GeriSerkan Soyuer COVID-19 çocuklarımızı nasıl etkiliyor?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

COVID-19 çocuklarımızı nasıl etkiliyor?

COVID-19 çocuklarımızı nasıl etkiliyor?
Abone Olgoogle-news

Çocuklarımız bu salgının başrol oyuncuları değil. Fakat bu durumun en çok etkilenenleri arasında olma riski taşıyorlar. Neyse ki bugüne kadar COVID-19’un doğrudan sağlık etkilerinden büyük ölçüde etkilenmemiş olsalar da bu krizin çocuk refahı üzerinde derin bir etkisi var.

Her yaştan ve tüm ülkelerdeki tüm çocuklar, özellikle sosyo-ekonomik etkilerden ve bazı durumlarda da yanlışlıkla yarardan daha fazla zarar verebilecek etki azaltma önlemlerinden etkilenmektedir. Bununla birlikte bu salgının etkileri eşit bir dağılım göstermemektedir. En fakir ülkelerdeki ve en yoksul mahallelerdeki çocuklar ve zaten dezavantajlı veya savunmasız durumdaki çocuklar için zararın en fazla olmaları beklenmektedir.

Çocukların bu krizden etkilendiği üç ana başlık karşımıza çıkmaktadır; virüsün kendisi ile enfeksiyon, virüsün bulaşmasını durdurmak ve salgını sona erdirmek için alınan önlemlerin acil sosyo-ekonomik etkileri ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın gecikmeli uygulanmasının potansiyel uzun vadeli etkileri. Tüm bunlar çocukları çeşitli şekillerde etkilemektedir. Bunlar kısaca:

  1. Yoksulluğun oluşması: Birleşmiş Milletler’in tahminine göre bu kriz nedeniyle 42 ila 66 milyon arasında çocuk aşırı yoksulluğa düşebilir. Bu sayı ise 2019 yılında aşırı yoksul durumda olan tahmini 386 milyon çocuğa eklenmiştir.
  2. Öğrenme krizinin şiddetlenmesi: 188 ülke, haklı olarak ülke çapında okulların kapanması uygulamasına geçti. Bu durum ise 1,5 milyardan fazla çocuğun ve gencin eğitim süreçlerini etkiledi. Buna bağlı olarak günümüzün genç nesli ve insan sermayelerinin gelişimi için eğitim kaynaklı potansiyel kayıpları kavramak ise oldukça zordur. Okulların kapanmasından kaynaklı olarak ülkelerin üçte ikisinden fazlası ulusal düzeyde uzaktan eğitim platformları oluşturmuştur. Ancak düşük gelirli ülkeler arasında ise bu oran sadece yüzde 30’dur. Bu kriz yaşanmadan önce dünyadaki genç neslin neredeyse üçte birinin zaten dijital ortamdan dışlanmıştı. Uzaktan eğitim süreçlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi ise ayrı bir sorun olarak ele alınmaktadır. Kız çocuklarının dijital teknolojiye erişimleri ise erkek çocuklara göre daha azdır ve bu da çevrimiçi öğrenime erişimlerini ve katılımlarını azaltabilir.
  3. Çocukların hayatta kalmasına ve sağlığına yönelik tehditler: Küresel ekonomik gerilemenin bir sonucu olarak ailelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, 2020'de yüzbinlerce ek çocuk ölümüyle sonuçlanabilir ve bu da bir yıl içinde bebek ölümlerinin azaltılmasındaki son 2-3 yıldaki ilerlemeyi tersine çevirebilir. Güvenilir bir günlük beslenme kaynağı için normalde okul yemeklerine güvenen 143 ülkedeki toplam 368,5 milyon çocuğun artan yetersiz beslenmeden etkilenmesi beklentiler dahilindedir. Bununla birlikte çocukların ruh sağlığı ve refahı için oluşan risklerde dikkate değerdir. Mülteciler ve ülke içinde düzenleri bozulmuş çocuklar ile gözaltında yaşayanlar ve aktif savaş durumları içinde yaşayanlar özellikle savunmasızdır.
  4. Çocuk güvenliği için riskler: Evde geçirilen karantina süreçleri ve barınma önlemleri, çocukların şiddet ve istismara tanık olma ya da bunlara maruz kalma riskini artırmaktadır. Çatışma ortamlarındaki çocuklar ile mülteci ve ülke içinde yerinden olmuş kişilerin yerleşimleri gibi sağlıksız ve kalabalık koşullarda yaşayan çocuklar da büyük risk altındadır. Çocukların uzaktan eğitim için çevrimiçi platformlara güvenmesi, uygunsuz içeriğe ve çevrimiçi sömürülere maruz kalma risklerini de artırmıştır.

Bu etkilerin ışığında ise düşük gelirli ülkelerdeki ve topluluklardaki çocuklar üzerinde etkinin en aza indirilmesi için müdahelenin kombinasyonlarının yeniden ele alınması ve en korumasız çocuklara ulaşmak için sosyal koruma programlarının genişletilmesi gerekmektedir.

Özellikle eğitim, beslenme programları, bağışıklık kazandırma ve diğer anne ve yenidoğan bakımı ile toplum temelli çocuk koruma programları ile ilgili olmak üzere erişim eşitliğine özellikle odaklanarak çocuk merkezli hizmetlerin sürekliliğine öncelik verilmesi doğru olacak uygulamalar arasındadır.

Ebeveynlere ve bakıcılara çocuklarla salgın hakkında nasıl konuşulacağı, kendi zihinsel sağlıklarının ve çocuklarının zihinsel sağlıklarının nasıl yönetileceği ve çocuklarının öğrenmesini desteklemeye yardımcı olacak araçlar dahil olmak üzere pratik destekler sağlanması da oldukça önemlidir.

İçinde bulunduğumuz bu dönem çocuklar ve insanlık için uluslararası dayanışmayı artırmanın ve dünyamızın genç kuşağına, yetiştirme ve yatırım yapma şeklimizde daha derin bir dönüşümün temellerini atma zamanıdır. Bu kriz yaşanmadan önce çocuk hakları, refahı ve eğitim gibi konularla birlikte çocuklara yeterince bakamayan bir dünyada yaşadık. Her beş saniyede bir 15 yaşın altındaki bir çocuk hayatını kaybetmekte, her beş çocuktan biri yetersiz beslenmekte, yoksul ülkelerde ise 10 yaşındaki her beş çocuktan dördü olmakla birlikte düşük ve orta gelirli ülkelerde10 yaşındaki çocukların yarısından fazlası (% 53)  basit öyküleri okuyamamakta ve anlayamamakta ve 5 yaşın altındaki her dört çocuktan birinin doğum kaydı bulunmamaktadır. Mevcut kriz süresi ne kadar uzun olursa, ekonomi mücadelesi ve hükümet harcamaları kısıtılandığından dolayı bu oranların çocuklar üzerindeki etkileri de o boyutta artış göstererek daha dramatik hale gelebilir ve bu sayıların artışı ise olasıdır.

Peki riskleri ve etkileri en aza indirmek için ne yapılması gerekiyor?

Bilgi, dayanışma ve aksiyon…

Daha fazla bilgi:
COVID-19’a en uygun yanıt, daha fazla hayatı kurtarmak için çoklu riskleri dengelemek adına ve bunun içinde pandeminin farklı boyutlarını ele alarak kapsam olarak genişletilmiş modeller uygulamak gerekiyor. Özellikle kadınlar, aileler ve topluluklar dahil olmak üzere çocuklar arasındaki etkilerin ölçeği ve doğası hakkında hızlı bir bilgi birikimine ihtiyaç duyulmakta. Bilinmeyen etkiler hakkında daha fazla bilgi sahibi olunması gerekiyor.

Daha fazla dayanışma: COVID-19 salgını; yerel topluluklar, bilimsel araştırma topluluğu ve uluslar topluluğu içinde küresel dayanışmanın aslında bir testi niteliği taşımaktadır. Çocuklar, insanlar arasında daha büyük bir birlik hissi uyandırabilecek ortak bir neden sunarlar. Dahası, ister toplum içinde yardımlarını gönüllülük yoluyla isterse de dijital ortamda göstermek olsun, din, dil, ırk ve yönelime karşı ayrımcılıkla mücadele ederek, dünyanın birçok yerinde hali hazırda gösterdiği gibi, gençlerin bu ruhu ortaya çıkarmada güçlü bir rolü vardır.

Daha fazla aksiyon: Hükümetler, salgını kontrol altına almak ve hafifletmek için geniş kapsamlı önlemler uyguluyorlar. Bazı hükümetler tarafından hali hazırda benimsenen en iyi uygulamalara dayanarak, bu uygulamaların yerel bağlamı yansıtacak şekilde uyarlanması ve hem pandemi sırasında hem de bittikten sonra çocukların refahını sağlamak için çocuklar üzerinde istenmeyen etkilere karşı koymak için ek adımların eşlik etmesi gereklidir.

Bu bağlamda, hükümetlerin bu krizin çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmeye yardımcı olacak aşağıdaki önlemleri dikkate almaları gerekiyor:

  • Tercihen çocukları aşırı yoksulluktan korumak için basit ve kanıtlanmış bir uygulama sunan evrensel çocuk yardımlarının kullanılması yoluyla ailelere acil yardım paketlerinin sunulması.
  • Çocukları gıda güvenliği krizinden korumak için gıda tedarik zincirlerinin ve yerel gıda pazarlarının acil olarak güvence altına alınması.
  • Düşük gelirli topluluklarda, özellikle kentsel alanlarda, mülteci yerleşimlerinde ve aktif savaşlardan etkilenen yerlerde, pandeminin çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini daha da kötüleştirecek olan standart fiziksel mesafe ve karantina stratejilerinin acil uyarlanması.
  • Erişim eşitliğine odaklanarak, çocuk merkezli hizmetlerin sürekliliğine öncelik vermek. Bu hizmetler arasında okullaşma, beslenme programları, anne ve yenidoğan bakımı, bağışıklık kazandırma hizmetleri, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri, HIV tedavisi, ruh sağlığı ve psikososyal hizmetler, doğum kaydı, toplum temelli çocuk koruma programları ve ek olarak engelli yaşayanlarda dahil olmak üzere bire bir bakım gerektiren çocuklar için vaka yönetimi bulunmaktadır.
  • Çocukları şiddete, istismara veya sömürüye karşı korumak ve temel çocuk koruma hizmetlerini zorunlu hale getirmek.
  • Çocukları çevrimiçi cinsel sömürüden ve istismardan korumak için daha enerjik adımlar atarken, çocukların çevrimiçi gizliliğini, veri korumasını ve güvenliğini sağlayan dijital okuryazarlık ve düzenlemelere tamamlayıcı yatırımların yanı sıra, öğrenmeyi destekleyen farklı uygulamaların erişimi için yatırımların yapılması.
  • Çocukların, ergenlerin ve gençlerin COVID-19 test, tedavi ve aşılarına mümkün olan her an ve her zaman erişebilmelerinin sağlanması.

Bu eşi benzeri görülmemiş olan kriz, dünya çocuklarının hakları, güvenliği ve gelişimi için benzeri görülmemiş riskler ortaya koymaktadır. Bu riskler ise çocuklar ve insanlık için benzeri görülmemiş bir uluslararası dayanışma yoluyla hafifletilebilir. Sadece bu salgınının ortadan kaldırılması için değil, genç nesilin daha bilinçli yetiştirilmesi ve ileride dünyanın daha yaşanabilir bir yer haline gelebilmesi için bugünün çocuklarına eşit şartlara erişim imkanı sağlayacak nitelikte yatırımlar yapabilecek şansımız hala var. Ve hiç bir zaman unutmamamız gereken şey ise; çocuklarımız yarınlarımızı bugünlerimiz ile şekillendireceklerdir.

False