GeriŞenay Tanrıvermiş Kime Göre Neye Göre?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kime Göre Neye Göre?

Kime Göre Neye Göre?
Abone Olgoogle-news

‘Kime Göre Neye Göre’ adlı programın yorumcuları Cemil İpekçi, Cem Mumcu, Pelin Batu, Günseli Kato ve Esra Elönü, Ceren Akdağ Şahin’in moderatörlüğünde ‘özgürlük’ konusunu tartıştılar ekranlarda.

‘Kime Göre Neye Göre’ adlı programın yorumcuları Cemil İpekçi, Cem Mumcu, Pelin Batu, Günseli Kato ve Esra Elönü, Ceren Akdağ Şahin’in moderatörlüğünde ‘özgürlük’ konusunu tartıştılar ekranlarda. Programın isminden de anlaşılacağı üzere tek bir doğru olamayacağı ve her doğrunun kişiye, duruma, yere, zamana ve diğer değişenlere göre değişebileceği gerçeğinden hareket ediliyor.

Oysa bu bizim düşünce kalıplarımıza çok ters ve hiç alışık olmadığımız bir durum değil mi Allah aşkına? Bizim için ya siyahtır ya beyaz, hatta simsiyahtır veya bembeyaz! İnsan rengini belli etmelidir. Gri alanlar delikanlılığa, dobralığa yakışmaz. Delikanlılığın kitabında yazmaz! Eğer doğru birilerine göre değişiyorsa ve duruma göre renk atıyor, esniyor, kayıyorsa orada yamuk bir durum vardır. Bize gelmez böyle herkesi anlamaya, dinlemeye, düşünmeye çalışmak! Bir tabanda doğruluğuna hak verilen olgu, başka bir düzlemde anlam değiştiriyorsa, lafı uzatmaya gerek yoktur; kaypaklık yapılıyor demektir.

Kime Göre Neye Göre

Bazı kibarcıklar, bilimde hiç bir zaman kesin, tek bir doğrunun olmadığını ve değişebilirlik ve geçiciliğin temel ilke olduğunu söylerlerse kalkın gidin oradan. Doğru birdir, değişmez! Tövbe tövbe, bu programdaki gibi herkesi dinlerseniz kafanız karışır, bulanır, bir dünya soru işareti çoğaldıkça çoğalır. Sonra dünyayı birden fazla bakış açısından görebilen, kuşkulanmaktan ve muğlaklıktan çekinmeyen insanlar gibi olursunuz. Evlerden uzak ama çağcıl bakış açıları ve farklı perspektiflerle objektif olmak isteyen bireylerin işi zordur. Zaten birey olmak zordur. Böyleleri herkesi anlamaya çalışır, kolay kolay karar vermez, hemencecik yaftayı yapıştırmaz, etiketlemez, yargısız infazdan çekinir. Ne gerek var yahu iki günlük dünyada böyle zahmetlere! Astığın astık, kestiğin kestik ve çaldığın düdüğün keyfini çıkartmak varken değer mi nesnel olayım diye kılı kırk yarmaya? 

Görecelilik gibi bir hastalığa düşmeye görün, herkesi anlarsınız ve kimse sizi anlamaz bir gün. Demedi demeyin her şey göreceli derken görürsünüz gününüzü! Örneğin bugüne kadar hiç sorgulamayı düşünmeyeceğiniz ahlak kurallarından bile şüpheye düşer, geleneksel değerleri tartışmaya kalkar, yasadan, hukuktan huylanır, durur durur kıllanırsınız. Gerçek ve doğru gibi birbirine yakın duran iki farklı kavram üzerine düşünmeye başlar, kendi içinizde derecelendirmeler falan yapmaya kalkarsınız. Niels Bohr der ki "İki tür doğru vardır. Tersinin yanlış olduğu gün gibi ortada olan yüzeysel doğrular ve tersi de doğru olan daha derin doğrular". Böylece balataları sıyırırsınız, sonra herkese yaranmaya çalıştığınız sanılır ve yapayalnız kalırsınız. Sakın böyle kafa açan programları izlemeyin bana göre!

Kime Göre Neye Göre’yi izlerken evrensel veya kültürel normların ve kodların değişebilirliği yüzünden siz de değişebilir, dönüşebilir bir başka deyişle bozulabilirsiniz. Siz hep böyle kalın, hiç değişmeyin ve geldiğiniz gibi gidin bu dünyadan!

False