Paylaş
Görme kusurlarının tedavisinde herkes için uygun tek bir yöntem yok. Çünkü göz yapımız, ihtiyaçlarımız ve yaşımız değiştikçe en uygun çözüm de değişiyor. Bu nedenle gözlük bağımsızlığına giden yol, aslında yaşa göre şekillenen kişisel bir yolculuk.
18–40 Yaş Arası: Lazer Tedavilerinin Öne Çıktığı Dönem
Genç erişkinlerde en sık karşılaştığımız görme kusurları miyopi, astigmatizma ve daha nadir olarak hipermetropidir. Bu yaş grubunda göz numarası genellikle stabil hale geldiğinden lazer tedavileri önemli bir seçenek oluşturur.
Günümüzde FemtoLASIK (iLASIK), SMILE pro ve SILK gibi modern yöntemlerle gözün kornea (şeffaf) tabakasının şekli değiştirilerek net görme sağlanabilmektedir.
Özellikle son yıllarda uygulamaya giren SILK teknolojisi, kornea dokusuna daha hassas yaklaşımı ve daha az kuruluk yapması nedeniyle dikkat çekmektedir.
Elbette her hasta lazer için uygun değildir. Ayrıntılı göz muayenesi ile kornea kalınlığı, kornea haritası ve göz numaraları değerlendirilmelidir.

Yüksek Miyoplarda Alternatif: Fakik Lensler
Bazı kişilerde miyopi ve hipermetropi derecesi lazer sınırlarının üzerindedir.
Örneğin -10, -12 veya -15 derece miyopisi olan kişilerde korneadan fazla doku kaldırmak istemeyiz.
Bu durumda göz içine yerleştirilen fakik lensler önemli bir alternatif oluşturur.
Bu yöntemde kişinin kendi doğal merceği korunur ve göz içine ek bir lens yerleştirilir.
Özellikle genç yaşta yüksek miyopisi ve hipermetropisi olan kişilerde son derece başarılı sonuçlar alınabilmektedir.
40 Yaş Sonrası: Presbiyopi ve Mercek Teknolojilerinin Dönemi
Kırklı yaşlarında birçok kişi telefon ekranını uzaklaştırmaya başladığını ve yakını artık net göremediğini fark eder.
Bunun nedeni gözün doğal merceğinin esnekliğini kaybetmeye başlamasıdır. Bu duruma “presbiyopi” adı verilir.
Bu dönemde gözlük bağımsızlığı sağlayan çözümler büyük ölçüde mercek teknolojileri üzerine kuruludur.
“Trifokal mercekler” uzak, orta ve yakın mesafelerde görme sağlayabilirken, “EDOF” olarak adlandırılan mercekler uzak ve orta mesafede net görme kalitesi sunabiliyor.
Hangi merceğin tercih edilmesi gerektiği ise kişinin yaşam tarzına göre değişiyor.
Sık araç kullanan bir kişinin ihtiyaçları ile yoğun bilgisayar kullanan bir kişinin beklentileri birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle günümüzde mercek seçiminde sadece göz ölçümleri değil, kişinin günlük yaşam alışkanlıkları da dikkate alınıyor.
Yaş kadar yaşam tarzı da önemli
Göz cerrahisinde son yıllarda yaşanan en önemli değişimlerden biri, tedavilerin giderek daha kişiselleşmiş hale gelmesidir.
Eskiden aynı göz numarasına sahip iki kişiye benzer çözümler önerilirken, bugün aynı numaralara sahip iki farklı kişiye tamamen farklı tedavi seçenekleri sunulabiliyor.
Çünkü görme sadece göz numarasından ibaret değildir.
Meslek, hobiler, gece araç kullanımı, ekran süresi, kitap okuma alışkanlığı ve günlük yaşam beklentileri tedavi seçiminde belirleyici rol oynar.
Bir pilot, bir öğretmen, bir mimar veya bir emekli için ideal görme çözümü aynı olmayabilir.
Sonuç
Bugün elimizde bulunan teknolojiler sayesinde birçok kişi gözlüklere daha az bağımlı bir yaşam sürdürebilmektedir. Ancak gözlük bağımsızlığına giden yol herkeste aynı değildir. Doğru hastaya doğru zamanda doğru teknoloji uygulandığında, modern göz cerrahisi yalnızca daha net görmeyi değil, daha konforlu bir yaşamı da mümkün kılmaktadır.
Paylaş