GeriSabri Yurdakul Evlilik Tenis Oyununa Benzer
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Evlilik Tenis Oyununa Benzer

Teniste rakibi sahaya çıkmadan tanıyamazsınız. Evlilikte de eşler uzun seneler boyunca birliktelik yaşasalar da birbirlerini evlenmeden tanıyamazlar.

Teniste rakibi sahaya çıkmadan tanıyamazsınız. Evlilikte de eşler uzun seneler boyunca birliktelik yaşasalar da birbirlerini evlenmeden tanıyamazlar. "Benim tanıdığım insan bu değildi, onu hiç böyle tanımamıştım" desek de evlendiğimizde karşımızdaki insanın bildiğimiz ve evlendiğimizi sandığımız insandan farklı çıkması uzak bir olasılık değildir.

Teniste hakem  “Önce aranızda anlaşın “ der. Teniste anlaşmazlıkların ilk çözüm yeri tarafların arasıdır. Bu yüzden taraflar aralarında anlaşmanın yolunu bulmalıdırlar.

Sinirli bir rakip oyunu sürekli gerginliğe götürür. Aslında evlilik rakipler arası bir oyun olmamasına karşın taraflardan biri sinirli ve gergin olup karşı tarafa anlayış göstermediğinde ilişki gerginleşmekte kimi zaman da inceldiği yerden kopmaktadır.

Tenis, kurallarına uygun oynanmak zorundadır. Kimse "Ben bunu böyle oynarım" deyip filenin üstünden atlayıp karşı tarafa geçemez. Evlilikte de taraflar kurallara uygun davrandıklarında örneğin herkes sorumluluğunu bilip, karşı tarafın haklarına saygı gösterdiğinde, ev içinde kendisine düşen görevleri yaptığında evlilikler daha uzun ömürlü ve sağlıklı olmaktadır.

Teniste seyircilerin sahaya müdahalesi yasaktır. Maalesef teniste geçerli olan bu kural evlilikte yürümemekte, aileler evliliğe müdahale etmekte ve bu durum evlilik içinde sorunlara neden olmaktadır.

"Senin annen şunu yaptı, yok hayır asıl seninki bunu yaptı" şeklindeki tartışmalar teniste sahaya inen seyirciden daha çok tahribata yol açmakta ve birbirleri ile problemi olmayan çiftler aileleri yüzünden tartışarak mutsuz olmaktadır.

Teniste kazanan ve kaybeden olduğu halde evlilikte ya her iki taraf kazanmakta ya da her iki taraf birden kaybetmektedir. Bir kişinin zararına diğer kişinin kazanımının olması mümkün olmamakta ve sonuçta evlilik gemisi battığında her iki kişiyi de dalgalar alıp götürmektedir.

Antreman yapan ve gayret eden sporcular başarılı olur. Evlilik de sürekli özen gerektirir. Nasıl ki senelerce eline raket almamış bir oyuncunun teniste başarılı olma şansı yoksa evlilikte de "Ben gayret etmiyorum, gittiği yere kadar gider" diyen insanların evliliği iyiye götürme şansı yoktur. Bu yüzden evlilik de teniste olduğu gibi sürekli kondisyon ve çalışma istemektedir.

İyi bir tenisçi olabilmek için yıllar içinde tecrübe kazanmak gerekir. Evlilik de insanlar olgunlaşıp evlendiklerinde daha başarılı olmakta,  "Ben onu çok seviyorum, sevgim hepimize yeter" diye düşünen gençlerin toylukları evliliklerde başarılı olmak için yetmemektedir. 

False