GeriSibel Deniz Toledo Doğum: Güven ve teslimiyet
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Doğum: Güven ve teslimiyet

Doğum: Güven ve teslimiyet
Abone Olgoogle-news

Anne adayının doğum sürecinde güven içinde hissetmesi olmazsa olmazdır. Güven, korku ve kaygının panzehiridir...

Bir kadın hamile olduğunu hissettiği andan itibaren fiziksel ve psikolojik olarak değişimeye başlamaktadır. Başka bir algı boyutuna geçmektedir. Hayatının bir daha asla eskisi gibi olmayacağının farkındalığı ile hazırlığa başlamaktadır. Bütün bu süreçte doğum anına yeterince önem verilmeyebilmektedir. Doğum bir varış noktası, kadının üzerinde hiç bir kontrolü olmadığı tamamen tıbbi bir durum olarak gösterilmektedir. Doğumlar tamamen medikalize hale gelmiş ve doğal, mümkün olduğunca az müdahale edilmiş, sakin, nazik, saygılı doğumlar ütopik görünebilmektedir.

DOĞUM, FİZİKSEL OLDUĞU KADAR PSİKOLOJİK BİR SÜREÇTİR

Doğum: Güven ve teslimiyet

Bir kadın doğum yaparken kendisi de aynı zamanda anne olarak, farklı ve daha güçlü kadın olarak yeniden doğmaktadır. Doğumu güzelleştirmek, hem bebek hem de anne için tüm hayatını güzelleştirmektedir. Doğum olumlu deneyimlerle dolu olduğunda, anne bebek bağlanması daha güçlü olmakta, doğum sonrası depresyon riski azalmakta hatta doğum sonrası eşi ile olan ilişkileri de olumlu yönde etkilenmektedir. Bunun içinde anne adayı hem hamilelik hem de doğum sürecinde psikolojik olarak mutlaka desteklenmeli ve her anlamda güven içerisinde hissetmesine yardımcı olunmalıdır.

GÜVEN, KORKU VE KAYGININ PANZEHİRİDİR

Doğum: Güven ve teslimiyet

Bu noktadada doğum öncesi ve doğum sırasında doğuma eşlik edicek kişilerle en başından açık bir iletişim kurmak oldukça önemlidir. Bunun ilk adımı da doktora güvenmek ve doğru bir iletişim kurmaktan geçiyor. Tıbbi bir karar almak gerektiğinde doktora yüzde yüz güven ve teslimiyet doğumda ne olursa olsun kolay bir şekilde akmasını ve annenin doğumdan hiç bir kötü duygu kalmadan ayrılmasını sağlayacaktır. Gerekebilecek tüm tıbbi müdahaleler sevgi ve iç huzuru ile kabul olacaktır. Anne bu kadar güven, sükunet ve huzur içinde olduğu sürece bebekte ne olursa olsun strese girmeyecek, doğum sonrası da daha sakin ve huzurlu bir bebek olacaktır. Yabancı olduğu bir dünya ile tanışırken ihtiyacı olan güven hissini alacak ve hayata 1-0 önde başlayacaktır.

SAKİNLİĞİ KORUMAK ÇOK ÖNEMLİ

Doğum: Güven ve teslimiyet
 

Doğumu anne ve bebek için hakettikleri özel bir deneyim haline getirmek için neler yapılabilir. Doğum ortamındaki sakinliği korumak için azami özen gösterilmelidir. Hamilelik ve doğum boyunca bu yolculuğa eşlik eden herkes kullandığı dile özellikle dikkat etmeli ve olumsuz ifadeler kullanmamaya çalışmalıdır. Anne adayı kendini gerebilecek tüm dış etkenlerden mümkün olduğunca uzak tutmalıdır. Doktor ile açık ve net bir iletişim kurmalıdır. Hamilelik ve doğum bir hastalık değil aksine mucizevi doğal bir süreçtir, hastalık olarak yaklaşan kişileri bu süreçte çevrenizde çok fazla tutmamalısınız. Anne kendine ve bebeğine bu süreçte daha fazla güvenmeli ve kendi farkındalığını geliştirmelidir.

DOĞUMUN PSİKOLOJİK BOYUTU ATLANMAMALI

Doğum: Güven ve teslimiyet

Doğum psikoloğu olarak doğumun psikolojik yönünün en az tıbbi yönü kadar önemli olduğunu belirtmek istiyorum. Bu anlamda psikolojik desteğin atlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Korku, kaygı, endişe ve kafayı meşgul eden soru işaretlerini hamilelik ve doğumdan ne kadar silebilirsek başka bir doğumun aslında ütopya değil nefes almak gibi doğal gelişen bir süreç olduğunu görebiliriz.

İKİZLERİN SUDA DOĞUMUNU BABALARI YAPTIRDI!

False