İkizler doğdu... Ev dandini!

Belki içinizde bilenleriniz vardır geçen çarşamba günü sezeryanla ikiz kız bebekleri dünyaya getirdiğimi. Bilmeyenler de şimdi öğrenmiş oldu zaten.Dört gözle yollarını beklediğimiz kızlar nihayet geldi gelmesine ama kızlarla birlikte akrabalar da geldi 1+

Haberin Devamı

Belki içinizde bilenleriniz vardır geçen çarşamba günü sezeryanla ikiz kız bebekleri dünyaya getirdiğimi. Bilmeyenler de şimdi öğrenmiş oldu zaten.

Dört gözle yollarını beklediğimiz kızlar nihayet geldi gelmesine ama kızlarla birlikte akrabalar da geldi 1+1 evimize.

Evet, yanlış okumadınız! Evimiz 1+1.

Biz çok mutluyuz burada ve belki inanmayacaksınız ama değiştirmeye de hiç niyetimiz yok birkaç yıl içinde. Eh, dolayısıyla biraz (!) dandini, biraz (!) sıkışık, biraz (!) samimi günler geçiriyoruz bebeklerimiz haricinde evimize kalmaya gelen annem, ablam ve yeğenim sayesinde. Tabii biricik kızlarımızın verdiği gülümseten tatlı yorgunluktan ayrıca bahsetmeye gerek yoktur herhalde.

Yatılı misafirlerimiz haricinde her gün sabahtan bize katılan, akşam evlerine dönen kayınvalidem ve kayınpederimi de atlamamak gerekir.

Haberin Devamı

Herkesin ayrı bir görevi var gün içinde ne de olsa.

Evin içinde omzunda bebek pışpışlayıp gaz çıkartmaya çalışanından, biberon steril edenine, bebek altı değiştireninden mama yedirenine kadar her türlü insanı bulmak mümkün. Kahvaltısıydı, öğle ve akşam yemekleriydi, çamaşır/bulaşık yıkama, türlü ev işleri derken, bu kadar insan iki çocuğa zor yetişiyoruz.

Eh, serde acemilik de var tabii!

Hal böyle olunca ve bebeklerin iki-üç saat arasında beslenmesi gerektiğinden, geceler şimdilik ablam, eşim ve benim aramdaki vardiya usulü çalışmalarla atlatılıyor. Ama tabii ki bayılmaya yakın bir uykuya dalış olduğundan, birimizin diğerine yaptığı “Ben senin yerine biberonu vereyim şimdi. Sen git bir on dakika daha uzan” önerisi, öneri yapılan kişi tarafından sevinç naraları eşliğinde kabul ediliyor.

Dün gece de öyle olmuş. Ablam, ikizleri kontrol etmek için içeri girdiğinde eşimin kalkmak üzere olduğunu farkedip, “Ben kızların altlarını değiştiricem biraz sonra. Sen istersen biraz daha uzan. Ben seni onbeş dakika sonra uyandırırım.” deyince eşim “Tamam ama önce telefonumun alarmını kapatmam lazım” demiş. Ablam da “Sen ver bana telefonunu, ben senin için kapatırım. Aydırma uykunu,” diye cevaplayınca eşim de “Peki o zaman” diyerek ablama elindekini uzatmış.

Haberin Devamı

Ablam eline tutuşturulan “fil biblosuyla” odadan çıkmış :o)

Durumumuz budur :o)

Ama yine de o kadar mutluyuz ki, benim canım kızlarım her yorgunluğa değer!

Evinize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz Duru ve Rüzgar! 

Yazarın Tüm Yazıları