GeriNuran ÇAKMAKÇI Kızını Dövmeyen Dizini Döver
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kızını Dövmeyen Dizini Döver

İlköğretim ikinci sınıfa kadar başarılı, disiplinliydi. Ne olduysa ergenliğe ilk adım attığı dönemlerde oldu. Arkadaşımın kızından söz ediyorum. Tam da sınavlara hazırlanırken, herkesin ümitle kendisinden başarı beklediği anda bir kalemde o hepsini sildi.

İlköğretim ikinci sınıfa kadar başarılı, disiplinliydi. Ne olduysa ergenliğe ilk adım attığı dönemlerde oldu.

Arkadaşımın kızından söz ediyorum. Tam da sınavlara hazırlanırken, herkesin ümitle kendisinden başarı beklediği anda bir kalemde o hepsini sildi. Bildiğini okumaya başladı. Anneyle de, babayla da çatıştı. İkisinden biri iyi polis, kötü polisi oynamaya kalktıysa da sonuç değişmedi. Bizim ergen irisinin deyimiyle “Tek suçlu hormonlar” idi.

Kimseyi takmıyor, kitaplarının kapağını açmıyor, okulda da istediği gibi davranıyordu. Notlar tepetaklak olmaya başladı, Amerikan Robert’i, Alman’ı kazanacak kız, ucu ucuna ilköğretimden mezun oldu. İki yılda aile de onun durumunu kabullendi, beklentilerini en aza indirdi, "Nasılsa geçer" dedi.

Ama bitmedi. Lisede durum daha da kötüleşti. Saçlarını açıp, okula makyajla gitmeye başladı. Yağmurlu, soğuk havaya aldırmadan kısa etekler, gömleğin üstüne çektiği marka tişörtlerle evden çıkıyor, akşam tüm titizlenmelere rağmen geciktikçe gecikiyor.

Servisten ayrılarak, toplu taşıma araçlarını seçti. Hafta sonları ev yerine arkadaşlarını tercih etmeye başladı. Anne baba da şaşkın. “Biz modern aileyiz, şiddet uygulamak istemiyoruz. Ama aklımıza da gelmiyor değil!” diye yakınıyorlar.

Bir üst katlarında oturan büyükanne ve dedeye kızdaki bu değişimi anlatmak onları daha da zorluyor. Çünkü, “kızını dövmeyen dizini döver” sözü dillerine pelesenk olmuş durumda. Büyükler çocuklarına kızlarını iyi yetiştiremediğini başına kakarken onlar çaresiz okuldaki rehber öğretmenin kapısını çaldılar.

Rehber öğretmen kızlarıyla konuşma ve durumunu izleme sözü verdi. Ama laf arasında bu durumda birçok öğrenci olduğunu, dahası 16-17 yaşına kadar bu sürecin uzayabileceğini de aktardı.

Şimdi arkadaşlarım doğru mu, yanlış mı yaptıklarını birbirlerine soruyor, sabırla bugünleri geride bırakmayı bekliyorlar.

Tek bir konuda söz verdiler. Kızlarıyla mümkün oldukça çatışmamaya, konuşarak birbirlerini anlamaya, asla şiddet uygulamama konusunda fikir birliği yaptılar.

Bunların karşılığında da kızlarından hiçbir konuda yalan söylememesini, ne olursa olsun kendisiyle ilgili bir bilgiyi ilk ondan öğrenmek istedikleri konusunda söz aldılar.

Aman anneler babalar! Sakın çocuğunuz küçük diye zorlandığınızdan yakınmayın, büyüyünce sorunlar da büyüyor, üstelik baş etmesi daha da zor oluyor. Haberiniz olsun. 

False