GeriSabri Yurdakul “Zamanla geçer” demeyin!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

“Zamanla geçer” demeyin!

“Zamanla geçer” demeyin!

Cinsiyet değiştirme konusuna uzmanlar ne diyor?

Nil Erkoçlar’ın cinsiyet değiştirmesi ile ilgili haberler gündeme bomba gibi düştü. Cinsiyet kavramı, yalnızca magazin dünyasının değil, tıp dünyasının da hala tartıştığı konulardan biri. Son yıllarda bu durum nedeniyle aileleriyle birlikte uzmanlara başvuranların oldukça fazlalaştığını belirten Psikiyatrist Sabri Yurdakul’a konuyla ilgili görüşlerini sorduk.

Kız çocuklarında erkeksi davranışlar ve kendini erkek gibi hissetme durumuna daha az rastlanırken, erkek çocuklarında kız gibi davranma eğilimini daha sık gözlüyoruz. Annesinin tokasını takmak isteyen, ‘Bana da ruj sür’ diyen, oyunlarda anne olmak isteyen erkek çocuklarının bu davranışları başlangıçta geçer diye düşünülmesine karşın değişmeyip devam ettiği zaman aileleri kaygıya sürüklüyor. Önceleri uyarmaya, sonra kızmaya, en son da cezalandırmaya kadar giden süreçler yaşanıyor. Bu davranışların bir kısmı ortadan kaybolurken bir kısmı ise yer altına inip, artık öyle davranmayan ama bunu içinde büyütüp yıllar sonra ailesinin karşısına cinsiyet değiştirme isteği ile çıkan bireylerle karşılaşıyoruz.

Psikiyatrist ya da psikologlardan yardım almak olumlu sonuçlar doğuruyor

İnsanın bedeni ve cinsel hormonları onun cinsel gelişimini belirliyor. Ruhsal olarak da var olan kimliğini benimsediğinde sorun yaşanmıyor ve gelecek yaşamdaki cinsel kimlik belirleniyor. Bunu sekteye uğratan durumlar olabiliyor. Örneğin kız çocuklarında taciz, erkek çocuklarında ise cinsel istismarın ileri boyutlara varması, bunları yaşayan çocukların gelecek senelerdeki cinsel kimliklerini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Normal sürecin dışında ise kendisini kız gibi hisseden erkek çocuğu veya kendini erkek gibi hisseden kız çocuğu durumlarında, ailenin psikiyatrist ve psikologlarla iş birliği yapması sürecin olumlu gelişmesinde etkili oluyor.

“Zamanla geçer” demeyin!

Ancak her koşulda, gerek psikiyatristlerin gerekse psikologların yapacakları bir yere kadardır. Sonuç almada ailenin iş birliği büyük önem taşır. Eğer aile önerilen davranışları yapmıyor, bu konuyu görmezlikten geliyor ve “Nasıl olsa zamanla geçer” diye düşünüyorsa o zaman sorun çözülmüyor ve seneler sonra çok daha benimsenmiş olarak ortaya çıkıyor.

Ailelere büyük görevler düşüyor

Ailelerin yapması gereken temel iş; telaşa kapılmamak, çok tepki vermemek ve bu durumu anlamaya çalışmak. Ebeveynlerin ‘Çocuğum ne durumda, ne yaşanıyor, bu davranışların altında neler var?’ sorularını kendilerine sormaları gerek. Erkek çocuğun çevresinde çok fazla erkek modelinin olmayışı, feminen davranışlarının ilgi görmesi, babanın kimi zaman çocukla sert bir ilişki kurması veya vakit ayıramayan bir ebeveyn olması bu durumu tetikleyebiliyor.

Bu durumda doğru aile tutumu, telaşlanmadan ve kızmadan çocukları cinsiyetine dönük davranışlara yönlendirmek, baş edilemediği ve davranışların devam ettiği durumlarda ise bir psikiyatrist ya da psikologa yönlendirmek olmalıdır.

False