GeriÖzkan Yükselmiş Geçmeyen ağrılar ve fibromiyalji
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Geçmeyen ağrılar ve fibromiyalji

Geçmeyen ağrılar ve fibromiyalji
Abone Olgoogle-news

Fibromiyalji, yaygın kas ağrılarıyla karakterize beraberinde uyku bozukluklarının, kronik yorgunluğun ve vücutta genel hassasiyet alanlarının da sıklıkla eşlik ettiği bir romatizma çeşididir.

Hiç geçmeyen ama azaldığı dönemler olan, arka planda sürekli vücudunuzda gezinen bu yaygın ağrılar yalnızca yorgun düşürmekle kalmaz; depresyon, anksiyete (ileri kaygılı olma hali), uyku bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıkları da beraberinde getirir. Basit bir kas iskelet rahatsızlığı gibi görülse de tüm vücudu etkileyen ve yaşam kalitesini düşüren birçok problemi de beraberinde getirir.

Fibromiyalji sendromlu hastalarda; kronik yaygın kas iskelet sistemi ağrısı, yorgunluk, bitkinlik, sabahları yorgun uyanma, dinlenememe, sabah tutukluğu, şişkinlik hissi, ellerde titreme, aşırı terleme, soğuk vücut uzuvları özellikle ayak ve bacak, görme bozuklukları, kronik baş ağrısı (migren), eklem ağrısı, ağrılı adet görme, bağırsak hastalıkları, ağrılı idrar yapma,solunum sistemi ve kalbin çalışma semptomları ve semptomların stres ile artması, semptomların hava şartları ile değişmesi, depresyon, anksiyete gibi çok farklı semptom ve sendromlara sık rastlanmaktadır.

Bu hastalığa nelerin sebep olduğu henüz tam olarak aydınlatılamamış olsa da genetik eğilim, bazı enfeksiyonlar, fiziksel ve duygusal travmaların fibromiyaljinin gelişmesinde rolü olduğu ileri sürülmektedir. Fibromiyaljinin toplumda görülme sıklığı %2-8 arasında olmakta ve yaşla artmaktadır. Irk, cinsiyet, yaş ayırt etmeden herkeste görülebilmektedir. Araştırmalar sonucu kadın cinsiyette, düşük sosyo-ekonomik düzey, düşük eğitim düzeyi, 40-60 yaş grubunda görülme sıklığının daha fazla olduğu belirlenmiştir.

Fibromiyalji tanısı nasıl konur?

Fibromiyalji tanısı Amerikan Romatoloji Cemiyeti’nin belirlediği kriterlere göre konmaktadır. Hasta öyküsünde en az 3 aydır süren yaygın kas-iskelet sistemi ağrısı olmalı ve bu ağrı vücudun hem sağ hem sol tarafında, hem belin altında hem de üstünde olması gerekir. Ağrı geniş bir alandadır ve hasta sınırlarını net olarak çizemez. Fizik muayenede tanımlanmış dokuz çift hassas noktanın 11’inde hassasiyet saptanması ile fibromiyalji tanısı konmaktadır. Fakat günümüzde bu kriterlerin tüm fibromiyalji sendromlu hastaları yakalamadaki yeterliliği tartışılmakta ve tanı koyarken ek kriterler göz önünde bulundurulmaktadır. Eski yönteme göre parmak ile dokunarak (palpasyon) tespit edilen hassas noktalardan bazıları şunlardır; omuz üstleri, kalça, uyluk, bacak, çene, göğsün ön tarafı, karın, kol, sırt, dirsek, diz, bel, boyun.

Fibromiyaljinin tedavisi nasıl yapılır?

Fibromiyaljinin kesin olarak tedavi edilememesinin en büyük sebebi hastalığın nedenlerinin henüz tam olarak bilinememesidir. Bu nedenle fibromiyalji tedavisinde amaç ağrıyı yönetmek ve hastanın hayat kalitesini arttırmaktır. Semptomlar ve bunların şiddetlerine göre, ilaçsal ve ilaçsal olmayan  tedavi yöntemleri hastaya özgü kombinasyonlar şeklinde kullanılmalıdır.

Farmakolojik (ilaç) tedavisi: Fibromiyalji sendromu tedavisinde ağrı kesiciler, kas gevşeticiler, antidepresanlar ve antiepileptikler gibi ilaçlar kullanılmaktadır. Bunlar hem ağrıyı kesmede hem de uyku bozukluğu, depresyon gibi fibromiyaljinin psikolojik etkilerini geçirmede etkilidir.

Nonfarmakolojik tedavi: İlaçla olmayan tedavilerdir. Tamamlayıcı tıp yöntemleri, fizik tedavi, rahatlama teknikleri tedavide etkili olabilmektedir. Bunlarda bazıları bilişsel davranış terapisi, hasta eğitimi, meditasyon, akupunktur, yoga, masaj terapisi.

Fibromiyalji tedavisinde kullanılan fizik tedavi ajanları arasında sıcak paket ve pedler, sıcak hava, çamur paketleri, yüzeysel ısıtıcılar; ultrason ve kısa dalga gibi derin dokuları ve kasları ısıtan, esneklik ve dolaşımı artıran derin ısıtıcılar yer almaktadır. Tüm bunların amacı ağrı, kas semptomlarını ve eklem sertliğini azaltarak semptomatik iyileşme sağlamaktır.

Bunların yanında dengeli ve düzenli beslenmenin, düzenli spor yapmanın, geceleri yeterince uyumanın hastalığın seyrini önemli ölçüde değiştirdiği gözlenmiştir.

False