GeriOzan Ali Erdal Çarpık ayak tanısı ve multidisipliner yaklaşımın önemi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çarpık ayak tanısı ve multidisipliner yaklaşımın önemi

Çarpık ayak tanısı ve multidisipliner yaklaşımın önemi

2021 yılı geldi ve hatta bir ayı geçti bile. Ben kendimi ve çevremdeki dostlarımı oldukça motive ve iyimser görüyorum. Yılın ilk günlerinden çok yoğun bir akademik faaliyet içine girmemizin yanında poliklinik ve ameliyat yoğunluğu ise eskisi kadar olmasa da iyi bir şekilde devam ediyor. Zamanın keyif alınan uğraşılarla dolu ve verimli geçmesi herhalde hayatımıza anlam katma çabamızda çok faydalı oluyordur.

ISCO 2021 Kongresi

Sizlere öncelikle güzel bir akademik etkinlikle ilgili haber vermek isterim. İlk yarısı geçen hafta biten İkinci İstanbul Çocuk Ortopedisi Sempozyumu (ISCO 2021) adında online bir toplantı düzenlendi. Türkiye’de çocuk ortopedisi konusunda çalışan çok değerli hocalarımın düzenlemesi ve Avrupa’nın en bilinen duayen hocalarının katılımı ile gerçekleşen bu kongre, Avrupa ve Amerika pediatrik ortopedi birlikleri (EPOS ve POSNA) tarafından da desteklendi. Katkıda bulunma şansımın olması benim için çok büyük bir gurur kaynağı. Bilimsel bir kongre olması belki ilginizi çekmeyebilir ama ülkemizin çocuk ortopedisi konularında artık dünya ile fikir paylaşır ve fikir verir bir hale gelmeye başladığının güzel bir örneği olması nedeniyle paylaşmak istedim.

Multidisipliner yaklaşımın önemi

Tıbbın pek çok alanında olduğu gibi çocuk ortopedisinde de hastaların değerlendirilip tedavi planının oluşturulmasında çok farklı disiplinlerden doktorların bir arada ya da fikir paylaşımında bulunarak karar verilmesi (multidisipliner yaklaşım) çok değerlidir. Tıpta çok fazla yabancı dilden terminoloji kullanmaya alışık olduğumuz için yabanı kelime türetmelerden maalesef kaçınamıyoruz.  

Ortopedik problemi olan bir çocuğu değerlendirirken sadece mevcut şikayetine odaklanmak yerine tam bir sistemik sorgulamada bulunmak çok faydalıdır. Tüm sistemler derken buna elbette ruh sağlığı da girmektedir. Bu sorgulamaları ailesi ve kendisi ile yaptığım konuşmalarda geçmiş tıbbi geçmişine ait bilgileri toplayarak yapabileceğim gibi, o anda benim farkına vardığım bir probleme odaklanıp onun irdelenmesi ile de yaparım. Elde ettiğim verilerin sonucunda mevcut kliniğin altında yatan nedenler, tedavi konusunda ailenin ve hastamızın beklentileri ya da talepleri, tedavi sonrasında uyumları ve tedavinin çocuğun özelinde ne kadar etkili olacağına dair bir fikir elde ederim. Her zaman çocuğun sağlığını takip eden çocuk hekimleri ve halihazırdaki tanı koyulmuş bir hastalığı varsa onu takip ve tedavi eden yan dal uzmanları ile temasa geçmeyi tercih ederim. Örneğin, serebral palsi tanısı olan bir çocuğun tedavi planlamasında aile, fizik tedavi hekimi, fizyoterapisti, çocuk nörolojisi uzmanı ve anestezi uzmanları bir arada karar vererek zarara yol açmadan en yüksek faydayı sağlayabilir. Ya da osteogenezis imperfekta (cam kemik hastalığı, OI) olan bir çocuğun tedavisinin planlanmasında çocuk endokrinolojisi uzmanları, anestezi uzmanları ve fizyoterapistler bir arada karar vererek çocukları haraketli bir hale getirebilir.

Özetle, bu yaklaşım ile her disiplinden uzman kendi en iyi bildiği şekilde ve kendi bakış açısı ile hasta için önerilerde bulunur ve sonuçta hep birlikte ortak bir karar alınır. Bu da daha verimli tedavi planlamalarını önünü açtığı için çocuk daha aktif ve daha sağlıklı bir hale gelebilir.

Çarpık ayak

Çarpık ayak hastalığı ya da pes ekinovarus (PEV) deformitesi yeni doğanlarda en sık görülen doğumsal kas iskelet sistemi anomalisidir. Çarpı ayak, tanımı itibari ile ayağın tabanının iç tarafa doğru dönük olduğu, ayak sırtının dış tarafa veya yere doğru dönük olduğu bir ayak şekline verilen addır.

Bu hastalıkla doğan bir çocuğa sahip olan aileler elbette büyük bir panik ile hekimlere başvururlar. Artık ülkemizdeki çok gelişmiş olan gebe takibi sayesinde anne karnında da tanısı koyulduğunda ise henüz hamile olan bir anne ve ailesi bize başvurduğunda klinik tablo, beklenen problemler, planlanan tedavi yöntemleri ve sonuçları ile ilgili fikir alışverişinde bulunulur. Bu sayede anne de ailenin diğer fertleri de içleri daha rahat bir şekilde hamileliğin son aylarını geçirir ve doğum sonrası tedavi de daha sıkıntısız atlatılır.

Çarpık ayak tanısından sonra ne yapılır?

Çocuk doğar doğmaz çocuk hekimleri aileyi çocuk ortopedistlerine yönlendirir ve ilk değerlendirme o ilk günlerde yapılır. Bazı çocuklarda gebeliğin son haftalarında bebeğin ayağının çarpık bir şekilde durmasından kaynaklı çok yumuşak bir çarpıklık ile karşılaşılır ve bu bebekleri bazı masaj ya da gerdirme uygulamaları ile ilk birkaç hafta takip edilir. Bunlar, çoğunlukla çok hızlı bir şekilde normale döner. Daha sık görülen sert olgularda ise ilk haftalardan hızlıca seri alçılama dediğimiz bir tedavi yöntemine geçilir. Bu tedavi için çocuğun büyümesi ya da kırkı çıkması kesinlikle beklenmez. Bebeğin genel sağlık durumunda bir problem yoksa ilk 15 gün içinde ilk alçılama yapılabilir.

Alçılamada belli bir teknikle ayağın şekli aşırı zorlamadan kısmen düzeltilir ve bu pozisyonda alçı yapılır. Bu şekilde geçen ortalama beş altı haftanın sonuna ayak şekli ya istenen hale gelmiş olur ya da topukta halen yukarıda durma ya da aşil tendonunun kısalığı kalmış olabilir. Bu gibi bir durumda ise çok kısa süren bir anestezi altında aşil tendonu gevşetilerek yeni bir alçı yapılır ve bu sefer alçı 3 hafta tutulur.

Alçılamalar bittiğinde ise özel cihaz ya da ayakkabı kullanımları ile deformitenin tekrar etmemesi sağlanarak çocuklar yürüme çağına kadar takip edilir. Ondan sonra ise ters kalıplı botlar ya da özel bazı ayakkabılarla takibe devam edilir ve çok yüksek başarı oranları ile normal veya normale çok yakın bir ayak şekline ulaşılmış olur.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de başarı ile uygulanan bu tedavi sayesinde çok ileri şekil bozukluğu olan, sürekli ağrı ve yara oluşması ile çocuğun hayatını zorlaştıran ihmal edilmiş olgular engellenmiş olur. Aile ve çocuk için zorlu bir süreç olsa da çocuk, ebeveynleri ve hekimleri paylaşımın yeteri kadar olduğu güvene dayalı bir iletişim içinde olduklarında süreç katlanılması daha kolay bir hal alır ve başarı oranları da daha yüksek olur.

False