GeriÖzlen Çopuroğlu Doz Aşımı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Doz Aşımı

Doz Aşımı
Abone Olgoogle-news

Kadın olmanın en güzel halleri, aslında doğuştan bize armağan olan anaçlığımız değil mi? Her konuda, her şekilde olaylara bakış açımızı biçimlendiren, yaptığımız her işte, her konuda içine mutlaka duygu kattığımız hallerimiz...

Ah biz kadınlar...

Dişiliğimiz konusunda dozu biraz fazla kaçırmadık mı?

Sokaklar, caddeler her konuda dozu fazlasıyla aşmış kadınlarla dolup taşmıyor mu, yoksa hepsi benim gözüme mi batıyor?

Kadın olmanın doğasında sahip olduğumuz o güzelim hallerimize ne oldu böyle?

Enerjimize, anaçlığımıza, üretkenliğimize, şefkatimize, herşeyimize...

Dişiliğin adı sadece seksi olmak oldu çıktı neredeyse.

Dişi olmak demek sadece bu mu artık, dişilik ,seksi olma ile mi eşdeğer?

Kadın olmanın en güzel halleri, aslında doğuştan bize armağan olan anaçlığımız değil mi? Her konuda, her şekilde olaylara bakış açımızı biçimlendiren, yaptığımız her işte, her konuda içine mutlaka duygu kattığımız hallerimiz...

 Doz Aşımı 

Mantığımızla aynı anda, hatta zaman zaman hep önde olmaya çalışan ve yarışan duygularımız.

Aynaya baktığımız en süssüz, püssüz halimizlede bizi biz yapan, üretkenliğimizden gelen kadın özgüvenimiz.

Kalbimizde her şeyi içselleştirdiğimiz, aklımızda herşeyi derinleştirip hatırladığımız hatta asla unutmadığımız, sırası geldiğinde de karşımızdakine hele de erkeklere hatırlattığımız o tatlı ama hazırcevap dilimiz.

Kadın, kadın, dişi, dişi hallerimiz.

Bizi biz yapan ve kişileştiren, ne silkon göğüslerimiz,ne botoks dudaklarımız, ne sarkan göbeğimiz, ne de az yada fazla kilolarımızla,üstümüze aldığımız yepyeni ciciler.

Kadın olmanın en güzel yanı, zaten kadın olarak doğmuş olmak değil mi?

Hadi kızlar silkelenelim, baharı görmeden yaz arifesinde olduğumuz şu günlerde, yaz, kış dinlemeyelim dört mevsim kadın olalım, dişi olalım, aklımızla, zekamızla, bizi biz yapan ve zaten doğamızda bir tek bizde olan hangi yaşta olursak olalım bize verilen en büyük armağan anaçlığımızı kaybetmeden gücümüzü hissedelim.

Eşimin babasınında bana evlenirken söylediği, hepimizin büyüklerinden duyduğu o güzel sözün felsefesine sahip çıkalım, ‘Yuvayı dişi kuş yapar’ özelliğimizi unutmadan, kanatlarımızı yuvalarımızın üstüne iyice gerinerek kocamaaaan açalım, hep dimdik duralım, ayrıcalığımıza sahip çıkalım.

İçimizden geldiği gibi tabii ki yine sürünelim dudağımıza sevdiğimiz renk rujumuzu, tırnağımıza ojemizi, miss kokan parfümlerimizi
ama ne yaparsak yapalım içimize sığdırdığımız önce kendimize inanacımız ve sevgimizden, sonra eşimiz, aşkımız, sevgilimiz, dostlarımız, çocuklarımızla renklenen gökkuşağından asla vazgeçmeyelim.

Çocuklarımızın ’Annem hep güçlüdür’ dediği kadınlardan olalım, asıl gücün materyallerle, sonradan kazanılanlarla değil, içimizde olduğu ile ilgili hayata inançlarını sıkı sıkı bağlayalım.

Uçuş uçuş gelen yaza, dünyanın binbir türlü tatsız, olumsuz gelişen haline inat içimiz rengarenk girelim.

Lara’nın annesi, aşkının birtanesi Özlen ben, etrafında gördüğü uçuş uçuş kalplerle keyif alan, içi dolup taşan...

ÖZLEN'DEN MÜTHİŞ BİR KREP TARİFİ

False