GeriŞamil Saribaş Manipülasyon bir sınır ihlalidir, saldırganlıktır
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Manipülasyon bir sınır ihlalidir, saldırganlıktır

Manipülasyon bir sınır ihlalidir, saldırganlıktır
Abone Olgoogle-news

Manipülasyona genellikle en zayıf yönlerinizi bilen kişiler tarafından başvurulur. Sizi çok iyi tanıdıkları için sizi nasıl kullanabileceklerini de tahmin ederler. Evde, işte, ailede, arkadaşlıkta her yerde karşılaşmanız mümkün.

Manipülasyon nedir?

Bireyin kendi isteği dışında farklı konulara, durumlara yönlendirilme, etki altında bırakılma, ikna edilme hali olarak tanımlayabiliriz manipülasyonu. Psikolojik manipülasyon ise yetersiz, aldatıcı ve hatta taciz edici stratejiler yoluyla başkalarının algısını veya davranışlarını değiştirmeyi amaçlayan bir sosyal etki türü olarak tanımlanmaktadır.

En sık kullanılan manipülasyon teknikleri:

• Yalan, inkâr, rol yapma, acındırma, yanıltma, iğneleme, eksik anlatım,

• Suçluluk duygusu yaratma, abartılı övgü, pohpohlama, aşırı saldırganlık, izolasyon,

• Duygusal dengesizlik yaratmak, cezalandırma, kurban rolü oynama, kurbanı suçlama,

• Rüşvete başvurma, masum rolünü oynama, gerçekle oynama, olmayanı olmuş gösterme.

Başarısız manipülasyon suçluluk hissettirir

Manipülasyona başvuran kişi, bireyi kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilmek için bunu yapar. Manipülatör (manipülasyonu yapan kişi); yönlendirme, etkileme, hile, yalan, acındırma, ikna, göz boyama, hedef şaşırtma, yüceltme, karalama, duygu sömürüsü, kamuoyu oluşturma, yalnızlaştırma ve daha birçok tekniği kullanarak karşı tarafı etkiler, şekillendirir. İyi tuzaklanmış bir manipülasyondan kurtulmayı başarmışsanız sonrasında sizde kalan duygu genellikle suçluluk olacaktır. Kendinizi bencil ve kötü biri olarak hissedersiniz çünkü manipülatör başarılı olamamış, istediğini alamamış ve tüm kötü duygularını size yansıtmıştır.

Kendinizle barışık olmanız, öz güveninizin sağlıklı oluşu, duygularınıza kulak veren ve sorunlarınızın karşısında akılcı, sağlıklı çözüm yolları arayan biriyseniz manipülasyonları fark etmeniz ve uzaklaşmanız çok mümkün.

Bizi en iyi tanıyanlar, yakınlarımız manipüle eder

Manipülasyona genellikle en zayıf yönlerinizi bilen kişiler tarafından başvurulur. Sizi çok iyi tanıdıkları için sizi nasıl kullanabileceklerini de tahmin ederler. Evde, işte, ailede, arkadaşlıkta her yerde karşılaşmanız mümkün. Herkes bizi değiştirmek, etkilemek ve hatta kontrol altında tutmak ister. Bu istek iyi niyetli de olabilir kötü niyetli de. Kişilik özelliklerine göre belirlenir genellikle manipülasyonun iyi ya da kötü niyetli oluşu. Örneğin empati becerileri gelişmemiş, narsist, sadist, sosyopat ve psikopat kişilik özelliklerine sahip kişiler istekleri için sizi her türlü zorbalığa ve şiddete maruz bırakabilirler. Bu kişilik özelliklerine sahip olmadığı halde bizi manipüle etmek isteyen kişiler olabilir. Bu ilişkiler de genellikle iyilik amacı taşıyan yönlendirme istekleridir. Bu türe örnek olarak; ebeveyn çocuk, yakın dostluklar, eş sevgili oluş gibi ilişki aralıklarında karşılaşılan yönlendirmeleri verebiliriz.

Manipülasyon özünde bir iletişim biçimidir. Hayatta var oluşumuzu, yaşama tutunmamızı sürdürebilmek için doğamızın getirdiği davranış örüntüleridir. İlişkide, kültür, değerler, yasalar ve ahlak devreye girdiğinde yapılanlar iyi ya da kötü olarak kodlanmaktadır. Kötü olan manipülasyonlardan korunmak için kendi değerlerimizin ve ihtiyaçlarımızın farkında olmak iyi bir başlangıç olabilir. Manipülatörler; zeki, mantıklı, gözlemci, eğlenceli, yardımsever, bilgili, güçlü, dost canlısı, merhametli olabilirler. Bu özellikleriyle de sizin en yakınınızda olmayı belki dert ortağınız, dostunuz, eşiniz olmayı başarabilirler. Bu olumlu özelliklerin sorun olarak karşımıza çıkmasının nedeni; manipülatörün tüm bu özellikleri sizin için, ilişkiniz için değil kendisi ve sizi kontrol altında tutabilmek için kullanmak istemesindedir.

Manipülatörler daha çok kimleri manipüle eder?

Kendine güveni düşük, benlik algısı düşük ancak ötekine yüksek değer veren kişiler. Onay ve kabul ihtiyacı yüksek kişiler. Hayır demekte zorlanan kişiler. Sınırlar konusunda ve sınır koymakta zorluk yaşayan kişiler. Karar almakta, vermekte zorlanan sürekli kontrol ihtiyacı duyan kişiler. Tartışmadan, çatışmadan kaçınan kişiler. Sürekli kendini suçlama eğilimi olan kişiler. Merhametli, saf ve yufka yürekli kişiler diğer insanlara göre manipülasyonlara daha çok tuzaklanmakta ve yakalanmaktadır.

Bir manipülatörle ilişkinizde nasıl hissedersiniz?

• Onun öfkesinden çekindiğiniz için istediklerini yapıyor olma hissi,
• İsteğinizin gerçekleşebilmesi için aşırı fedakâr davranmanız gerektiği duygusu,
• Onunla ilişkideyken öz güveninizin zedelendiğini, örselendiğini hissetmeniz,
• İlişkinizde; aşağılama, küçük düşürme, acımasızlık, bağırma ve tehdidin büyük yer kaplaması,
• Duygusal bağımlılık hissi yaşama,• Bir konuyu tartışırken sürekli farklı gündemlere geçilip asıl konunun asla konuşulamaması,
• Talep ve isteklerin çok sık dile getirilmesi, sürekli tekrar edilmesi,
• Hep bir belirsizlik hali, gizli gündemlerin olduğu hissi,
• Onun hep haklı olması ve sizin her zaman haksız olmanız, haklı olduğunuz da bile,
• Onun karşısında hayır demekte güçlük çekmeniz,
• Kullanıldığınızı hissetmeniz, ilişkide bir gariplik, değer problemi var hissi,
• Fazladan övüldüğünüz, pohpohlandığınız ve övgünün abartıldığı hissi,
• Size küsülmesi ve sonrasında genellikle bencillikle, ilgisizlikle suçlanmanız,
• Bazı konuların hiç konuşulamaması, hep yok sayılması,
• Ona karşı acıma hissine sürüklenmeniz,
• Bu ilişkide kontrolün asla sizde olmadığı ve elinizden alındığı hissi,
• Sevgi ve ilgi kesilmesi ile, mahrum bırakma ile tehdit yaratma,
• Eleştirilerinize karşı; her zaman ama her zaman bir sebebinin, bahanesinin olması.

(Bu liste hazırlanırken Doç. Dr. Hasan Yılmaz tarafından geliştirilen “İlişkilerde Manipülasyon Ölçeği”nden yararlanılmıştır.)

En kötüsünü o yaşamıştır, en mağduru odur

Manipülatör, sizde korku, suçluluk ve zorunluluk duyguları yaratarak başarılı olmaya çalışır. Onunla olan ilişkinizde korkularınızı keşfeder, suçlu hissetmenizin nedenlerini araştırır ve bu ilişkiye/kişiye muhtaç olmadığınızı kendinizi hatırlattığınız müddetçe sizi manipüle etmesi neredeyse imkânsızdır. Fi dizisindeki Can Manay karakterini ve kurbanlarını nasıl manipüle ettiğini ve nasıl edemediğini hatırlayın. Başkalarının acılarını asla önemsemez ama çok önemsiyormuş gibi yapar ve bu konuda çevresindekileri inandırır (manipüle eder). Empati duyguları gelişmediğinden duygudaşlık kuramaz genellikle.  Tüm bunlara karşın kendisine adeta bir iyilik meleği gibi, herkes için büyük bir şansmış gibi sunar. En kötüsünü o yaşamıştır, en mağdur odur.

Manipülasyon bir sınır ihlalidir, saldırganlıktır

Herkes onun gibi iyi/kötü hissetsin ister. Hep kurbandır, mağdurdur suçlu başkasıdır. Söylediği gibi yaşamaz ama herkesi öyle yaşıyormuş gibi etkiler. Örneğin bin bir türlü haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğine karşın en çok adaleti dillendiren, adalet savunucusu biri gibi karşınızda durur. Kafam ortadan ikiye ayrılsa içinden adalet çıkar der. Aslında bilinçdışı dile getirdiği şudur; içimde adalet olmadığından, adaletsiz biri olduğumdan o kadar eminim ki kafamı ortadan ikiye yarsanız hak veririm der gibidir. Gerçeklik duygunuza saldırır bu kişiler, neye inanacağınızı, neyi savunacağınızı, kendinizi ne ile ve hangi gerekçelerle ifade edeceğinizi şaşırırsınız. Bir nevi dolandırıcılık diyebiliriz bu yaşanan. Dönme dolaba binip başınızın dönmesi gibi. Size dolaplar çevriliyordur. Kurtulmanın formülü daha doğrusu ilk adımı basit: başınız dönüyorsa uzaklaşın!

Hepimiz en iyi halimizi sunmaya çalışırız, manipülatör ise sahte bir benlik sunar

Narsistik sapkın, istediğinde kendini sevdirmeyi bilir. Baştan çıkarma “prosedürü” içinde kendini tam da olmadığı gibi göstermeyi başarır. Baştan çıkarmak için hepimiz en iyi halimizi sunmaya çalışırız; o ise kendini en iyi haliyle değil, gerçek doğası olmayan sahte haliyle göstermeye çalışır.

Başkaları onu genellikle “mükemmel” bulurken eşi acı çeker ve madalyonun arka yüzünü keşfeder.

Narsistik sapkın kendini savunur, evet, çünkü bir adaletsizliğin kurbanı olduğunu düşünür: Ona bir şey borçludurlar, ona verilmemiş bir şey.

Manipülatörün başkalarına sunacağı bir şeyi yoktur

Derin ve ısrarlı duygular hissetmek, narsistik sapkının gözünde en kötü risktir, yani denetim ve hükümranlık yitimidir. Sevmek; sunmak ve dolayısıyla maruz kalmak demektir, ama onun sunacak neyi vardır?

Narsistik sapkının kalbi dipsiz bir kuyudur, hep doyumsuz biridir. Doyum sağlar sağlamaz anında “boşalır.”

Şunu belirtmek gerekir ki, narsistik sapkın kendisinde eksik olup da size ait olanı biriktirmek yerine yok etmeyi hedefler: Aniden sahip olsa muhtemelen ne yapacağını bilemez.

Amacı için şantaj, tehdit, şiddet dâhil her şeye başvurabilir

Narsistik sapkın, kendini kurban olarak göstererek, duruma göre ya bir gözü dönmüşlük ya da ilgisizlik sergiler. Ortak yaşam çerçevesinde ve ayrılık ihtimalleri dışında sapkın manipülatörün eşi boyun eğmekten başka bir şey pek yapamaz; çünkü ona cepheden karşı koymaya kalkışırsa, isyanı çok belirginse, bu durumda manipülatör ona karşı amansız bir savaş ilan edecektir. Her yola başvuran, şantaj, tehdit, artan hakaret ve dayak sapkın karşısında daha fazla kararsız kalamaz. Bu tepkiler diktatör bir devletin zorbalığına benzer: ya itaat ya misilleme. Şantaj ve tehdit çocuklara, eve, maddi mallara yönelebilir...

Narsistik sapkın kimdir?

“Ters dönmüş, devrilmiş” anlamına gelen Latince perversus'tan gelen “sapkın” [pervers] terimine kötülük ve acımasızlık, hatta sapıklık -özellikle cinsel düzeyde- eklenir. “Sapkın” kelimesi yaygın âdetlere, iyiliğe, ötekine karşı empatiye ters bir tutumu belirtir. Fakat aynı zamanda tutum ve davranışlarının gerçek hedefini gizleyen bir stratejiyi uygulamaya koyabilen birini de belirtir. Narsistik sapkın bir ya da birden çok maske seçer ve bunları ustalıkla kullanır.

(Bu bölümde “İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon” kitabından yararlanılmıştır.)

Kontrolünüzü kaybetmemek için altın kural

İyi bir manipülatör; sizi istediği gibi düşünmeniz için tuzaklar ve bunda da başarılı olur. Sadece onun istedikleri konuşulur. Sanki onunla aynı fikirdeymişsiniz gibi hissedersiniz, itiraz etmek, karşı çıkmak istersiniz ancak başarılı olamazsınız. Kendinizi bu kişiler karşısında asla ifade edemezsiniz. Tam ettim duygusunu yaşadığınız anda öyle bir şeyden bahseder ki çıldırırsınız, nasıl bu kadar alakasız ve anlaşılmaz olabiliyor diye. Zeminden kopma duygusudur bu. Sizi tuzaklamıştır. Artık onun sularında olduğunuz için boğulma hissini yaşatır size. Eğer bu sulara kontrollü dalarsanız, mesela serbest dalış yerine tüplü dalış yapmayı tercih ederseniz kontrolün sizde olduğunu bilirsiniz. Geriye tek bir şey kalır, kontrol duygunuzu ve mantığınızı kaybetmeden dalışın keyfini çıkarmak.

Son olarak manipülasyonlardan korunmak için; kendinize ve ruh sağlığınıza özen göstermeniz, kendinize güvenmeniz, kendinizi sevmeniz, düşüncelerinize değer ve önem vermeniz, zorlu duygusal ilişkilerde fevri davranmayıp, sakin, kontrollü kalmanız, mantığınızı kullanarak durumu ve konuşmaları analiz etmeniz size yardımcı olacaktır. Hala zorlanıyorsanız da mutlaka bir profesyonel yardım almanız en sağlıklı yol olacaktır.

False