GeriÖzlen Çopuroğlu Bir Çift Kanat İsteyelim...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir Çift Kanat İsteyelim...

Bir Çift Kanat İsteyelim...
Abone Olgoogle-news

Hep birileri için didinip, hep birileri için didişip, zamansızlıktan şikayet ettiğimiz hayatlarımızın akışında... Bir an olsun zamana inat durmak lazım diye düşünüyorum.

Hep birileri için didinip, hep birileri için didişip, zamansızlıktan şikayet ettiğimiz hayatlarımızın akışında,

Bir an olsun zamana inat durmak lazım diye düşünüyorum.

Arada kalmışlıklar,sıkışmışlıklar,doğamızda olan idarecilik ve hoşgörü, hep başkalarına, kendimiz dışındaki her şeye akarken, 

Haksızlıkların en büyüğünü kendimize yapıp, büyük bir şüphe ve acabalar sinsilesi ile geçiyor zaman...

Çevremde de yükselen seslerde, paylaşımlarda o 'acabaları ve eğerleri' o kadar çok duyuyorum ki, eğer onunla tanışmasaydım, o zaman bu olmayacaktı, eğer o bebeği doğursaydım belki o zaman her şey farklı olacaktı, eğer o sınavı kazansaydım başka bir mesleğim olacaktı, eğer babam yaşasaydı, eğer o gün gitmeseydim, eğer o gelmeseydi, eğer...eğer...eğer...

Kendimizi cezalandırmaktan başka bir şey yapmıyoruz aslında, bitmek bilmez çünkü'lerle kenar süsü yapıyoruz hayatımıza, iyi mi hissediyoruz? Hayır.

O zaman sahip olduğumuz ve içinde olduğumuz her şeye o duyguları eskitmeden,vazgeçmeden, güzelliğini tekrar görerek, hatırlatarak bakmak lazım. İyi hissediyor muyuz? Hem de çok...

Bir Çift Kanat İsteyelim...

Kendimizi kafese kapatıp, hep hayatımızda çözülmesi gereken sorunlar listesinden güne uyanmak yerine, başucumuzun altında biriktirdiğimiz kıymetlilere bir bakın, hayallerimiz, hatıralarımız, sevdiklerimiz, aslında tüm biriktirdiklerimiz, kimse dokunmasın diye hep başucumuzun altında muhafaza ettiğimiz.

Galiba en büyük kökten çözüm, kendimizi sorun olarak görmekten vazgeçmek.

Ve şu meşhur ‘sorun bende' lafını da acilen ve ebediyyen terketmek.

Hepimiz biliyoruz kendimizi sevmenin ne kadar önemli olduğunu ama bilsek de beynimizde kalıyor her şey, böyle düşünmemiz değil önemli olan, kalpten buna inanıp, 'en önce ben' diyebilmek.

Gerçek olan şu ki, sen iyisen sevdiklerin de iyi.

Sufi Rumi okurken öyle içime işleyen bir dize var ki, dokunan, değen, delen ve geçen... Ve beni kendi içimde bir tık daha öne iteleyen.

Rumi, kuşların uçmalarını öğrenmeleri ile ilgili yazarken der ki...

‘’Nasıl öğreniyorlar? Düşerler... Ve düşerken onlara bir çift kanat verilir.’’

Hayıflandığımız o telaşlı kadınlar sendromundan çıkıp, vakit geçmeden kendimize inanıp kanatları hak etmenin zamanı galiba...

Özlen ben,

Şu sıralar içinde iyilik olduğuna inandığı herkesi kanatlı gören ve öyle hisseden... 

False