GeriRıfat Bozkuş Vücudun en değerli koruyucusu: Glutatyon
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Vücudun en değerli koruyucusu: Glutatyon

Vücudun en değerli koruyucusu: Glutatyon
Abone Olgoogle-news

Kronik hastalıklar genellikle üç temel mekanizma aracılığıyla ortaya çıkmaktadır bunlardan biri glikozilasyon yani şekerin dokularda harabiyet oluşturması ikincisi inflamasyon yani iltihaplanma üçüncüsü oksidasyon yani oksitlenme(paslanma) olarak adlandırılmaktadır. Vücudumuz bu üç mekanizmaya karşı çeşitli yöntemlerle savaşır ve hastalıkların ortaya çıkmasına engel olmaya çalışır. Oksidasyon başta olmak üzere bu üçlü mekanizmaya karşı vücudumuzda savaşan en önemli molekülleri antioksidanlar olarak tanımlamaktayız.  Glutatyon vücudumuzun ana antioksidanı olup hücrelerimizi oksidasyondan koruyan moleküllerin en güçlüsüdür.

Glutatyon nedir?

Anti oksidanlar bağışıklığımızı güçlendiren , hücrelerimizi zararlı oksijen radikalleri,  toksinler, enfeksiyonlar ve ağır metallerden koruyan moleküllerdir. Vücudumuzda başta karaciğer olmak üzere  üretilebilen glutatyon bunların en önemli ve güçlü olanıdır.  Glutatyon vücuttaki iltihaplanmanın ve paslanmanın temel yok edici elemanlarından biridir. Glutatyona bu görevinde alfa lipoik asit, C vitamini, E vitamini, selenyum ve çinko gibi diğer antioksidanlar yardımcı olur.

Glutatyon içeren besinler nelerdir, glutatyon nasıl artırılabilir?

Vücudumuz kendisi için yeterli olan glutatyonu eğer bedenimizde aşırı toksik yük, ağır metal birikimi ve serbest radikal saldırısı yoksa dengeli ve sağlıklı beslenmeyle üretebilmektedir. Ancak unutulmamalı ki bedenin toplam glutatyon rezervi yüksekse detoks işlevleri, bağışıklık hizmetleri daha güçlü olacaktır. Bu nedenlerle  glutatyon üretiminde anahtar rol oynayan özellikle sistein zengini besinlerle (lahanagiller, soğan, sarımsak) iyi beslenmek gerekir. Glutatyon üretimini artırmak için Lahana, ıspanak , bamya, karnabahar, havuç, greyfurt, kabak, sarımsak, soğan, maydanoz, ıspanak, pancar, zerdeçal, tarçın, kakule, kimyon ve karnabaharı sofralardan eksik etmemek gerekiyor. Ayrıca glutatyona yardımcı olan çinko, selenyum, C vitamini, E vitamini ve alfa lipoik asit açısından zengin gıdaları da tüketmek faydalı olacaktır 

Glutatyon eksikliği neden olur? 

Sigara, sağlıksız beslenme, hava kirliliği, deterjanlar, egzersiz yapmama, akaryakıt ürünleri, tarımsal ilaçlar, gıda boyaları ve koruyucuları, radyasyon, böcek ilaçları, elektromanyetik alan, alkol, asitli içecekler, ilaç kullanımı(parasetamol, antibiyotikler vs.), ağır metaller, stres, enfeksiyonlar, toksik yük, karaciğer yetmezliği, karaciğer yağlanması, böbrek yetmezliği, kanser, astım, koah, diyabet, romatizmal hastalıklar, otoimmün hastalıklar  ve yaşla birlikte glutatyonun üretimi vücutta azalmakta ve fazla kullanım nedeniyle eksikliği görülebilmektedir. Glutatyonun azalması ile hastalıklara karşı daha savunmasız duruma geçmiş olunur. Glutatyon eksikliği yorgunluk, enfeksiyonlara yatkınlık veya enfeksiyonları ağır geçirmek, karaciğer testlerinde GGT yüksekliği ile anlaşılabilmektedir. Glutatyon eksikliği tanısı doktor muayenesi ile klinik olarak teşhis edilebilecek bir durumdur.

 

Kimler glutatyon takviyesi almalı?

Yapılan çalışmalarda glutatyonun bağışıklık üzerinde bir çok olumlu etkisi saptanmıştır. Daha önceki yıllarda mevsimsel hastalıklar ve  Pandemi döneminde koronavirüs ile ilgili yapılan klinik çalışmalarda glutatyon düzeyi düşük olan kişilerin enfeksiyonlara  daha sık yakalandığı ve ağır geçirdiği saptanmıştır. Bu bağlamda bağışıklık sistemini güçlendirmek için glutatyon takviyesi önerilmektedir.

Son yıllarda sıklığı giderek artan  başka bir hastalığa bağlı olmayan kronik yorgunluğun değişen yaşam ve beslenme alışkanlıklarından kaynaklandığı ve bu kişilerde antioksidan takviyelerin faydalı olduğu gözlemlenmiştir. Kronik yorgunluk yaşayan kişiler glutatyon takviyesinden fayda görmektedir. 

Glutatyon başta romatoid artrit olmak üzere romatolojik hastalıklar ve haşhimato olmak üzere otoimmün hastalıkların tedavisinde yardımcı tedavi olarak kullanılmaktadır.

Diyabet ve insülin direnci bulunan kişilerin metabolik durumunun düzeltilmesinde kullanımı yaygındır.

Ağır metallerin vücudumuzda birikimi  sanayileşme , hava , su ve toprak kirlenmesi nedeniyle artmaktadır. Ağır metal detoksunda en önemli tedavilerden biri glutatyon takviyesidir.

Hücrelerin çoğalması , yenilenmesi , tamir mekanizmaları ve enerji üretiminde atıkların ortadan kaldırılması çok büyük önem arz eder. İşte bunları vücudumuzda yapan en önemli molekül glutatyon olup yaşlanma karşıtı görev almaktadır. Glutatyon antiaging etkisi oluşturur.

Karaciğer yağlanması bu organda hasara yol açmaktadır ve bu bağlamda buradaki oksidasyonu ve iltihaplanmayı azaltmada glutatyonun faydası olduğu gösterilmiştir.

Nörolojik hastalıklarda (parkinson, MS ve alzheimer ) glutatyon takviyesi ile hastalar yarar görmüşlerdir.

Glutatyon sigara ve alkolün toksik etkilerini azaltır öte yandan kanserden korunma adına faydalı olduğu düşünülmektedir. 

Yorgunluk dışında kas performansını artırmak amaçlı takviye olarak kullanılması önerilmektedir.

Glutatyon takviyesi nasıl yapılır?

Glutatyonun oral kapsül ve tablet formları maalesef düşük  biyoyararlanım nedeniyle çok az faydalıdır. Glutatyonun en faydalı kullanım şekli iv(damardan ) serum şeklinde yapılan uygulamalardır. Bu yöntemin en faydalı ve etkin uygulama olduğu bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir.

Damar yolu sorunu yaşayan yada hastaneye başvuramayan kişiler için dil altı sprey formu faydalı bir uygulamadır. Dil altı sprey formu lipozomal teknoloji ile üretilmiş olanlarda en faydalı olduğu gösterilmiştir.

Pandemi sürecinde bir çok takviye kullanımı gündeme gelmekle birlikte C vitamini, D vitamini ve glutatyonun koronavirüs hakkında yapılmış klinik çalışmaları bulunmakta ve bu takviyelerin kullanımı önerilmektedir. İlaç kullanımında olduğu gibi takviye kullanımlarında doktor önerisi ve takibinde yapılması gerekmektedir.

False