GeriSerap Melek Kılıç Savaşa dönüşmeyen ebeveyn-çocuk ilişkisi mümkün
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Savaşa dönüşmeyen ebeveyn-çocuk ilişkisi mümkün

Savaşa dönüşmeyen ebeveyn-çocuk ilişkisi mümkün
Abone Olgoogle-news

Çocuklarınızın sizden intikam alan değil, masum birer birey olduğunu unutmayın.

“Şımarık, bizi kullanıyor, intikam alıyor, agresif, hep böyle zaten, hiç söz dinlemez, kafasının dikine gidiyor, beni deli ediyor, ne yapsak değişmiyor, gözümün içine baka baka…” gibi cümleler, çocukları ile ilgili sıkıntılarından bahseden anne babaların sıkça dile getirdikleri tanımlamalar arasındadır. Birbirlerine karşı veya bir başkasının çocuğundan bahsederken cümleye bu şekilde başladıklarına çok sık rast geliriz. Kimi zaman anne baba, bu gibi cümleler kurmamaya özen gösterirken, çevrelerinden ‘çocukları ile ilişkilerini analiz eden’ bilirkişiler tarafından bu gibi tespitlere maruz kalırlar. “Bu çocuk sizi kullanıyor, çok şımartmışsınız, parmağında oynatıyor sizi, sizden intikam alıyor” gibi...

İşin daha da garip yanı ise zaman zaman çocuk psikolojisi alanında uzman kişilerin dahi bu gibi kavramlara başvurması, hatta bu cümlelerden oluşan yazılar veya bilimsel çalışma ve kitaplar yayınlamalarını üzülerek izlemek durumunda kalabiliyoruz. Bu ve benzeri yakıştırmaların hem ebeveynler hem de çocuklar üzerinde büyük bir baskı yarattığını, ikili ilişkilerin birer denge savaşına dönüştüğünü unutmamalı ve çocuklarımızın karakterlerinin oluşumuna ciddi darbeler vurduğunu mutlaka göz önünde bulundurmalıyız.


AGRESİF TUTUM SERGİLEMEYİN, ILIMLI OLUN

Savaşa dönüşmeyen ebeveyn-çocuk ilişkisi mümkün

Nedenine gelince sevgili ebeveynler; çocuklarınızın “kendilerini ifade etme çabalarını, kendilerine göre edindikleri çözüm arama yollarını” zaman zaman sağlıksız, ısrarcı ve öfkelendirici bulabilirsiniz. Ama bunun çözümü olarak onlara karşı daha da öfkelenip agresif bir tutuma girmenin, süreci daha da pekiştireceğini unutmadan hareket etmeli ve oturmuş bir karakteristik davranış oluşmadan önce, yavaş yavaş çocuğunuzu ılımlı çözüm arayışlarına yönlendirmelisiniz.

Çözüm ise onlara karşı suçlayıcı ve zarar verme ihtimalinizi arttıracak ifadeleri kullanmaktan kaçınmak ve çevrenizde bu gibi yaftalamalarda bulunanlar varsa eğer onlarla olan iletişiminizi kontrol altına almaktan geçiyor. Çünkü kendini size anlatmak için farklı yollara başvuran ve negatif tutumlar içine girdiği zaman çok fazla dikkatinizi çektiğini fark eden çocuk bu doğrultuda çözüm arayışına girme eğilimini arttıracaktır. Dolayısıyla çocuklarınızın sizi kullanan, sizden intikam alan, inadınıza hareket eden, sizi takmayan birer sosyopat değil de masum birer yavru olduklarını unutmamanız gerekiyor.


ÇOCUKLAR İNATLAŞMAZ, İNTİKAM ALMAZ

Onlara karşı pozitif gözlüklerinizi takıp neyi neden yapmaya eğilimli olduğunu, hangi davranışlarımızla onu bu konuda ısrarcı hale getirdiğimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. Onlara karşı kılıç kuşanıp meydan savaşına girmemize sebep olacak her türlü agresyon içeren ifade ve etiketlemelerden uzak kalmaya çalışmak ve bu gibi ifadelerle ilişkimizi analiz eden uzman veya tanıdık bilirkişilerin tespitlerine itibar etmemek gerekiyor. Unutmayın, çocuklar “inatlaşmaz, parmağında oynatmaz, sizi kullanmaz, intikam almaz.” Çocuklar sadece anne babalarına seslerini duyurmaya ve onlara neyi, nasıl istediklerini farklı yollarla anlatmaya çalışırlar. Sağlıklı şekillerde seslerini duymaz veya duymazdan gelirsek, daha sağlıksız yollara başvurmak zorunda kalırlar. Bu nedenle onlara olumsuz etiketler yükleyerek düşmanlaştırmadan ve sıcak savaşa girişmeden önce sakince ve onun doğasına pozitif bakarak anlamaya çalışmalıyız.


ÇÖZÜM BULUCU OLMAKTA FAYDA VAR

Savaşa dönüşmeyen ebeveyn-çocuk ilişkisi mümkün

“Resmen bizden intikam alıyor, inadımıza yapıyor” demek yerine “Bize sesini duyuramıyor demek ki, kendini göstermek ve sesini duyurmak için bu olumsuz davranışı gösteriyor, ben buna sebep olacak hangi davranışları veya gerilimleri ona yansıtmış olabilirim? Onu anladığımı ona nasıl gösterebilirim? İşbirliği yapmaya nasıl yöneltebilirim?” diyerek sorunu arttırıcı değil de çözüm bulucu olmakta fayda var. Bunun yanı sıra, zaman zaman size veya çevreye karşı anlayışsız olduğunu gözlemlediğinizde bu konuda ona kızmak yerine “empati” kurmasını sağlayarak süreçte olup bitenleri, karşısındaki kişinin o durumda ne hissettiğini ve doğru yaklaşımın ne olması gerektiğini ona kolaylıkla fark ettirebilirsiniz.


SEVGİNİZİ GÖSTERMEKTEN ÇEKİNMEYİN

Savaşa dönüşmeyen ebeveyn-çocuk ilişkisi mümkün

Unutmayın; inatlaşmak iki kişilik bir süreçtir ve çocuklar kendi kendilerine inatçı tutum sergilemezler. Ebeveynleri olarak bizler olayı çekişmeye ve güç mücadelesine dönüştürürsek, çocuklar da bizim belirlediğiniz kurallara göre iletişim şeklini ayarlar. “Kesinlikle olmaz” cümlesini duyan çocuk “Tabii ki olacak, illa ki olacak" diyerek yanıt verir ve bu da bizi şaşırtmamalıdır. Yani onların masumane beklentilerini, nazlanmaları ve cilvelerini “inat” ve “itaatsizlik” olarak değerlendirdiğimiz an, çocuğumuzla olan ebeveyn ilişkimizi, bizi kontrolü altına alan öfkenin ellerine teslim etmiş ve kurban etmiş oluruz. Çocuklar saf, güzel ve masumdur; iyilik, sevgi ve ilgi dışında beklentisi olmayan tek varlıktır. Onları daha çok sevin ve sevginizi gösteren tutumlar sergileyin.

False