GeriManolya Özek Alaycı, kötümser, şüpheci sinikler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Alaycı, kötümser, şüpheci sinikler

Alaycı, kötümser, şüpheci sinikler

Sinik bir kişi, insan ırkına olan inancını ve umudunu kaybetmiştir ve alaycı, kötümser ve şüpheci bir bakış açısına sahiptir.

Seçimler yaklaştıkça gün geçmiyor ki yeni bir skandalla, yeni bir rüşvet vakasıyla güne uyanmayalım.

Vatandaş kandırıldığına mı üzülsün, ahmak yerine konduğuna mı…

Neyse ki günümüzde sosyal medya var ve vatandaş gelişmeleri an ve an takip edip paylaşabildiği gibi duygularını da ifade edebiliyor. İçini boşaltıyor. Öfkesini kusuyor. İsyan ediyor. Başkaldırıyor.

Sonuçları ne kadar etkilediği tartışılır ama en azından ruhsal dünyasında bir nebze olsun daha iyi hissediyor.

Görülen tabloda vatandaş umutsuz. Karamsar. Endişeli.

Günümüz insanı Sinizm (kinizm) tavrını sergiliyor.

Antik Kiniklerin temel felsefesi, zamanın uygarlık değerlerine yönelik aldırmaz tavırları ve eleştirel yaklaşımları tarafından şekillenir. Temel etik ilkesi erdemdir ve insanın özgürlüğü ve kendi iç bağımsızlığı ile yaşamını sürdürmesidir. İnsan para, şöhret, statü, güç gibi her türlü gereksinmeye olan bağımlılığından kurtulmalıdır.

Alaycı, kötümser, şüpheci sinikler

Buradaki erdem anlayışı bilgi ile temellendirilir, yani insan ancak bilgilenme aracılığıyla kendisini kuşatmış olan gereksinmelerden sıyrılabilir.

Kinizme göre, insan kendi kendisine dayanmalıdır ki erdemli, yani kendine yetebilen bir kişi olabilsin. İnsanın doğaya karşı geliştirdiği toplumsallık, büyük ölçüde gereksiz ve yozlaştırıcı nitelikler arz eder; kinikler buna karşı doğal ve sade yaşamı öne çıkarırlar.

Modern kinizm ise olaylara, insanlara, dünyaya güven duymayan, insanların doğasında bencil olduğunu ve sadece kendi çıkarlarına uyduğu müddetçe iyilik yapabileceğini düşünen bir tutumdur.

Sinik bir kişi, insan ırkına olan inancını ve umudunu kaybetmiştir ve alaycı, kötümser ve şüpheci bir bakış açısına sahiptir. Etik ve sosyal değerlere güvenmez ve toplumsallaşmayı reddeder.

Depresif belirtiler gösterseler de sinikler depresyondaki bir kişiye göre aktiftirler, depresyon semptomlarını kontrol altında tutar ve ne olursa olsun çalışmaya devam ederler. Ama toplumsal ideallerle çelişen gerçekleri, ikiyüzlülükleri açığa vurmaya yönelik sürekli bir istek taşırlar.

Daha önceki yazılarımda ‘Yaşam Pozisyonları' modeline göre yaşama bakış açımızı ve başkalarıyla nasıl iletişim kurduğumuzu belirleyen 4 temel yaşam pozisyonunu anlatmıştım.

Yazıyı okumak için tıklayın!

Sinikler 3. yaşam pozisyonundan yaşama bakarlar. Bu kadrandaki kişiler için ne kendileri, ne başkaları ne de hayat ‘Ok’dir. Kendilerini umutsuz ve de boşlukta hissederler.

Bu tutum devlete, ekonomiye hatta hukuka karşı güvensizlik, hayal kırıklığı, hüsran, kandırılmışlık ve umutsuzluk taşıdığından bireyin hayatında olduğu gibi demokrasilerde de olabilecek en kötü sonuçtur.

False