatör, hoşlanmadığımız işler yapmanın nesi güzel?

Toplantı odalarında sonuçlanmayan tartışmalara girmenin nesi faydalı?

Para mı tüm mesele? Yani "çalışmak zorunda olduğumuz için ne iş olursa yaparım, yeter ki bir işim olsun" mantığı mı tüm bunların altında yatan?

Yoksa bu düpedüz “kendimizi kandırma sanatı” mı? Belki de “katlanma sanatı”? Cesaretsizlik? O da mı değil?

“Bunca yıldır çalışıyorum burada, şimdi kim iş başvurusu yapıp da tüm o süreçlerden geçecek; hadi geçtik diyelim kim uğraşacak sil baştan kendini yeni iş yerinde kabul ettirmeye” cesaretsizliğidir belki?

Hani yalnız kalmamak/yeni biriyle tanışıp kendini anlatmak derdinden kurtulmak için yaşadığımız mutsuz birlikteliği devam ettirme çaresizliği gibi…

Her performans değerlendirmesinde zam vermemek/terfi ettirmemek için bizi bu tarz tehditlerle kandırmaya çalışan yöneticilerimize mi inanır olduk?

Kaç para alıyorsunuz bu acıyı çekmek, buna göğüs germek için?

Yetiyor mu bari maaşınız? Daha doğrusu… Tüm bunlara değiyor mu?

Her sabah istemeye istemeye, çalan alarmı bir daha, sonra bir daha ileriye kurarak oflana poflana kalkıp işe gitmek üzücü değil mi?

“Herkes aynı durumda” çıkmazının ardına saklanmak mı kolayınıza giden?

“Kim var ki işini seven?” diye mi soruyorsunuz kendi mutsuz yüzünüze aynada bakarken? “İlk yardım anında en yakın züğürt tesellisine başvurunuz” mu yeni taktiğiniz?

Bilmez misiniz, siz kendiniz için daha iyisini istemedikçe her zaman elinizdekiyle yetinmek zorunda olacağınızı?

Masallardaki gibi… Bir perinin büyülü âsâsını dokundurması mı beklediğiniz?

Her gün aynı şeyleri yaparak mucize beklemek ne kadar gerçekçi?

Hani zararın neresinden dönersek kârdı?

False