GeriSinem Olcay Kademoğlu Çocuğunuzu kategorize etmeyin!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çocuğunuzu kategorize etmeyin!

Çocuğunuzu kategorize etmeyin!

Karşılaştırma yapmak ve kategorize ederek değerlendirmelerimizi genelleştirmek yani bir anlamda basite indirgemek insan zihninin en büyük tuzaklarından biri…

Karşılaştırma yapmak ve kategorize ederek değerlendirmelerimizi genelleştirmek yani bir anlamda basite indirgemek insan zihninin en büyük tuzaklarından biri… Elbette ki bu tuzağa ebeveynlik sürecimizde de bolca düşüyoruz.

“Güzel gözlü kızım benim”

“Yakışıklı oğlum”

“Kızıma oyuncak ütü aldım”

“Oğluma oyuncak bebek almam, erkekler arabalarla oynar”

“Sen büyüksün kardeşini korumalısın.”

“Sen küçüksün beklemelisin” cümleleri hepimize tanıdık gelir. Kendimiz sarf etmesek de etrafımızdan duymuşluğumuz ya da kişisel olarak maruz kalmışlığımız mutlaka vardır.

Bu yaklaşımların altında sadece yargıları basitleştirme eğilimi ya da fiziksel özelliklerin algıdaki baskınlığı gibi zihinsel tuzaklar değil kültürel öğrenmelerimiz de yatar. Bırakalım gelişimsel faydasını düşünüp hesaplamayı, çoğumuz çevremizde bir erkek çocuğun oyuncak bebekle ya da bir kız çocuğun tamir setiyle yan yana geldiği tek bir örnek bile belki de görmemişizdir. Diğer yandan kültürel olarak bazı değerler bizim için o kadar nettir ki sorgulamayız bile. Örneğin, “Büyüksün kardeşini korumalısın” derken zayıfları kollamak gibi kesinlikle doğru bulduğumuz bir değer söz konusu olduğu için bunu çocuğumuza da otomatik olarak yüklemekte sakınca görmeyiz.

Ancak çocuk gelişimi açısından baktığımızda; çocuğun güzellik, cinsiyet ve doğum sırası gibi değiştirilemeyecek, kendi tercihi olmayan, kontrolü dışındaki yapısal özellikleri üzerinden değerlendirilmesi öz güveni düşüren ve adalet duygusuna zarar veren bir etki yaratır.

Çocuğunuzu kategorize etmeyin

ÖZ GÜVENİ DÜŞÜRÜR

Aslında biz çok olumlu atıflarla ve gerçekten öyle olduğuna inandığımız için küçük kızımızın fiziksel güzelliğine vurgu yaparken çoğu zaman onun sahip olduğu ve hayatta onu çok daha ileriye taşıyabilecek başka değerli özelliklerini törpülemiş oluruz. Çocuğumuz güzel gözleri ve harika saçları dışında atletik yeteneklere, el becerilerine ya da ortalamanın üstünde bir empati becerisi ve sosyal duyarlılığa da sahip olabilir. Fiziksel çekiciliğin aksine, vurgusu yapılmayan diğer özellikler çocuğun gün ve gün gerçek yaşam tecrübeleriyle ilerletebileceği ve bu sayede adım adım kendine güven kazanmasını sağlayacak unsurlar olur genellikle. Çocuk gelişimi çok boyutlu, çok yönlüdür. Alanların birine ve özellikle de çocuğun çabasından bağımsız yani yapısal olan, tercihle elde edilmemiş bir tanesine vurgu yapmak gelişimi kısıtlamak, adeta durdurmak demektir. 

Bu bağlamda, çocuk yetiştirmede cinsiyetle ilgili beklentilerin gelişimi nasıl örselediğini de örneklendirmek faydalı olacaktır. Ebeveynlerin kıyafet, oyuncak, faaliyet seçimleriyle; sadece kız olduğu için sakin ve uyumlu davranmaya özendirdiği ya da sadece erkek olduğu için hareketli, dışa dönük ya da baskın olmaya teşvik ettiği çocuklar bu beklentiler altında ezilir. Belki çocuğunuz cinsiyet temelli beklentilerinize mizaç olarak uyumlu değildir ya da bu beklentiler ona gelişim yolculuğunda her zaman avantaj sağlayan özellikler değildir. Her iki koşulda da çocuğunuz beklentilerden zarar görecektir. Cinsiyet vurgusu yapılan ailelerde, hem kız hem erkek çocuklar için en iyi ihtimalle sadece düşük öz güven, kötü senaryoda ise ciddi davranış bozuklukları ve psikolojik problemler ortaya çıkabilmektedir.

Çocuğunuzu kategorize etmeyin

ADALET DUYGUSUNA ZARAR VERİR

Çocuğun sahip olduğu değiştirilemeyecek özelliklerine vurgu yapmanın adalet duygusuyla bağlantılı sakıncası ise en çok ailenin büyüğü ya da küçüğü olmak gibi doğum sırasıyla ilgili beklentilerde karşımıza çıkar. Örneğin, küçük çocuğunuza küçük olduğu için abisinin sözünü dinlemesi ve büyük çocuğunuza da büyük olduğu için kardeşiyle oyuncaklarını paylaşması gerektiğini söylemeniz haksızlık duygusu yaşatır. Küçük çocuğunuz iyi ve farklı fikirlerinin sadece yaşı küçük olduğu için kabul görmediğini düşünürse kendiyle de sizinle de barışık olamaz. Büyük çocuğunuz da henüz oyuncak paylaşma olgunluğunda olmadığı halde sadece yaşı kardeşine göre büyük olduğu için kendisinden paylaşmanın bekleniyor olmasına kızabilir ve beklentiyi karşılayamadığı için yetersizlik hissedebilir.

YAPISAL ÖZELLİKLERİ DEĞİL EVRENSEL DEĞERLERİ VURGULAYIN

Özetle çocuklarımızı yetiştirirken fiziksel özellikler, cinsiyet, doğum sırası gibi değiştirilemeyecek özelliklere bağlı beklentilerle değil evrensel değerler, genel doğrular üzerinden ilerlemeliyiz. Yani çocuğunuza kardeşine vurmaması gerektiğini söylerken bunu kendisi büyük, kardeşi küçük olduğu için değil vurmak yanlış bir davranış olduğu ve kimseye vurulmayacağı için olduğunu açıklamalısınız. Kızınıza sadece oyuncak ütü değil, tamir seti de almalısınız ki sosyal uyum/bakım becerileri yanında yaşam boyu ona katkı sağlayacak teknik düşünebilme kapasitesi ve analitik beceriler de kazanabilsin. Yakışıklı çocuğunuza her görenin bu vurguyla hitap etmediğinden ya da en azından evinizde bunun çok vurgulanmadığından emin olun ki oğlunuz başka alanlarda aynı performansı gösteremediğinde pes etmesin, ilerleyebilsin.

False