GeriSena Karabiber Okul öncesi dönemde okula uyum (oryantasyon) süreci
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Okul öncesi dönemde okula uyum (oryantasyon) süreci

Okul öncesi dönemde okula uyum (oryantasyon) süreci
Abone Olgoogle-news

Çocuklar için yeni bir alışkanlık edinmek çok kolay değildir. Özellikle zamanının çoğunu evde bakım vereni ile geçiren okul öncesi dönem çocukları için anaokuluna başlamak, yeni bir ortama girip evinden uzaklaşmak çok daha zordur. Bu nedenle okula uyum sürecinde ebeveynlerin bazı noktalara dikkat etmesi gerekmektedir.

Oryantasyon sürecinde ebeveynlerin dikkat etmesi gereken noktalar şöyle;

- Rutinini bozmayın

Okul öncesi dönem çocukları için yeni bir duruma uyum sağlamak zaten zordur. Bu nedenle çocuğun hayatında okula başlamak gibi büyük bir yenilik olacaksa, onu etkileyecek başka bir değişim olmamasına dikkat edilmelidir. Örneğin eve yeni bebek gelir gelmez çocuğu okula başlatmak veya yeni eve taşınıldıysa akabinde çocuğun yeni bir okula gitmesi çocukta oryantasyon sorunları ortaya çıkarır.

- Kitap okuyun

Okula başlamadan önce okulla ilgili çocuk kitaplarından faydalanılabilir. Kitapların resimlerinin çok, yazılarının ise az olmasına dikkat etmek gerekir. Okulda yapacakları ile ilgili görsellerden yararlanarak çocuğu bilgilendirmek, okulla ilgili olumlu bir hava yaratmak uyum sürecini kolaylaştırır.

- Doğru bir izlenim yaratın

Genellikle ebeveynler çocuğun okulu sevmesi için okul hakkında ‘’Bir sürü oyuncak var, istediğin kadar oynayacaksın, arkadaşların olacak, çok eğleneceksin’’  gibi tamamen olumlu bir tablo yaratarak çocuğu beklenti içine sokar. Ancak çocuk, okulda bazı sınırlar olduğunu, dilediği gibi davranamayacağını, oyun oynamanın dışında etkinliklere de katılması gerektiğini gördüğü zaman hayal kırıklığı yaşar. Bu durum okula karşı tepki gösterme, gitmek istememe gibi uyum sorunlarına sebebiyet verebilir. Bu nedenle okulla ilgili çocuğa doğru bilgi vermek okula uyum sorunu yaşamamak adına önemli bir noktadır.

- Öğretmeni ile tanıştırın

Belirsizlik çocukta kaygı yaratır. Çocuğun fikir sahibi olduğu, gördüğü, bildiği bir olaya adapte olması çok daha kolaydır. Bu nedenle okula başlamadan önce çocuğa okulu gezdirmek, öğretmeni ile tanıştırmak çocuğun kaygı düzeyini azaltarak, uyum sürecini hızlandırır.

- Kademeli başlangıç yapın

Nasıl ki ek gıdaya geçerken çocuğun alışması ve sindirebilmesi adına az miktarda belli başlı yiyecekleri tattırıyor, zamanla çeşitleri ve porsiyonları arttırıyorsak, okula başlarken de böyle kademeli bir geçiş, oryantasyonu kolaylaştırır. İlk günler, birer saat olmak koşuluyla, gün geçtikçe çocuğun uyumuna göre ve öğretmen iş birliği ile okulda geçirilen saat süreleri uzatılmalıdır.

- Sınırlarınız olsun

Okullarda belli başlı kurallar vardır ve çocuklar bu kurallara uyarak özgürce davranabilmektedir. Aynı şekilde ev içinde de sınırların olduğu bir ortamda yetişen çocuk, okulda kurallara uymakta zorluk yaşamaz. Ancak her istediği yapılan, sınırsız yetiştirilen, her zaman istediği gibi hareket eden çocuklar okuldaki kurallara ve okula uyum sağlamakta zorluk çeker.

- Sorumluluk verin

Dökecek, kıracak, beceremeyecek, çocuğa bir şey olacak korkusuyla çocuğun kendi başına bir şey yapmasına izin vermeyip her işini üstlenen ebeveynlerin çocukları, okula uyum sürecinde zorluk yaşarlar. Çocuk okulda, evdeki gibi sorumluluklarını üstlenen bir ebeveyn bulamayınca ne yapacağını, nasıl davranacağını bilemez. Bunu bir becerisizlik ve başarısızlık olarak içselleştirir. Bu durum sonucunda öz güven kaybı yaşar ve başaramayacağını düşünerek okula gitmek istemez.

Örneğin; 4 yaşındaki bir çocuğun ebeveyni, yemeği dökecek, ortalık kirlenecek, az veya yavaş yiyecek korkusuyla çocuğun yemeğini kendi yemesine izin vermiyorsa, bu durum okulda yemek saatlerini çocuk için bir problem haline getirir. Çocuk diğer arkadaşları gibi kendi başına yemek yiyemediği için kendini güvensiz ve aciz hisseder. Bu durum okula uyum sürecini zorlaştırır.

Bu nedenle çocuğa yaşına ve gelişimine uygun sorumluluklar vermek, yapamadığı noktalarda yardımcı olmak gerekmektedir.

- Gerçekçi olun

Çocuğa aile ortamında prens, prenses, paşa gibi unvanlar takmak ve çocukla oynanan tüm oyunlarda çocuğun kazanmasını sağlamak, okula uyum sürecini zorlaştırır. Çünkü çocuk okul ortamında da aynı ilgi ve alakayı görmek, tüm oyunlarda en iyi olmak ister. Ancak okulda kendi gibi pek çok çocuk vardır ve tüm çocuklara eşit davranılmaktadır. Bu durumda çocuk okula gitmek yerine el üstünde tutulduğu yerde, yani evinde kalmak ister.

Yine aynı şekilde çocuğun başarısız olduğu alanlarda sırf mutlu olsun diye başarılıymış gibi davranmak da bir o kadar yanlıştır. Örneğin çizim becerisi kötü olan bir çocuğa, harika yaptın, çok başarılısın gibi söylemler kullanmak çocuğu yanlış yönlendirir. Çocuk okula başladığında öğretmeni ve arkadaşları tarafından aynı tepkileri alamaz ve hem kendine hem de ailesine karşı güven kaybı yaşar. Bunun yerine ‘’Daha iyisini yapabilirsin, bir sonraki sefer daha güzel olacağına eminim, şöyle olsa nasıl olur?’’ demek hem çocuğu motive eder hem de kendini geliştirmesine katkı sağlar.

- Yönlendirici olmayın

Okula dair sorduğunuz sorular çocuğunuzu yönlendirici bir tarzda olmamalıdır. Örneğin; ‘’Öğretmenini sevdin değil mi, sana bağırıyor mu, arkadaşların sana kötü bir şey söylüyor mu?’’ tarzında sorulan sorular çocukta kaygı yaratır. Bu okula karşı olumsuz bir tavır takınmasına sebebiyet verebilir. Onun yerine; ‘’Günün nasıl geçti, hangi oyunları oynadınız, en çok hangi yemeği sevdin?’’ gibi sorularla hem iletişiminizi kuvvetlendirebilir hem de birlikte günün değerlendirmesini yapabilirsiniz.

- Kandırmayın

Okula gitmek istemeyen çocuğu parka gidiyoruz gibi başka vaatlerle kandırarak evden çıkarmak ve neticesinde okula götürmek, çocuğun okula karşı negatif bir tutum sergilemesine sebep olur. Bu gibi durumlarda çocuk okula gitmemek için normalde göstereceği direncin çok daha fazlasını gösterir. Bu nedenle doğru bir iletişim dili kullanmanın ve çocuğa her zaman gerçekleri anlatmanın önemi büyüktür.

 

False