GeriRıfat Bozkuş Hipertansiyon pandemi ile birlikte artış gösterdi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hipertansiyon pandemi ile birlikte artış gösterdi

Hipertansiyon pandemi ile birlikte artış gösterdi

Hipertansiyon dünyada yaygın olarak görülen kronik hastalıkların başında gelmektedir. Ülkemizde yapılan araştırmalarda her üç kişiden birinde hipertansiyon olduğu saptanmıştır. Kalpten pompalanan kanın damar duvarına yaptığı basıncın normalden yüksek olmasına hipertansiyon denir. Kan basıncı sistolik (büyük tansiyon) ve diastolik (küçük tansiyon) olarak ikiye ayrılır. Kalbin kasılması ile birlikte damarlara pompalana kanın yaptığı basınca sistolik basınç (büyük kalbin gevşeme sırasında kanın damar duvarına yaptığı basınca ise diastolik kan basıncı denir. Yüksek tansiyon genelde belirti vermeden seyrettiği için çoğu hasta hastalığın farkında olmayabiliyor ve tedavi almadığından yüksek tansiyon kalp krizi, felç ,böbrek yetmezliği ve birçok sağlık sorununa yol açabiliyor. Pandemi sürecinde eve kapanma ile birlikte hareket ve egzersiz sıklığında azalma, stres ve beslenme alışkanlıklarının değişimi ile hipertansiyonun arttığı gözlemlenmektedir.

Hipertansiyonun sebepleri nelerdir?

Son yıllarda değişen yaşam tarzı değişiklikleri nedeniyle  nerdeyse her yaş grubunda görülen hipertansiyon sıklıkla 40 yaşında sonra görülür. Hipertansiyon hastalarının çoğunluğunda (%95) kesin neden bilinmemekle beraber altta yatan  bazı nedenler suçlanmaktadır; yüksek tuz tüketimi, stres, obezite, ailede hipertansiyon öyküsünün bulunması gibi genetik faktörler, şeker hastalığı, hareketsiz yaşam tarzı, kalsiyum, potasyum, magnezyum gibi elementler içeren besinlerin yetersiz tüketilmesini sıralayabiliriz. Hipertansiyonu olan kişilerin yüzde 5'lik kısmında ise  tiroit hastalıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, böbreğe giden damarlarda daralma, aort darlıkları, genetik bozukluklar da hipertansiyona yol açabilir. Doğum kontrol hapları, bazı ağrı kesici türleri de kan basıncını yükseltip, hipertansiyona neden olmaktadır. Nedeni belirlenen hipertansiyon hastalarında altta yatan hastalığın tedavisi durumunda hipertansiyon düzelebilmektedir. Belli bir nedene bağlı olmayan büyük hasta çoğunluğunda yüksek kan basıncının akut ve kronik komplikasyonlarını önlemek tedavi ile mümkün olmaktadır.

Hipertansiyon belirtileri nelerdir?

Hipertansiyon sıklıkla bir belirti vermediğinden,  çoğu zaman rastgele kan basıncı ölçümünde fark edilebilir. Bu nedenle hipertansiyon için ara ara kan basıncı kontrolü yaptırmak faydalı olacaktır. Çünkü hipertansiyon yıllarca hiç belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine hasar verebilir.  Hipertansiyon belirtileri arasında baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, görmede bozukluk sayılabilir. Ayrıca halsizlik, yorgunluk, burun kanaması, kulaklarda çınlama, yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma, çok sık idrara çıkma, gece uykudan uyanıp idrar yapma, bacaklarda şişlik şeklinde belirtiler yüksek tansiyonun habercisi olabilir.

Hipertansiyonda önemli bir konu ise kan basıncının aniden  yükselmesi ile birlikte acil hipertansiyon durumudur. Bu acil durumda organ hasarından korunmak için mutlaka hastaneye başvurulmalıdır. Kan basıncının çok yükseldiği durumlarda, çift görme, görmede bozulma , dilde peltekleşme, yüzde veya vücutta karıncalanma, kollar ve veya bacaklarda güç kaybı(felç), göğüs ağrısı gibi durumlarda acil hipertansiyon durumu söz konusu olup acile başvurmak gerekir.

 

Hipertansiyon hangi sağlık sorunlarına yol açar?

Hipertansiyon belirti verse de vermese de yıllar için kan damarlarına yaptığı fazla basınç nedeniyle onların harabiyetine yol açmak suretiyle doku ve organlara zarar verir. Hipertansiyon çok ciddi sağlık sorunlarına neden olan kronik bir hastalıktır. Hipertansiyon kalp, damarlar, böbrekler, beyin ve gözleri olumsuz etkiler. Hipertansiyon tedavi edilmediğinde ölüme bile yol açabilir.

  • Atardamarlar tahrip edebilir
  • Kalp yetmezliğine neden olabilir
  • Felce (inme) neden olabilir
  • Görme bozukluğu ve körlüğe neden olabilir
  • Beyin kanamasına neden olabilir
  • Kalp krizi geçirme riskini arttırabilir
  • Böbreklerin işlevlerinde bozulmalara yol açabilir hatta böbrek yetmezliğine neden olabilir
  • Atardamarların tıkanmasına neden olduğu için tedavi edilmediğinde bacakların kaybına neden olabilir.

Hipertansiyon hastaları nelere dikkat etmelidir?

Hipertansiyonu olan kişilere sağlıklı ve dengeli beslenme özellikle Akdeniz tipi dediğimiz sağlıklı yağların ve sebze tüketiminin yeterli olduğu beslenme tipi önerilmektedir.

Tuz tüketiminin azaltılması gerekmektedir ülkemizde maalesef günlük ortalama tuz tüketimi ihtiyacın yaklaşık 4 katı civarında olduğu tespit edilmiştir, bu konuda gizli tuz tüketimi dediğimiz yemeklerde kullanılan salça ve soslara ve özellikle yemek yanında yenilen turşu veya atıştırmalıklara çok dikkat etmek gerekir.

Düzenli egzersiz hipertansiyondan korunmada çok önemlidir. Dünya sağlık örgütü hipertansiyondan korunma için  haftada 3 gün en az 45 dakika egzersiz önermektedir. Ancak kişilerin kendilerine uygun egzersiz şekli konusunda doktorlarına danışması gerekir. Egzersiz yapmadığımız günlerde mümkünse günlük adım sayısının 10 bin üzerinde tutulması faydalı olacaktır. Obezite hipertansiyonun önemli tetikleyicilerinden biri olup fazla kiloların verilmesi tedavide ve korunmada çok önem arz eder.

Stres günümüzde daha sıklıkla görülmekte ve hipertansiyon gibi bir çok hastalığın ortaya çıkmasında ve mevcut hastalıkların kötüleşmesine yol açar bu nedenle stresin azaltılması veya yok edilmesi çok faydalı olacaktır. Kahve ve çay tüketiminin sınırlandırılması ve yeterli su içilmesi tansiyon kontrolünde çok faydalıdır. Bu yaşam tarzı değişiklikleri, sağlıklı beslenme ve fazla kiloların verilmesi ile bir çok hastanın kan basıncı  ilaca gereksinim duymadan kontrol altına alınabilmektedir.

Hipertansiyonun tedavisi

Tansiyon yüksekliği durumunda  eşlik eden göğüs ağrısı, konuşmada bozulma, kol ve veya bacaklarda  güç kaybı, görmede bozulma, bayılma, bilinç değişikliği gibi acil durumlardan herhangi biri veya fazlası söz konusu ise mutlaka acil servise başvurmak gerekir.

Hipertansiyon kronik ve akut süreçlerle hastalarda bir çok organa zarar veren ciddi bir hastalık olup, mutlaka uzman doktor muayenesi ile tedavi edilmelidir. Günümüzde hipertansiyon tedavisinde bir çok ilaç kullanılmaktadır. Hangi ilacın size uygun olduğuna doktorunuz tarafından yapılacak muayene ve tetkikler sonucunda karar verilir.

Ayrıca halk arasında ilaca bir kez başlarsam artık ilacı bırakamam korkusuyla doktora gelmeyen veya bu nedenle önerilen ilacı kullanmayan bir çok hasta ile karşılaşmaktayız . Bu tamamen yanlış bir kanı olup yaşam tarzı değişiklikleri ile ilacı bırakan bir çok hasta olmaktadır. Burada önemli olan konu doktor önerisi olmadan ilacın bırakılmaması, kan basıncı takip ve kontrollerinin aksatılmaması gerçeğidir.

False