Kadınlara parfümü yasaklayan hastalık

Nedeni, duygusal bir yapıya sahip olmak ve kadınlık hormon düzeyindeki dengesizlikler.

Haberin Devamı

Ülkemizdeki her 4 kadından 1’i bırakın parfüm kullanmayı, parfümün güzel kokusuna dahi tahammül edemiyor. Bunun nedeni, parfümlerin birbirinden güzel ve çekici kokularını sevmemeleri değil, bu kokuların yarattığı hassasiyetin şiddetli migren ağrılarını tetiklemisidir.

Kadınlık algısını hoş kokularla pekiştirme isteğine rağmen parfümü hayatlarından çıkarmaya mecbur kılan migren hastalığı kadınlarda daha fazla görülüyor. Bunun nedeni, duygusal bir yapıya sahip olmaları ve kadınlık hormon düzeyindeki dengesizlikler.

KENDİ KAHVESİNİN FALINA BAKAMIYOR, ÇÜNKÜ…

Sadece parfüm kokusu değil, doğum kontrol haplarının kullanımı, geleneksel kahve falı sohbetleri için tüketilen kafeinli kahveler, cinsel aktiviteler, içinde katkı maddesi bulunan çeşitli hazır gıdalar, yaşamın her anında karşılarına çıkacak daha birçok tetikleyici faktör, kadınların yaşamını alt üst edebiliyor. Migren 4 kadından 1’nin hayatını ağrı ataklarıyla adeta karanlığa hapsediyor.

Haberin Devamı

Güzellik kavramının özdeşleştiği kadınların yaşama sevinci önünde aşılmaz bir duvar gibi yükselen migren hastalığının tedavisinde son yıllara kadar uygulanan prosedürler her migren hastasının malumu. En etkili tedavi yöntemi ilaçlar oldu. Ancak bu bilimsel tedavi yöntemi sadece ağrı ataklarını hafifletmek ve ertelemekten öteye gidemedi. Migren ağrıları ömür boyu devam etti ve ediyor.

Yakın zamanda bulunan endoskopik migren ameliyatı en çok kadınlar için umut oldu. Çünkü onlar erkeklere göre bu kronik hastalığı daha sık yaşıyorlar, daha fazla etkileniyorlar. Bugüne kadar uyguladıkları hiçbir tedaviden fayda görmeyen hastalar, endoskopik migren ameliyatı ile artık migrensiz bir yaşamı ülkemizde de yaşayabiliyorlar. Özledikleri parfüm kokusunu, ağrılarım başlayacak endişesi duymadan içlerine çekebiliyor, yaz güneşinin, saçlarında rüzgârın, tadını özlediği yiyeceklerin keyfini çıkarabiliyorlar.

Migren hastalarının hayatındaki bu köklü tedavi sadece birkaç saatte gerçekleşebiliyor. Migreni başlatan, başın çevresindeki sinir dokularıdır. Bunlar ense, alın, şakak ve burun migrenin ataklarına neden olur. Gevşetilip rahatlatılması halinde, tetikleyici faktörler bu sinir yapılarında etkisiz hale gelir, yani migren ağrıları artık bir daha ortaya çıkmaz. Endoskopik migren ameliyatının temel tedavi prensibi budur.

Haberin Devamı

Kadınlara parfümü yasaklayan hastalık

BİRKAÇ SAAT SONRA HASTANIN HAYATI DEĞİŞİYOR

Yapılan cerrahi müdahale, migren bölgesine ya da bölgelerine göre 1 ila 4 saat arasında sürer. Hastalar ameliyat sonrası ilk gün migren ağrısı yaşayabilir, ancak bu ameliyata bağlı oluşan ağrı atağıdır ve geçicidir. Ameliyat bölgesinin iyileşmesi genellikle 1 haftadır. Migren ağrılarının tamamen ve kalıcı olarak ortadan kalkması ameliyattan sonraki 30 günde gerçekleşir. Riskin minimum olduğu endoskopik migren ameliyatının başarı yüzdesi, uygun hastalarda yaklaşık yüzde 90’dır. Ameliyata giren her 100 hastadan 90’ı operasyondan yarar görmektedir. Sonuçlar çoklukla migrenin tamamen sonlandırılması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bazı hastalarda ise migren ağrıları, sıradan bir insanın baş ağrısı kadar hafifletilmektedir.

Haberin Devamı

Endoskopik migren ameliyatı, çağımızın vebası olan migren hastalığı için çığır açan bir tedavi yöntemi olarak bütün dünyada hızla yayılmakta olup, ülkemizde son yıllarda bu operasyonu başarıyla gerçekleştirebiliyoruz. Hastaların umutsuzluğunu kronikleştiren migren hastalığından kalıcı olarak kurtulan birçok hasta yüzündeki umut ve gülümseme, aynı zamanda biz tıp insanlarına armağan edilen en büyük ödüllerdendir.

Yazarın Tüm Yazıları