Paylaş
Tıpta bildiklerimizin büyük çoğunluğunun erkeklerle ilgili olduğu gerçeği son yıllarda yüksek sesle konuşuluyor. Kalp stentlerinin boyunun erkeklerin damarlarına daha çok uyması ya da ideal uyku süresinin aslında erkekler için ideal olması gibi bilgiler, kadın sağlığı hakkında şu ana kadar öğrendiğimiz bazı bilgileri güncellememize neden oluyor. Bu konuda İngiltere’de yürütülen bir araştırmada da kadınlarla ilgili kültürel önyargıların hayat memat meselesinde bile devreye girdiğini gösterdi.
St. John Ambulance isimli vakıf tarafından geçen yıl yapılan araştırmada, bin kişinin 250’si halka açık yerlerde kalp krizi geçiren bir kadına kalp masajı yapmaktan çekindiğini itiraf etti. Erkeklerin ise üçte biri de kalp masajı yaparken bir kadına dokunmayı uygunsuz bulduğunu dile getirdi.
Çalışmada, kadınların göğüsleriyle ilgili tabuların acil tıbbi müdahalede endişe verici bir cinsiyet eşitsizliğine neden olduğu vurgulandı.
Daha önce yürütülen bir araştırmada ise, 2003-2013 yılları arasında elde edilen veriler analiz edildi. Analize göre, İngiltere ve Galler’de kalp krizi sırasında kadınlara da erkeklerle aynı şekilde müdahale edilmesi halinde sekiz bin 200 kadının daha hayatı kurtarılabilirdi.
St John Ambulance vakfında ilk yardım ve acil tıbbi müdahale eğitimi veren Jordan Davison, “Cinsiyetten bağımsız olarak, mesele kalp masajı olduğunda herkes hayatta kalmak için en iyi şansı hak ediyor” değerlendirmesini yaptı.
‘İLK YARDIM EĞİTİMİ BU ORANI İYİLEŞTİREBİLİR’
Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu, araştırmayla ilgili değerlendirmesine kadınların aynı yaş grubundaki erkeklere oranla daha az kalp krizi geçirdiği bilgisini anımsatarak başladı.
Karcıoğlu, “Dini ve kültürel unsurlar söz konusu. Acil durumda kadının göğsünü açıp masaj yapmanız gerekir. Avrupa da dahil olmak üzere bütün ataerkil toplumlarda kamusal alanda kadınlara her türlü müdahale daha zor olacaktır” ifadesini kullandı. “Bir erkek kalp masajı yapılması gerektiğini düşünerek, atak davranıp bir kadının göğsünü açıp masaj yaptığında, diyelim ki ileride bir sıkıntı olması veya etraftan bir tepki gelmesi halinde kendini korumak ve savunmak konusunda da bir sıkıntı hissedebilir” şeklinde konuşan Karcıoğlu, “İleride başıma ne gelir diye tereddüt ediyor olabilirler” dedi.
“Bu konuda profesyonel olan kişilerin, bir doktorun ya da sağlıkçının daha atak olmasını bekleriz ama sıradan bir insanın oradaki çekincesini anlamak gerek diye düşünüyorum” şeklinde konuşan Karcıoğlu, acil tıp eğitiminin tabloyu değiştirebileceğine vurgu yaparak, sözlerine şöyle devam etti:
“Tabii ki bunun üzerine eğitimle gidilmesi lazım. İlkokuldan başlayıp, lise ve üniversitede belirtileri anlama ve ne yapılacağını bilme konularında ilk yardım eğitimleri verilmesi bu oranı düzeltir. Bizde birisine yardımcı olmayla ilgili iyi bir ilk yardım eğitimi verilmiyor. O nedenle zaten insanlarda kalp masajı yapayım mı yapmayayım mı diye bir çekiniklik olacaktır. Bir de bunun üstüne cinsiyet farkı eklendiğini düşünün.
Daha hızlı müdahale edilmediğinde ölüm riski de olmak üzere birçok riskle karşı karşıya kalıyor kadınlar ve o nedenle daha mağdur tarafta yer alıyorlar. Ama kalp krizi ve ilk yardım gerektiren bütün taraflarda toplumumuz da dezavantajlı tarafta. Bizde acil yardım konusunda eğitim eksikliği de var. Ama bunların üzerine kadınların da cinsiyetten ötürü ekstra mağduriyetinden bahsedilebilir.”
“BU BİLGİ BENİ ÇOK ÜRKÜTTÜ”
Diğer yandan, 45 yaşındaki Bilge, sağlık söz konusu olduğunda cinsiyet ayrımı yapılmaması gerektiğini dile getirdi. “Bu bir sağlık durumu, o nedenle burada cinsiyet fark etmemesi ve acil müdahale edilmesi gerektiğini düşünüyorum” diyen Bilge şunları söyledi:
“Ben kalp krizi geçirsem bir erkeğin göğüslerime dokunmaya çekineceğini hiç düşünmezdim, o yüzden bu bilgiye inanamadım. Aynı durumda bir erkek olsa onun cinsiyeti benim hiç aklıma gelmez. Hayati bir durum söz konusu olduğunda kesinlikle müdahale edilmeli. Bu konuda farkındalık artarsa daha az insan çekinir ve daha çok kadının hayatı kurtarılabilir.”
34 yaşındaki İrem ise cinsiyetle ilgili tabuların kadınlara daha az kalp masajı yapılmasına neden olduğu bilgisinin kendisini ürküttüğünü söyledi. “Benim çevremde 35-45 yaşında insanlar çoğunlukta ve son bir yılda çevremden en az beş kişi kalp krizi geçirdi. Bu insanlara birilerinin müdahale etmediğini düşünmek bile istemiyorum” diyen İrem, “Sırf kadın olduğu için insanların o kişiye kalp masajı yapmaya çekinmesi beni çok ürküttü” ifadesinde bulundu. İrem biraz da şakayla karışık bir şekilde “Bu bilgiyle nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum” dedi ve sözlerine şu şekilde devam etti:
“Çünkü insanların sana kalp masajı yapmaması senin önlem alabileceğin bir şey değil. Ayrıca ben zannetmiyorum ki haftanın beş günü 09-18.00 birlikte çalıştığım bir erkek sırf kadın olduğum için bana kalp masajı yapmaktan geri dursun. O insan geri durmayacaktır.”
Paylaş