GeriSinem Rumeli Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi nedir?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi nedir?

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi nedir?
Abone Olgoogle-news

Bir taşınmazın satışını vaad eden, tam iki tarafa borç yükleyen taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri ileride yapılacak satış için güvence veren bir ön sözleşmedir. Borçlar kanunu, tapu kanunu ve noterlik kanununda karşılık bulan sözleşmenin en önemli unsuru cebri tescili mümkün kılabilmesidir. Cebri tescili mümkün kılan bu sözleşmenin, elbette kendine has özellikleri ve geçerlilik koşulları vardır.

Satış vaadi sözleşmesinin geçerlilik koşulu “noterlikte düzenlenmesi” ne bağlı olup noterde onaylanması bile yeterli olmayıp düzenlenmesi gerekecektir. Aksi halde, yani noterde düzenlenmeyen sözleşme ise geçersiz olacaktır.

Geçerlilik koşuluna bağlı olarak, sözleşmenin imzalanmasından sonra, sözleşmede ileride yapılacak değişikliklerinde, adi şekilde yapılması mümkün olmayıp yine noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekecektir.

Satış vaadi sözleşmeleri şarta bağlanabilir, cezai şartlarla güçlendirilebilir sözleşmeler olup tapuya şerh edilmesi de mümkündür. Tapuya şerh edilen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ise üçüncü kişilerin iyi niyetini bertaraf edecektir.

Kat karşılığı inşaat işlerinde sıklıkla yer bulan satış vaadi sözleşmelerinde mevcut koşulların yerine getirilememesi halinde zararların tazmini söz konusu olacaktır.

Peki, karşılıklı güvene dayanarak şekil eksikliğiyle imzalanan sözleşmelerde, ifanın gerçekleşmeme sebebi olarak şekil eksikliğinin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması teşkil eder mi?

Yerleşik Yargıtay uygulamasında, özel şekilde düzenlenmesi gereken bir sözleşme, bu şekle uyulmadan düzenlenmiş olmasına karşılık, taraflarca sözleşme hükümleri yerine getirilmişse, sözleşme hayata geçirilmişse artık o sözleşmeye geçerlilik tanımak gerekir şeklinde karşılık bulmakta olup aksinin düşünülmesi hali medenin kanunda öngörülen dürüstlük kuralları ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olacaktır.

Bir hakkın kullanılmasının açıkça adaletsizlik oluşturduğu, gerçek hakkın tanınması ve bireyin korunması için tüm hukuki yolların kapalı bulunduğu zorunluluk hallerinde, medeni kanunun dürüstlük kuralı uygulama alanı bulur ve olağanüstü bir imkan sağlar; haksızlığı düzeltici, yasadaki kuralları tamamlayıcı fonksiyonunu yerine getirir.

False